Romencede beğeni bildirmek: a plăcea
Verbul A Plăcea
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Rumence dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Romencede îmi place “hoşuma gidiyor”, îmi plac ise birden çok şey için “hoşuma gidiyorlar” anlamına gelir. Place / plac seçimini beğenen kişi değil, beğenilen şeyin tekil veya çoğul olması belirler: Îmi place filmul. — “Film hoşuma gidiyor”; Îmi plac filmele. — “Filmler hoşuma gidiyor.” Beğenen kişiyi değiştirmek için baştaki sözcüğü değiştiririz: îmi “bana”, îți “sana”, îi “ona”.
Genel bakış
Bir kafede kahveyi beğendiğinizi söylemek, bir arkadaşınıza hangi müzikleri sevdiğini sormak veya soğuktan hoşlanmadığınızı belirtmek için a plăcea kullanılır. Bu fiil (bir oluşu veya durumu bildiren sözcük), A1 düzeyinde günlük konuşmanın önemli parçalarından biridir. Sözlükteki a plăcea biçimi Türkçedeki “hoşa gitmek” gibi düşünülebilir; cümledeyse zaman ve kişiye göre biçim değiştirir.
Türkçe konuşanlar için en yararlı karşılık çoğu zaman “beğenmek” değil, “hoşuna gitmek” olur. “Ben filmi beğeniyorum” cümlesini doğrudan izlemek yerine “Film benim hoşuma gidiyor” diye düşünün. Bu ikinci yapı, Romencedeki düzeni daha iyi gösterir: film beğenilen şeydir, ben ise bu duyguyu yaşayan kişiyim.
Bu ayrım özellikle çoğulda önem kazanır. Türkçede “Bu kitaplar hoşuma gidiyor” derken yüklemi çoğul yapmak zorunda değiliz. Romencede ise tek bir kitap için place, kitaplar için plac kullanılır. Başlangıçta bu iki biçimi ve beğenen kişiyi gösteren kısa sözcükleri öğrenmek yeterlidir; diğer zamanları ve insanlardan hoşlanmayı anlatan çekimleri ilerideki bölümde bulabilirsiniz.
Yapı nasıl kurulur?
1. Beğenen kişi ile beğenilen şeyi ayırın
Temel kalıp şöyledir:
Beğenen kişiyi gösteren kısa biçim + place / plac + beğenilen şey
Îmi place muzica. — “Müzik hoşuma gidiyor.”
Bu cümlede muzica, yani “müzik”, öznedir (fiilin kendisine göre biçim aldığı kişi veya şey). Îmi, beğeninin kime ait olduğunu gösteren bir zamirdir (bir kişinin adının yerine kullanılan sözcük). Dilbilgisinde bu kısa biçimlere yönelme durumundaki kişi zamirleri denir; burada kabaca “bana, sana, ona” anlamlarını taşırlar. Romence dilbilgisi kaynaklarında bu durumun adı dativ olarak geçer.
“Bana” benzetmesi yapıyı anlamaya yarar; Türkçede her çeviriye ayrıca “bana” eklemek gerekmez. Îmi place muzica için “Müziği seviyorum” da doğal bir çeviridir. Ancak Romence cümleyi kurarken “müzik benim hoşuma gidiyor” mantığını koruyun.
2. Beğenen kişiyi seçin
Aşağıdaki tabloda fiil aynı kalır; çünkü bütün cümlelerde beğenilen şey tekil olan muzica sözcüğüdür.
| Beğenen kişi | Romence | Türkçe |
|---|---|---|
| Ben | Îmi place muzica. | Müziği seviyorum. |
| Sen | Îți place muzica. | Müziği seviyorsun. |
| O | Îi place muzica. | Müziği seviyor. |
| Biz | Ne place muzica. | Müziği seviyoruz. |
| Siz | Vă place muzica. | Müziği seviyorsunuz. |
| Onlar | Le place muzica. | Müziği seviyorlar. |
Îi hem erkek hem kadın için kullanılabilir. Îi place cafeaua cümlesi “Kahveyi seviyor” demektir; kişinin kim olduğu bağlamdan anlaşılır. Vă, hem birden çok kişiye hem de tek bir kişiye kibarca seslenirken kullanılır. Bu bakımdan Türkçedeki “siz”e benzer.
Türkçede “Seviyorum” diyerek “ben”i atlayabiliriz. Romencede de ayrıca eu “ben” demek gerekmez; fakat bu yapıda îmi atılamaz. Kimin hoşlandığını belirtmek istiyorsanız uygun kısa biçimi kullanmalısınız.
3. Beğenilen şey tekil mi, çoğul mu?
Başlangıç için temel karşıtlık place ve plac biçimleridir:
| Beğenilen şey | Romence | Türkçe |
|---|---|---|
| Tek bir şey | Îmi place cartea. | Kitabı beğeniyorum. |
| Birden çok şey | Îmi plac cărțile. | Kitapları beğeniyorum. |
| Tekil bir kavram | Ne place liniștea. | Sessizlik hoşumuza gidiyor. |
| Çoğul bir şey | Ne plac florile. | Çiçekleri seviyoruz. |
| Tekil, beğenenler çoğul | Le place România. | Romanya'yı seviyorlar. |
| Çoğul, beğenen kişi tekil | Îți plac filmele? | Filmleri sever misin? |
Son iki satır kuralı özellikle iyi gösterir. “Onlar” söz konusu olduğu için plac seçilmez: România tekil olduğundan Le place România denir. Tersine, beğenen kişi yalnızca “sen” olsa bile filmele çoğul olduğundan Îți plac filmele? kullanılır.
Bir sözcüğün sonuna bakıp tekil mi çoğul mu olduğuna hemen karar vermeyin. Örneğin cafeaua “kahve” tekildir, cărțile “kitaplar” çoğuldur. Yeni bir ad (bir varlığı veya kavramı karşılayan sözcük) öğrenirken tekil ve çoğul biçimini birlikte öğrenmek bu konuda da işinize yarar.
4. Bir şeyi yapmaktan hoşlanmak
Beğenilen şey bir nesne değil, bir etkinlik de olabilir. Günlük dilde çok kullanışlı kalıp şudur:
Îmi place să + çekimli fiil
Buradaki să, ardından başka bir fiil getirerek “yapmak, gitmek, okumak” gibi bir etkinliği anlatan yapıyı kurar. Să sonrasındaki fiil, etkinliği yapan kişiye göre biçim alır.
| Romence | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Îmi place să citesc. | Okumayı seviyorum. | Okuyan kişi benim. |
| Îți place să gătești? | Yemek yapmayı sever misin? | Yemek yapan kişi sensin. |
| Ne place să călătorim. | Seyahat etmeyi seviyoruz. | Seyahat eden kişiler biziz. |
Bu yapıda etkinlik bir bütün olarak ele alınır; bu yüzden place kullanılır. “Biz seyahat etmeyi seviyoruz” cümlesinde ne ve călătorim “biz”le ilgilidir; place ise “seyahat etme” etkinliğine bağlanır. Fiillerin hepsinin aynı kişiye göre değişmesini beklemeyin.
5. Olumsuz cümle ve soru
Olumsuzluk için nu kullanılır. Bazı kısa zamirler, nu ile yan yana geldiğinde birleşik bir söyleyişe ve kısa çizgili yazıma sahiptir:
| Romence | Türkçe |
|---|---|
| Nu îmi place. / Nu-mi place. | Hoşuma gitmiyor. |
| Nu îți place. / Nu-ți place. | Hoşuna gitmiyor. |
| Nu îi place. / Nu-i place. | Hoşuna gitmiyor. |
| Nu ne place. | Hoşumuza gitmiyor. |
| Nu vă place. | Hoşunuza gitmiyor. |
| Nu le place. | Hoşlarına gitmiyor. |
Nu-mi place frigul. — “Soğuk hoşuma gitmiyor.” Burada nu-mi içindeki kısa çizgi yazımın parçasıdır. Açık biçim olan nu îmi de doğrudur; kısaltma yalnızca olumsuzluğun anlamını değiştirmez. Beğenilen şey çoğulsa olumsuz cümlede de plac kalır: Nu-mi plac aceste culori. — “Bu renkleri beğenmiyorum.”
Soru sormak için Türkçedeki “mi” gibi bir ek eklenmez. Yazıda soru işareti, konuşmada soru tonlaması yeterlidir: Îți place ceaiul? — “Çayı sever misin?” Soru sözcüğü de kullanılabilir: Ce îți place? — “Nelerden hoşlanırsın?” veya bağlama göre “Neyi beğeniyorsun?”
Günlük bağlamlarda örnekler
Aşağıdaki örneklerde önce “Kim hoşlanıyor?”, ardından “Neyden hoşlanıyor?” sorularını sorun. Özellikle Türkçede benzer çevrilen tekil ve çoğul cümlelerde Romence fiil biçimine dikkat edin.
| Romence | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Îmi place muzica. | Müziği seviyorum. | Müzik tekil bir kavramdır. |
| Îți plac filmele? | Filmleri sever misin? | Beğenilen şey çoğuldur. |
| Nu-mi place frigul. | Soğuktan hoşlanmıyorum. | Kısa çizgili olumsuz biçim. |
| Le place România. | Romanya'yı seviyorlar. | Beğenenler çoğul, ülke adı tekil. |
| Ne place cafeaua de aici. | Buranın kahvesini beğeniyoruz. | Kahvenin belirli bir yerdeki türü anlatılıyor. |
| Vă place camera? | Odayı beğendiniz mi? | O anki görüşü sorar; Romence fiil şimdiki zamandadır. |
| Îi plac pantofii aceștia. | Bu ayakkabılar hoşuna gidiyor. | Kişinin cinsiyeti belirtilmez. |
| Îmi place să merg pe jos. | Yürümeyi seviyorum. | Bir etkinlikten hoşlanma. |
| Îți place să gătești acasă? | Evde yemek yapmayı sever misin? | Etkinliği yapan kişi sensin. |
| Nu ne plac filmele de groază. | Korku filmlerini sevmiyoruz. | Olumsuzluk çoğul uyumunu değiştirmez. |
| Anei îi place ceaiul fără zahăr. | Ana şekersiz çayı seviyor. | Kişi adıyla birlikte kısa zamir de kullanılır. |
| Mie îmi place, dar lui nu-i place. | Benim hoşuma gidiyor ama onun hoşuna gitmiyor. | Kişiler arasında karşıtlık var. |
| Îmi place mai mult această geantă. | Bu çantayı daha çok beğeniyorum. | İki seçenek arasında tercih bildirir. |
| Da, îmi place foarte mult. | Evet, çok hoşuma gidiyor. | Beğenilen şey bağlamdan biliniyor. |
Vă place camera? örneğinde Türkçe çevirinin “beğendiniz mi?” olması sizi yanıltmasın. Türkçede bir odayı yeni gören kişiye böyle sorabiliriz; Romencede kullanılan biçim yine o andaki beğeniyi soran place biçimidir. İki dilde doğal çeviri, her zaman aynı zaman ekini taşımaz.
Sık yapılan hatalar
1. “Ben” için doğrudan eu kullanmak
- Yanlış: Eu place muzica.
- Doğru: Îmi place muzica. — “Müziği seviyorum.”
- Neden? Bu yapıda beğenen kişi özne değildir. “Ben müziği seviyorum” cümlesinin sözcüklerini tek tek yerleştirmek yerine “Müzik hoşuma gidiyor” düzenini düşünün.
2. Çoğul şeylerle place demek
- Yanlış: Îmi place filmele.
- Doğru: Îmi plac filmele. — “Filmleri seviyorum.”
- Neden? Filmele çoğuldur. Türkçede “Filmler hoşuma gidiyor” diyebilsek de Romencede fiilin çoğul biçimi gerekir.
3. Fiili beğenen kişiye göre çoğul yapmak
- Yanlış: Ne plac muzica.
- Doğru: Ne place muzica. — “Müziği seviyoruz.”
- Neden? Bizim birden çok kişi olmamız, muzica sözcüğünü çoğul yapmaz. Kişiyi ne, beğenilen şeyin sayısını place gösterir.
4. Etkinlik anlatırken să sözcüğünü atlamak
- Yanlış: Îmi place citesc.
- Doğru: Îmi place să citesc. — “Okumayı seviyorum.”
- Neden? Bu kalıpta etkinlik ikinci bir fiille anlatılırken să gerekir. Türkçedeki “okumayı” biçimini tek bir Romence sözcükle karşılamaya çalışmayın.
5. Vurgulu kişi biçimini tek başına bırakmak
- Yanlış: Mie place cafeaua.
- Doğru: Mie îmi place cafeaua. — “Ben kahveyi seviyorum.”
- Neden? Mie “bana gelince” gibi bir vurgu sağlar; olağan cümlede kısa îmi biçiminin yerini almaz. Vurgu gerekmiyorsa yalnızca Îmi place cafeaua yeterlidir.
Kullanım notları
Genel zevk ile o anki beğeni
Îmi place hem kalıcı bir zevki hem de o anki izlenimi anlatabilir. Îmi place cafeaua “Kahveyi severim” anlamına gelebilir; bir fincandan tattıktan sonra söylendiğinde “Kahveyi beğendim” diye de çevrilebilir. Romence biçim aynı olsa da Türkçedeki en doğal karşılığı durum belirler.
Bazı örneklerde adın sonunda belirli biçimi oluşturan ekler görürsünüz: filmul “film”, filmele “filmler”, muzica “müzik”. Bu ekler Türkçedeki belirtme ekleriyle bire bir aynı değildir. Genel zevklerden söz edilirken de Îmi plac pisicile — “Kedileri severim” gibi belirli biçimler sık kullanılır. “Genel bir şey söylüyorum, öyleyse bu ekleri kaldırmalıyım” diye düşünmeyin; adı fiille birlikte bir kalıp olarak öğrenin.
Hoşlanma, sevgi ve tercih aynı şey değildir
A plăcea, bir şeyin size hoş gelmesini veya onu beğenmenizi anlatır. Türkçedeki “sevmek” ise daha geniştir: hem “Çayı severim” hem “Ailemi seviyorum” diyebiliriz. Romencede güçlü sevgi için a iubi kullanılır: Îmi place acest oraș — “Bu şehri seviyorum”; Îmi iubesc familia — “Ailemi seviyorum.” İkinci fiilin cümle yapısı farklıdır; a plăcea kalıbını ona otomatik olarak aktarmayın.
Tercih belirtmek için mai mult, yani “daha çok” eklenebilir: Îmi place mai mult ceaiul decât cafeaua. — “Çayı kahveden daha çok seviyorum.” Bu, kahveden hiç hoşlanmadığınız anlamına gelmez; iki şeyi karşılaştırır.
Kısa cevaplar ve kibarlık
Îți place? — “Hoşuna gidiyor mu?” sorusuna Da, îmi place — “Evet, hoşuma gidiyor” veya Nu prea — “Pek sayılmaz” diye yanıt verilebilir. Nu-mi place deloc — “Hiç hoşuma gitmiyor” daha güçlü bir olumsuz değerlendirmedir. Birinin hazırladığı yemek veya seçtiği hediye hakkında konuşurken bu anlam farkını hesaba katın.
Tek bir kişiye kibarca soru sorarken Vă place? kullanılır. Cevap veren kişi kendisi için yine îmi der: Da, îmi place. Kibar hitap, beğenilen şey tekilse place biçimini değiştirmez.
Bir adım ötesi: vurgu, kişi adları ve diğer zamanlar
Bu bölümdeki yapıları A1 düzeyinde hemen kullanmak zorunda değilsiniz. Önce îmi / îți / îi / ne / vă / le + place / plac düzenini yerleştirin; aşağıdaki ayrıntılar karşılaştığınız cümleleri çözmenize yardımcı olur.
Vurgulu kişi biçimleri
Bir zevkin özellikle kime ait olduğunu vurgularken uzun bir kişi biçimi eklenir. Kısa zamir de cümlede kalır.
| Romence | Türkçe |
|---|---|
| Mie îmi place. | Benim hoşuma gidiyor. |
| Ție îți place. | Senin hoşuna gidiyor. |
| Lui îi place. | Onun hoşuna gidiyor; erkek için. |
| Ei îi place. | Onun hoşuna gidiyor; kadın için. |
| Nouă ne place. | Bizim hoşumuza gidiyor. |
| Vouă vă place. | Sizin hoşunuza gidiyor. |
| Lor le place. | Onların hoşuna gidiyor. |
Mie îmi place, dar ție nu-ți place. — “Benim hoşuma gidiyor ama senin hoşuna gitmiyor.” Buradaki uzun biçimler karşılaştırmayı belirginleştirir. Her cümlede bunları kullanmak gerekmez; sürekli kullanıldığında gereksiz vurgu yaratabilirler.
Kişi adı kullanıldığında da benzer bir düzen görülür: Anei îi place ceaiul — “Ana çayı seviyor”; Lui Andrei îi plac munții — “Andrei dağları seviyor.” Anei ve lui Andrei, beğenen kişinin adını yönelme durumunda verir. Adın yanında bulunan îi sözcüğünü gereksiz bir tekrar sayıp kaldırmayın.
Beğenilen şey bir insansa
Place / plac en sık karşılaştığınız biçimlerdir, ama fiilin bütün çekimi bunlardan ibaret değildir. Beğenilen kişi “ben”, “sen”, “biz” veya “siz” olduğunda fiil de buna göre değişir. Aşağıdaki tabloda beğenen kişi her satırda “o”dur; değişen, kimin onun hoşuna gittiğidir.
| Beğenilen kişi | Romence | Türkçe |
|---|---|---|
| Ben | Eu îi plac. | Benden hoşlanıyor. |
| Sen | Tu îi placi. | Senden hoşlanıyor. |
| O | El îi place. | Ondan hoşlanıyor. |
| Biz | Noi îi plăcem. | Bizden hoşlanıyor. |
| Siz | Voi îi plăceți. | Sizden hoşlanıyor. |
| Onlar | Ei îi plac. | Onlardan hoşlanıyor. |
Böylece şimdiki zamanın tam dizisi plac, placi, place, plăcem, plăceți, plac olur. Tekil “ben” ile çoğul “onlar” için aynı plac yazımını görmeniz bir hataya işaret etmez; cümledeki kişi ve bağlam anlamı ayırır.
Îmi placi. — “Senden hoşlanıyorum.” Burada îmi beğenen kişinin ben olduğunu, placi ise beğenilen kişinin sen olduğunu gösterir. Bu cümle bağlama göre romantik bir ilgi de taşıyabilir. Sadece biriyle iyi anlaştığınızı söylemek istiyorsanız, Îmi place să vorbesc cu tine — “Seninle konuşmak hoşuma gidiyor” gibi daha belirli bir ifade seçebilirsiniz.
Geçmiş, gelecek ve istek bildirme
Zaman değiştiğinde de temel ilişki korunur: beğenen kişi yönelme biçimiyle, beğenilen şey ise fiille bağlantılı olarak gösterilir.
| Romence | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Mi-a plăcut filmul. | Filmi beğendim. | Tamamlanmış geçmiş değerlendirme. |
| Mi-au plăcut filmele. | Filmleri beğendim. | Çoğul şeylerle yardımcı biçim değişir. |
| Îmi plăcea acest loc. | Eskiden burayı severdim. | Geçmişte süren durum. |
| Îmi plăceau aceste străzi. | Eskiden bu sokakları severdim. | Geçmişte, çoğul şeylerden hoşlanma. |
| Îți va plăcea aici. | Burası hoşuna gidecek. | Geleceğe ilişkin değerlendirme. |
| Mi-ar plăcea să vizitez România. | Romanya'yı ziyaret etmeyi isterdim. | Yumuşak bir istek veya dilek. |
Geçmişteki mi-a / mi-au biçimlerinde, zamanı kurmaya yardım eden sözcük tekil-çoğul ayrımını taşır. Plăcut, bu birleşik geçmiş yapıda kullanılan fiil biçimidir; beğenen kişinin kadın veya erkek olmasına göre değiştirilmez.
Mi-ar plăcea yapısını yalnızca geçmiş anlamıyla düşünmeyin. Mi-ar plăcea o cafea — “Bir kahve iyi olurdu” veya “Bir kahve isterdim” demek olabilir. Buradaki “isterdim”, geçmişte kalmış bir isteği değil, şu anda nazikçe dile getirilen bir isteği de anlatabilir.
Çalışma önerileri
Kişiyi ve sayıyı ayrı ayrı değiştirin. Önce Îmi place cartea — “Kitabı beğeniyorum” cümlesini Îți place cartea — “Kitabı beğeniyorsun” yapın. Ardından kişiyi sabit tutup Îți plac cărțile — “Kitapları beğeniyorsun” deyin. Her adımda yalnızca bir parçayı değiştirmek, hangi biçimin neye bağlı olduğunu gösterir.
Kendi zevklerinizi üç kalıpla yazın. Bir yiyecek, çoğul bir nesne grubu ve bir etkinlik seçin. Örnek olarak Îmi place supa — “Çorbayı severim”, Îmi plac merele — “Elmayı severim” ve Îmi place să dansez — “Dans etmeyi severim” kalıplarını kullanabilirsiniz. Sonra her birini olumsuz yapın. Çoğul Romence adın Türkçede bazen tekil bir tür adıyla çevrilebildiğini unutmayın.
Soru-cevap çalışırken bakış açısını değiştirin. Îți place muzica? — “Müziği sever misin?” sorusuna Da, îmi place — “Evet, severim” diye cevap verin. Sorudaki îți, cevapta îmi olur; çünkü konuşan kişi değişir. Aynı çalışmayı çoğul bir şeyle yaparak hem zamiri hem place / plac ayrımını kontrol edin.
İlgili konular
- Ön bilgi: Romencede a fi fiilinin şimdiki zamanı — kişi biçimlerini ve temel cümle kurmayı tanımak için yararlıdır. Ancak a plăcea yapısında fiilin beğenen kişiye değil, beğenilen kişi veya şeye göre değiştiğini ayrıca öğrenmek gerekir.