A1

Norveççede biçimsel özne det

Formelt Subjekt Det

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Norveççe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Norveççede hava durumunu, zamanı veya genel bir durumu anlatırken özne yeri çoğunlukla det ile doldurulur: Det regner. “Yağmur yağıyor.”, Det er kaldt. “Hava soğuk.” Bu kullanımda det, belirli bir kişiyi ya da nesneyi göstermez; Türkçeye ayrıca “o” diye çevrilmez. Cümleye zaman veya yer bilgisiyle başlarsanız det kaybolmaz, fiilin arkasına geçer: I dag er det kaldt. “Bugün hava soğuk.”

Genel bakış

Türkçede “Yağmur yağıyor”, “Bugün cuma” veya “Burada soğuk” diyebiliriz. Bu cümleleri Norveççeye aktarırken Türkçedeki her kelimeye bir karşılık bulmak yetmez. Norveççe, normal bir bildirme cümlesinde özneye (cümlede hakkında bir şey söylenen kişiyi, şeyi veya dilbilgisel yeri gösteren öğeye) ihtiyaç duyar. Ortada açıkça bir kişi ya da nesne yoksa bu yeri det doldurabilir. Bu yüzden “Yağmur yağıyor” karşılığı Det regner. olur.

Bu görevdeki det, Norveççede formelt subjekt diye adlandırılır; Türkçede “biçimsel özne” diyebiliriz. “Biçimsel” burada resmî veya kibar konuşma demek değildir. Kelimenin, bir varlığı göstermeden cümlenin kuruluşunda görev üstlenmesi demektir. Det er fredag. “Bugün cuma.” cümlesinde cumayı yaşayan veya yapan bir “o” yoktur.

A1 düzeyinde bu yapıyla çok erken karşılaşırsınız: dışarı çıkmadan havayı sorarken, bir yolculuğun ne kadar sürdüğünü öğrenirken veya “Artık geç oldu” derken. Önce hava ve zamanla ilgili kalıpları öğrenmek yeterlidir. Daha sonra aynı det, “Burada bir eczane var”, “Norveççe öğrenmek eğlenceli” ve bazı edilgen cümlelerde de karşınıza çıkar. Bu sonraki kullanımlar aşağıda ayrı ele alınmıştır. Örnekler Norveççenin Bokmål yazı biçimindedir.

Yapı nasıl kurulur?

1. Hava olaylarında det + fiil

Fiil (bir işi, oluşu veya durumu bildiren kelime) hava olayını doğrudan anlatıyorsa det ile başlar, ardından fiili getirirsiniz:

Norveççe Türkçe Yapı
Det regner. Yağmur yağıyor. Yağmur yağmasını bildiren fiil
Det snør. Kar yağıyor. Kar yağmasını bildiren fiil
Det blåser. Rüzgâr esiyor. Rüzgâr esmesini bildiren fiil

Burada ayrıca er kullanmayın. Regner zaten çekimli bir fiildir; yani cümlede zamanı bildiren biçimdedir. Türkçedeki “yağıyor” karşılığını kurmak için er regner gibi iki fiili yan yana getirmek gerekmez.

Det tek başına “hava” kelimesi değildir. “Yağmur yağıyor” ile “Kar yağıyor” cümlelerinde aynı kelimeyi kullanmanızın sebebi, aynı nesneden söz etmeniz değil, özne yerini doldurmanızdır.

2. Havanın veya ortamın durumunda det er + sıfat

Sıfat (bir varlığın ya da durumun nasıl olduğunu anlatan kelime) kullanıyorsanız, araya er gelir. Bu, være “olmak” fiilinin şimdiki/geniş zaman biçimidir:

Norveççe Türkçe Açıklama
Det er kaldt. Hava soğuk. Sıcaklık
Det er varmt. Hava sıcak. Sıcaklık
Det er mørkt ute. Dışarısı karanlık. Dış ortam
Det er stille her. Burası sessiz. Bulunulan ortam

Türkçede “Hava sıcak” cümlesine ayrı bir “olmak” fiili eklemeyiz. Norveççede ise bu tür bir cümlede er gereklidir. Bu nedenle det ile birlikte er kelimesini de duymaya ve yazmaya alışmak önemlidir.

Bu yapıda sıfat, det ile uyumlu olan nötr biçimde kullanılır. Nötr, Norveççedeki dilbilgisel cinsiyet sınıflarından biridir; gerçek hayattaki cinsiyetle aynı şey değildir. Sık kullanılan bazı sıfatlarda bu biçim -t alır: kald → kaldt, varm → varmt, mørk → mørkt. Her sıfatın sonuna otomatik olarak -t gelmez; örneğin stille aynı kalır.

Şimdilik bütün sıfat kurallarını öğrenmek yerine det er kaldt, det er varmt, det er mørkt kalıplarını bütün olarak ezberleyebilirsiniz. İleri bölümde belirli bir nesneden söz ederken neden başka bir biçim gerekebileceğini göreceksiniz.

3. Gün, saat ve süre

Det, yalnızca hava durumuna özgü değildir. Gün veya günün hangi kısmında olduğumuz gibi zaman bilgilerini de bu şekilde veririz:

  • Det er fredag. — Bugün cuma.
  • Det er morgen. — Sabah oldu; şu an sabah.
  • Det er sent. — Geç oldu; vakit geç.
  • Det er tid for å gå. — Gitme zamanı geldi.

Türkçe çeviride bağlama göre “bugün”, “şu an” veya “oldu” kullanılması doğaldır. Bunlar her zaman Norveççe cümlede ayrı bir kelime olarak bulunmaz. Det kelimesine “bugün” anlamı vermek yerine, bütün ifadenin hangi durumu anlattığına bakın.

Saat söylemek için Det er to. “Saat iki.” denebilir. Ancak doğrudan saati sorup söylemek için Hva er klokka? “Saat kaç?” ve Klokka er to. “Saat iki.” çok kullanışlı kalıplardır. İkinci cümlede özne zaten klokka olduğundan ayrıca det gerekmez.

Bir işin ne kadar sürdüğünü anlatırken ta “almak” fiilinin tar biçimi kullanılır:

  • Det tar to timer. — İki saat sürüyor.
  • Det tar ti minutter å gå til stasjonen. — İstasyona yürümek on dakika sürüyor.

İlk örnekte neyin iki saat sürdüğü konuşmadan anlaşılır. İkinci örnekte ise süreyi alan iş cümlenin sonunda açıkça söylenir. Tar yapısını er yapısıyla karıştırmayın: “sürmek” için gereken fiil tardır.

4. Cümlenin başı değişince det nereye gider?

Normal Norveççe ana cümlede çekimli fiil ikinci öğede bulunur. Ana cümle, tek başına anlamlı bir cümle olarak kullanılabilen yapıdır. “İkinci öğe” mutlaka ikinci kelime demek değildir: i dag “bugün” iki kelimedir ama birlikte tek zaman öğesi oluşturur.

Norveççe Türkçe Sıralama
Det er kaldt i dag. Bugün hava soğuk. Önce özne, sonra fiil
I dag er det kaldt. Bugün hava soğuk. Önce zaman, sonra fiil, sonra özne
Det regner i Bergen. Bergen'de yağmur yağıyor. Önce özne
I Bergen regner det. Bergen'de yağmur yağıyor. Önce yer, sonra fiil, sonra özne

Türkçede “Bugün hava soğuk” derken Norveççe sırayı sezmek kolay olmayabilir. I dag ile başlıyorsanız hemen ardından er, sonra det gelir. Başta zaman veya yer olması, özneye artık ihtiyaç olmadığı anlamına gelmez.

5. Soru ve olumsuz cümleler

Evet-hayır sorusunda çekimli fiil başa geçer:

  • Regner det? — Yağmur yağıyor mu?
  • Er det kaldt ute? — Dışarıda hava soğuk mu?
  • Tar det lang tid? — Uzun sürüyor mu?

Türkçedeki mı/mi gibi ayrı bir soru eki aramayın. Burada soruyu gösteren temel değişiklik kelime sırasıdır. Cevapta da det kalır: Ja, det regner. “Evet, yağmur yağıyor.” veya Nei, det regner ikke. “Hayır, yağmur yağmıyor.”

Olumsuzluk kelimesi ikke, bu basit ana cümlelerde çekimli fiilden sonra gelir. Özne fiilin arkasındaysa ikke de genellikle özneden sonra yer alır:

  • Det er ikke kaldt. — Hava soğuk değil.
  • I dag er det ikke kaldt. — Bugün hava soğuk değil.
  • Regner det ikke? — Yağmur yağmıyor mu?

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki cümlelerde det kelimesini ayrı çevirmek yerine Norveççe cümlenin tamamını Türkçedeki doğal karşılığıyla eşleştirin. Aynı yapı, dışarıdaki havayı da evin içindeki durumu da anlatabilir.

Norveççe Türkçe Kullanım
Det regner. Yağmur yağıyor. Dışarı bakıp hava durumunu söyleme
Det snør mye i dag. Bugün çok kar yağıyor. Hava olayı ve miktar
Det blåser ved sjøen. Deniz kenarında rüzgâr esiyor. Yer bilgisi
Det er varmt i dag. Bugün hava sıcak. Sıcaklık
Er det kaldt i Oslo nå? Oslo'da şu an hava soğuk mu? Evet-hayır sorusu
I dag er det fredag. Bugün cuma. Zaman öğesiyle başlayan cümle
Det er snart helg. Hafta sonu yaklaşıyor. Takvimle ilgili ifade
Det er sent. Vi må gå hjem. Geç oldu. Eve gitmemiz gerekiyor. Günlük konuşmada zaman
Det tar to timer. İki saat sürüyor. Konuşulan işin süresi
Hvor lang tid tar det å lage middag? Akşam yemeğini hazırlamak ne kadar sürüyor? Süreyi sorma
Det er stille på biblioteket. Kütüphane sessiz. Bir yerdeki genel durum
Det er ikke lett å finne en leilighet. Bir daire bulmak kolay değil. Bir işi değerlendirme

Son örnekte det hava veya zaman bildirmez. Bir işin kolay olup olmadığını değerlendirirken de aynı özne düzeninden yararlanılır. Cümlenin sonundaki “bir daire bulmak” bölümü neyi değerlendirdiğimizi açıklar.

Sık yapılan hatalar

1. Türkçede yok diye det kelimesini atmak

  • Yanlış: Regner i dag.
  • Doğru: Det regner i dag. — Bugün yağmur yağıyor.
  • Neden? Tam bir bildirme cümlesinde özne yerini det doldurur. Türkçede “Yağmur yağıyor” derken ayrı bir karşılığını söylemememiz, Norveççede kelimeyi atabileceğimiz anlamına gelmez.

2. Her yapıya er eklemek veya gerekli yerde er kullanmamak

  • Yanlış: Det er regner.
  • Doğru: Det regner. — Yağmur yağıyor.
  • Yanlış: Det kaldt.
  • Doğru: Det er kaldt. — Hava soğuk.
  • Neden? Regner fiildir ve kendi başına cümlenin fiili olabilir. Kaldt sıfattır; bu yapıda er ile kullanılır. Hava olayını mı, havanın nasıl olduğunu mu söylediğinize bakın.

3. Zamanı başa alıp eski sırayı korumak

  • Yanlış: I dag det er varmt.
  • Doğru: I dag er det varmt. — Bugün hava sıcak.
  • Neden? I dag ilk öğeyi doldurur. Çekimli fiil ikinci öğede bulunmalı, det onun ardından gelmelidir. “Başta mutlaka det olmalı” diye bir kural yoktur; önemli olan kelimenin cümlede yer alması ve doğru sıraya uymasıdır.

4. Biçimsel det yerine den kullanmak

  • Yanlış: Den er fredag.
  • Doğru: Det er fredag. — Bugün cuma.
  • Neden? Burada belirli bir nesneye gönderme yapılmaz; kalıp det ile kurulur. Türkçede den ve det bazı bağlamlarda “o” diye çevrilebilse de Norveççede birbirlerinin yerine serbestçe kullanılamazlar.

5. Sıfatın kalıptaki biçimini unutmak

  • Yanlış: Det er varm i dag.
  • Doğru: Det er varmt i dag. — Bugün hava sıcak.
  • Neden? Bu genel hava ifadesinde varmt, det ile kullanılan biçimdir. Kelimeyi tek başına varm olarak değil, det er varmt kalıbıyla da öğrenin.

6. Normal soruda bildirme sırasını kullanmak

  • Sorulan bir soru için uygun olmayan biçim: Det tar lang tid?
  • Normal soru: Tar det lang tid? — Uzun sürüyor mu?
  • Neden? Bağlamdan bağımsız, sıradan bir evet-hayır sorusunda fiil başa gelir. Bildirme sırasını koruyan sorular konuşmada şaşırma veya duyulanı doğrulatma amacıyla kullanılabilir; bunu başlangıçtaki soru kuralının yerine koymayın.

Kullanım notları

Biçimsel özne resmî dil demek değildir

Det regner, det er kaldt ve det tar tid günlük konuşmada da yazıda da doğaldır. Det tar tid. “Zaman alıyor.” ifadesini bir işin hemen bitmeyeceğini anlatırken kullanabilirsiniz. Yapının adı, kullanımın resmiyet düzeyini değil, öznenin görevini belirtir.

Genel ortam ile kişinin hissettiği durum aynı değildir

Det er kaldt. “Hava soğuk.” çevreyi anlatır. Jeg fryser. “Üşüyorum.” ise kişinin hissettiği durumu anlatır. Bir odada hava soğuk olabilir ama siz üşümeyebilirsiniz; dolayısıyla bu iki cümle her durumda aynı şey değildir.

Benzer şekilde Det er varmt her. “Burası sıcak.” ortamla ilgilidir. “Sıcakladım” demek için bunu otomatik olarak kişi öznesiyle değiştirmek yerine, o kişisel duruma uygun ifadeyi öğrenmek gerekir. Başlangıçta ortam cümlelerini det, kişisel deneyimleri kişi öznesiyle düşünmek yararlıdır.

Kısa cevaplar, eksik cümleler ve konuşma dili

Er det kaldt? “Hava soğuk mu?” sorusuna yalnızca Ja. “Evet.” denebilir. Ayrıca Ja, det er det. “Evet, öyle.” gibi kısa cevaplar da duyarsınız. İkinci det, daha önce söylenen duruma dönük bir yer tutucudur; iki kez “o” diye çevrilmez.

Başlıklarda, notlarda veya çok kısa konuşma parçalarında cümlenin bazı öğeleri atılabilir. Ancak başlangıçta tam cümle kurarken det kelimesini koruyun. Kısa ve eksiltili kullanımları, genel dilbilgisi kuralının değiştiği şeklinde yorumlamayın.

Temelin ötesinde: sonraki aşamalarda det

Bu bölümdeki ayrımları A1 düzeyinde hemen üretmek zorunda değilsiniz. Yine de det kelimesinin bütün örneklerde aynı görevde olmadığını fark etmek, ileride uzun cümleleri anlamayı kolaylaştırır.

1. Belirli bir şeyi gösteren det ile biçimsel det

Zamir (bir ismin yerine kullanılan kelime) olarak det, daha önce adı geçen nötr bir nesneye gönderme yapabilir. Bu durumda gerçekten “o” diye çevrilebilir:

  • Jeg har et hus. Det er gammelt. — Bir evim var. O eski.
  • Det er kaldt ute. — Dışarıda hava soğuk.

İlk örnekte det, et hus “bir ev” yerine geçer. İkinci örnekte ise “det neyin yerine geçiyor?” sorusunun somut bir cevabı yoktur; det biçimsel öznedir.

Belirli bir nesneye gönderme yaparken kelimenin cinsiyet sınıfı önem kazanır: Kaffen er varm. Den er varm. “Kahve sıcak. O sıcak.” Burada kaffen için den ve varm kullanılır. Buna karşılık genel hava ifadesi Det er varmt. “Hava sıcak.” olur. Türkçede sıfat biçimi değişmediği için bu farkı yalnızca çeviriye bakarak yakalamak zordur.

2. Asıl bilgiyi cümlenin sonuna bırakmak

Det er viktig å sove nok. “Yeterince uyumak önemlidir.” cümlesinde önemli olan şey, cümlenin sonunda belirtilir. Å sove bir mastar yapısıdır; mastar, fiilin “uyumak” gibi işi adlandıran biçimidir. Başlangıçtaki det, bu uzun bölümü sona bırakmamıza yardımcı olur.

Aynı bilgi Å sove nok er viktig. “Yeterince uyumak önemlidir.” şeklinde de verilebilir. Günlük dilde det ile başlamak çoğu zaman akıcı bir seçenektir; başta uzun bir iş ifadesi taşımak gerekmez.

Bir düşünceyi de sona bırakabiliriz:

  • Det er fint at du kommer. — Gelmen güzel.
  • Det er viktig at alle forstår. — Herkesin anlaması önemlidir.

Burada at ile başlayan bölüm bir yan cümledir; yani daha büyük cümlenin içinde bir bilgi veren cümle parçasıdır. Başlangıçta bu yapıları det er fint at… ve det er viktig at… gibi kalıplarla tanımak yeterlidir.

3. Bir yerde bir şey bulunduğunu söylemek

Yeni bir kişi veya nesneyi konuşmaya sokarken det ile başlayan sunuş yapıları kullanılır:

  • Det er en butikk her. — Burada bir dükkân var.
  • Det ligger en bok på bordet. — Masanın üzerinde bir kitap var.
  • Det kommer en buss. — Bir otobüs geliyor.

Bu örneklerde hava durumundan farklı olarak kitap, dükkân veya otobüs gibi gerçek bir varlık bulunur. Det, bu yeni bilgiyi daha sonra söylemeye yarar. Det ligger en bok på bordet ile Boka ligger på bordet aynı konuşma görevini üstlenmez: ikincisi “Kitap masanın üzerinde” diyerek belirli, bilinen bir kitaptan söz eder.

Bu yapılarda belirsiz bir varlık, yani henüz hangi varlık olduğu tanıtılmamış bir şey, sık kullanılır. Başlangıç kuralını “her ismin önüne det koy” şeklinde genişletmeyin. En bok “bir kitap” ile boka “kitap, söz konusu kitap” arasındaki fark burada önemlidir.

4. Bir öğeyi özellikle öne çıkarmak

Det er Anna som ringer. “Arayan Anna.” cümlesinde amaç yalnızca bir olay bildirmek değildir; arayan kişinin Anna olduğunu vurgulamaktır. Düz ifade Anna ringer. “Anna arıyor.” iken, det er … som … kalıbı “başkası değil, Anna” ayrımını öne çıkarabilir.

Bu yapı biçimsel det ile başlayan başka cümlelere benzer, ancak farklı bir iletişim amacı taşır. Hava ve zaman kalıplarını öğrendikten sonra, özellikle “kim?” sorusuna kesin cevap veren konuşmalarda bu kullanıma dikkat edebilirsiniz.

5. Edilgen cümlelerde işi yapanı belirtmemek

Edilgen yapı, işi yapan kişiyi söylemeden yapılan işi anlatan cümle biçimidir. Örneğin Det snakkes norsk her. “Burada Norveççe konuşuluyor.” cümlesinde kimlerin konuştuğu belirtilmez. Det, özne yerini doldurur; snakkes biçimi de konuşma eylemini yapan kişiden bağımsız sunar.

Bu kullanımda det yine “o” değildir. Ancak bütün edilgen cümlelere otomatik olarak det eklenmez. Buradaki örneği tanımak yeterlidir; edilgen fiil biçimlerinin nasıl kurulduğu ayrı bir öğrenme aşamasıdır.

6. Yan cümlede olumsuzluğun yeri

Basit ana cümlede Det regner ikke. “Yağmur yağmıyor.” dersiniz. Ancak başka bir cümleye bağlanan yan cümlede ikke genellikle çekimli fiilin önüne gelir:

  • Vi går ut fordi det ikke regner. — Yağmur yağmadığı için dışarı çıkıyoruz.
  • Jeg vet at det ikke er kaldt. — Havanın soğuk olmadığını biliyorum.

Özne det yine bulunur; değişen, olumsuzluğun fiile göre yeridir. A1'de önce det regner ikke düzenini sağlamlaştırın. Daha sonra fordi “çünkü” ve at ile kurulan yan cümlelerde det ikke regner, det ikke er sırasını ayrıca çalışın.

Çalışma önerileri

  1. Her gün üç cümlelik bir hava ve zaman notu yazın. Örneğin Det er mandag. “Bugün pazartesi.”, Det regner. “Yağmur yağıyor.”, Det er kaldt ute. “Dışarıda hava soğuk.” Ardından bir cümleyi i dag ile başlatın. Böylece hem gerekli det kelimesini hem de fiilin yerini birlikte çalışırsınız.
  2. Aynı cümleyi üç biçime dönüştürün. Det regner. “Yağmur yağıyor.” → Regner det? “Yağmur yağıyor mu?” → Det regner ikke. “Yağmur yağmıyor.” Aynı dönüşümü er kaldt ve tar to timer ile yapın. Her adımda fiilin, det kelimesinin ve ikke kelimesinin yerini kontrol edin.
  3. Türkçe cümleleri kelime kelime değil, duruma göre aktarın. “Hava soğuk”, “Üşüyorum”, “Kahve sıcak” ve “Bugün cuma” ifadelerinin hepsini aynı kalıba sokmayın. Önce genel ortam mı, kişi mi, belirli bir nesne mi anlattığınızı belirleyin. Sonra uygun özneyi seçin; genel hava ve zaman kalıplarında det kelimesini unutmadığınızdan emin olun.

İlgili konular

  • Önce öğrenilmesi yararlı: Være: olmak fiili — det er yapısındaki fiili anlamanıza ve durum bildiren cümleleri kurmanıza yardımcı olur.

Ön koşul

Norveççede Være (olmak) (Verbet Være)A1

Diğer A1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır