İsveççede biçimsel özne det
Formellt Subjekt Det
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki İsveççe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
İsveççede hava durumu, gün ve genel koşullar anlatılırken cümlenin özne yeri çoğunlukla det ile doldurulur: Det regnar. “Yağmur yağıyor.”, Det är fredag. “Bugün cuma.” Bu kullanımda det belirli bir varlığı göstermez; Türkçeye ayrıca “o” diye çevrilmez. Cümlenin başına başka bir öğe geldiğinde de kaybolmaz: Idag är det kallt. “Bugün hava soğuk.”
Genel bakış
Türkçede “Soğuk.”, “Geç oldu.” veya “İki saat sürüyor.” diyerek durumu anlatabiliriz. Her seferinde bir kişinin ya da nesnenin adını söylememiz gerekmez. İsveççede ise normal, tam bir bildirme cümlesi genellikle açık bir özne ister. Özne, cümlede hakkında bir şey söylenen kişi ya da varlıktır; örneğin “Çocuk uyuyor.” cümlesinde “çocuk” öznedir. Ancak yağmurun yağmasını veya günün cuma olmasını anlatırken böyle somut bir kişi ya da nesne bulunmaz. Bu durumda özne yerini det doldurur.
Bu kullanıma İsveççede formellt subjekt, Türkçede biçimsel özne denir: Sözcük cümlede özne görevindedir, fakat tek başına belirli bir varlığı adlandırmaz. Buradaki “biçimsel”, resmî veya kibar konuşma anlamına gelmez. Det regnar. “Yağmur yağıyor.” günlük konuşmada da yazıda da olağan bir cümledir.
A1 düzeyinde temel hedefiniz birkaç sık kullanılan kalıbı doğru kurmaktır. Önce det regnar, det är kallt, det är fredag ve det tar tid gibi ifadeleri öğrenin. Daha sonra aynı det sözcüğünün bir nesneye gönderme yapan veya uzun bir açıklamayı sona bırakan kullanımlarını ayırt edebilirsiniz. Bunlar yazının ileri bölümünde ayrıca ele alınıyor.
Nasıl kullanılır?
1. Hava olaylarında det + fiil
Fiil, bir işi, oluşu veya durumu anlatan sözcüktür. Regnar “yağmur yağıyor” ve snöar “kar yağıyor” anlamında kullanılan fiillerdir. Bu fiillerle normal cümlede det gerekir; araya är eklenmez.
| İsveççe | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Det regnar. | Yağmur yağıyor. | Yağmurun yağması anlatılır. |
| Det snöar. | Kar yağıyor. | Kar yağışını bildirir. |
| Det blåser. | Rüzgâr esiyor. | Rüzgârlı bir durumu anlatır. |
| Det åskar. | Gök gürlüyor. | Gök gürültüsünü bildirir. |
Det regnar. cümlesindeki det, “yağmur” sözcüğünün yerine geçen bir ad değildir. Cümlenin özne yerini doldurur. Bu nedenle “Yağmur yağıyor.” ifadesini sözcük sözcük kurmaya çalışmak yerine bütün kalıbı öğrenmek daha yararlıdır.
2. Koşulları anlatırken det är + sıfat
Sıfat, bir varlığın ya da durumun nasıl olduğunu belirten sözcüktür; “soğuk”, “sıcak” ve “karanlık” gibi. İsveççede genel hava veya ortam koşullarını anlatırken çoğunlukla det är kullanılır. Buradaki är, vara fiilinin şimdiki zaman biçimidir; Türkçede bazen “-dır” ile karşılanır, bazen ayrıca çevrilmez.
- Det är kallt. — Hava soğuk.
- Det är varmt idag. — Bugün hava sıcak.
- Det är mörkt här. — Burası karanlık.
- Det är tyst i huset. — Ev sessiz.
Bu kalıpta sıfat genellikle ett biçimini alır. İsveççede adlar, yani varlıkları ve kavramları adlandıran sözcükler, en ve ett olmak üzere iki dilbilgisel gruba ayrılır; sıfatın biçimi de buna göre değişebilir. Biçimsel det ile kall → kallt, varm → varmt, mörk → mörkt olur. Ancak bu, her sıfatın sonuna düşünmeden -t eklemek demek değildir: tyst zaten bu biçimdedir.
Önemli bir Türkçe–İsveççe farkı da şu: “Üşüyorum.” kişisel bir duyumdur, “Hava soğuk.” ise ortamı anlatır. Det är kallt. “Hava soğuk.” demektir; kendi üşümenizi belirtmek için Jag fryser. “Üşüyorum.” dersiniz. Birinde koşul, diğerinde kişi öne çıkar.
3. Gün, vakit ve süre
Günün adını ve günün hangi bölümünde olduğumuzu belirtirken de det är kullanılır:
- Det är fredag. — Bugün cuma.
- Det är morgon. — Sabah oldu; sabah vakti.
- Det är sent. — Vakit geç.
- Det är dags att gå. — Gitme zamanı geldi.
Buna karşılık, saatin kaç olduğunu söylemenin başlangıçta öğrenilecek en güvenli kalıbı Klockan är … yapısıdır: Klockan är tre. “Saat üç.” Her Türkçe zaman ifadesine otomatik olarak det är getirmeyin. Vad är klockan? “Saat kaç?” sorusunu da ayrı bir kalıp olarak öğrenin.
Bir işin ne kadar sürdüğünü anlatırken ta fiili kullanılır. Bu fiilin buradaki tar biçimi “sürüyor, zaman alıyor” anlamındadır:
- Det tar två timmar. — İki saat sürüyor.
- Det tar tid. — Zaman alıyor.
- Det tar tio minuter att gå till stationen. — İstasyona yürümek on dakika sürüyor.
Son örnekte zaman alan iş cümlenin sonunda açıklanmıştır. Türkçede “İstasyona yürümek” diye başladığımız için İsveççe cümleyi de aynı sırayla kurmak isteyebiliriz. Oysa det tar … att … günlük dilde çok kullanışlı ve doğal bir kalıptır.
4. Det her zaman cümlenin başında durmaz
İsveççede bağımsız bir cümlede çekimli fiil, yani zamanı belirtilmiş fiil biçimi, genellikle ikinci cümle öğesi olur. “İkinci öğe”, mutlaka ikinci sözcük değildir: På fredag “cuma günü” gibi birkaç sözcüklük bir ifade de tek öğe sayılır.
Başlangıçta hava durumunu anlatırken şu üç düzen yeterlidir:
| Cümle düzeni | İsveççe | Türkçe |
|---|---|---|
| Det + fiil | Det regnar idag. | Bugün yağmur yağıyor. |
| Zaman ifadesi + fiil + det | Idag regnar det. | Bugün yağmur yağıyor. |
| Yer ifadesi + fiil + det | Här är det kallt. | Burası soğuk. |
| Fiil + det ile soru | Regnar det? | Yağmur yağıyor mu? |
| Soru sözcüğü + fiil + det | Varför är det kallt här? | Burası neden soğuk? |
Türkçede cümlenin başına “bugün” getirmek, geri kalan sırayı zorunlu olarak değiştirmez. İsveççede ise Idag det regnar değil, Idag regnar det denir. Det silinmez; fiilin arkasına geçer.
5. Olumsuz cümle ve zaman değişimi
Olumsuzluk bildiren inte “değil, -mıyor” anlamı katar. Yukarıdaki bağımsız cümlelerde temel sıralar şöyledir:
- Det regnar inte. — Yağmur yağmıyor.
- Idag regnar det inte. — Bugün yağmur yağmıyor.
- Det är inte kallt. — Hava soğuk değil.
- Är det inte fredag idag? — Bugün cuma değil mi?
Det kullanılan yapılar yalnızca şimdiki zamana ait değildir. Zamanı fiil değiştirir; biçimsel özne aynı kalır.
| Zaman veya anlam | İsveççe | Türkçe |
|---|---|---|
| Şimdiki durum | Det är kallt. | Hava soğuk. |
| Geçmişteki durum | Det var kallt. | Hava soğuktu. |
| Geçmişteki hava olayı | Det regnade igår. | Dün yağmur yağdı. |
| Beklenen değişiklik | Det blir kallt i kväll. | Bu akşam hava soğuyacak. |
| Geçmişteki süre | Det tog två timmar. | İki saat sürdü. |
Özellikle är ile blir ayrımına dikkat edin: Det är kallt. mevcut durumu, Det blir kallt. ise soğuma veya ileride soğuk olma yönündeki değişimi anlatır.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki cümleler hava durumundan ulaşım planına kadar günlük durumlarda kullanılabilir. Türkçe karşılıklarda det için ayrıca “o” bulunmaması bilinçlidir; anlam Türkçenin doğal anlatımıyla verilmiştir.
| İsveççe | Türkçe | Kullanım notu |
|---|---|---|
| Det regnar. | Yağmur yağıyor. | Pencereden dışarı bakarken söylenebilir. |
| Det är varmt idag. | Bugün hava sıcak. | Genel hava durumunu anlatır. |
| Det är fredag. | Bugün cuma. | Haftanın gününü bildirir. |
| Det tar två timmar. | İki saat sürüyor. | Hangi işten söz edildiği bağlamdan bellidir. |
| På vintern blir det mörkt tidigt. | Kışın hava erken kararır. | Baştaki zaman ifadesinden sonra fiil gelir. |
| Är det kallt ute? | Dışarısı soğuk mu? | Dışarı çıkmadan önce sorulabilir. |
| Nej, det blåser inte idag. | Hayır, bugün rüzgâr esmiyor. | Olumsuz cevap verir. |
| Det snöade hela natten. | Bütün gece kar yağdı. | Geçmişteki bir hava olayını anlatır. |
| Det är för sent att ringa nu. | Şimdi telefon etmek için çok geç. | Genel bir değerlendirme yapar. |
| Hur lång tid tar det att laga maten? | Yemeği hazırlamak ne kadar sürer? | Gereken süreyi sorar. |
| Det luktar kaffe i köket. | Mutfaktan kahve kokusu geliyor. | Ortamdaki kokuyu bildirir. |
| Det är skönt att vara hemma. | Evde olmak güzel. | Sondaki iş veya durum değerlendirilir. |
Det luktar kaffe i köket. örneğinde olduğu gibi det yalnızca hava ve takvimle sınırlı değildir. Genel olarak duyulan bir kokuyu veya yaşanan bir durumu anlatan yapılarda da görülür. Yine de yeni bir fiil öğrendiğinizde onun det ile kullanılabildiğini kendiliğinizden varsaymayın; örnek cümlesiyle birlikte öğrenin.
Sık yapılan hatalar
1. Türkçede söylenmediği için det sözcüğünü atlamak
- Yanlış: Är kallt idag.
- Doğru: Det är kallt idag. — Bugün hava soğuk.
- Neden? Türkçede “Bugün soğuk.” yeterli olabilir. İsveççede tam ve tarafsız bir cümle kurarken biçimsel özne gerekir.
2. Her hava ifadesine är eklemek
- Yanlış: Det är regnar.
- Doğru: Det regnar. — Yağmur yağıyor.
- Neden? Regnar tek başına çekimli fiildir. Är, sıfatla kurulan Det är kallt. “Hava soğuk.” gibi yapılarda gerekir; her cümlenin zorunlu parçası değildir.
3. Zaman ifadesinden sonra sırayı değiştirmemek
- Yanlış: Idag det är varmt.
- Doğru: Idag är det varmt. — Bugün hava sıcak.
- Neden? Bağımsız bildirme cümlesinde çekimli fiil ikinci öğe olur. Idag başa geçince är, det sözcüğünden önce gelir.
4. Biçimsel özne yerine den kullanmak
- Yanlış: Den är kallt ute.
- Doğru: Det är kallt ute. — Dışarısı soğuk.
- Neden? Genel hava koşullarında kullanılan biçimsel özne det olur. Den ise örneğin en grubundaki belirli bir nesnenin yerini tutabilir. Soppan är kall. Den är kall. “Çorba soğuk. O soğuk.” cümlelerinde belirli bir çorbadan söz edilir; yapı farklıdır.
5. Sıfatın biçimini karıştırmak
- Yanlış: Det är varm idag.
- Doğru: Det är varmt idag. — Bugün hava sıcak.
- Neden? Bu genel durum kalıbında varmt gerekir. Varm ve varmt biçimlerini yalnız başına değil, birer tam cümle içinde çalışın.
6. “Var” demek için her yerde det är kullanmak
- Yanlış: Det är en butik nära stationen. — “İstasyonun yakınında bir dükkân var.” anlamında, daha önce tanıtılmamış bir dükkândan söz ederken.
- Doğru: Det finns en butik nära stationen. — İstasyonun yakınında bir dükkân var.
- Neden? Yeni bir şeyin varlığını veya bir yerde bulunduğunu bildirmek için çoğunlukla det finns kullanılır. Det är en butik. ise bir yeri tanımlarken “Orası bir dükkân.” anlamında doğrudur. Sorun det är yapısının kendisi değil, onu her Türkçe “var” cümlesine uygulamaktır.
Kullanım notları
Biçimsel özne, resmî dil demek değildir
Det är sent. “Vakit geç.” ve Det tar tid. “Zaman alıyor.” hem arkadaşlar arasında hem iş ortamında kullanılabilir. Bu cümleler kendi başlarına ne mesafeli ne de samimidir; konuşmanın tonu ve çevresindeki ifadeler üslubu belirler.
Konuşmada det çoğu zaman kısa ve zayıf söylenir. Yalnızca yazıldığı biçimde, her harfi ayrı duyacağınızı beklemeyin. Buna rağmen standart yazıda det yazılır. Başlangıçta sözcüğü atmak yerine är det, det är, tar det gibi küçük parçaları bütün olarak dinleyip tekrarlamak daha güvenlidir.
Kısa mesajlarda eksik cümleler görülebilir
Bir hava durumu başlığında veya kısa mesajda Kallt idag! “Bugün soğuk!” gibi ifadelerle karşılaşabilirsiniz. Bu, günlük dilde anlaşılır bir eksiltmedir; tam cümlenin bazı parçaları bağlamdan tamamlanır. Ancak bu tür kısa ifadeleri görmeniz, normal cümlelerde det gereksizdir anlamına gelmez. Öğrenirken Det är kallt idag. biçimini temel alın.
Soruya kısa cevap verirken
Det kısa cevaplarda da bulunabilir:
- Är det kallt? – Ja, det är det. — Hava soğuk mu? – Evet, soğuk.
- Regnar det? – Nej, det gör det inte. — Yağmur yağıyor mu? – Hayır, yağmıyor.
İlk cevapta är tekrarlanır; ikinci cevapta gör, asıl fiilin yerine kullanılır. Bu cevapların sonundaki det, önceki durumun yerini tutan ayrı bir kullanımdır. Başlangıçta ayrıntılı çözümlemek yerine kısa cevap kalıplarını bütün olarak öğrenebilirsiniz. Yalnızca Ja. “Evet.” veya Nej. “Hayır.” demek de çoğu konuşmada yeterlidir.
Temelin ötesinde: ileride karşılaşacağınız yapılar
Bu bölümdeki ayrımları hemen üretmeniz gerekmiyor. Önce hava, gün ve süre kalıplarını rahat kullanmanız yeterli. Aşağıdaki yapılar, aynı det sözcüğünü gördüğünüz her yerde aynı açıklamayı uygulamamanız için yararlıdır.
1. Biçimsel det ile bir varlığa gönderme yapan det
Zamir, bir adı tekrar etmek yerine kullanılan sözcüktür; Türkçedeki “o” ve “onlar” gibi. İsveççede det, daha önce sözü geçen ett grubundaki bir varlığın yerine kullanılan bir zamir de olabilir.
- Jag köpte ett bord. Det är stort. — Bir masa aldım. Masa büyük.
- Det är kallt ute. — Dışarısı soğuk.
İlk örnekte det, ett bord “bir masa” ifadesine geri döner. İkinci örnekte ise geri döndüğü belirli bir nesne yoktur; biçimsel öznedir. Ayrımı yapmak için “Buradaki det, önceden sözü edilen hangi şeyin yerine geçiyor?” diye sorun. Hiçbir belirli şeyin yerine geçmiyorsa hava veya genel durum yapısıyla karşılaşmış olabilirsiniz.
Ayrıca Det är min syster. “Bu benim kız kardeşim.” gibi tanıtma cümleleri vardır. Buradaki det de hava durumundaki biçimsel özneyle aynı şekilde açıklanmaz. Dolayısıyla “det her zaman anlamsızdır” sonucunu çıkarmayın; bu yazının temel kuralı yalnızca biçimsel özne kullanımına aittir.
2. Uzun açıklamayı sona bırakmak
İsveççede bir işi veya durumu değerlendiren cümleler sıklıkla det ile başlar. Asıl değerlendirilen şey sonra söylenir:
- Det är viktigt att komma i tid. — Zamanında gelmek önemli.
- Det är svårt att hitta en lägenhet. — Ev bulmak zor.
- Det tar tid att lära sig svenska. — İsveççe öğrenmek zaman alır.
Bu örneklerde att, ardından fiilin mastarını, yani “gelmek, bulmak, öğrenmek” gibi kişi ve zaman belirtmeyen temel biçimini getirir. Türkçede böyle bir ifade çoğunlukla başta bulunur: “Zamanında gelmek önemli.” İsveççede ise önce det är viktigt, sonra neyin önemli olduğu söylenir.
Att komma i tid är viktigt. “Zamanında gelmek önemli.” biçimi de doğrudur. Bu kez uzun ifade zaten özne yerindedir; ayrıca biçimsel det eklenmez. Farklı sıraları tanımak faydalıdır, ancak günlük anlatımda det är … att … kalıbı çok kullanışlıdır.
3. Yeni bir varlığı cümleye tanıtmak
Det finns … yalnızca “var” demenin kalıbı değildir; dinleyenin henüz tanımadığı bir varlığı konuşmaya sokar. Benzer tanıtıcı yapılarda başka fiiller de görülebilir:
- Det finns en ledig plats här. — Burada boş bir yer var.
- Det står en cykel utanför huset. — Evin önünde bir bisiklet duruyor.
- Det kom tre personer till mötet. — Toplantıya üç kişi geldi.
Bu kullanımda det başta özne yerini doldururken sözü edilen kişi veya nesne fiilden sonra tanıtılır. Bu yüzden yalnızca hava durumu açıklaması yeterli olmaz. Henüz bu yapıları kullanmasanız bile det kom gördüğünüzde “o geldi” diye çevirmeden önce cümlenin devamına bakın.
4. Yan cümlede olumsuzluğun yeri
Yan cümle, tek başına ana mesajı vermek yerine başka bir cümlenin parçası olan küçük cümledir. İsveççede att “-dığını” veya eftersom “çünkü, -dığı için” gibi sözcüklerle başlayabilir. Bu yapılarda inte, çekimli fiilden önce gelir:
- Det regnar inte. — Yağmur yağmıyor.
- Jag tror att det inte regnar. — Sanırım yağmur yağmıyor.
- Vi går ut eftersom det inte regnar. — Yağmur yağmadığı için dışarı çıkıyoruz.
Dolayısıyla yukarıdaki “inte fiilden sonra gelir” başlangıç kuralı, bağımsız cümleler içindir. Yan cümlede sıra değişse de det korunur. Buradaki att, önceki bölümde mastardan önce kullanılan att ile aynı yazılır; ancak görevi farklıdır, ardından öznesi ve çekimli fiili olan bir cümle gelir.
5. Vurgulu yapılar ve kişisiz anlatım
Det är jag som betalar. “Ödemeyi ben yapıyorum.” cümlesi kimin ödeme yaptığını özellikle vurgular. Buradaki det är … som … ayrı bir vurgulama kalıbıdır; Det är fredag. “Bugün cuma.” yapısının basit bir uzantısı gibi düşünülmemelidir.
Bir de işi yapan kişiyi öne çıkarmayan edilgen yapılar vardır. Edilgen anlatımda işin kim tarafından yapıldığından çok gerçekleşmesi önemlidir:
- Det talas svenska här. — Burada İsveççe konuşuluyor.
Buradaki talas, “konuşuluyor” anlamındaki edilgen biçimdir. Det, belli bir konuşmacıyı göstermez. Bu tür örnekleri ileride edilgen yapılarla birlikte ayrıntılı çalışabilirsiniz; şimdilik biçimsel öznenin hava durumunun ötesinde de kullanıldığını fark etmek yeterlidir.
Çalışma önerileri
Günlük üç cümle kurun. Her gün hava, gün ve süre hakkında birer cümle söyleyin: Det är kallt. “Hava soğuk.”, Det är fredag. “Bugün cuma.”, Det tar tjugo minuter att gå till jobbet. “İşe yürümek yirmi dakika sürüyor.” Gerçek durumunuza göre sözcükleri değiştirin; özellikle hangi cümlede är bulunduğuna dikkat edin.
Aynı cümleyi üç düzene sokun. Örneğin Det regnar idag. “Bugün yağmur yağıyor.” cümlesinden Idag regnar det. “Bugün yağmur yağıyor.” ve Regnar det idag? “Bugün yağmur yağıyor mu?” biçimlerini üretin. Ardından olumsuzunu kurun: Idag regnar det inte. “Bugün yağmur yağmıyor.” Böylece yalnız sözcükleri değil, sıralamayı da çalışırsınız.
Türkçeden aktarırken iki kontrol yapın. Önce “Belirli bir kişi veya nesneden mi söz ediyorum, yoksa genel bir durumdan mı?” diye sorun. Sonra “Bu anlamı hangi İsveççe kalıp taşıyor: det är, det regnar, det tar, yoksa det finns mı?” diye kontrol edin. Bu küçük ayrım, her cümleyi det är ile başlatma alışkanlığını önler.
İlgili konular
- Önce öğrenilmesi yararlı: Vara fiili: olmak — Det är kallt. “Hava soğuk.” ve Det var kallt. “Hava soğuktu.” gibi yapılarda kullanılan fiili ve zaman biçimlerini anlamaya yardımcı olur.