Norveççede Koşul Kipi
Kondisjonalis
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Norveççe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Norveççede koşul kipi çoğunlukla ville + mastar ile kurulur; mastar, fiilin komme «gelmek» gibi kişi ve zaman belirtmeyen temel biçimidir. Hvis jeg hadde tid, ville jeg komme «Vaktim olsaydı gelirdim» cümlesinde ville komme, varsayılan sonucu anlatır. Aynı yapı kibar bir isteği veya geçmişte söylenmiş bir geleceği de ifade edebilir; anlamı yalnızca ville sözcüğünden değil, cümlenin bağlamından çıkarırız.
Genel Bakış
Türkçede «gelirdim», «isterdim», «yapabilirdim» gibi biçimlerle bir olayı doğrudan gerçekleşmiş ya da gerçekleşecek bir şey olarak sunmadan konuşabiliriz. Norveççede buna benzer anlamlar çoğu zaman ayrı bir sözcükle, ville ile kurulur. «Vaktim olsaydı uğrardım» derken bir varsayım, «Bir kahve alabilir miyim?» derken nazik bir istek, «Geleceğini söyledi» derken geçmişteki bir konuşmaya göre gelecek anlatılır. Bunlar aynı anlam değildir; ortak noktaları, olayı doğrudan şimdiki bir gerçek gibi sunmamalarıdır.
B1 düzeyinde öğrenilen bu konu, daha önce karşılaşılan modal fiillere dayanır. Modal fiil, başka bir fiile istek, imkân, zorunluluk gibi bir anlam katan fiildir; örneğin kan komme «gelebilir». Norveççede ville, vil fiilinin geçmiş biçimidir. Ancak geçmiş biçim kullanılması, cümlenin mutlaka geçmişteki bir olayı anlattığı anlamına gelmez. Jeg ville gjerne bo nærmere jobben «İşime daha yakın bir yerde oturmak isterdim» şu anki bir isteği anlatabilir.
Burada verilen örnekler Norveççenin Bokmål yazı biçimindedir. İlk hedef, ville sonrasında doğru fiil biçimini seçmek ve varsayım ile gerçek planı ayırmaktır. Daha sonra geçmişte gerçekleşmemiş sonuçlara, kunne ve skulle ile anlam farklarına bakacağız. Türkçe karşılıkları anlamı yakalamak için kullanın; her Türkçe ekin Norveççede tek bir sözcüğe karşılık gelmesini beklemeyin.
Yapı Nasıl Kurulur?
Temel kalıp: ville + fiilin temel biçimi
Olumlu bir ana cümlede, yani tek başına bir yargı bildirebilen cümlede, temel sıra şöyledir: özne + ville + mastar. Özne, eylemi yapan veya cümlenin hakkında konuştuğu kişidir. Jeg ville komme cümlesinde jeg «ben» öznedir, ville varsayımsal anlamı kurar, komme yapılacak eylemi belirtir.
Ville sonrasında å kullanılmaz. Å komme «gelmek» sözlükte görülebilecek mastar biçimidir; fakat modal fiilden sonra ville komme deriz. Ayrıca kommer gibi şimdiki zaman biçimi kullanılmaz.
| Norveççe kalıp | Türkçe karşılığı |
|---|---|
| ville komme | gelirdi / gelirdim |
| ville reise | giderdi / giderdim |
| ville kjøpe | satın alırdı / satın alırdım |
| ville være | olurdu / olurdum |
| ville ha | sahip olurdu / sahip olurdum; bağlama göre almak isterdi / isterdim |
| ville gjøre | yapardı / yapardım |
Tablodaki Türkçe karşılıklar kişiye göre değişir; Norveççe biçimler değişmez. Ville, «ben», «sen» veya «onlar» için aynı kalır. Türkçede kişi fiilden anlaşılabildiği için «gelirdim» tek başına yeterlidir. Norveççede ise normal bir bildirme cümlesinde özneyi de söylemek gerekir.
| Norveççe | Türkçe |
|---|---|
| Jeg ville komme. | Ben gelirdim. |
| Du ville komme. | Sen gelirdin. |
| Han ville komme. | O gelirdi. |
| Hun ville komme. | O gelirdi. |
| Vi ville komme. | Biz gelirdik. |
| Dere ville komme. | Siz gelirdiniz. |
| De ville komme. | Onlar gelirlerdi. |
Bu kısa cümleler tek başına söylendiğinde bağlam eksik kalabilir. «Hangi durumda gelirdin?» sorusuna bir cevap beklenir. Bu yüzden öğrenirken bir koşul veya konuşma bağlamı eklemek faydalıdır.
Varsayımsal koşul ve sonuç
En kullanışlı kalıplardan biri hvis + geçmiş biçim, ville + mastar yapısıdır. Hvis «eğer» demektir. Koşul bölümünde hadde «vardı/sahipti», var «idi», fikk «aldı» gibi geçmiş biçimler görülür. Bunlar burada çoğu zaman geçmiş zamanı değil, durumu bir varsayım olarak ele aldığımızı gösterir.
- Hvis jeg hadde tid, ville jeg komme. — Vaktim olsaydı gelirdim.
- Hvis vi bodde nærmere, ville vi besøke dere oftere. — Daha yakında otursaydık sizi daha sık ziyaret ederdik.
İlk örnekte şu an yeterli vaktim olmadığı düşüncesi öne çıkar; ikinci örnekte oturduğumuz yerin uzak olduğu anlaşılır. Bununla birlikte bu kalıp her zaman mantıksal olarak «koşul kesinlikle imkânsız» demek değildir. Konuşan kişi, gerçekleşmesi mümkün bir durumu da daha uzak veya yalnızca düşünülmüş bir ihtimal olarak sunabilir.
Gerçek bir olasılık için şimdiki zaman daha uygundur:
- Hvis jeg har tid, kommer jeg. — Vaktim olursa gelirim.
- Hvis jeg hadde tid, ville jeg komme. — Vaktim olsaydı gelirdim.
Türkçedeki «olursa» ile «olsaydı» ayrımı burada iyi bir başlangıç noktasıdır. Ama ekleri tek tek eşleştirmek yerine konuşanın durumu nasıl sunduğuna dikkat edin: Gerçek bir plan mı kuruyor, yoksa başka bir durumu mu hayal ediyor?
Koşul baştaysa fiilin yeri değişir
Norveççede ana cümlede çekimli fiil, yani zaman veya kip bildiren fiil, ikinci öğe konumunda bulunur. Bu yapıda çekimli fiil ville sözcüğüdür. «İkinci» burada ikinci sözcük değil, ikinci cümle öğesi demektir; bütün koşul bölümü ilk öğe sayılır.
- Hvis jeg hadde tid, ville jeg komme. — Vaktim olsaydı gelirdim.
- Jeg ville komme hvis jeg hadde tid. — Vaktim olsaydı gelirdim.
Koşul önce gelirse ville jeg, özne önce gelirse jeg ville kullanılır. Türkçede iki çevirinin aynı olması, Norveççedeki sıra değişikliğini önemsiz yapmaz. Özellikle uzun koşul bölümlerinden sonra özneyi otomatik olarak fiilden önce koymamaya çalışın.
Olumsuzluk ve soru
Ana cümlede ikke «değil/-me» anlamı katar ve genellikle ville sonrasında gelir:
- Jeg ville ikke kjøpe den bilen. — O arabayı satın almazdım.
- Vi ville ikke bo der. — Orada oturmazdık.
Evet-hayır sorusunda ville başa geçer:
- Ville du flytte hvis du fikk en ny jobb? — Yeni bir iş bulsaydın taşınır mıydın?
- Ville dere vente litt? — Biraz bekler miydiniz?
İkinci soru bağlama göre bir rica olabilir. Ancak günlük ricada Kunne dere vente litt? «Biraz bekleyebilir misiniz?» de çok doğal bir seçenektir.
Koşul bölümündeki olumsuzlukta farklı bir sıra vardır. Hvis ile başlayan yan cümlede, yani başka bir cümleye bağlı olan bölümde, ikke çekimli fiilden önce gelir:
- Hvis jeg ikke hadde bil, ville jeg ta bussen. — Arabam olmasaydı otobüse binerdim.
Böylece jeg ville ikke ile hvis jeg ikke hadde sıralarını ayrı ayrı öğrenmek gerekir.
Bağlam İçinde Örnekler
Aşağıdaki cümlelerde aynı biçim farklı işlevler üstlenir. Türkçede bazen «-irdim», bazen «isterdim», bazen de «-eceğini» kullanmamızın nedeni budur.
| Norveççe | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Jeg ville gjerne ha kaffe. | Bir kahve almak isterdim. | Nazik bir istek; uygun ortamda sipariş olarak da anlaşılır. |
| Hvis jeg hadde tid, ville jeg komme. | Vaktim olsaydı gelirdim. | Şu anki veya gelecekteki varsayımsal durum. |
| Kunne du hjelpe meg? | Bana yardım edebilir misin? | Yardım imkânını sorarak ricayı yumuşatır. |
| Hun sa at hun ville komme. | Geleceğini söyledi. | Söylendiği zamana göre daha sonraki bir olay. |
| Hvis jeg var deg, ville jeg snakke med sjefen. | Senin yerinde olsam patronla konuşurdum. | Varsayım yoluyla tavsiye. |
| Vi ville reise mer hvis vi hadde råd. | Maddi imkânımız olsa daha çok seyahat ederdik. | Koşul cümlenin sonunda. |
| Jeg ville ikke bestille så mye mat. | Ben olsam bu kadar çok yemek sipariş etmezdim. | Olumsuz bir varsayımsal tercih. |
| Hva ville du gjøre i min situasjon? | Benim durumumda olsan ne yapardın? | Açıkça söylenmeyen koşul durum ifadesinden anlaşılır. |
| Det ville være fint å møtes på fredag. | Cuma günü buluşmak güzel olurdu. | Yumuşatılmış bir öneri. |
| Kunne du sende meg adressen? | Bana adresi gönderebilir misin? | Günlük hayatta sık karşılaşılan rica. |
| Han sa at han ville ringe senere. | Daha sonra arayacağını söyledi. | Geçmişten bakılan gelecek. |
| Hvis bussen hadde kommet i tide, ville jeg ha rukket møtet. | Otobüs zamanında gelmiş olsaydı toplantıya yetişirdim. | Geçmişte gerçekleşmemiş bir sonuç. |
| Uten hjelpen din ville jeg ikke ha klart det. | Senin yardımın olmasaydı bunu başaramazdım. | Koşul, ayrı bir koşul cümlesi olmadan anlatılır. |
Son iki örnekteki ville ha yapısı, geçmişte gerçekleşmemiş olayları anlatır. Bu kullanımın ayrıntıları aşağıdaki ileri bölümde yer alıyor. Başlangıçta şimdiki veya gelecekteki varsayımlar ile günlük rica örneklerine odaklanabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
1. Ville sonrasında å kullanmak
- Yanlış: Jeg ville å komme.
- Doğru: Jeg ville komme. — Gelirdim.
- Neden? Modal fiilden hemen sonra å olmadan mastar gelir. Det ville være fint å komme «Gelmek güzel olurdu» cümlesindeki å komme ise farklı bir yapının parçasıdır; ville sözcüğünün doğrudan tamamlayıcısı være fiilidir.
2. Asıl fiili şimdiki zamanda bırakmak
- Yanlış: Hun ville kommer.
- Doğru: Hun ville komme. — O gelirdi.
- Neden? Zaman ve varsayım anlamını ville taşır. Ardındaki fiil kommer değil, komme olur. Türkçedeki kişi ve zaman eklerini Norveççede her fiile ayrı ayrı yüklemeye çalışmayın.
3. Koşul önce gelince özneyi yanlış yere koymak
- Yanlış: Hvis jeg hadde tid, jeg ville komme.
- Doğru: Hvis jeg hadde tid, ville jeg komme. — Vaktim olsaydı gelirdim.
- Neden? Koşul bölümü ilk öğedir; ardından ana cümlenin çekimli fiili gelir. İsterseniz cümleyi Jeg ville komme hvis jeg hadde tid biçiminde de kurabilirsiniz.
4. Koşul bölümünde olumsuzluğu ana cümle sırasıyla kurmak
- Yanlış: Hvis jeg hadde ikke tid, ville jeg bli hjemme.
- Doğru: Hvis jeg ikke hadde tid, ville jeg bli hjemme. — Vaktim olmasaydı evde kalırdım.
- Neden? Hvis ile başlayan yan cümlede ikke, hadde gibi çekimli fiilden önce gelir. Ana cümlede ise Jeg ville ikke komme «Gelmezdim» sırası kullanılır.
5. Gerçek bir planı istemeden varsayıma çevirmek
- Amaç: «Vaktim olursa gelirim» demek.
- Bu amaç için uygun olmayan: Hvis jeg hadde tid, ville jeg komme.
- Doğru seçim: Hvis jeg har tid, kommer jeg. — Vaktim olursa gelirim.
- Neden? İlk cümle dil bilgisi bakımından doğrudur, fakat durumu varsayımsal sunar. Hata, biçimden çok anlam seçimindedir. Gerçekten gelmeyi planlıyorsanız ve tek mesele vaktinizin olup olmamasıysa şimdiki zamanlı koşul daha uygundur.
6. Ville ha sonrasında mastar kullanmak
- Yanlış: Jeg ville ha komme tidligere.
- Doğru: Jeg ville ha kommet tidligere. — Daha erken gelirdim.
- Neden? Geçmişte gerçekleşmemiş sonucu kurarken ha sonrasında geçmiş ortaç gerekir. Geçmiş ortaç, fiilin kommet «gelmiş», gjort «yapmış» gibi birleşik zamanlarda kullanılan biçimidir. Basit varsayım ville komme, geçmiş varsayım ise ville ha kommet olur.
Kullanım Notları
Kibar isteklerde ville, kunne ve gjerne
Jeg vil ha kaffe «Kahve istiyorum» doğrudan bir istektir. Jeg ville gjerne ha kaffe «Bir kahve almak isterdim» daha yumuşak bir tondadır. Gjerne, bu tür cümlelerde isteklilik belirtir; Türkçede her zaman ayrı bir sözcükle çevrilmesi gerekmez. Jeg vil gjerne ha kaffe de nazik bir sipariş olabilir. Dolayısıyla kibarlığın tek ölçüsü ville kullanmak değildir.
Birinden bir şey yapmasını isterken kunne sık kullanılır:
- Kan du hjelpe meg? — Bana yardım edebilir misin?
- Kunne du hjelpe meg? — Bana yardım edebilir misin? / Yardımcı olabilir miydin?
Türkçede iki cümleyi de aynı sözlerle çevirebiliriz. Norveççede kunne, ricaya biraz daha mesafe ve yumuşaklık katar. Buradaki geçmiş biçim, kişinin eskiden yardım edebilip edemediğini sormaz. Ses tonu ve ortam da önemlidir; kunne kullanmak tek başına her isteği nazik hâle getirmez.
Norveççede günlük hitapta du yaygındır. Türkçede yabancı birine «siz» diye hitap etme alışkanlığını bire bir aktarmak gerekmez. Dere çoğul «siz»dir; tek kişiye saygı göstermek için otomatik olarak dere seçmeyin. Kibar ifade çoğunlukla rica kalıbı, ses tonu ve uygun sözlerle kurulur.
Tavsiye verirken
Hvis jeg var deg, ville jeg … «Senin yerinde olsam …» çok kullanışlı bir tavsiye kalıbıdır:
- Hvis jeg var deg, ville jeg vente til i morgen. — Senin yerinde olsam yarına kadar beklerdim.
Bu yapı, «Bekle!» demeye göre daha az buyurgandır. Yine de hassas bir konuda kullanılan sözler ve ilişki önemlidir. Dil bilgisi, tavsiyenin her durumda uygun olacağını garanti etmez.
Ville her zaman koşul bildirmez
Da jeg var liten, ville jeg bli lege «Küçükken doktor olmak istiyordum» cümlesinde ville, geçmişteki isteği anlatır. Burada «Doktor olurdum» diye çevirmek doğru olmaz.
Benzer şekilde Hun sa at hun ville komme bağlama göre «Geleceğini söyledi» veya «Gelmek istediğini söyledi» anlamına gelebilir. İstek mi, sonraki bir olay mı kastedildiğini çevredeki cümlelerden çıkarırız. Bu yüzden her ville gördüğünüzde otomatik olarak Türkçedeki «-irdi» biçimini seçmeyin.
Temelin Ötesi: İleri Kullanımlar
Geçmişte gerçekleşmemiş sonuçlar
Şimdiki bir varsayımla geçmişe dönük bir varsayım arasındaki farkı şöyle düşünebilirsiniz:
- Hvis jeg hadde tid, ville jeg komme. — Vaktim olsaydı gelirdim.
- Hvis jeg hadde hatt tid, ville jeg ha kommet. — Vaktim olmuş olsaydı gelirdim.
İkinci cümlede koşul için hadde + geçmiş ortaç, sonuç için ville ha + geçmiş ortaç kullanılır. Konuşma veya bağlam geçmişteki fırsatı belirler: Örneğin dün yapılan bir buluşmaya neden katılmadığınızı açıklıyorsunuzdur. Türkçede «Vaktim olsaydı gelirdim» cümlesi hem bugünkü hem dünkü durum için kullanılabildiğinden, Norveççedeki fark ilk başta gereksiz görünebilir. Norveççede bu ayrımı fiil yapısı daha açık biçimde taşır.
| Norveççe | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Hvis jeg hadde visst det, ville jeg ha ringt deg. | Bunu bilseydim seni arardım. | Geçmişte eksik olan bilgi, gerçekleşmeyen aramanın koşulu. |
| Hvis vi hadde reist tidligere, ville vi ha rukket toget. | Daha erken yola çıksaydık trene yetişirdik. | Kaçırılmış bir fırsat. |
| Jeg ville ha valgt en annen løsning. | Ben olsam başka bir çözüm seçerdim. | Geçmişte verilmiş bir karar üzerine yorum. |
Ville ha her zaman bu geçmiş yapının başlangıcı değildir. Jeg ville ha kaffe cümlesinde ha «almak/sahip olmak» fiilidir ve ardından kaffe gelir. Jeg ville ha drukket kaffe «Kahve içerdim» cümlesinde ise ha, drukket geçmiş ortacıyla birlikte geçmişteki varsayımsal eylemi kurar. Sonraki sözcüğün ne olduğuna bakmak iki yapıyı ayırmaya yardımcı olur.
Ha bazen düşebilir: Jeg ville kommet tidligere de «Daha erken gelirdim» anlamında kullanılabilir. Öğrenirken ville ha kommet biçimi yapıyı daha açık gösterir. Okurken veya dinlerken ville kommet ifadesini, ardından mastar gelmediği için yanlış sanmayın; bu, geçmişe dönük yapının ha olmadan kullanılan biçimidir.
Ville, kunne ve skulle arasındaki ayrım
Bu üç sözcük bazı koşullu cümlelerde benzer Türkçe karşılıklar alsa da aynı işi yapmaz:
| Norveççe | Türkçe | Öne çıkan anlam |
|---|---|---|
| Hvis jeg hadde bil, ville jeg kjøre til jobben. | Arabam olsaydı işe arabayla giderdim. | Varsayılan sonuç veya tercih. |
| Hvis jeg hadde bil, kunne jeg kjøre til jobben. | Arabam olsaydı işe arabayla gidebilirdim. | İmkân; mutlaka böyle yapacağımı söylemez. |
| Jeg skulle møte henne klokka seks. | Onunla saat altıda buluşacaktım. | Geçmişteki plan veya düzenleme; tek başına bir koşul içermez. |
| Du skulle ha sagt fra. | Haber vermeliydin. | Geçmişte yapılması beklenen, fakat yapılmayan şey. |
Kunne, varsayımsal bir imkânı anlatmak için özellikle önemlidir. «Yapardım» ile «yapabilirdim» arasındaki Türkçe farkı burada kullanabilirsiniz. Skulle ise plan, beklenti veya gereklilik gibi anlamlar taşıyabilir; yalnızca ville yerine kullanılan başka bir koşul sözcüğü olarak öğrenilmemelidir.
Geçmişten bakılan gelecek
Dolaylı anlatım, birinin sözünü aynen alıntılamak yerine onun ne söylediğini aktarmaktır. Şu iki cümle arasındaki bağlantıya bakın:
- Hun sa: «Jeg vil komme i morgen.» — «Yarın geleceğim» dedi.
- Hun sa at hun ville komme dagen etter. — Ertesi gün geleceğini söyledi.
İkinci cümlede ville komme, konuşmanın yapıldığı andan sonra beklenen bir olayı anlatır. Olayın bugün itibarıyla geçmişte kalmış olması mümkündür. Ayrıca cümle onun gerçekten gelip gelmediğini tek başına söylemez; yalnızca ne söylediğini aktarır.
Aktarımda zaman ifadeleri de bakış açısına göre değişebilir. I morgen «yarın» yerine dagen etter «ertesi gün» kullanılması, anlatıcının hangi günü esas aldığını açıklar. Ancak aktarma hâlâ aynı zaman çerçevesindeyse bu değişiklik zorunlu değildir. Her dolaylı anlatımda bütün fiilleri otomatik olarak geçmişe çevirmek yerine, olayın hâlâ geçerli olup olmadığını ve anlatıcının bakış açısını düşünün.
Koşul açıkça söylenmeyebilir
Hvis kullanmadan da varsayım kurabiliriz:
- Med mer tid ville vi gjøre en bedre jobb. — Daha fazla vaktimiz olsa daha iyi iş çıkarırdık.
- Uten deg ville jeg være alene. — Sen olmasan yalnız kalırdım.
- Det ville jeg ikke gjort. — Ben olsam bunu yapmazdım.
İlk iki örnekte «daha fazla vakitle» ve «sensiz» ifadeleri koşulun görevini üstlenir. Son örnekteyse koşul konuşmadan anlaşılır; çoğunlukla bir başkasının yaptığı veya düşündüğü şey hakkında yorumdur. Bütün koşul kipi cümlelerinde hvis aramak bu kullanımları gözden kaçırmanıza neden olur.
İleri düzeyde koşul bölümünde de ville görebilirsiniz; özellikle istek veya isteklilik söz konusuysa: Hvis du ville hjelpe meg, kunne vi bli ferdige raskere «Bana yardım etmek isteseydin daha çabuk bitirebilirdik». Bu, temel koşul kalıbındaki hadde veya var yerine gelişigüzel ville koyabileceğiniz anlamına gelmez. Burada ville, koşulun içindeki isteği anlatır.
Çalışma Önerileri
- Aynı durumun iki sürümünü yazın. Hvis jeg har tid, kommer jeg ile Hvis jeg hadde tid, ville jeg komme çiftini örnek alın. Para, ulaşım ve boş zaman hakkında üç çift oluşturun. Her çiftin yanına «gerçek olasılık» veya «varsayım» notunu ekleyin; böylece yalnızca fiil biçimini değil, anlam seçimini de çalışırsınız.
- Koşulu başa ve sona taşıyın. Jeg ville reise hvis jeg hadde råd «Maddi imkânım olsa seyahat ederdim» cümlesini Hvis jeg hadde råd, ville jeg reise biçimine çevirin. Sonra olumsuzunu kurun. Özellikle ville jeg ve jeg ville ikke sıralarını sesli tekrar edin.
- Her ville örneğinin işlevini belirleyin. Bir diyalog veya kısa haber metninden üç örnek seçin. Yanlarına «varsayımsal sonuç», «kibar istek», «geçmişteki istek» veya «geçmişten bakılan gelecek» yazın. Geçmiş varsayımları çalışmaya geçtiğinizde komme–kommet, gjøre–gjort, vite–visst çiftlerini de not edin; yalnızca ville öğrenmek, bu daha uzun yapıları kurmaya yetmez.
İlgili Konular
- Ön bilgi: Modal fiiller — vil, kan ve benzeri fiillerin ardından neden å olmadan mastar geldiğini anlamak için.
- Sonraki adım: Koşul cümleleri — gerçek olasılıkları, varsayımları ve geçmişte gerçekleşmemiş durumları daha ayrıntılı karşılaştırmak için.
- Başka bir ileri konu: Yaptırma yapıları — bir işi başkasına yaptırmayı anlatan yapılara geçmek için; bu konu koşul kipinin başka bir adı değildir.