B2

Hollandacada er: Bütün işlevleri ve cümledeki yeri

Volledig Er-systeem

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Felemenkçe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Hollandacada er, tek bir Türkçe karşılığı olmayan, beş temel görev üstlenen küçük bir sözcüktür: yeni bir varlığı tanıtır, bilinen bir yere gönderme yapar, bir grubun miktarını belirtir, bir edatla birlikte nesneye veya duruma gönderme yapar ve öznesiz edilgen cümle kurar. Bu nedenle her er için “orada” demek doğru değildir. Er staan er drie op tafel cümlesinde ilk er varlık bildirir, ikincisi “onlardan” anlamını taşır: “Masada onlardan üç tane var.”

Genel bakış

Türkçede “Masada üç bardak var”, “Orada oturuyorum”, “Üç tane aldım” ve “Bu konuda konuşuluyor” cümleleri birbirinden oldukça farklı görünür. Hollandacada bu anlamların her birinde er ile karşılaşabilirsiniz. Sözcüğü tek bir karşılıkla ezberlemek yerine, cümlede hangi ihtiyacı karşıladığını anlamak daha yararlıdır.

A2 düzeyinde miktar belirten er kullanımını öğrenmiş olabilirsiniz: Ik heb er twee — “Onlardan iki tane var bende.” B2 düzeyindeki amaç, bu kullanımı diğer görevlerle birlikte değerlendirmek ve aynı cümlede iki er bulunduğunda hangisinin ne yaptığını çözebilmektir. Bunun için önce ayrı görevleri, sonra sözcük sırasını ve birleşen kullanımları ele alacağız.

Türkçe açısından en önemli fark, anlamca anlaşılır olan bir öğenin Hollandacada yine de açıkça gösterilmesidir. “İki tane aldım” cümlesi Türkçede rahatça söylenir; belirli bir ürün grubuna gönderme yapan Hollandaca karşılığında ise çoğunlukla Ik heb er twee gekocht denir. Buna karşılık bazı Hollandaca er kullanımları Türkçeye ayrı bir sözcük olarak hiç çevrilmez.

Nasıl çalışır?

Beş görevi birbirinden ayırın

Aşağıdaki tabloyu bir tanıma rehberi olarak kullanabilirsiniz. Buradaki “varlık bildirme”, bir kişinin veya şeyin bulunduğunu ya da ortaya çıktığını söylemektir. “Edat” ise aan, op, over gibi başka sözcüklerle ilişki kuran bir sözcüktür; Türkçede bu ilişkileri çoğu zaman eklerle veya “hakkında”, “için” gibi ifadelerle kurarız.

Hollandaca Türkçe Er'in görevi
Er is een probleem. Bir sorun var. Yeni bir varlığı tanıtma
Ik woon er. Orada oturuyorum. Bilinen bir yeri gösterme
Ik heb er drie. Onlardan üç tane var bende. Bir grubun miktarını belirtme
Ik denk eraan. Bunu düşünüyorum. Edatla birlikte bir şeye gönderme
Er wordt gewerkt. Çalışılıyor. Öznesiz edilgen yapı kurma

1. Yeni bir varlığı tanıtan er

Er is / er zijn, Türkçedeki “var” anlatımının sık kullanılan karşılığıdır. Ancak yapı yalnızca zijn ile sınırlı değildir. Staan, liggen, zitten gibi fiiller de varlığın duruşunu veya konumunu anlatabilir. Fiil, eylemi ya da durumu bildiren sözcüktür.

  • Er is een apotheek in deze straat. — Bu sokakta bir eczane var.
  • Er liggen twee brieven op de mat. — Paspasın üzerinde iki mektup var.
  • Er komt iemand binnen. — İçeri biri giriyor.

Burada er, “orada” demek değildir. Sokak, paspas veya giriş yeri ayrıca belirtilir. Er, henüz konuşmanın merkezinde olmayan bir kişiyi veya şeyi sahneye çıkarır.

Özne, cümlenin kimin ya da neyin durumunu veya eylemini anlattığını gösteren öğedir. Er liggen twee brieven cümlesinde özne twee brieven olduğundan fiil çoğuldur. Cümlenin başında er bulunması fiili otomatik olarak tekil yapmaz:

  • Er staat een fiets buiten. — Dışarıda bir bisiklet var.
  • Er staan twee fietsen buiten. — Dışarıda iki bisiklet var.

Bu kullanım en doğal biçimde belirsiz öğelerle görülür: een probleem, twee fietsen, iemand, niemand, geen bezoekers. Belirsiz öğe, dinleyicinin hangi kişi veya şeyden söz edildiğini önceden bilmediği ifadedir. Bilinen bir nesnenin yerini söylemek için genellikle doğrudan onunla başlayın:

  • Er ligt een sleutel op tafel. — Masada bir anahtar var.
  • De sleutel ligt op tafel. — Anahtar masada.

İkinci cümlede belirli bir anahtar hakkında bilgi veriyoruz; onu ilk kez tanıtmıyoruz. Bu farkı Türkçedeki “bir anahtar var” ile “anahtar masada” ayrımı üzerinden düşünmek işinizi kolaylaştırır.

2. Yer bildiren er

Yer bildiren er, konuşmada bilinen bir yere geri döner. Türkçede çoğunlukla “orada” veya bağlama göre “oraya” ile karşılanır:

  • Ken je Leiden? Ik heb er gestudeerd. — Leiden'ı biliyor musun? Orada okudum.
  • Ik ga er morgen heen. — Yarın oraya gidiyorum.

İlk örnekte er, Leiden'ın yerine geçer. İkincisinde heen, yön bildiren yapının bir parçasıdır. Er sözcüğünü her fiille tek başına “oraya” anlamında kullanabileceğinizi düşünmeyin; ergens heen gaan gibi yapıları bütün olarak öğrenin.

Yer bildiren er genellikle vurgusuzdur. Yerler arasında karşılaştırma yapıyorsanız daar veya hier daha uygundur:

  • Ik woon er al vijf jaar. — Beş yıldır orada oturuyorum.
  • Ik woon niet hier, maar daar. — Burada değil, orada oturuyorum.

İlk cümle önceki bir yere sakin biçimde gönderme yapar. İkinci cümlede “burada değil, orada” karşıtlığı belirgindir.

3. Miktar bildiren er

Miktar bildiren er, daha önce sözü edilen bir grubun üyelerine gönderme yapar. Bu kullanım “parçayı belirtme” anlamında partitif olarak da adlandırılır. Türkçede “onlardan” sözcüğünü söyleyebiliriz, ama çoğu zaman yalnızca “iki tane” deriz.

  • Hoeveel appels wil je? Ik wil er drie. — Kaç elma istiyorsun? Üç tane istiyorum.
  • Heb je genoeg stoelen? Nee, ik heb er maar vier. — Yeterince sandalyen var mı? Hayır, yalnızca dört tane var bende.

Er, yalnızca rakamlarla kullanılmaz. Veel (çok), weinig (az), genoeg (yeterince), geen (hiç) ve een paar (birkaç) gibi miktar ifadeleriyle de görülür:

  • Ik heb er genoeg. — Onlardan yeterince var bende.
  • We hebben er geen meer. — Onlardan hiç kalmadı.
  • Neem er een paar mee. — Birkaç tanesini yanına al.

Burada önemli olan, neyin sayıldığının veya miktarının belirtildiğinin bağlamdan anlaşılmasıdır. Adı yeniden söylerseniz bu görevi yerine getiren er gerekmez: Ik heb drie appels — “Üç elmam var.” Ancak başka bir görevi varsa er yine bulunabilir; sözcüğü görünce önce görevini belirleyin.

Ayrıca er drie ile ze aynı değildir. Zamir, bir adın yerine kullanılan sözcüktür. Ze, bilinen çoğul nesnelerin kendisini gösterir; er drie, bir grubun üç üyesini seçer:

  • Ik heb de boeken gekocht. Ik lees ze deze week. — Kitapları aldım. Bu hafta onları okuyorum.
  • Er waren tien boeken. Ik heb er drie gekocht. — On kitap vardı. Üç tanesini aldım.

4. Edatla birlikte kullanılan er

Hollandacada birçok fiil belirli bir edatla kullanılır: denken aan (düşünmek), wachten op (beklemek), praten over (hakkında konuşmak). Bir nesneye, düşünceye veya duruma geri gönderme yaparken edat korunur; er ile birlikte kullanılır.

  • Ik denk aan de afspraak. → Ik denk eraan. — Randevuyu düşünüyorum. → Bunu düşünüyorum.
  • We praten over het voorstel. → We praten erover. — Öneri hakkında konuşuyoruz. → Bunun hakkında konuşuyoruz.

Bu birleşimler “zamir zarfı” diye de anılır: bir şeyin adı yerine geçerken edat ilişkisini de taşıyan yapılardır. Öğrenirken terimden çok bağlantıya odaklanın: aan iets denken → eraan denken.

Biçim ve örnek Türkçe Oluşum
Ik wacht erop. Bunu bekliyorum. Er + op
Ik praat erover. Bunun hakkında konuşuyorum. Er + over
Ik ben ermee bezig. Bununla uğraşıyorum. Er + met → ermee
Ik weet ervan. Bundan haberim var. Er + van
Ik ben ervoor. Bundan yanayım. Er + voor
Ik ben ertegen. Buna karşıyım. Er + tegen

Met ile birleşen biçim ermet değil, ermee olur. Yön bildiren yapılarda tot yerine toe biçimini de görürsünüz: Dat leidt ertoe dat we moeten wachten — “Bu, beklemek zorunda kalmamıza yol açıyor.” Bu biçimleri yalnız başlarına değil, bağlı oldukları fiille öğrenmek daha güvenlidir.

Birleşimin parçaları yan yana gelirse bitişik yazılır: eraan, erover, ermee. Ancak cümlede ayrılabilirler:

  • Ik denk eraan. — Bunu düşünüyorum.
  • Ik denk er vaak aan. — Bunu sık sık düşünüyorum.
  • Ik heb er geen zin meer in. — Artık bunu yapmak istemiyorum.

Son örnekte zin hebben in “bir şeyi yapası olmak, canı istemek” anlamındadır. Er ... in, aynı gönderme yapısının iki parçasıdır; araya geen zin meer girmiştir. Türkçedeki “canım istemiyor” anlamında edat görünmese de Hollandacada in kaybolmaz.

Kişilere gönderme yaparken öğrenenler için güvenli tercih edat + kişi zamiridir:

  • Ik denk aan mijn zus. Ik denk aan haar. — Kız kardeşimi düşünüyorum. Onu düşünüyorum.
  • Ik praat met mijn buurman. Ik praat met hem. — Komşumla konuşuyorum. Onunla konuşuyorum.

Ermee ve benzeri biçimleri başlangıçta nesne ve durumlara ayırın. Kişilere ilişkin bazı kullanım farklılıklarıyla karşılaşabilirsiniz; bunlar met hem veya aan haar gibi açık biçimleri bırakmanız için gerekçe değildir.

5. Öznesiz edilgen cümlelerde er

Edilgen yapı, işi yapan kişiden çok yapılan işe odaklanan anlatımdır: “Kapı açılıyor”, “Burada çalışılıyor.” Hollandacada er, belirli bir öznesi olmayan edilgen cümlelerde kullanılabilir:

  • Er wordt gewerkt. — Çalışılıyor.
  • Er wordt hier veel gelachen. — Burada çok gülünüyor.
  • Er werd tot laat gedanst. — Geç saate kadar dans edildi.

Bu cümlelerde er, ne bir miktarı ne de belli bir yeri gösterir. Yapının kurulmasına hizmet eder. Gewerkt, gelachen, gedanst gibi biçimler burada fiilin edilgen yapıda kullanılan tamamlanmış biçimleridir; bunlara geçmiş zaman ortacı denir.

Bu kullanımı, açık öznesi bulunan edilgen cümleden ayırın:

  • Er wordt een brug gebouwd. — Bir köprü yapılıyor.
  • De brug wordt gebouwd. — Köprü yapılıyor.

İlk örnekte een brug yeni tanıtılan öznedir; er varlık tanıtma işlevindedir. İkinci örnekte bilinen köprü hakkında bilgi verilir. Dolayısıyla er wordt ile başlayan her cümle öznesiz değildir.

Er cümlenin neresine gelir?

Düz ana cümlede çekimli fiil, yani kişi ve zamana göre biçim almış fiil, ikinci konumda bulunur. Bu, “ikinci sözcük” demek değildir; baştaki bütün ifade tek bir konum sayılır. Er baştaysa fiil hemen ardından gelir. Başka bir öğeyle başlanırsa er çoğunlukla fiilden sonra yer alır:

  • Er staan twee fietsen buiten. — Dışarıda iki bisiklet var.
  • Vandaag staan er twee fietsen buiten. — Bugün dışarıda iki bisiklet var.
  • Staan er twee fietsen buiten? — Dışarıda iki bisiklet var mı?

Yer, miktar ve edat bağlantısı taşıyan vurgusuz er, genellikle cümlenin orta kısmında, birçok zaman ve durum ifadesinden önce bulunur:

  • Ik heb er gisteren twee gekocht. — Dün onlardan iki tane aldım.
  • Ik zal er morgen over praten. — Yarın bunun hakkında konuşacağım.

Yan cümle, “çünkü”, “eğer”, “... olduğunu” gibi bağlantılarla başka bir cümleye bağlanan cümledir. Hollandacada bu tür yapılarda fiiller sona yaklaşır, fakat er gönderme görevini korur:

  • Ik weet dat er een probleem is. — Bir sorun olduğunu biliyorum.
  • Ik blijf thuis omdat ik er geen zin in heb. — Canım istemediği için evde kalıyorum.

Kısa zamirlerle söz sırası daha incelikli olabilir: Ik heb het er neergelegd — “Onu oraya koydum.” Bu nedenle “er her zaman fiilden hemen sonra gelir” kuralını kullanmayın; yukarıdaki cümle kalıplarını ayrı ayrı çalışın.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örneklerde er sözcüğünün neye gönderme yaptığını veya hangi yapıyı kurduğunu izleyin. Miktar örneklerinde sayılan grubun önceden bilindiğini varsayın.

Hollandaca Türkçe Açıklama
Er zit iemand in de wachtkamer. Bekleme odasında biri var. Yeni bir kişi tanıtılıyor.
Er zijn geen plaatsen meer vrij. Artık boş yer yok. Olumsuz varlık bildirimi; fiil çoğul.
Er ligt een pakket bij de buren. Komşularda bir paket var. Paketin yeri ayrıca söyleniyor.
Mijn ouders wonen in Utrecht. Ik kom er vaak. Annemle babam Utrecht'te oturuyor. Oraya sık sık giderim. Er, Utrecht'e gönderme yapıyor.
Ben je ooit in Gent geweest? Ja, ik heb er een jaar gewoond. Hiç Gent'te bulundun mu? Evet, orada bir yıl yaşadım. Yer bildiren kullanım.
Hoeveel kopjes heb je nodig? Ik heb er zes nodig. Kaç fincana ihtiyacın var? Altı tanesine ihtiyacım var. Er, fincan grubunu gösteriyor.
Ik heb er geen meer. Onlardan hiç kalmadı. Sıfır miktar da er ile belirtiliyor.
Er staan er drie op tafel. Masada onlardan üç tane var. İlk er varlık, ikincisi miktar bildiriyor.
Er is er maar één. Onlardan yalnızca bir tane var. İki er farklı görevlerde.
Heb je het formulier? Ja, ik ben ermee bezig. Form sende mi? Evet, onunla uğraşıyorum. Met ile bağlantı, ermee biçiminde.
Ik heb er geen zin meer in. Artık bunu yapmak istemiyorum. Zin hebben in yapısı; er ve in ayrılmış.
Ik denk er nog even over na. Bunu biraz daha düşüneceğim. Erover ayrılmış; nadenken fiilinin na parçası da korunmuş.
Er wordt erover gepraat. Bunun hakkında konuşuluyor. İlk er edilgen yapıyı, erover konu bağlantısını kuruyor.
In deze bibliotheek wordt niet gepraat. Bu kütüphanede konuşulmaz. Başta yer ifadesi bulunan öznesiz edilgende er yok.

Sık yapılan hatalar

1. Her er'i “orada” diye okumak

  • Yanlış yorum: Er is een probleem — “Orada bir sorun var.”
  • Doğru yorum: “Bir sorun var.”
  • Neden: Cümlede yer bilgisi verilmemiştir. Buradaki er varlık tanıtır; belirli bir yere gönderme yapmaz. Yer eklemek isterseniz Er is daar een probleem — “Orada bir sorun var” diyebilirsiniz.

2. Bilinen bir gruptan miktar seçerken er'i atlamak

  • Yanlış: Hoeveel koekjes wil je? Ik wil drie.
  • Doğru: Hoeveel koekjes wil je? Ik wil er drie. — Kaç kurabiye istiyorsun? Üç tane istiyorum.
  • Neden: Türkçe cevapta “onlardan” söylemek gerekmese de Hollandacada grubun yerine er kullanılır. Adı yeniden söylerseniz Ik wil drie koekjes — “Üç kurabiye istiyorum” doğrudur.

3. Edatı unutmak

  • Yanlış: Ik denk er vaak. — “Bunu sık sık düşünüyorum” anlamında.
  • Doğru: Ik denk er vaak aan. — Bunu sık sık düşünüyorum.
  • Neden: Denken aan bağlantısı korunmalıdır. Edatsız er, bu anlamı taşımaz; uygun bağlamda yalnızca yer bildiren bir kullanım olarak anlaşılabilir.

4. Met ile yanlış birleşim kurmak

  • Yanlış: Ik ben ermet bezig.
  • Doğru: Ik ben ermee bezig. — Bununla uğraşıyorum.
  • Neden: Er + met birleşimi ermee biçimindedir. Ayrıldığında da mee kalır: Ik ben er al mee bezig — “Bununla zaten uğraşıyorum.”

5. Er'den sonra fiili her zaman tekil yapmak

  • Yanlış: Er staat drie mensen bij de ingang.
  • Doğru: Er staan drie mensen bij de ingang. — Girişte üç kişi var.
  • Neden: Özne drie mensen olduğundan fiil çoğul olmalıdır. Er burada fiilin sayısını belirlemez.

6. Öznesiz edilgende er yerine het kullanmak

  • Yanlış: Het wordt hier hard gewerkt.
  • Doğru: Er wordt hier hard gewerkt. — Burada sıkı çalışılıyor.
  • Neden: Bu öznesiz edilgen yapı er ile kurulur. Buna karşılık hava durumunda Het regent — “Yağmur yağıyor” denir. Türkçede ikisi de açık bir kişi öznesi olmadan anlatıldığı için Hollandacada aynı sözcüğü kullanacağınızı düşünmeyin.

Kullanım notları

Er, hem günlük konuşmada hem yazı dilinde çok yaygındır; başlı başına resmî veya gündelik bir sözcük değildir. Konuşmada çoğunlukla vurgusuz söylenir. Bu yüzden dinlerken kolayca gözden kaçar, fakat cümlenin anlam ve yapısında önemli bir görev üstlenebilir. Yazarken tam biçimi er kullanın.

Bir yeri veya nesneyi özellikle karşılaştırıyorsanız, vurgulu daar ve hier biçimleri işinizi görür. Ik ben ermee tevreden — “Bundan memnunum” nötr bir göndermedir. Daar ben ik niet tevreden mee — “Ondan memnun değilim” cümlesinde söz konusu şey özellikle öne çıkarılmıştır. Er ile daar arasındaki farkı yalnızca yakınlık-uzaklık meselesi olarak düşünmeyin; vurgu ve konuşmanın akışı da önemlidir.

Edatsız er için cümle başına taşıma konusunda dikkatli olun. Varlık bildiren Er zijn veel vragen — “Çok soru var” doğaldır. Fakat miktar bildiren Ik heb er drie cümlesini, vurgu yapmak için er ile başlatmak doğal bir çözüm değildir. Miktarı öne çıkarmak isterseniz Drie heb ik er — “Üç tane var bende” gibi bir yapı kullanabilirsiniz; bu belirgin vurgu taşır ve her bağlama uygun değildir.

İleri kullanım: Bir cümlede birden fazla görev

İki er neden yan yana aynı şeyi söylemez?

Er staan er drie op tafel cümlesini iki aşamada çözün:

  1. Er staan ... op tafel: Masada bir şeylerin bulunduğunu bildiriyor.
  2. ... er drie ...: Daha önce sözü edilen grubun üç üyesini belirtiyor.

İlk er cümle kuruluşuna, ikinci er miktarın hangi gruptan alındığına hizmet eder. İkinci sözcüğü yalnızca tekrar sanıp silmek, gönderme bilgisini kaybettirebilir.

Er is er maar één için de aynı çözüm geçerlidir: “Bir tane var” yapısı, “onlardan bir tane” göndermesiyle birleşir. Één üzerindeki işaretler burada “bir tane” sayısını özellikle belirtir; belirsiz tanımlık olan een ile karıştırılmasını önler.

Edilgen ve edatlı kullanım da birleşebilir:

  • Er wordt erover gepraat. — Bunun hakkında konuşuluyor.
  • Er wordt er veel over gepraat. — Bunun hakkında çok konuşuluyor.

İkinci örnekte erover ayrılmıştır. İki bağımsız er görseniz de bunlardan biri over ile bağlantılıdır. Yapıyı çözerken edatı arayın; kelimelerin yan yana olması şart değildir.

Görevler bazen tek er ile karşılanır

Her görev için mutlaka ayrı bir er koymak da doğru değildir. Bir cümlenin başındaki er, bazı yapılarda varlık bildirme ve gönderme görevlerini birlikte taşıyabilir:

  • Hoeveel stoelen zijn er nog? Er zijn nog drie. — Kaç sandalye kaldı? Üç tane kaldı.

Burada sandalye grubu sorudan bellidir. Cümle başındaki er, varlık bildiren yapının içinde miktar göndermesinin de anlaşılmasına olanak verir. Buna karşılık özneyle başlayan Ik heb er nog drie — “Bende hâlâ üç tane var” cümlesinde miktar bildiren er açıkça yer alır.

Bu yüzden “bir görev = bir sözcük” hesabıyla cümle kurmayın. Er staan er drie op tafel gibi iki er içeren kalıplar da doğaldır; hangi görevlerin ayrı kaldığı söz dizimine ve gönderme ilişkisine bağlıdır. Önce her parçanın anlamını bulun, sonra doğal kalıbı öğrenin.

Başka bir öğe öne çıkınca er azalabilir

Öznesiz edilgenlerde başta bir yer veya zaman ifadesi varsa er çoğu kez kullanılmadan da cümle kurulabilir:

  • Er wordt hier gewerkt. — Burada çalışılıyor.
  • Hier wordt gewerkt. — Burada çalışılıyor.
  • Gisteren werd er tot laat gedanst. — Dün geç saate kadar dans edildi.
  • Gisteren werd tot laat gedanst. — Dün geç saate kadar dans edildi.

Bu, diğer er türlerinin de aynı şekilde atılabileceği anlamına gelmez. Hier heb ik er drie gekocht — “Burada onlardan üç tane aldım” cümlesinde hier yeri bildirir, er ise satın alınan grubun yerine geçer. Birinin bulunması diğerini gereksiz yapmaz.

Varlık bildiren etkin cümlelerde de yerin öne alınması kullanımı etkileyebilir: Op tafel ligt een sleutel — “Masada bir anahtar var.” Er olmadan da doğal bir varlık tanıtımı yapılmıştır. Ancak her fiil ve bağlam için “başka bir sözcük baştaysa er'i sil” kuralı geçerli değildir; Vandaag zijn er veel bezoekers — “Bugün çok ziyaretçi var” gibi yaygın kalıpları koruyun.

Er, ardından gelen bir cümleye de gönderme yapabilir

Edatlı biçimin neyi gösterdiği her zaman önceki bir ad olmak zorunda değildir. Bazen açıklama sonradan gelir:

  • Ik reken erop dat je op tijd komt. — Zamanında geleceğine güveniyorum.
  • Zorg ervoor dat de deur dicht is. — Kapının kapalı olduğundan emin ol.

İlk örnekte rekenen op, güvenilen beklentiyle ilişki kurar; erop bu beklentiyi ardından gelen cümleye bağlar. Türkçede “geleceğine” veya “kapalı olduğundan” derken ilişkiyi eklerle kurduğumuz için Hollandacada op ve voor parçalarını unutmak kolaydır. Bu örnekleri tek tek sözcük çevirileri yerine bütün kalıplar olarak çalışın.

Çalışma önerileri

  1. Her er'e görev etiketi verin. Kısa bir Hollandaca metinde gördüğünüz örneklerin yanına “varlık”, “yer”, “miktar”, “edat” veya “öznesiz edilgen” yazın. Edatlı kullanımlarda ayrı duran aan, in, over, mee parçalarını da işaretleyin. İki er varsa her birini ayrı değerlendirin.

  2. Tek bir bağlamı dönüştürün. Sandalye gibi sayılabilir bir nesne seçin: Er staan zes stoelen — “Altı sandalye var”; Ik heb er twee nodig — “İki tanesine ihtiyacım var”; Er staan er drie in de keuken — “Mutfakta onlardan üç tane var.” Ardından başa vandaag veya in de keuken getirerek sözcük sırasının nasıl değiştiğine bakın.

  3. Edatlı fiilleri iki biçimiyle kaydedin. Örneğin praten over het probleem → erover praten ve bezig zijn met het formulier → ermee bezig zijn yazın. Her biri için araya bir sözcük giren örnek de üretin: We praten er morgen over — “Yarın bunun hakkında konuşacağız.” Böylece hem edatı korumayı hem de doğru yazımı çalışmış olursunuz.

İlgili kavramlar

  • Ön bilgi: Miktar bildiren er — Bir grubun “iki tanesi”, “birkaçı” veya “hiçbiri” gibi miktarlarını belirtmenin temelini öğrenin. Buradaki çok işlevli cümleleri çözmek için özellikle yararlıdır.

Ön koşul

Hollandacada miktar bildiren er kullanımıA2

Diğer B2 kavramları