A1

Maoricede temel edatlar: ki, i, kei, mō, nō

Ki, I, Kei

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Maori dili dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Maoricede ki çoğunlukla yönü veya hedefi, kei şu anki yeri, i ise geçmişteki yeri ve başka yapılarda zamanı ya da eylemin etkilediği şeyi belirtir. Mō “için, hakkında”, nō ise köken ve belirli aidiyet ilişkileri için kullanılır. Türkçede “okula, okulda” derken sözcüğün sonuna ek getiririz; Maoricede bu ilişkiyi bildiren sözcük genellikle ilgili ifadenin önünde durur: ki te kura “okula”, kei te kura “okulda”.

Genel bakış

Bir yere gitmek, nerede olduğunuzu söylemek, bir hediyenin kimin için olduğunu açıklamak: Bunların hepsi A1 düzeyinde karşılaşılan günlük ihtiyaçlardır. Maoricede bu bilgileri taşıyan küçük sözcükler, cümlenin anlamını belirgin biçimde değiştirir. Edat burada başka bir ifadeyle yön, yer, zaman veya amaç ilişkisi kuran sözcük demektir. Türkçedeki “için” ve “hakkında” da benzer işler yapar; ancak Maoricede sözcüklerin sırası farklıdır.

Bu konuyu öğrenirken tek tek Türkçe karşılıkları ezberlemekten çok, “Burada hangi ilişki anlatılıyor?” sorusunu sormak yararlıdır. Ki yalnızca Türkçedeki “-e” ekinin, i de yalnızca “-de” ekinin karşılığı değildir. Aynı biçim farklı görevler üstlenebilir. Örneğin i hem “geçen hafta” gibi bir zaman ifadesinin önünde hem “kitabı okudum” cümlesinde okunan şeyin önünde görülebilir.

Başlangıçta beş temel ayrımı öğrenmek yeterlidir: hedef, şimdiki yer, geçmişteki yer, yararlanacak kişi ve köken. Aşağıda önce bu ayrımları kuracağız. Bir sözcüğün neden her cümlede aynı Türkçe ekle çevrilemediğini ve daha ileri kullanımları ise ayrı bir bölümde ele alacağız.

Nasıl kullanılır?

1. Türkçe ek yerine ifadenin önündeki sözcüğe bakın

Maoricede ilişki bildiren sözcük, genellikle isim öbeğinin önüne gelir. İsim öbeği, bir varlığı birlikte adlandıran sözcük grubudur; “bu kitap” veya “o büyük ev” gibi. Te kura “okul” ifadesinde te, tek bir belirli varlığı gösteren belirleyicidir. Türkçede te için her zaman ayrı bir sözcük kullanmayız; buna rağmen Maori cümlesinde onu atmak doğru olmayabilir.

Maori biçimi Türkçesi Kurduğu ilişki
ki te kura okula Hareketin hedefi
kei te kura okulda Şu anki yer
i te kura okulda Geçmişteki yer veya bir eylemin gerçekleştiği yer
mō te tamaiti çocuk için Yararlanacak kişi
nō Ākarana Aucklandlı; Auckland kökenli Köken

Ki te kura ifadesini Türkçeye “okula” diye çevirmek için Maoricede kura sözcüğünün sonuna bir şey eklemeyiz. Edatı öne getirir, isim grubunu koruruz. Sözcüğü değil, bütün grubu öğrenmek bu nedenle daha güvenlidir.

2. Ki: nereye, kime, hangi hedefe?

Ki, hareketin varış noktasını veya yöneldiği yeri göstermek için temel seçimdir:

Kei te haere au ki te kura. — Okula gidiyorum.

Burada au “ben”, haere “gitmek” demektir. Ki te kura, “Nereye gidiyorum?” sorusunu yanıtlar. Cümlenin başındaki kei te haere ise sürmekte olan eylemi anlatır; buradaki kei te yapısını aşağıda ayrıca ayıracağız.

Hedef mutlaka bir bina olmak zorunda değildir. Bir kişiye konuşurken o kişi de konuşmanın yöneldiği hedeftir:

Kei te kōrero au ki a Mere. — Mere ile konuşuyorum.

Türkçede burada “Mere ile” deriz. Maoricede ise ki, konuşmanın kime yöneldiğini gösterir. Bu örnek, her ki gördüğünüzde mekanik olarak “-e” çevirisi yapmamanız gerektiğini gösterir.

Kişi adlarından önce bazı yapılarda a bulunur: ki a Mere “Mere'ye”. Bu a, burada adı işaretleyen bir sözcüktür; Türkçedeki iyelik ekiyle, yani “birine ait olma” ekiyle karıştırılmamalıdır. Yer adlarında ise çoğunlukla bu kalıp kullanılmaz: ki Ākarana “Auckland'a”.

3. Kei ve i: şimdi nerede, daha önce nerede?

Şu anki konumu bildiren yalın cümlelerde kei kullanılır:

Kei Ākarana ia. — O, Auckland'da.

Kei te kāinga au. — Evdeyim.

Türkçede “evdeyim” derken kişi bilgisini sona ekleriz. Maoricede yer ifadesi başa gelir, ardından özne, yani hakkında konuşulan kişi veya varlık gelir. Bu yüzden kei te kāinga au sırasını “evde + ben” diye çözümlemek başlangıçta yardımcı olabilir. Ayrıca ia, cinsiyet belirtmeyen “o” sözcüğüdür; Türkçedeki “o” gibi hem kadın hem erkek için kullanılabilir.

Geçmişteki bir konumu anlatırken i kullanılır:

I te kāinga au inanahi. — Dün evdeydim.

Buradaki inanahi “dün” demektir. Şimdiki yer için kei, geçmişteki yer için i ayrımını bu iki kalıpla öğrenebilirsiniz. Maoricede ayrıca “olmak” anlamında bir fiili Türkçedeki gibi çekimlemek gerekmez.

Ancak i yalnızca geçmiş yer bildirmez. Eylemin nerede gerçekleştiğini gösteren yer ifadesinde, eylem şu anda sürse bile i bulunabilir:

Kei te mahi au i te kura. — Okulda çalışıyorum.

Bu cümlede zaman bilgisini kei te mahi “çalışıyorum” verir. I te kura ise çalışmanın yerini belirtir. Dolayısıyla “Şimdiki zamandaki bütün yer ifadeleri kei alır” diye bir kural yoktur. Başlangıç ayrımı, özellikle “Nerede?” sorusuna doğrudan cevap veren yer cümleleri için geçerlidir.

4. I: zaman ve nesne de gösterebilir

I haere au i tērā wiki. — Geçen hafta gittim.

Bu cümlede iki i vardır; görevleri aynı değildir. Başta, haere önündeki i bir zaman belirtecidir, yani eylemin geçmişte olduğunu gösterir. I tērā wiki içindeki i ise “o hafta / geçen hafta” anlamındaki zaman grubunu cümleye bağlar. “Geçen hafta” çevirisi bu örnekte doğaldır; tērā başka bağlamlarda “o” anlamıyla da karşınıza çıkar.

I, pek çok cümlede nesneyi, yani eylemin etkilediği kişiyi veya şeyi de gösterir:

I pānui au i te pukapuka. — Kitabı okudum.

İlk i geçmişi, ikinci i okunan şeyi belirtir. Türkçede “kitab-ı” derken kullandığımız belirtme ekinin yaptığı iş, bu örnekte i te pukapuka grubuyla karşılanır. Ama bundan “Türkçedeki bütün nesneler Maoricede i alır” sonucu çıkmaz; bazı fiiller farklı kalıplar gerektirir. Yeni bir fiili öğrenirken hangi sözcükle kullanıldığını da not edin.

5. Mō: kimin için, ne hakkında?

Mō, bir şeyin kimin yararına veya kime ayrılmış olduğunu gösterebilir:

He koha mōu. — Senin için bir hediye.

Mōu, “senin için” anlamındaki birleşmiş biçimdir. He koha, “bir hediye” demektir. Türkçede “senin için” iki sözcük olsa da Maoricede bu kısa biçimi bir bütün olarak öğrenmek gerekir.

Bir konuyu anlatırken de mō kullanılır:

Kei te kōrero au mō te kura. — Okul hakkında konuşuyorum.

İki soruyu ayırın: Ki a Mere “Kiminle / kime konuşuyorum?”, mō te kura “Ne hakkında konuşuyorum?”. Türkçede konuşmanın muhatabı için “ile”, konusu için “hakkında” dediğimiz fark, bu Maori kalıplarında ki ve mō ile kurulur.

6. Nō: köken ve aidiyet

Nō, bir kişinin nereli olduğunu bildiren çok yaygın kalıbın parçasıdır:

Nō Ākarana au. — Aucklandlıyım.

Bu, şu anda Auckland'da olduğunuzu söylemez. İstanbul'da bulunurken de Aucklandlı olduğunuzu belirtebilirsiniz. Kei konumu, nō kökeni anlatır.

Nō, aidiyet, yani bir şeyin kime ait olduğu için de kullanılır:

Nō Mere tēnei pukapuka. — Bu kitap Mere'nin.

Buradaki nō, kitabın kime ait olduğunu bildirir. Bununla birlikte Maoricede bütün sahiplik ilişkileri tek bir sözcükle kurulmaz. Daha sonra karşılaşacağınız nā gibi biçimlerle ayrım yapılır; bu yüzden başlangıçta nōyu “Türkçedeki bütün -in eklerinin karşılığı” olarak öğrenmeyin.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki cümlelerde edatı seçmeden önce Türkçe anlamdaki ilişkiyi bulun: hedef mi, yer mi, konu mu, köken mi?

Maorice Türkçesi Açıklama
Kei te haere au ki te kura. Okula gidiyorum. Okul, gidilen hedef.
I haere au i tērā wiki. Geçen hafta gittim. İlk işaret geçmişi, ikincisi zaman grubunu gösteriyor.
Kei Ākarana ia. O, Auckland'da. Şu anki konum.
He koha mōu. Senin için bir hediye. Hediye sana ayrılmış.
Kei hea te pēke? Çanta nerede? Şimdiki yeri soruyor.
Kei te kāinga te pēke. Çanta evde. Çantanın bulunduğu yer.
I te kura ia inanahi. O, dün okuldaydı. Geçmişteki konum.
Kei te mahi au i te kura. Okulda çalışıyorum. Eylemin gerçekleştiği yer.
I pānui au i te pukapuka. Kitabı okudum. İkinci işaret okunan nesneyi gösteriyor.
Kei te kōrero au ki a Mere. Mere ile konuşuyorum. Konuşmanın yöneldiği kişi.
Kei te kōrero au mō te kura. Okul hakkında konuşuyorum. Konuşmanın konusu.
He kai mō ngā tamariki. Çocuklar için yiyecek. Yiyeceğin kimler için olduğu belirtiliyor.
Nō hea koe? Nerelisin? Köken sorusu.
Nō Ākarana au. Aucklandlıyım. Köken bildiriyor; şimdiki yeri değil.
Nō Mere tēnei pukapuka. Bu kitap Mere'nin. Kitabın kime ait olduğu bildiriliyor.

Hea “neresi / nerede” sorularında kullanılan sözcüktür. Kei hea ve nō hea ifadelerini birlikte öğrenmek, “Neredesin?” ile “Nerelisin?” ayrımını yerleştirir. Tablodaki ngā tamariki “çocuklar” anlamındadır; ngā birden çok varlığı gösteren belirleyicidir.

Sık yapılan hatalar

1. Gidilen yer ile bulunulan yeri karıştırmak

  • Yanlış: Kei te haere au kei te kura. — “Okula gidiyorum” demek isterken.
  • Doğru: Kei te haere au ki te kura. — Okula gidiyorum.
  • Neden? Haere ile burada bir hedef bildiriyorsunuz. “Nerede?” değil, “Nereye?” sorusuna cevap verdiği için hedefin önünde ki gerekir. Yalnızca “Okuldayım” demek isterseniz Kei te kura au kullanılır.

2. Geçmişteki yalın yer cümlesinde kei kullanmak

  • Yanlış: Kei te kāinga au inanahi. — “Dün evdeydim” demek isterken.
  • Doğru: I te kāinga au inanahi. — Dün evdeydim.
  • Neden? Bu cümlede bir eylemin yerini değil, kişinin geçmişte bulunduğu yeri bildiriyorsunuz. Inanahi ile geçmiş kastedildiğinden yalın yer cümlesinde i kullanılır.

3. Her i biçimini “geçmiş” diye yorumlamak

  • Yanlış yorum: Kei te mahi au i te kura cümlesini “Okulda çalıştım” diye anlamak.
  • Doğru yorum: Okulda çalışıyorum.
  • Neden? Burada i, zaman değil yer ilişkisi kuruyor. Sözcüğün fiilin önünde mi, bir isim grubunun önünde mi olduğuna bakın. Geçmişte çalıştığınızı söylemek için I mahi au i te kura kullanabilirsiniz.

4. Nereli olduğunu söylerken kei seçmek

  • Yanlış: Kei Ākarana au. — “Aucklandlıyım” demek isterken.
  • Doğru: Nō Ākarana au. — Aucklandlıyım.
  • Neden? İlk cümle dil bilgisi bakımından doğrudur ama “Auckland'dayım” anlamına gelir. Bu, biçim hatasından çok anlam hatasıdır: geçici konum ile köken farklı ilişkilerdir.

5. Mōu yerine ayrı sözcükler kullanmak

  • Yanlış: He koha mō koe.
  • Doğru: He koha mōu. — Senin için bir hediye.
  • Neden? Tekil kişi sözcükleriyle kullanılan bu kalıpta birleşmiş biçimi öğrenmek gerekir. Aynı örüntüde mōku “benim için”, mōna “onun için” biçimleri bulunur. Türkçedeki sözcük ayrımını olduğu gibi Maoriceye taşımayın.

Kullanım notları

Uzun ünlüler anlamın ve yazımın parçasıdır

Mō ve nō üzerindeki çizgi, uzun ünlüyü, yani daha uzun söylenen sesi gösterir. Süsleme veya vurgu işareti değildir. Örnekleri yazarken mōu, mōku ve nō biçimlerindeki çizgileri koruyun. Aynı özeni kāinga “ev” ve Ākarana gibi sözcüklerde de gösterin.

Aynı sözcük dizisi farklı yapılara ait olabilir

Kei te kāinga “evde” ile kei te haere “gidiyor” yüzeyde birbirine benzer. İlkinde te kāinga bir yer grubudur; ikincisinde kei te + fiil, yani eylem bildiren sözcük, sürmekte olan durumu anlatır. Bu nedenle cümlenin başındaki keiyi her zaman tek başına “-de” diye çevirmeyin. Ardından ne geldiğine bakın.

Temel biçimler yalnızca resmî dile özgü değildir

Ki, i, kei, mō, nō günlük konuşmada da yazıda da temel yapı taşlarıdır. Bu sözcükler kendi başlarına resmîlik veya samimiyet belirtmez. Bir kişiye hitap ederken nasıl konuşulacağı, kullanılan adlara, ifadelere ve duruma bağlıdır; Türkçedeki “sen/siz” ayrımını bu edatların içine taşımayın.

Temelin ötesi: daha ileri ayrımlar

Bu bölüm başlangıç kuralını genişletir. A1 düzeyinde aşağıdaki bütün biçimleri hemen üretmeniz gerekmez; okurken fark etmek ve temel kalıpları aşırı genellememek yeterlidir.

Köken ile bir yerden hareket etme aynı şey değildir

Türkçede “Auckland'danım” ile “Auckland'dan geldim” aynı ayrılma ekini içerir. Maoricede aynı seçimi yapmanız gerekmez:

Nō Ākarana au. — Aucklandlıyım.

I haere mai au i Ākarana. — Auckland'dan geldim.

İkinci cümlede i Ākarana hareketin çıktığı yeri belirtir. Mai ise hareketi konuşanın bulunduğu yere veya bağlamdaki merkeze doğru gösterir. Bu yüzden nōyu genel bir “-den” eki gibi kullanmayın. Nereli olduğunu tanıtmak başka, belirli bir yolculuğun başlangıç noktasını söylemek başkadır.

İçeride, üstünde, yanında: yer grupları genişleyebilir

Kei roto te pukapuka i te pēke. — Kitap çantanın içinde.

Burada roto “iç” anlamındaki yer sözcüğüdür. Kei roto mevcut konumu, i te pēke ise hangi şeyin içinde olduğunu belirtir. Başta kei bulunması, cümlenin ilerleyen kısmında i kullanılamayacağı anlamına gelmez. Her sözcük farklı bir ilişkiyi kurar.

Bunu tek bir “-de” karşılığı arayarak çözmek zordur. Önce ana konumu “içeride” olarak, sonra referans alınan şeyi “çantanın” olarak düşünün. Başka yer sözcükleriyle kurulan kalıpları da tam ifadeler halinde öğrenmek en sağlıklı yoldur.

Mō ve nō biçimlerinin kişiyle birleşmesi

Zamir, bir kişinin veya varlığın adı yerine kullanılan “ben, sen, o” gibi sözcüktür. Bu konuda sık geçen tekil birleşmeler şunlardır:

Maori biçimi Türkçesi
mōku benim için
mōu senin için
mōna onun için
nōku bana ait; benim
nōu sana ait; senin
nōna ona ait; onun

Mōu tēnei pukapuka. — Bu kitap senin için.

Nōu tēnei pukapuka. — Bu kitap senin.

İlk cümle kitabın sana ayrıldığını, ikincisi sana ait olduğunu söyler. Türkçede gündelik konuşmada bu iki anlam birbirine yaklaşabilir; Maoricede mō ve nō ayrımı öğrenmeye değerdir. İki kişiyi veya daha büyük grupları anlatan zamirlerle ise bütün biçimler bu tekil örneklere göre kısaltılmaz; mō tātou “hepimiz için, sen de dahil” gibi ayrı yazılan gruplar da vardır.

Aidiyette ve amaçta başka seçenekler de vardır

Nō, sahiplik bildiren o türü ilişkilere; nā ise a türü ilişkilere bağlıdır. Bunlar Maoricenin iki aidiyet grubudur. Aynı şekilde mō ile birlikte daha sonra mā biçimini de öğreneceksiniz. Ayrım, bir kişinin bir şey üzerindeki denetimi ve ilişkinin nasıl düşünüldüğüyle bağlantılıdır; sadece “eşya mı, kişi mi?” sorusuyla çözülemez.

Bu yazıdaki “Bu kitap Mere'nin” ve “Senin için bir hediye” kalıpları başlangıç için uygundur. Ancak bir görevi kimin üstleneceğini belirtmek, bir şeyin gelecekte kime ait olacağını söylemek ve akrabalık ilişkilerini anlatmak aynı tek kalıba sığmaz. Aidiyet konusuna geçtiğinizde a/o ayrımını ayrıca öğrenin; buradaki örnekleri evrensel bir sahiplik kuralı gibi kullanmayın.

Fiilin istediği ilişkiyi de öğrenin

“Kitabı okudum” örneğindeki i her fiile otomatik olarak taşınmaz. Örneğin:

Kei te whakarongo au ki te kaiako. — Öğretmeni dinliyorum.

Türkçede “öğretmen-i” bir nesne gibi görünür; Maoricede whakarongo “dinlemek” bu kalıpta ki ile kullanılır. Yeni bir fiil için yalnızca Türkçe anlamı değil, örnek bir cümleyi de kaydetmek bu nedenle önemlidir. Aynı ilke, konuşmanın muhatabını gösteren ki ile konusunu gösteren mō ayrımında da geçerlidir.

Çalışma önerileri

  1. Aynı yerle üç kısa cümle kurun. Örneğin Kei te kura au “Okuldayım”, I te kura au inanahi “Dün okuldaydım”, Kei te haere au ki te kura “Okula gidiyorum”. Türkçe çeviride hangi ekin değiştiğine, Maoricede ise hangi sözcüğün değiştiğine bakın. Sonra okul yerine evi kullanarak tekrarlayın.

  2. İlişkiye göre kart hazırlayın. Kartın bir yüzüne “nerede?”, “nereye?”, “kimin için?”, “nereli?” yazın; diğer yüzüne tam bir Maori cümlesi koyun. Ayrı bir kart çiftiyle Mōu tēnei pukapuka “Bu kitap senin için” ve Nōu tēnei pukapuka “Bu kitap senin” farkını çalışın. Böylece yalnızca sözcük eşleştirmesi değil, anlam seçimi yaparsınız.

  3. I biçimlerini görevlerine göre işaretleyin. I pānui au i te pukapuka cümlesinde ilk işareti “geçmiş”, ikincisini “okunan şey” diye etiketleyin. Ardından Kei te mahi au i te kura örneğinde inin “yer” gösterdiğini bulun. Son kontrol olarak her cümlenin Türkçe anlamını söyleyin; yalnızca sözcükleri saymakla yetinmeyin.

İlgili konular

  • Yerler ve konum sözcükleri — İçeride, dışarıda ve başka konumları belirtmek için temel yer ilişkilerini genişletir.
  • Yön bildiren parçacıklar — Hareketin konuşana veya başka bir noktaya göre yönünü gösteren kısa sözcükleri ele alır; özellikle mai gibi biçimleri anlamak için sonraki adımdır.

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer A1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır