Korecede temel sayma birimleri
기본 단위 명사
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Korece dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Korecede bir şeyin kaç tane olduğunu söylerken genellikle sayının yanında, sayılan şeye uygun bir sayma birimi kullanılır: 사과 두 개 “iki elma”, 학생 세 명 “üç öğrenci”, 커피 한 잔 “bir fincan kahve”. Başlangıç için en kullanışlı diziliş ad + sayı + sayma birimi biçimindedir. Bu birimlerden önce 하나, 둘, 셋, 넷 ve 스물 sayıları sırasıyla 한, 두, 세, 네, 스무 biçimine girer.
Genel bakış
Türkçede “iki elma” da “iki tane elma” da diyebiliriz. “Tane” çoğu zaman isteğe bağlıdır; nesnenin türüne göre mutlaka değiştirilmesi gerekmez. Korecede ise sayma birimleri, yani 단위 명사, günlük sayma ifadelerinin temel bir parçasıdır. Ad (bir varlığın ya da şeyin adı olan sözcük) neyi saydığımızı, sayı kaç tane olduğunu, birim de o şeyi nasıl saydığımızı belirtir.
Bu sistemin Türkçede hiç karşılığı yokmuş gibi düşünmeyin. “İki şişe su”, “üç fincan çay”, “beş cilt kitap” gibi ifadeler zaten tanıdıktır. Fark, Korecenin bu ayrımı daha geniş bir alanda kullanmasıdır: insanlar için 명, hayvanlar için 마리, kitaplar için 권 seçilir. Bu sözcükleri her seferinde Türkçeye ayrıca çevirmek gerekmez. 학생 세 명 ifadesinin doğal karşılığı “üç öğrenci”dir; “üç adet öğrenci” demek Türkçede gereksiz ve soğuk duyulur.
A1 düzeyinde amaç bütün birimleri ezberlemek değildir. Önce gündelik yaşamda en sık kullanılan yedi biçimi, bunlarla birlikte gelen sayıları ve basit cümlelerdeki yerlerini öğrenmek yeterlidir. Böylece kafede sipariş verebilir, evdeki eşyaları sayabilir ve bir grupta kaç kişi bulunduğunu söyleyebilirsiniz. Daha büyük sayılar ve farklı dizilişler ise yazının ilerleyen bölümünde ayrı ele alınacaktır.
Nasıl kullanılır?
1. Sayılan şeye uygun birimi seçin
Sayaç ya da sınıflandırıcı adıyla da karşılaşabileceğiniz bu sözcükler sayılan varlığın türünü belirtir. Burada “sayma birimi” adını kullanacağız. Başlangıçta birimi tek başına değil, birlikte kullanıldığı adla öğrenmek daha kolaydır.
| Birim | Kullanıldığı yer | Örnek ve anlamı |
|---|---|---|
| 개 | Pek çok gündelik nesne için genel birim | 사과 두 개 — iki elma |
| 명 | İnsanlar | 학생 세 명 — üç öğrenci |
| 분 | Saygı göstererek sayılan insanlar | 손님 두 분 — iki misafir |
| 마리 | Hayvanlar | 고양이 한 마리 — bir kedi |
| 권 | Kitaplar ve defterler gibi ciltli ürünler | 책 다섯 권 — beş kitap |
| 잔 | Fincan veya bardakla sunulan içecekler | 커피 한 잔 — bir fincan kahve |
| 병 | Şişeyle sayılan içecekler ve başka şişeli ürünler | 물 두 병 — iki şişe su |
개, Türkçedeki “tane”ye en yakın genel birimdir. Elma, yumurta ve pek çok küçük eşya için kullanılabilir. Ancak “genel” olması, bütün diğer birimlerin yerine kullanılabileceği anlamına gelmez. İnsanları sayarken 명/분, hayvanları sayarken 마리 kullanmayı baştan alışkanlık hâline getirin.
잔 ve 병 arasındaki seçim yalnızca içeceğin adına bağlı değildir. Aynı suyu bardakla da şişeyle de sayabilirsiniz: 물 한 잔 “bir bardak su”, 물 한 병 “bir şişe su”. Birim burada ne kadar içecekten söz edildiğini de değiştirir. Benzer şekilde 커피 두 잔 “iki fincan kahve”, 커피 두 병 ise şişede satılan kahveden söz ediliyorsa “iki şişe kahve”dir.
2. Sayıyı birimden önce gelen biçimiyle kullanın
Bu temel birimlerle gündelik, küçük miktarları sayarken öz Korece sayılar kullanılır. Bunlar 하나, 둘, 셋 gibi Korecenin kendi sayı dizisidir; 일, 이, 삼 gibi Çin kökenli sayı dizisinden ayrılır. Sayma birimi gelince bazı sayılar kısalır.
| Değer | Tek başına sayı | Birimden önce | Örnek ve anlamı |
|---|---|---|---|
| 1 | 하나 | 한 | 한 개 — bir tane |
| 2 | 둘 | 두 | 두 명 — iki kişi |
| 3 | 셋 | 세 | 세 마리 — üç hayvan |
| 4 | 넷 | 네 | 네 권 — dört kitap |
| 5 | 다섯 | 다섯 | 다섯 잔 — beş bardak veya fincan |
| 6 | 여섯 | 여섯 | 여섯 병 — altı şişe |
| 7 | 일곱 | 일곱 | 일곱 개 — yedi tane |
| 8 | 여덟 | 여덟 | 여덟 명 — sekiz kişi |
| 9 | 아홉 | 아홉 | 아홉 마리 — dokuz hayvan |
| 10 | 열 | 열 | 열 권 — on kitap |
| 20 | 스물 | 스무 | 스무 개 — yirmi tane |
Değişiklik yalnızca ilk dört sayı ve yirmi ile sınırlı değildir; birleşik sayının sonundaki 하나, 둘, 셋, 넷 de aynı şekilde değişir:
- 열한 개 — on bir tane.
- 열두 명 — on iki kişi.
- 열세 권 — on üç kitap.
- 열네 병 — on dört şişe.
- 스물한 개 — yirmi bir tane.
Yirmi ile yirmi biri ayırmak önemlidir: 스무 개 “yirmi tane”, fakat 스물한 개 “yirmi bir tane” olur. Yirmi birde 스물 kısmını 스무 yapmayın.
한 ve 하나 birbirinin her yerde kullanılabilen eş anlamlısı değildir. Birimi olmayan bir cevapta 하나 “bir” kullanılabilir; birimin önündeki düzenli biçim ise 한 olur. Dolayısıyla 한 잔 “bir fincan” ifadesini tek bir parça gibi öğrenmek iyi bir başlangıçtır.
3. En kolay diziliş: ad + sayı + birim
Başlangıçta şu üç parçayı sırayla kurun:
사과 + 두 + 개 → 사과 두 개 — iki elma
Türkçede sayı genellikle adın önünde durur: “iki elma”. Korecede gündelik ve çok yaygın dizilişte önce neyin sayıldığını söyleriz: 사과 두 개. Sözcükleri Türkçe sıraya göre dizmek yerine, ifadeyi zihninizde “elma, iki tane” diye kurabilirsiniz. Bu yalnızca anlamayı kolaylaştıran bir yöntemdir; Türkçe çeviriyi yine “iki elma” şeklinde yapın.
Sayı ve birim arasına boşluk koyun: 두 개, 세 명, 다섯 권. Sayma birimi ayrı bir sözcüktür; Türkçedeki bir çekim eki gibi ada ya da sayıya bitiştirilmez. Rakamla yazılan 2개, 3명 gibi biçimler de yaygındır. Sayı sözcükleriyle çalışırken 두 개 gibi aralıklı yazımı esas alın.
4. Cümlede gereken ek, çoğu zaman birimin sonuna gelir
Korecede 이/가, 을/를 gibi parçacıklar, yani bir sözcüğün cümledeki görevini gösteren kısa ek benzeri öğeler bulunur. Sayılan ad ile miktar bir bütün oluşturduğunda, bu parçacıklar birimin arkasına gelebilir:
- 사과 두 개가 있어요. — İki elma var.
- 책 세 권을 샀어요. — Üç kitap aldım.
- 물 한 병을 주세요. — Bir şişe su verir misiniz?
Burada 가 var olan şeyi, 을 ise alma ya da verme işlemindeki şeyi gösterir. Parçacığın biçimi, hemen önündeki sözcüğün son sesine bağlıdır. Bu nedenle 개가, ama 권을 ve 병을 yazılır. Bütün parçacık sistemini öğrenmeden de bu örnekleri kalıp olarak kullanabilirsiniz.
Siparişte 커피 한 잔 주세요 “Bir fincan kahve verir misiniz?” gibi parçacığı söylemeden kurulan ifadeler çok yaygındır. Bu, sayma biriminin de isteğe bağlı olduğu anlamına gelmez: 잔 miktarı belirtmeye devam eder.
Günlük kullanım örnekleri
Aşağıdaki ilk dört satır temel ifadeleri gösterir. Diğer satırlarda aynı yapı, alışveriş, sipariş ve ev yaşamı içinde kullanılır. Çevirilerde her birim için ayrıca “tane” denmemesi bilinçlidir; doğal Türkçe karşılık esas alınmıştır.
| Korece | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| 사과 두 개 | İki elma | Nesne için 개; 둘 yerine 두. |
| 학생 세 명 | Üç öğrenci | İnsan için 명; 셋 yerine 세. |
| 커피 한 잔 | Bir fincan kahve | İçeceğin fincanla sayılması. |
| 책 다섯 권 | Beş kitap | Kitap için 권. |
| 사과 두 개 주세요. | İki elma verir misiniz? | Alışverişte kısa ve nazik bir istek. |
| 학생 세 명이 교실에 있어요. | Sınıfta üç öğrenci var. | 명 biriminden sonra 이 gelir. |
| 손님 두 분이 오셨어요. | İki misafir geldi. | 분 ve fiil birlikte saygılı anlatım kurar. |
| 고양이 한 마리를 키워요. | Bir kedi besliyorum. | Hayvan için 마리. |
| 책 다섯 권을 샀어요. | Beş kitap aldım. | 권 biriminden sonra 을 gelir. |
| 커피 한 잔하고 차 두 잔 주세요. | Bir fincan kahve ve iki fincan çay verir misiniz? | İki içecek de 잔 ile sayılır. |
| 물 세 병을 샀어요. | Üç şişe su aldım. | Su burada şişe olarak sayılıyor. |
| 강아지가 몇 마리 있어요? | Kaç köpek yavrusu var? | 몇, miktarı sorar; hayvan birimi korunur. |
| 두 마리 있어요. | İki tane var. | Neyi saydığımız belliyse ad söylenmeyebilir. |
| 공책 네 권이 필요해요. | Dört defter gerekiyor. | Defter için de 권 kullanılabilir. |
| 사과 열두 개를 샀어요. | On iki elma aldım. | Birleşik sayıdaki 둘 da 두 olur. |
몇, “kaç” anlamına gelir ve birimin önüne yerleşir. Türkçede “kaç öğrenci?” diye sormak yeterlidir; Korecede aynı soruyu 학생이 몇 명 있어요? “Kaç öğrenci var?” biçiminde kurabilirsiniz. Birim, soruda da ne tür bir şeyin sayıldığını göstermeye devam eder.
Sık yapılan hatalar
1. Sayma birimini atlamak
- Yanlış: 사과 두 주세요.
- Doğru: 사과 두 개 주세요. — İki elma verir misiniz?
- Neden? Türkçedeki “iki elma” kalıbını doğrudan aktarmak eksik bir ifade oluşturur. Ayrıca 두, birimin önünde kullanılan biçimdir; tek başına “iki” demek için kullanılan sayı 둘 olur. Başlangıçta ad, sayı ve birimi birlikte söyleyin.
2. Sayının tek başına kullanılan biçimini korumak
- Yanlış: 커피 하나 잔 주세요.
- Doğru: 커피 한 잔 주세요. — Bir fincan kahve verir misiniz?
- Neden? 잔 önünde 하나 değil 한 gerekir. Aynı şekilde 둘 명 yerine 두 명, 셋 마리 yerine 세 마리, 넷 권 yerine 네 권 kullanılır. Sorun birimin seçiminde değil, sayının biçimindedir.
3. İnsanları genel nesne birimiyle saymak
- Yanlış: 학생 세 개가 있어요.
- Doğru: 학생 세 명이 있어요. — Üç öğrenci var.
- Neden? 개 insanlar için normal sayma birimi değildir. İnsanlar için 명, saygılı anlatımda 분 seçilir. Burada birim değişince ardından gelen parçacık da 가 yerine 이 olur.
4. Bardakla şişeyi birbirine karıştırmak
- Yanlış seçim: 물 두 잔 주세요. — İki bardak su verir misiniz? Şişe istiyorsanız bu ifade amacınızı karşılamaz.
- Doğru seçim: 물 두 병 주세요. — İki şişe su verir misiniz?
- Neden? İlk cümle dil bilgisi bakımından yanlış değildir; yanlış miktar türünü anlatır. 잔 ve 병 süs olsun diye kullanılan sözcükler değildir. Türkçedeki “bardak” ve “şişe” gibi, siparişin içeriğini değiştirirler.
5. Küçük miktarlarda yanlış sayı dizisini seçmek
- Başlangıçtaki gündelik kullanım için uygun değil: 고양이 삼 마리 있어요.
- Doğal: 고양이 세 마리 있어요. — Üç kedi var.
- Neden? Bu temel birimlerle küçük miktarları söylerken öz Korece sayılar esas alınır. Çin kökenli 삼 yerine 세 kullanın. Daha büyük sayılarda farklı kullanımlar bulunması, küçük sayılardaki temel kalıbı değiştirmez.
6. Yirmi birin başını da kısaltmak
- Yanlış: 사과 스무한 개
- Doğru: 사과 스물한 개 — Yirmi bir elma.
- Neden? Yalnızca yirmi sayısı birimden önce 스무 olur: 스무 개, “yirmi tane”. Yirmi birde birimin hemen önündeki 하나, 한 olur; 스물 korunur.
Kullanım notları
명 ile 분 arasındaki saygı farkı
명 insanlar için tarafsız sayma birimidir. 분 ise söz edilen kişilere saygı gösterir. Bir restoranda müşterilere hitap ederken 몇 분이세요? “Kaç kişisiniz?” sorusunu duyabilirsiniz. Buradaki saygı, yalnızca konuştuğunuz kişiye değil, saydığınız kişilere yönelik anlatımın da parçasıdır.
Kendi ailenizden ya da arkadaş grubunuzdan söz ederken 세 명이에요 “Üç kişiyiz” doğal bir cevaptır. Kendinizi daha kibar göstermek için her durumda 분 kullanmanız gerekmez. Türkçede “kişi” sözcüğünün böyle ayrı bir saygılı biçimi yoktur; bu yüzden çeviride fark çoğu zaman aynı sözcükle karşılanır.
İleri düzeyde fiilin saygılı biçimi de önem kazanır. 손님 두 분이 오셨어요 “İki misafir geldi” cümlesinde 분 ile 오셨어요 aynı saygılı anlatımı destekler. Başlangıçta bütün fiil biçimlerini öğrenmek zorunda değilsiniz; önce 명/분 seçiminin neyi değiştirdiğini fark edin.
Ad belli olduğunda yeniden söylemek gerekmez
Bir kafede kahveden söz edildiği belliyse 두 잔 주세요 “İki fincan verir misiniz?” yeterli olabilir. Hayvan sayısını soran bir soruya 세 마리예요 “Üç tane” diye cevap verilebilir. Adın söylenmemesi ile birimin söylenmemesi aynı şey değildir: birim, kısa cevapta bile genellikle kalır.
Gündelik konuşmada, sipariş edilecek ürün zaten açık olduğunda 하나 주세요 “Bir tane verir misiniz?” gibi birimsiz ifadeler de duyulur. Bunları bağlama bağlı kısaltmalar olarak tanıyın; bütün adlarla kullanılacak ana kural olarak öğrenmeyin. Özellikle fincan mı şişe mi istediğinizin önemli olduğu yerde birimi korumak anlamı netleştirir.
Çoğul ekini zorunlu sanmayın
Türkçede “üç öğrenciler” değil “üç öğrenci” deriz. Korecede de sayı bulunan bir ifadede çoğulluk zaten bellidir: 학생 세 명 “üç öğrenci” yeterlidir. Korecenin çoğul belirten 들 öğesini bu temel kalıba otomatik olarak eklemeyin. Daha uzun cümlelerde 들 görebilirsiniz, ancak “birden fazla” anlamını kurmak için burada gerekli değildir.
Temelin ötesinde
Bu bölümdeki ayrıntıları hemen kullanmak zorunda değilsiniz. İlk hedefiniz 사과 두 개, 학생 세 명, 커피 한 잔 gibi ifadeleri rahatça kurmak olsun. Aşağıdaki yapılar ise okurken veya dinlerken karşınıza çıkacaktır.
Sayı ve birim adın önünde de bulunabilir
Adı sona alan bir diziliş de vardır. Başlangıç için bunu sayı + birim + 의 + ad şeklinde tanıyabilirsiniz. Buradaki 의, miktar grubunu sonraki ada bağlar.
| Yaygın gündelik diziliş | Adı sona alan diziliş | Türkçe |
|---|---|---|
| 사과 두 개 | 두 개의 사과 | İki elma |
| 학생 세 명 | 세 명의 학생 | Üç öğrenci |
| 책 다섯 권 | 다섯 권의 책 | Beş kitap |
세 명의 학생 gibi yapılar özellikle yazılı anlatımda ve miktarı adın önünde vermek istediğinizde kullanışlıdır. 의 her bağlamda zorunlu değildir; ancak Türkçedeki sırayı örnek alıp sözcükleri rastgele çevirmek yerine, önce bu açık yapıyı öğrenin. Günlük siparişlerde 커피 한 잔 gibi adın önde olduğu diziliş daha kolay bir başlangıçtır.
Miktar grubu cümlede addan ayrılabilir
Şu iki cümle de “Üç öğrenci geldi” anlamını verir:
- 학생 세 명이 왔어요. — Üç öğrenci geldi.
- 학생이 세 명 왔어요. — Üç öğrenci geldi.
İkinci cümlede 이 öğrencileri belirten adın hemen arkasındadır; miktar grubu 세 명 daha sonra gelir. Bu, Korecede sayının yalnızca ada yapışık tek bir konumda bulunmadığını gösterir. Benzer şekilde 책을 두 권 샀어요 “İki kitap aldım” cümlesinde 을, 책 sözcüğüne gelir.
Bu cümleleri ilk bölümdeki “parçacık birimden sonra gelir” açıklamasına aykırı saymayın. Oradaki kural, ad ve miktarın tek bir grup olarak kurulduğu başlangıç kalıbını anlatır. Burada ise miktar bilgisi cümlede ayrı verilir. Üretim alıştırmalarında önce tek bir kalıp kullanmak, dinlerken iki kalıbı da tanımak yeterlidir.
Büyük sayılarda sayı dizisi değişebilir
Öz Korece sayı dizisi doksan dokuza kadar sayılar kurar. Günlük küçük miktarlarda bu yazıdaki biçimler temel alınır; yüz ve üzerindeki miktarlarda ise Çin kökenli sayıların kullanılması gerekir. Büyük sayılarda ve resmî, istatistiksel anlatımda Çin kökenli sayıların daha geniş kullanımıyla da karşılaşırsınız.
Örneğin 책 백 권 “yüz kitap”, 학생 백 명 “yüz öğrenci” ifadelerinde 백, yüz anlamına gelir. Rakamla yazılmış bir miktarın hangi sayı dizisiyle okunacağını her zaman yalnızca görüntüsünden anlayamazsınız. 3명 için gündelik okuma 세 명 olur. Bu yüzden sayıları yalnızca yazılı rakamlarla değil, birimle birlikte sesli çalışmak önemlidir.
Her 분 insan saymaz
Aynı 분 yazımı, “dakika” anlamındaki birim olarak da kullanılır. İnsanları sayan saygılı 분 ile zaman bildiren 분 farklı kullanımlardır:
- 세 분 — Üç kişi; saygılı anlatım.
- 삼 분 — Üç dakika.
Dakika sayarken Çin kökenli sayılar kullanılır. Dolayısıyla yalnızca birimi görmek yetmez; bağlama ve sayının okunuşuna bakın. 몇 분이 오셨어요? “Kaç kişi geldi?” ile 몇 분 걸려요? “Kaç dakika sürüyor?” sorularında aynı yazım tamamen farklı miktarları anlatır.
Genel birimden daha özel birimlere geçiş
Bu yedi biçim iyi bir temel sağlar, fakat Korecedeki bütün sayma birimleri bunlardan ibaret değildir. Örneğin kâğıt gibi ince, düz şeylerde 장, araçlarda 대 kullanılır:
- 종이 두 장 — İki yaprak kâğıt.
- 자동차 한 대 — Bir araba.
Yeni sözcük öğrenirken yalnızca “Bu ne demek?” diye değil, “Bu nasıl sayılır?” diye de sorun. Her yeni nesne için mutlaka ayrı birim aramanız gerekmez; fakat sık duyduğunuz özel birimi not etmek, her şeyi 개 ile sayma alışkanlığını önler.
Çalışma önerileri
Evde küçük bir sayma turu yapın. Elma, kitap, defter, su şişesi ve fincan seçin. Önce adı ve birimi eşleştirin, sonra miktarı ekleyin: 책 세 권 “üç kitap”, 물 두 병 “iki şişe su”. Her nesneyi birden dörde kadar saymak özellikle 한, 두, 세, 네 biçimlerini pekiştirir. Gerçek miktar dört değilse bile alıştırma için hayalî miktarlar kullanabilirsiniz.
Aynı nesnenin sunuluş biçimini değiştirin. Suyu önce 물 한 잔 “bir bardak su”, sonra 물 한 병 “bir şişe su” diye söyleyin. Ardından küçük bir sipariş kurun: 물 두 병 주세요 “İki şişe su verir misiniz?” Bu çalışma, birimin yalnızca ezberlenecek bir sözcük değil, anlamı değiştiren bir seçim olduğunu gösterir.
Soru ve cevabı birlikte çalışın. 고양이가 몇 마리 있어요? “Kaç kedi var?” sorusuna 두 마리 있어요 “İki tane var” diye cevap verin. Sonra aynı çalışmayı insanlar ve kitaplarla yapın. Yazarken aralıklara, söylerken sayının kısa biçimine dikkat edin. Ara sıra on iki, yirmi ve yirmi bir ekleyerek 열두, 스무, 스물한 ayrımını da yoklayın.
İlgili kavramlar
- Önce öğrenilecek konu: Öz Korece sayılar — Sayı dizisini, birleşik sayıları ve sayma birimlerinin önünde kullanılan biçimleri anlamanızı sağlar.