C1

Korecede İleri Düzey Saygı Dili

고급 경어법

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Korece dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Korecede dinleyiciye saygı göstermek ile hakkında konuşulan kişiyi saygıyla anmak ayrı seçimlerdir. Cümle sonundaki 해요 veya 합니다 biçimleri dinleyiciyle ilişkinizi, fiildeki -(으)시- ise genellikle eylemi yapan kişiye duyulan saygıyı gösterir. 께서 ve 께 gibi parçacıklar ile 말씀하시다, 드리다 gibi özel fiiller bu ayrımı tamamlar; doğal konuşmak, her kelimeyi mümkün olduğunca “yükseltmek” değil, saygının yönünü doğru belirlemektir.

Genel bakış

Türkçede “sen/siz”, “Bey/Hanım”, “hocam” ve “rica ederim” gibi seçimlerle mesafeyi ve saygıyı ayarlayabiliriz. Korecede de benzer toplumsal kaygılar vardır; ancak bu seçimler fiilin içine, cümle sonuna ve kişinin adından sonra gelen küçük işaretlere daha düzenli biçimde yansır. Türkçedeki “Müdür geldi” cümlesinde saygı çoğunlukla bağlamdan anlaşılırken, Korecede müdürün gelişini anlatan fiil bile saygı taşıyabilir.

C1 düzeyinde önemli olan, birkaç nazik kelime bilmekten çok bunları birbirinden bağımsız katmanlar olarak yönetmektir. Bir arkadaşınıza öğretmeninizden söz ederken arkadaşınızla samimi konuşabilir, öğretmeninizi yine de saygıyla anabilirsiniz. Tersine, müşteriye kendi yaptığınız bir işi anlatırken cümle sonunu nazik tutar, kendiniz için saygı eki kullanmazsınız.

Bu sistem özellikle iş görüşmelerinde, telefon konuşmalarında, resmî e-postalarda ve farklı konumlardaki insanların birlikte bulunduğu ortamlarda önem kazanır. Yaş, görev, yakınlık ve kurum alışkanlığı birlikte etkili olur. Tek başına yaşa bakarak bütün cümleyi seçmek de her resmî ortamda aynı kalıbı kullanmak da yeterli değildir.

Sistem nasıl işler?

1. Önce saygının yönünü belirleyin

Muhatap, konuştuğunuz veya yazdığınız kişidir. Özne, cümlede eylemi yapan ya da durumu anlatılan kişidir. Eylemin yöneldiği kişi ise bir şeyi verdiğiniz, bir soru sorduğunuz veya bilgi ilettiğiniz kişi olabilir. Bunlar aynı kişi olabileceği gibi üç farklı kişi de olabilir.

Korece biçim İşlevi Nasıl düşünülmeli?
-요, -ㅂ니다/-습니다 Muhataba nazik hitap Bu bilgiyi kime söylüyorum?
-(으)시- Özneye saygı Bu işi yapan kişiyi saygıyla mı anıyorum?
께서 Saygılı özne işareti Eylemi yapan saygı gösterilen kişi kim?
께 Saygılı yönelme işareti Eylem kime yöneliyor?
드리다, 여쭙다, 뵙다 Saygı gösterilen kişiye yönelik eylemi alçak gönüllü anlatma Verme, sorma veya görme eylemi kime yöneliyor?

Bu son grupta alçak gönüllü anlatım, konuşanın ya da kendi tarafındaki kişinin eylemini karşısındakine saygı gösterecek biçimde ifade etmesidir. Mutlaka öznenin “ben” olması gerekmez: Bir öğrencinin öğretmene soru sorduğunu anlatırken de 여쭙다 kullanılabilir.

İki ana katmanın bağımsızlığını şu dört cümlede görebilirsiniz. Hepsinde haber aynıdır; değişen, dinleyiciye ve müdüre karşı tutumdur.

Korece Türkçesi Bağlam
부장님이 왔어. Bölüm müdürü geldi. Arkadaşa samimi anlatım; fiilde özneye saygı yok.
부장님이 오셨어. Bölüm müdürü geldi. Arkadaşa samimi anlatım; müdür saygıyla anılıyor.
부장님이 왔어요. Bölüm müdürü geldi. Dinleyiciye nazik anlatım; fiilde özneye saygı yok.
부장님이 오셨습니다. Bölüm müdürü geldi. Dinleyiciye resmî anlatım; müdür saygıyla anılıyor.

İlk ve üçüncü cümle dil bilgisi bakımından mümkündür; ancak müdürü saygıyla anmanız beklenen bir iş ortamında uygun bulunmayabilir. İkinci cümle ise “samimi bitiş ile saygılı fiil karışmaz” düşüncesinin yanlış olduğunu gösterir.

2. Özneye saygı eki: -(으)시-

Fiil kökü, fiilin çekim ekleri gelmeden önceki bölümüdür. Saygı eki köke eklenir; geçmiş zaman ve cümle sonu ekleri bunun arkasından gelir.

  • Ünlüyle biten köklerden sonra -시-: 가다 → 가시다, 오다 → 오시다.
  • Ünsüzle biten köklerden sonra -으시-: 읽다 → 읽으시다, 앉다 → 앉으시다.
  • ㄹ ile biten köklerde ㄹ düşer: 살다 → 사시다, 만들다 → 만드시다.

Bu gösterimler sözlük biçimidir; gerçek cümlede uygun bitiş seçilir. 오셨습니다, 오- + -시- + geçmiş zaman + resmî cümle sonunun birleşmiş biçimidir. Ek doğrudan “siz” demek değildir: Hem karşınızdaki kişiye hem de üçüncü bir kişiye yönelik kullanılabilir.

Korece biçim Türkçe karşılığı Yapı
오십니다 Gelir / geliyor. Özneye saygı, resmî bildirme
오셨습니다 Geldi. Özneye saygı, geçmiş zaman, resmî bildirme
오세요 Gelir / geliyor; bağlama göre “Buyurun, gelin.” Nazik bitiş; haber veya davet bağlamı
오셨어요 Geldi. Özneye saygı, geçmiş zaman, nazik konuşma
오실 거예요 Gelecek. Özneye saygı, gelecek tahmini veya beklentisi
오시겠습니까? Gelecek misiniz? Özneye saygı, resmî soru

-세요 biçimini yalnızca emir olarak öğrenmek yanıltıcıdır. 선생님은 매일 일찍 오세요. “Öğretmen her gün erken gelir.” demektir; emir değildir. Soru, bildirme veya rica işlevi cümlenin bütünü ve bağlamla anlaşılır.

3. 께서 ve 께 aynı işi yapmaz

Parçacık, bir sözcüğün ardından gelerek cümledeki görevini gösteren kısa biçimdir. 께서, özneyi işaretleyen 이/가 biçimlerinin saygılı karşılığıdır. 께 ise bir kişiye yönelmeyi anlatan 에게/한테 biçimlerinin saygılı karşılığıdır.

  • 사장님께서 말씀하셨습니다. — Şirket başkanı konuştu.
  • 사장님께 보고서를 드렸습니다. — Raporu şirket başkanına verdim.

İlk cümlede konuşan kişi başkandır. İkinci cümlede raporu veren kişi, bağlamda belirtilmezse genellikle konuşandır; başkan alıcıdır. Türkçedeki “başkan” ve “başkana” farkını düşünmek, bu iki biçimi ayırmayı kolaylaştırır.

께서 kullanmak her saygılı cümlede zorunlu değildir. 부장님이 오셨습니다. doğal bir cümledir: Unvan ve fiildeki -시- zaten saygı taşır. 부장님께서 오셨습니다. daha açık biçimde saygılıdır. Bu farkı “biri doğru, öteki yanlış” diye değil, vurgunun ve ortamın gerektirdiği seçim olarak değerlendirin.

는, hakkında konuşulan konuyu veya karşılaştırmayı öne çıkaran bir işarettir. Saygılı kişiyi konu yaparken 께서는 kullanılabilir: 교수님께서는 내일 오십니다. — “Profesör ise yarın geliyor.” Buradaki 는 ekinin görevi yeni bir saygı düzeyi oluşturmak değil, konuyu belirlemektir.

4. Özel saygı kelimelerini doğru eylemle eşleştirin

Bazı fiillerde sıradan biçime yalnızca -시- eklemek yerine özel bir kelime kullanılır. Ayrıca saygı gösterilen kişinin yaptığı eylem ile ona yöneltilen eylem ayrı biçimler alabilir.

Temel biçim Saygılı veya alçak gönüllü biçim Türkçe açıklama
말하다 말씀하시다 Saygı gösterilen kişinin konuşması
말하다 말씀드리다 Saygı gösterilen kişiye bir şey söylemek veya açıklamak
먹다 드시다 / 잡수시다 Saygı gösterilen kişinin yemesi; ikinci biçim daha geleneksel bir ton taşıyabilir.
자다 주무시다 Saygı gösterilen kişinin uyuması
있다 계시다 Saygı gösterilen kişinin bir yerde bulunması
주다 드리다 Saygı gösterilen kişiye vermek
묻다 여쭙다 Saygı gösterilen kişiye soru sormak
보다 / 만나다 뵙다 Saygı gösterilen kişiyi görmek veya onunla görüşmek

말씀하시다 ile 말씀드리다 özellikle önemlidir. 교수님께서 말씀하셨습니다. “Profesör söyledi.” demektir. 교수님께 말씀드렸습니다. ise “Profesöre söyledim.” anlamındadır. Türkçede benzer bir saygı sözcüğü iki yönde de düşünülebilir; Korecede seçtiğiniz fiil, ilişkinin yönünü değiştirir.

-아/어 드리다, bir işi karşıdaki kişi için yapmayı saygılı biçimde anlatır: 확인해 드리겠습니다. — “Sizin için kontrol edeceğim.” Bunun her zaman fiilde belirtilen alıcıya saygı gösterdiğini varsaymayın. 담당자에게 전달해 드리겠습니다. cümlesinde bilgi sorumlu kişiye iletilir; bu işi muhatap için yapma anlamı da vardır. Dolayısıyla 에게 ile 드리다 aynı cümlede bulunabilir.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örnekleri okurken üç ayrı soru sorun: Kim yapıyor, kime yapılıyor, kime söyleniyor? Türkçe çevirilerde her saygı işaretinin ayrı bir karşılığı yoktur; notlar bu yüzden önemlidir.

Korece Türkçesi Kullanım notu
사장님께서 말씀하셨습니다. Şirket başkanı konuştu. Özne işareti, özel fiil ve resmî bitiş birlikte kullanılır.
부장님이 오셨습니다. Bölüm müdürü geldi. 께서 olmadan da özneye saygı gösterilir.
담당자에게 전달해 드리겠습니다. Bunu sizin için sorumlu kişiye ileteceğim. İşi muhatap için yapma anlamı vardır; sorumlu kişi 에게 ile belirtilir.
죄송합니다만, 성함을 다시 말씀해 주시겠습니까? Kusura bakmayın, adınızı tekrar söyler misiniz? 성함, ad için saygılı kelimedir; resmî ve yumuşatılmış bir rica vardır.
교수님께 자료를 보내 드렸습니다. Belgeleri profesöre gönderdim. Profesör, belgelerin gönderildiği kişidir; gönderen kendini yükseltmez.
제가 먼저 설명드리겠습니다. Önce ben açıklayayım. 제가 ve 설명드리다, konuşanın alçak gönüllü anlatımını destekler.
어머니께서는 지금 주무세요. Annem şu anda uyuyor. Anne saygıyla anılır; dinleyiciye gündelik, nazik bir bitiş kullanılır.
할아버지께서는 댁에 계십니다. Dedem evde. 댁 ve 계시다, saygı gösterilen kişinin evi ve bulunması için kullanılır.
선생님, 내일 시간이 있으세요? Hocam, yarın vaktiniz var mı? Kişinin sahip olduğu zaman üzerinden saygı ifade edilir.
선생님께 여쭤봤어요. Öğretmene sordum. 여쭙다 fiilinin yaygın çekimiyle eylemin yöneldiği kişiye saygı gösterilir.
내일 고객님을 뵙겠습니다. Yarın müşterimizle görüşeceğim. 고객님 müşteriyi saygıyla anan hitaptır; 뵙다 görüşme eylemini alçak gönüllü anlatır.
민수야, 선생님 오셨어. Minsu, öğretmen geldi. Arkadaşa samimi hitap, öğretmene saygı; doğal bir birleşimdir.
부장님, 저는 먼저 퇴근하겠습니다. Müdürüm, ben müsaadenizle çıkıyorum. İşten çıkan konuşandır; kendi fiiline -시- eklemez.
확인 후 다시 연락드리겠습니다. Kontrol ettikten sonra size tekrar haber vereceğim. Resmî hizmet veya iş yazışmasında kullanılan bir söz verme biçimidir.

Sık yapılan hatalar

1. Nazik konuşmak için kendinize -시- eklemek

  • Yanlış: 제가 내일 연락하시겠습니다.
  • Doğru: 제가 내일 연락드리겠습니다. — Yarın size haber vereceğim.
  • Neden? İşin öznesi sizsiniz. Dinleyiciye saygı, kendi eyleminizi yükseltmekle gösterilmez; uygun fiil ve resmî bitiş yeterlidir.

Türkçede “Ben sizi arayacağım” cümlesindeki “sizi”, muhatabı açıkça gösterir. Korecede özneye saygı eki bu görevde değildir. -시- gördüğünüzde önce “Kim arıyor?” diye sorun.

2. 께서 ile 께 biçimlerini yer değiştirmek

  • Yanlış: 교수님께서 이메일을 보냈습니다. — “Profesöre e-posta gönderdim” demek isterken.
  • Doğru: 교수님께 이메일을 보내 드렸습니다. — Profesöre e-posta gönderdim.
  • Neden? 께서 profesörü özne yapar. Yanlış örnek, hedeflenen anlam yerine “Profesör e-posta gönderdi” anlamına gelir; ayrıca profesörü saygıyla anmak için fiilin de uygun seçilmesi beklenir.

3. Başkasının konuşmasını 말씀드리다 ile anlatmak

  • Yanlış: 사장님께서 직원들에게 말씀드리셨습니다. — Başkanın çalışanlara olağan bir talimat verdiğini anlatırken.
  • Doğru: 사장님께서 직원들에게 말씀하셨습니다. — Başkan çalışanlara söyledi.
  • Neden? 말씀드리다, sözün yöneldiği kişiye saygı içeren alçak gönüllü bir fiildir. Başkanın yaptığı konuşmayı saygıyla anlatmak için 말씀하시다 uygundur.

Yanlış diye gösterilen cümle her bağlamda imkânsız değildir. Başkanın da saygıyla hitap ettiği bir topluluğa konuşması söz konusuysa farklı yorumlanabilir. Hata, bu fiili “말하다 fiilinin her durumda daha nazik hâli” sanmaktır.

4. Herkese 해요체 kullandığınız için özneye saygıyı tamamladığınızı sanmak

  • Uygun değil: 교수님이 지금 자요. — Profesörünüzü saygıyla anmanız gereken bağlamda.
  • Doğru: 교수님이 지금 주무세요. — Profesör şu anda uyuyor.
  • Neden? -요 dinleyiciye naziklik gösterir. Profesörün saygıyla anılması için özel fiil de gerekir.

해요체, -요 ile biten yaygın nazik konuşma tarzının adıdır. Bütün cümleleri bu tarzda kurmak, cümledeki herkesin otomatik olarak saygıyla anıldığı anlamına gelmez.

5. Eşyaları da insan gibi yükseltmek

  • Uygun değil: 커피가 나오셨습니다.
  • Doğru: 커피가 나왔습니다. — Kahveniz hazır.
  • Neden? Saygı eki burada kahveyi özne olarak yükseltir. Hizmet konuşmalarında bu tür kullanımlar duyulsa da öğrenirken örnek alınacak ölçünlü biçim değildir.

Müşteriye saygı göstermek için 주문하신 커피가 나왔습니다. — “Sipariş ettiğiniz kahve hazır.” diyebilirsiniz. Bu cümlede -시- kahveye değil, sipariş veren müşteriye bağlıdır.

Kullanım notları

Resmî olmak ile mesafeli olmak aynı şey değildir

합니다체, -ㅂ니다/-습니다 ile biten resmî ve nazik tarzdır. Sunum, duyuru, ilk iş görüşmesi ve resmî yazışmada sık kullanılır. 해요체 ise günlük iş konuşmalarında, tanışıklık geliştikçe ve daha sıcak bir ton istendiğinde doğal olabilir. İkisi de saygılıdır; fark yalnızca “daha çok/daha az saygı” değildir, konuşmanın havası da değişir.

Aynı görüşmede 안녕하세요. ile selam verip ardından 자료를 준비했습니다. demek olağandır. Buna karşılık açıklamasız biçimde samimi -어/-아 bitişlerine geçmek, muhataba karşı mesafenin değiştiği izlenimini yaratabilir. Samimi bitiş ile özneye saygının birleşmesi başka bir konudur: Arkadaşa söylenen 선생님 오셨어. kendi içinde tutarlıdır.

Türkçedeki “siz” karşılığını kelime kelime aramayın

Korecede nazik konuşma çoğu zaman açık bir “siz” zamiri olmadan kurulur. 당신, Türkçedeki nötr ve saygılı “siz” sözcüğünün genel karşılığı değildir; bağlama göre eşler arasında, yazılı hitapta veya çatışmalı konuşmada görülebilir. İş ortamında kişinin unvanı ya da adıyla birlikte uygun hitap kullanmak, gerekmiyorsa hitabı hiç söylememek genellikle daha güvenlidir.

님 bir unvana veya uygun hitaba saygı katar: 부장님 “bölüm müdürü”, 고객님 “müşteri” için kullanılır. Kendi unvanınıza normal olarak 님 eklemezsiniz. “Ben müdürüm” derken 저는 부장입니다. uygundur.

Rica ve itirazı yalnızca eklerle yumuşatmayın

죄송합니다만… “Kusura bakmayın, ama…” gibi bir giriş sağlar. -만 burada ardından bir çekince veya rica geleceğini hissettirir. Ancak nazik bir giriş, devamındaki sert buyruğu tek başına yumuşatmaz.

죄송합니다만, 다시 확인해 주시겠습니까? — “Kusura bakmayın, tekrar kontrol eder misiniz?” uygun bir resmî ricadır. Daha gündelik nazik konuşmada 다시 확인해 주실 수 있을까요? — “Tekrar kontrol edebilir misiniz acaba?” tercih edilebilir. İkinci biçim kişinin yapabilme imkânını sorarak talebi dolaylılaştırır; her konuşmayı bu kadar uzun kurmak da gerekmez.

Daha ileri kullanım ve incelikler

1. Dolaylı saygı: kişinin kendisi değil, ona ait bir şey

계시다 ile 있으시다 farkı önemli bir örnektir. Kişinin bir yerde bulunmasını anlatırken 계시다 kullanılır: 교수님은 연구실에 계세요. — “Profesör odasında.” Kişinin zamanının veya bir sorusunun olması gibi durumlarda ise 있으시다 kullanılabilir: 질문이 있으세요? — “Sorunuz var mı?”

Bu tür kullanım dolaylı saygı diye adlandırılır: Saygı doğrudan eşyaya veya kavrama değil, onunla yakın ilişkili kişiye yönelir. 선생님은 손이 크세요. — “Öğretmenin elleri büyük.” cümlesinde eller üzerinden öğretmene saygı gösterilir. Dolaylı saygı, her nesneye -시- ekleme izni değildir; 커피가 나오셨습니다 ile aynı şekilde değerlendirilmez.

Olumsuzlukta da seçim anlamı izler. 선생님은 지금 안 계세요. — “Öğretmen şu anda burada değil.” kişinin bulunmadığını anlatır. 선생님은 오늘 시간이 없으세요. — “Öğretmenin bugün vakti yok.” kişinin sahip olduğu zamanla ilgilidir.

2. Başka birinin sözünü aktarırken katmanları ayırın

Aktarılan söz, birinin söylediğini kendi cümleniz içinde anlatmanızdır. Bu durumda ana cümlenin öznesi ile içindeki küçük cümlenin öznesi farklı olabilir:

부장님께서 제가 내일 발표한다고 말씀하셨습니다. — “Bölüm müdürü, yarın sunumu benim yapacağımı söyledi.”

말씀하셨습니다 müdürü saygıyla anar. 발표한다고 içindeki sunumu yapan kişi ise konuşandır; o fiile müdürün saygı eki taşınmaz. Her fiil için ayrı ayrı “Bu eylemi kim yapıyor?” sorusunu sorun.

Bir kişinin sözünü aynen alıntılarken onun kullandığı konuşma tarzı alıntıda kalabilir. Kendi anlatımınızın bitişi ise dinleyicinizle ilişkinize göre seçilir. Böylece tek cümlede farklı biçimlerin görünmesi, başlı başına tutarsızlık değildir.

3. Daha yüksek konumdaki birine daha düşük konumdaki kişiden söz etmek

압존법, bazı geleneksel bağlamlarda, dinleyiciden daha düşük konumdaki bir kişiyi anlatırken o kişiye yönelik saygıyı sınırlama uygulamasıdır. Özellikle aile içi geleneksel ilişkilerde ve belirli hiyerarşik ortamlarda bu anlayışla karşılaşabilirsiniz.

Bunu “Müdüre konuşurken başka hiçbir çalışan için -시- kullanılmaz” diye genellemeyin. Günümüz iş dilinde birçok konuşan ve kurum, üçüncü kişiyi saygıyla anmayı sürdürür. Örneğin şirket başkanına 부장님이 오셨습니다. demek yaygın ve doğal olabilir. Kurumsal alışkanlıklar değiştiği için bu noktada gözlem, ezberlenmiş tek bir sıralama kuralından daha değerlidir.

Bir müşteriye kendi şirketinizdeki kişiden söz ederken de Japoncadaki iç grup/dış grup ayrımını Koreceye otomatik olarak taşımayın. Korecede kendi müdürünüzü saygıyla anmak, müşteriye saygısızlık ettiğiniz anlamına gelmez. Yine de kurumunuzun hitap tercihlerini ve dış yazışma örneklerini takip edin.

4. İki saygı yönü aynı fiilde bulunabilir

드리다 ile -시- her zaman birbirini dışlamaz. 교수님께서 학생들에게 장학금을 주셨습니다. — “Profesör öğrencilere burs verdi.” cümlesinde veren profesöre saygı gösterilir; alıcıları özel olarak yükseltmeye gerek yoktur.

어머니께서 할머니께 선물을 드리셨습니다. — “Annem büyükanneme bir hediye verdi.” cümlesinde ise 드리다 alıcı olan büyükanneye, -시- özne olan anneye saygı gösterir. “드리다 varsa asla -시- gelemez” kuralı yanlıştır. Sorun, konuşanın kendi eylemine bu eki eklemesidir; başka bir saygı gösterilen özne varsa birleşim yerinde olabilir.

5. En uzun biçim her zaman en iyi biçim değildir

말씀하시다, 주무시다 ve 드시다 gibi biçimler zaten özneye saygı yapısını içerir. Bunlara gelişigüzel ikinci bir -시- eklemeyin. Örneğin 말씀하셨습니다, 주무셨어요 ve 드셨어요 yeterlidir.

C1 düzeyinde amaç, saygı işaretlerini yığmak değil, konuşmayı açık ve duruma uygun tutmaktır. Özellikle iş yazışmasında unvanın, saygılı fiilin ve resmî bitişin doğru seçilmesi çoğu zaman yeterlidir. Uzun özür girişleri ve üst üste dolaylı ricalar asıl talebi belirsizleştirebilir.

Çalışma önerileri

  1. Aynı haberi dört kişiye anlatın. “Öğretmen geldi” bilgisini yakın arkadaşınıza, yeni tanıştığınız birine, iş arkadaşınıza ve bir yöneticinize söyleyin. Önce öğretmene saygı gösteren fiili sabit tutun, sonra yalnızca cümle sonunu değiştirin. Böylece özneye saygı ile dinleyiciye hitabın ayrı kararlar olduğunu pekiştirirsiniz.
  2. Verme ve konuşma eylemlerini oklarla gösterin. “Ben → profesör: belge gönderme”, “müdür → çalışanlar: açıklama” gibi kısa durumlar yazın. Her biri için özneyi, alıcıyı ve dinleyiciyi belirleyip 께서/께 ile 말씀하시다/말씀드리다 seçimini yapın. Kendiniz özneyseniz -시- kullanıp kullanmadığınızı özellikle kontrol edin.
  3. İş konuşmalarını üç katmanda dinleyin. Bir telefon görüşmesinde önce cümle sonlarını, ikinci dinleyişte -시- biçimlerini, üçüncüde özel saygı kelimelerini not edin. Tek bir örnekten genel kural çıkarmak yerine kimin kime, hangi görevle konuştuğunu da kaydedin. Sonra kısa bir rica ve cevap diyaloğunu kendi iş veya okul ortamınıza uyarlayın.

İlgili konular

  • Önce temel kelimeleri sağlamlaştırın: Saygı bildiren kelimeler — yemek, uyumak, söylemek ve vermek gibi eylemlerin özel biçimleri için.
  • Konuşma düzeylerini karşılaştırın: Korecede konuşma düzeylerinin tamamı — cümle sonlarının yakınlık, resmiyet ve üslup bakımından nasıl ayrıldığını görmek için.
  • İş ortamına uygulayın: İş Korecesi — toplantı, e-posta, telefon ve müşteri iletişiminde bu seçimleri bir arada kullanmak için.

Ön koşul

Korece Dilinde Saygı Söz Dağarcığı (존댓말 어휘)B1

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer C1 kavramları