C1

Japoncada ileri düzey adlaştırma

高度な名詞化

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Japonca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Japoncada ところ, 上, 限り, 以上 ve 反面, bir eylemi ya da durumu başka bir yargının dayanağına dönüştürür. Bunlar birbirinin yerine geçen genel adlaştırıcılar değildir: 限り bilgi veya koşul sınırını, 以上 kabul edilmiş bir durumdan çıkan sonucu, 反面 aynı şeyin karşıt yönünü öne çıkarır. 上 bakış açısı ya da işlem çerçevesi kurarken ところ, kullanıldığı kalıba göre aşama, elde edilen bulgu veya bilginin kaynağını belirtir.

Genel bakış

Adlaştırma, bir eylemi veya yargıyı cümlede bir ad gibi kullanılabilecek hâle getirmektir. Burada ad, bir varlığı, olayı ya da düşünceyi karşılayan sözcük demektir. Türkçedeki “gelmek”, “gelmesi” ve “geldiği” biçimlerini düşünün: “Geldiğini biliyorum” derken bütün bir olayı bilginin konusu yaparız. Japoncada bunun temel araçlarından biri こと olur. Ancak bu dersteki yapılar yalnızca olayı adlaştırmaz; konuşanın o olaya nasıl baktığını da gösterir.

C1 düzeyinde özellikle raporlarda, iş yazışmalarında, değerlendirmelerde ve gerekçeli açıklamalarda bu fark önem kazanır. “Bildiğim kadarıyla doğru”, “hukuken sorunlu”, “söz verdiğine göre yapmalı” ve “kullanışlı olmasına karşılık riskli” ifadeleri aynı ilişkiyi kurmaz. Japoncada doğru kalıbı seçmek, cümleyi uzatmaktan çok düşüncenin sınırını ve yönünü belirginleştirir.

Bu sözcüklerin çoğunun somut anlamları da vardır: ところ “yer”, 上 “üst”, 限り “sınır”, 反面 “öteki yüz” gibi düşünülebilir. Bu anlamlar dil bilgisi görevlerine geçişi anlamayı kolaylaştırır. Yine de her kullanımın kendi bağlantı biçimini öğrenmek gerekir. Özellikle 上 tek bir okunuşa veya tek bir kurala indirgenemez.

Yapılar nasıl kurulur?

Önce bağlantının mantığını görün

Yan cümle, daha büyük bir cümlenin içinde yer alan, kendi eylemini veya yargısını taşıyan bölüm demektir. Örneğin 私の知る “benim bildiğim” bölümüdür; arkasındaki 限り ile birleşince “bildiğim kadarıyla” anlamını verir. Türkçede eklerle kurduğumuz birçok ilişki Japoncada böyle bir yan cümle ve ardından gelen kalıpla kurulur.

Aşağıdaki örneklerde yalın biçim, cümle sonundaki kibar です/ます yerine kullanılan biçimdir: 調べる “araştırmak/araştırır”, 調べた “araştırdı”, 調べない “araştırmaz”. Yan cümle yalın olsa da bütün cümle kibar bitebilir.

Yapı Temel anlam Dikkat edilecek nokta
調べたところ、… Araştırınca ortaya çıkan sonuca göre… Yapılan işlemden sonra öğrenilen şeyi bildirir.
聞いたところでは、… Duyduğuma göre… Bilginin dayanağını sınırlar.
法律上、… Hukuk açısından… Buradaki 上, じょう okunur.
利用する上で、… Kullanırken / kullanma sürecinde… Buradaki 上, うえ okunur.
知っている限りでは、… Bildiğim kadarıyla… Bilginin sınırını belirtir.
続ける限り、… Devam ettiğin sürece… Koşul geçerli kaldıkça sonuç geçerlidir.
約束した以上、… Söz verdiğine göre / madem söz verdin… Kabul edilmiş durumdan sonuç çıkarır.
便利な反面、… Kullanışlı olmasına karşılık… Aynı şeyin diğer yönünü gösterir.

ところ: aşama, bulgu ve bilgi dayanağı

ところ her yerde “şu gerçek” anlamında kullanılan bir sözcük değildir. Genel olarak bir olayı adlaştırmak istediğinizde çoğu zaman こと veya の gerekir. ところ ise belirli kalıplarda olayın aşamasını, gerçekleştiği durumu ya da gözlem yoluyla elde edilen sonucu öne çıkarır.

Aşama bildiren üç temel bağlantıyı ayırın:

  • 出かけるところです。 — Tam çıkmak üzereyim.
  • 資料を読んでいるところです。 — Şu anda belgeleri okuyorum.
  • 会議が終わったところです。 — Toplantı az önce bitti.

Bunlarda fiil, bir eylemi veya oluşu anlatan sözcüktür. Fiilin yalın biçimi hazırlık aşamasını, ている biçimi devam eden aşamayı, た biçimi ise yeni tamamlanan aşamayı gösterir. ところ tek başına geçmişlik veya sonuç anlamı taşımaz; önündeki fiil biçimi belirleyicidir.

Bu ders açısından özellikle fiilin た biçimi + ところ、… önemlidir. Bir şey yaptıktan sonra ne bulunduğunu anlatır:

担当者に確認したところ、申請は受理されていました。
Sorumlu kişiye sorup kontrol ettiğimde başvurunun kabul edilmiş olduğunu öğrendim.

Burada ikinci bölüm, kontrolün ardından ortaya çıkan bulgudur. Sonucun şaşırtıcı olması şart değildir. Yapı, yalnızca “kontrol ettiğim gerçeği” diye çevrilemez.

聞いたところでは ve 調べたところでは ise “duyduğuma göre” ve “araştırdığım kadarıyla” gibi bir bilgi dayanağı kurar. では, ifadenin kapsamını belirginleştirir. Bu kalıplar bilgiyi bütünüyle doğruladığınızı söylemeden aktarmaya yarar.

上: önce okunuşu ve bağlantıyı ayırın

上 için en yararlı ayrım じょう ile うえ arasındadır. Okunuş değişince yapı ve anlam da değişir.

Ad + 上(じょう) bir alan veya değerlendirme ölçütü belirtir:

  • 法律上 — hukuk açısından, hukuken
  • 制度上 — sistemin kuralları bakımından
  • 安全上の理由 — güvenlikle ilgili nedenler
  • 理論上は可能です。 — Teorik olarak mümkündür.

Bu, her ada rastgele 上 ekleyebileceğiniz anlamına gelmez. 法律上, 技術上 ve 仕事上 gibi yerleşmiş birleşimleri bütün olarak öğrenmek daha güvenlidir. Ardından başka bir ad geldiğinde の sık kullanılır: 仕事上の問題, “işle ilgili sorun”.

Fiilin sözlük biçimi + 上で(うえで), bir eylemi yaparken dikkate alınması gereken çerçeveyi belirtir. Sözlük biçimi, fiilin sözlükte bulunan yalın biçimidir; örneğin 使う, “kullanmak”.

この制度を利用する上で、収入の条件を確認する必要があります。
Bu sistemden yararlanırken gelir koşullarını kontrol etmek gerekir.

Burada zaman sıralaması değil, yararlanma sürecinin gerektirdiği bir nokta anlatılır. Adlarla 利用の上で türü bağlantılar da görülür.

Buna karşılık fiilin た biçimi + 上で ve eylem bildiren ad + の上で, “önce bunu yapıp ardından” anlamına gelebilir:

内容を確認した上で、署名してください。
İçeriği kontrol ettikten sonra imzalayın.

確認の上で、ご連絡ください。
Kontrol ettikten sonra bizimle iletişime geçin.

Türkçede ikisini de bazen “-ken” veya “-dıktan sonra” diye gevşekçe ifade edebiliriz. Japoncada 確認する上で “kontrol sürecinde”, 確認した上で ise “kontrolü yaptıktan sonra” demektir; fiilin biçimini değiştirmek ilişkiyi değiştirir.

限り: bilgi sınırı mı, devam eden koşul mu?

限り(かぎり) için iki ana kullanım vardır. İlki, bir iddianın bilgi bakımından ne kadar geniş olduğunu belirtir:

私の知る限りでは、正しいです。
Bildiğim kadarıyla doğru.

知る限り, 知っている限り, 見る限り ve 調べた限りでは yaygın örüntülerdir. 見る限り çoğu bağlamda “gördüğüm kadarıyla” demektir; 調べた限りでは ise eldeki araştırmanın sınırını vurgular. Bu ifadeler “kesinlikle böyle” demek yerine “benim erişebildiğim bilgi bunu gösteriyor” der.

İkinci kullanım, bir durum sürdükçe sonucun geçerli kalmasıdır:

ここに住んでいる限り、この規則を守る必要があります。
Burada yaşadığınız sürece bu kurala uymanız gerekir.

Fiillerin yalın biçimleriyle, ayrıca 元気な限り “sağlıklı olduğum sürece” gibi sıfatlı yapılarla kullanılır. Sıfat, bir şeyin nasıl olduğunu anlatan sözcüktür. Japoncadaki な sıfatları, bir adın önüne bağlanırken な alır; 元気な限り buna örnektir. Adlarda 学生である限り “öğrenci olduğun sürece” gibi である bağlantısı kullanılabilir.

Olumsuz biçimle ない限り, “olmadıkça / yapmadıkça” anlamı verir:

本人が同意しない限り、情報は公開できません。
Kişinin kendisi onay vermedikçe bilgi açıklanamaz.

Bu cümle onayı gerekli koşul olarak gösterir. Ancak “onay verirse bilgi mutlaka açıklanır” sonucunu garanti etmez; başka koşullar da bulunabilir. Türkçedeki “-madıkça” ile bu açıdan oldukça iyi örtüşür.

以上: kabul edilmiş bir durumun sonucu

以上(いじょう), bu kullanımda “madem”, “-dığına göre” veya “artık … olduğuna göre” anlamına gelir. İlk bölüm bir gerçek, karar ya da üstlenilmiş sorumluluk olarak sunulur; ikinci bölüm bunun gerektirdiği sonucu bildirir.

約束した以上、守らなければなりません。
Söz verdiğime göre sözümü tutmalıyım.

Fiillerle 引き受ける以上 “üstleneceğine göre”, 引き受けた以上 “üstlendiğine göre” gibi yalın biçimler kullanılır. Geçmiş biçim zorunlu değildir: karar verilmiş veya kabul edilmiş bir gelecek eylemi de sonuç için dayanak olabilir.

Adlar ve な sıfatları için güvenilir yazı dili bağlantısı である以上 biçimidir:

  • 責任者である以上、説明する義務があります。 — Sorumlu kişi olduğuna göre açıklama yapma yükümlülüğü vardır.
  • 必要である以上、費用を確保しなければなりません。 — Gerekli olduğuna göre bunun için bütçe ayrılmalıdır.

い sıfatları, yani yalın biçimi い ile biten Japonca sıfat sınıfı, doğrudan bağlanabilir: 難しい以上 “zor olduğuna göre”. Bu sınıf ayrımında yalnızca son harfe bakmak yeterli değildir; örneğin きれい bir な sıfatıdır.

Sonuç bölümünde zorunluluk, kararlılık veya mantıksal çıkarım sık görülür. 以上は biçimindeki は, bu dayanağı daha belirgin kılabilir. Yapı, sıradan bir olayın nedenini söyleyen から ile her bağlamda değiştirilemez: 以上, “bu durumu kabul ediyorsak bundan kaçamayız” havası taşır.

反面: aynı şeyin karşıt yönleri

反面(はんめん), aynı kişi, araç, uygulama veya durumun birbirine karşıt iki yönünü bir araya getirir. İlk bölüm olumlu, ikinci bölüm olumsuz olabilir; fakat böyle bir sıra zorunlu değildir.

便利な反面、危険もあります。
Kullanışlı olmasına karşılık tehlikeleri de var.

Bağlantılar şöyle özetlenebilir:

  • Fiilin yalın biçimi: 時間を節約できる反面 — zaman kazandırmasına karşılık
  • い sıfatı: 安い反面 — ucuz olmasına karşılık
  • な sıfatı + な: 便利な反面 — kullanışlı olmasına karşılık
  • Ad + である: 専門家である反面 — uzman olmasının yanı sıra, buna karşıt bir yönüyle

反面, yalnızca iki bağımsız haberi birbirine bağlayan “öte yandan” değildir. “Bu yöntem hızlıdır; ama hata riskini artırır” cümlesinde iki özellik aynı yönteme aittir. “Ben bugün çalışıyorum; öte yandan kardeşim tatilde” gibi farklı kişilerin ayrı durumlarını karşılaştırırken 一方で çoğu zaman daha uygun bir seçimdir.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örneklerde Türkçe karşılığı ezberlemek yerine ilişkinin türünü belirleyin: bilgi sınırı mı, işlem sırası mı, zorunlu sonuç mu, karşıt yön mü?

Japonca Türkçe Açıklama
私の知る限りでは、正しいです。 Bildiğim kadarıyla doğru. İddia, konuşanın bilgisiyle sınırlanır.
法律上、問題があります。 Hukuken bir sorun var. Değerlendirme alanı hukuktur.
約束した以上、守らなければなりません。 Söz verdiğime göre sözümü tutmalıyım. Verilmiş söz sorumluluk doğurur.
便利な反面、危険もあります。 Kullanışlı olmasına karşılık tehlikeleri de var. Aynı şeyin iki yönü anlatılır.
在庫を確認したところ、希望の色は売り切れていました。 Stoku kontrol ettiğimde istediğim rengin tükenmiş olduğunu gördüm. Kontrolden elde edilen bulgu verilir.
聞いたところでは、来月から受付時間が変わるそうです。 Duyduğuma göre gelecek aydan itibaren başvuru saatleri değişecekmiş. Bilginin duyuma dayandığı gösterilir.
今、契約書を確認しているところです。 Şu anda sözleşmeyi kontrol ediyorum. Eylemin devam eden aşaması anlatılır.
この機械を使う上で、安全確認は欠かせません。 Bu makineyi kullanırken güvenlik kontrolü olmazsa olmazdır. Kullanım sürecinin önemli bir koşulu belirtilir.
条件を比較した上で、プランを選びました。 Koşulları karşılaştırdıktan sonra bir plan seçtim. Önce karşılaştırma, sonra seçim vardır.
私が調べた限りでは、追加料金はありません。 Araştırdığım kadarıyla ek ücret yok. Sonuç, yapılan araştırmanın kapsamıyla sınırlıdır.
体調がいい限り、毎朝歩くつもりです。 Sağlığım elverdiği sürece her sabah yürümeyi düşünüyorum. Koşul sürdükçe niyet geçerlidir.
許可が出ない限り、工事は始められません。 İzin çıkmadıkça inşaata başlanamaz. İzin gerekli koşuldur.
引き受けた以上、途中で投げ出すわけにはいきません。 Bu işi üstlendiğime göre yarıda bırakamam. Üstlenilmiş işten doğan sorumluluk vurgulanır.
在宅勤務は通勤時間を減らせる反面、仕事と生活の区別が難しくなります。 Evden çalışmak işe gidip gelme süresini azaltır; buna karşılık iş ile özel yaşamı ayırmak zorlaşır. Aynı çalışma biçiminin yararı ve güçlüğü karşılaştırılır.

Sık yapılan hatalar

1. ところ sözcüğünü genel adlaştırıcı sanmak

  • Yanlış: 彼が来たところを知っています。
  • Doğru: 彼が来たことを知っています。
  • Anlam: Onun geldiğini biliyorum.

Amaç “gelmiş olduğu olayını biliyorum” demekse こと uygundur. ところ kullanımı aynı anlamı otomatik olarak vermez; bir yer, sahne veya olay aşaması düşündürebilir. Yanlış örnek burada yalnızca hedeflenen anlam için yanlıştır; başka bir bağlamda yer veya sahne anlamı kurulabilir.

2. Yan cümleyi ます ile bitirmek

  • Yanlış: 約束しました以上、守ります。
  • Doğru: 約束した以上、守ります。
  • Anlam: Söz verdiğime göre sözümü tutacağım.

以上 öncesindeki fiil yalın biçimde olur. Nezaketi cümlenin sonundaki 守ります sağlar. Türkçedeki saygılı hitabı Japoncada yan cümlenin her fiiline ます ekleyerek karşılamaya çalışmayın.

3. な bağlantısını unutmak

  • Yanlış: 便利反面、危険もあります。
  • Doğru: 便利な反面、危険もあります。
  • Anlam: Kullanışlı olmasına karşılık tehlikeleri de var.

便利 bir な sıfatıdır; bu kullanımda 反面 öncesine な gelir. Daha resmî bir anlatımda 便利である反面 de mümkündür. Ancak yalın 便利反面 bağlantısı doğru değildir.

4. “Yaptıktan sonra” derken sözlük biçimini kullanmak

  • Hedeflenen anlam için yanlış: 内容を確認する上で、署名してください。
  • Doğru: 内容を確認した上で、署名してください。
  • Anlam: İçeriği kontrol ettikten sonra imzalayın.

確認する上で kendi başına yanlış bir kalıp değildir; “kontrol yaparken / kontrol sürecinde” demektir. Önce kontrolün tamamlanmasını, ardından imzayı istediğinizde 確認した上で gerekir.

5. ない限り ile olumlu koşulu karıştırmak

  • Hedeflenen anlam için yanlış: 許可が出る限り、入れません。
  • Doğru: 許可が出ない限り、入れません。
  • Anlam: İzin çıkmadıkça giremezsiniz.

Türkçedeki “-madıkça” olumsuzluğu Japoncada da ない ile görünür olmalıdır. İlk örnek “izin çıktığı sürece giremezsiniz” gibi ters bir koşul kurar. 限り kendi başına “-madıkça” anlamını taşımaz.

6. 以上 yapısını sıradan neden yerine kullanmak

  • Sıradan bir hava bildirimi için uygunsuz: 雨が降った以上、道がぬれています。
  • Doğal: 雨が降ったので、道がぬれています。
  • Anlam: Yağmur yağdığı için yol ıslak.

Yalnızca gözlenen bir neden-sonucu açıklarken ので daha doğaldır. 以上 ise kabul edilmiş durumdan bir gereklilik veya çıkarım kurar. Örneğin 雨が降っている以上、屋外での作業は中止すべきです。 “Yağmur yağdığına göre açık havadaki çalışma durdurulmalı” cümlesinde kararın dayanağını belirtir ve yerindedir.

Kullanım ve üslup notları

Üslup, ifadenin gündelik, kibar, resmî veya yazıya özgü havasıdır. Bu yapıların hepsi aynı ölçüde resmî değildir. 今、食べているところです。 “Şu anda yemek yiyorum” gündelik bir konuşmada rahatça kullanılabilir. 法律上, である以上 ve 反面 ise rapor veya gerekçeli değerlendirme dilinde özellikle kullanışlıdır.

以上 ile başkasına sorumluluk yüklemek güçlü duyulabilir. 約束した以上、守ってください。 “Söz verdiğinize göre tutun” cümlesi, yalnızca nazik bir hatırlatma değildir; kişinin önceki kararını karşısına dayanak olarak koyar. Kendi sorumluluğunuzu anlatırken ise kararlılık bildirir. Her kibar cümle yumuşak değildir: sonuna ください eklemek bu baskıyı tamamen ortadan kaldırmaz.

限りでは bilgi sınırını belirtmek için yararlıdır, fakat otomatik bir çekingenlik ifadesi değildir. 私の知る限りでは cümlesi, konuşanın neyi bildiğini ve neyi garanti etmediğini açıklar. Duyuma dayalı bilgide 聞いたところでは, kendi incelemenize dayalı bilgide 調べた限りでは seçerek dayanağı da doğru gösterebilirsiniz.

Türkçede “açısından”, “bakımından” ve “-ken” çok geniş kullanılır. Bunları Japoncaya tek bir kalıpla aktarmayın. “Hukuk açısından” için 法律上, “kullanırken dikkat edilmesi gerekenler” için 使う上で, “gördüğüm kadarıyla” için 見る限り uygundur. Benzer Türkçe karşılıklar, Japoncada farklı bağlantı kurallarını gizleyebilir.

Daha ileri ayrımlar

こと ile bu yapıların görevleri aynı değildir

こと, bir olayı cümlede düşüncenin veya bilginin konusu yapabilir:

彼が担当者であることを確認しました。
Onun sorumlu kişi olduğunu doğruladım.

以上 ise bu bilgiyi bir sonuç için dayanak yapar:

彼が担当者である以上、彼に説明を求めるべきです。
Sorumlu kişi o olduğuna göre açıklamayı ondan istemeliyiz.

İlkinde “neyi doğruladım?” sorusunun yanıtı vardır. İkincisinde “hangi kabul edilmiş duruma dayanarak ne yapılmalı?” sorusunun yanıtı vardır. Bu yüzden temel こと bilgisinin üzerine bu yapıları eklemek gerekir; onları こと yerine kullanılan daha süslü sözcükler gibi öğrenmeyin.

限り ve 以上: süren koşul ile kabul edilen dayanak

ここに住んでいる限り、規則を守らなければなりません。
Burada yaşadığınız sürece kurallara uymalısınız.

ここに住むと決めた以上、規則を守らなければなりません。
Burada yaşamaya karar verdiğinize göre kurallara uymalısınız.

İlk cümle yükümlülüğün geçerli olduğu süreyi sınırlar. İkinci cümle alınan karardan sorumluluk çıkarır. Türkçede ikisi de geniş anlamda koşul bildirebilir; fakat Japoncada biri “bu durum sürdükçe”, diğeri “bu kararı kabul ettiğimize göre” diye çerçeve kurar.

上は ve 上に, 上で ile karıştırılmamalıdır

Fiilin yalın biçimi + 上は(うえは), özellikle yazı dilinde 以上 benzeri bir kararlılık veya yükümlülük bildirir:

引き受けた上は、最後まで責任を持ちます。
Bu işi üstlendiğime göre sonuna kadar sorumluluğunu taşıyacağım.

Bu, 引き受けた上で “üstlendikten sonra” ile aynı değildir. Yalnızca son parçacığı değiştirerek zaman sıralamasından sorumluluk ilişkisine geçilir. Parçacık, Japoncada sözcük veya ifadeden sonra gelip onun cümledeki görevini belirleyen kısa bir unsurdur; で, は ve に buna örnektir.

上に(うえに) ise ekleme yapar:

この部屋は静かな上に、駅にも近いです。
Bu oda sessiz olduğu gibi istasyona da yakın.

Burada iki özellik birbirine eklenir. 反面 kullansaydınız iki yön arasında karşıtlık beklenirdi. Ortak 上 yazımı, bu kalıpların aynı ilişkiyi kurduğu anlamına gelmez.

反面 ile 一方で arasındaki seçim

反面 özellikle aynı şeyin ters yönlerini öne çıkarır; 一方で hem karşıtlık hem de paralel durumları anlatabilir. Aralarında kullanım örtüşmesi vardır, bu nedenle “biri her zaman doğru, diğeri her zaman yanlış” diye düşünmeyin.

この薬は効果が高い反面、副作用も強いです。
Bu ilaç oldukça etkili; buna karşılık yan etkileri de güçlü.

都市の人口が増える一方で、地方の人口は減っています。
Şehirlerin nüfusu artarken kırsal bölgelerin nüfusu azalıyor.

İlkinde aynı ilacın yararı ve sakıncası karşılaştırılır. İkincisinde farklı bölgelerdeki iki gelişme yan yana konur. Bu ayrım, Türkçedeki “öte yandan” ifadesinin genişliğinden kaynaklanan seçim hatalarını azaltır.

限り sözcüğünün başka anlamlarını tanıyın

できる限り努力します。 “Elimden geldiğince çabalayacağım” cümlesinde 限り, bir imkânın üst sınırını anlatır. Bu, bilgi sınırına benzer bir sınır fikri taşır ama “sürdüğü sürece” diye çevrilmez.

今日限りで受付を終了します。 “Başvuruları bugün itibarıyla kapatıyoruz” cümlesinde ise adla birleşip son noktayı belirtir. Bu kullanımın bağlantısı, 知っている限りでは ile aynı değildir. Yeni bir örnekte önce neyin sınırlandığını bulun: bilgi mi, koşulun süresi mi, kapasite mi, son tarih mi?

ところが yazımına değil, cümledeki yerine bakın

確認したところ、問題はありませんでした。 “Kontrol ettiğimde sorun olmadığını gördüm” cümlesi bir bulgu bildirir. Buna karşılık cümle başındaki ところが bir bağlayıcı olabilir:

予約できると思っていました。ところが、すでに満席でした。
Rezervasyon yapabileceğimi sanıyordum. Oysa bütün yerler dolmuştu.

İkinci örnekte ところが, “oysa / ama beklenenin tersine” anlamıyla önceki beklentiyi tersine çevirir. Her ところ örneğini genel adlaştırma veya zaman aşaması olarak çözmeye çalışmak, özellikle okurken anlamı kaçırmaya yol açabilir.

Çalışma önerileri

  1. Türkçe ilişkiyi önce adlandırın. Beş kısa durum yazın: duyuma dayalı bilgi, hukuk açısından değerlendirme, devam eden koşul, üstlenilmiş sorumluluk ve bir yöntemin sakıncası. Her birini yalnızca ilgili kalıpla Japoncaya aktarın. Sonra “Bu kalıp neyi sınırlandırıyor veya hangi sonucu gerekçelendiriyor?” diye kontrol edin.
  2. Küçük değişikliklerle anlamı sınayın. 確認する上で ve 確認した上で için ayrı cümleler kurun. Ardından 住んでいる限り ile 住むと決めた以上 karşılaştırmasını kullanarak iki farklı Türkçe karşılık yazın. Amaç sözcüğü değil, ilişkiyi hatırlamaktır.
  3. Okuduklarınızda dayanak ve sonucu işaretleyin. Bir haber, kullanım koşulu veya ürün değerlendirmesinde bu yapıları bulun. Önlerindeki bölümü ve sonrasındaki sonucu ayırın. Özellikle 以上 sonrasında yükümlülük, 反面 sonrasında karşıt özellik, たところ sonrasında bulgu olup olmadığına bakın; ardından örneği kendi hayatınızdaki bir duruma uyarlayın.

İlgili konular

  • Önce çalışılacak konu: こと ile kurulan ifadeler — bir eylemi veya olayı ad gibi kullanmanın temelini sağlar. Buradaki kalıpları anlamak için önce genel adlaştırma ile özel mantıksal ilişki arasındaki farkı bu konu üzerinden pekiştirin.

Ön koşul

Japonca Dilinde こと İfadeleri (こと表現)B2

Diğer C1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır