A1

İngilizcede There is / There are

There is / There are

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki İngilizce dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

İngilizcede bir şeyin var olduğunu veya bir yerde bulunduğunu söylemek için there is ve there are kullanılır. Tek bir şeyden ya da sayılamayan bir maddeden söz ederken there is, birden çok şeyden söz ederken there are seçilir: There is a book on the table. — Masada bir kitap var; There are two books on the table. — Masada iki kitap var. Soru sorarken Is there…? / Are there…?, “yok” derken There isn't… / There aren't… kullanılır.

Genel bakış

Türkçede “Kapıda biri var”, “Dolapta süt var” ve “Yakında iki eczane var” derken aynı var sözcüğü işimizi görür. İngilizcede ise varlığını bildirdiğimiz şeyin tek mi, birden çok mu olduğu cümlenin biçimini değiştirir. Bu yüzden Türkçedeki cümleyi kelime kelime çevirmek yerine, önce “Neyin varlığından söz ediyorum?” diye düşünmek gerekir.

Bu yapı, A1 düzeyinde öğrenilen temel anlatım araçlarından biridir. Bir evi tarif ederken, otelde imkânları sorarken, alışveriş listesi hazırlarken veya bulunduğunuz yerde gördüklerinizi anlatırken sık sık karşınıza çıkar. Yalnızca fiziksel nesneler için değildir: Bir sorun, bir ihtimal veya yapılacak bir iş de bu yapıyla gündeme getirilebilir.

Buradaki there, tek başına kullanılan “orada” anlamındaki sözcükle aynı işi yapmaz. There is / there are bütün olarak “var” anlamını kurar; ardından neyin var olduğu gelir. Başlangıçta bu bütünü bir kalıp gibi öğrenmek yararlıdır. İleri ayrıntılara geçmeden önce tekil, çoğul, olumsuz ve soru biçimlerini rahatça kullanmanız yeterlidir.

Yapı nasıl kurulur?

1. Önce var olan şeyi belirleyin

İsim, bir kişiyi, nesneyi, maddeyi veya kavramı adlandıran sözcüktür; kitap, insan, süt ve sorun gibi. Tekil, bir şeyi; çoğul, birden çok şeyi ifade eder. Sayılamayan isim ise İngilizcede normal kullanımında tek tek sayılmayan bir maddeyi veya kavramı anlatır; süt, su ve bilgi gibi.

Temel düzen şöyledir: there + is/are + var olan şey + varsa yer bilgisi. Türkçede yer bilgisi çoğunlukla başta, “var” ise sonda bulunur. İngilizcede buna karşılık çoğunlukla önce yapı, sonra var olan şey, en sonda da yer bilgisi gelir.

Söz edilen şey İngilizce Türkçesi
Tek bir nesne There is a chair in the kitchen. Mutfakta bir sandalye var.
Birden çok nesne There are four chairs in the kitchen. Mutfakta dört sandalye var.
Sayılamayan bir madde There is some water in the bottle. Şişede biraz su var.

Yer bilgisi zorunlu değildir. There is a problem. — Bir sorun var, kendi başına tamamlanmış bir cümledir. Önemli olan bir şeyi dinleyenin dikkatine sunmaktır; mutlaka “nerede?” sorusunu cevaplamak gerekmez.

2. Tekil isimlerle “there is”

Tek bir sayılabilen şeyden söz ederken there is kullanılır. Sayılabilen tekil ismin önünde çoğunlukla a/an bulunur. Bunlar burada “bir” anlamına yaklaşan ve henüz belirli olmayan bir şeyi tanıtan sözcüklerdir:

  • There is a book on the table. — Masada bir kitap var.
  • There is an apple in my bag. — Çantamda bir elma var.
  • There is a bathroom upstairs. — Üst katta bir banyo var.

A/an seçimi, sonraki sözcüğün ilk harfine değil ilk sesine bağlıdır: ünsüz ses önünde a, ünlü ses önünde an kullanılır. Bu konu ayrı bir başlık olsa da burada şu alışkanlık önemlidir: Tek bir sayılabilen nesneyi tanıtırken ismi genellikle tek başına bırakmayın.

3. Çoğul isimlerle “there are”

Birden çok kişi veya şey varsa there are kullanılır:

  • There are two keys on the shelf. — Rafta iki anahtar var.
  • There are many people here. — Burada çok insan var.
  • There are some shops near the station. — İstasyonun yakınında birkaç dükkân var.

Türkçede sayıdan sonra isim çoğunlukla tekil kalır: “iki anahtar”, “beş sandalye”. İngilizcede ise sayı birden büyükse sayılabilen isim genellikle çoğul olur: two keys, five chairs. Dolayısıyla Türkçe konuşan bir öğrenen hem are seçimine hem de ismin çoğul biçimine dikkat etmelidir.

Her çoğul isim -s ile bitmez. Örneğin people “insanlar”, children “çocuklar” anlamındadır ve çoğuldur. There are three children in the garden. — Bahçede üç çocuk var. Fiili seçerken yalnızca sözcüğün sonuna değil, anlamına ve çoğul biçimine bakın.

4. Sayılamayan isimlerle de “there is”

Türkçede “çok süt” ifadesindeki çok, miktarın büyük olduğunu gösterir. Ancak İngilizcede miktarın büyük olması ismi çoğul yapmaz. Milk, water, money ve information, normal kullanımlarında sayılamayan isimlerdir; bu nedenle there is ile kullanılır:

  • There is a lot of milk in the fridge. — Buzdolabında çok süt var.
  • There is some money in the drawer. — Çekmecede biraz para var.
  • There is useful information on this page. — Bu sayfada yararlı bilgiler var.

Son örneğin Türkçe çevirisinde “bilgiler” denmesi sizi yanıltmasın. Biçimi Türkçe karşılık değil, İngilizce isim belirler. Ayrıca a milk gibi bir biçim yerine, temel kullanımda miktar veya kap belirtilir.

Kapları ya da birimleri saydığınızda durum değişir: There are two bottles of milk in the fridge. — Buzdolabında iki şişe süt var. Burada sayılan şey süt değil bottles, yani şişelerdir. Buna karşılık There is a bottle of milk in the fridge. — Buzdolabında bir şişe süt var, tekil biçimdedir.

5. Olumlu, olumsuz ve soru biçimleri

Olumsuz cümle, bir şeyin olmadığını veya bulunmadığını söyleyen cümledir. Isn't, is not biçiminin; aren't, are not biçiminin kısaltmasıdır. Soruda is/are, there sözcüğünün önüne geçer. Bu sorular için ayrıca do/does eklenmez.

Biçim İngilizce Türkçesi
Tekil, olumlu There is a bank nearby. Yakında bir banka var.
Tekil, olumsuz There isn't a bank nearby. Yakında bir banka yok.
Tekil, soru Is there a bank nearby? Yakında bir banka var mı?
Çoğul, olumlu There are some banks nearby. Yakında birkaç banka var.
Çoğul, olumsuz There aren't any banks nearby. Yakında hiç banka yok.
Çoğul, soru Are there any banks nearby? Yakında banka var mı?
Sayılamayan, olumsuz There isn't any milk. Hiç süt yok.
Sayılamayan, soru Is there any milk? Süt var mı?

Türkçede “Yakında banka var mı?” sorusu tekil ve çoğul arasında kesin bir ayrım yapmayabilir. İngilizcede a bank derseniz bir bankanın bulunup bulunmadığını, any banks derseniz çevrede banka bulunup bulunmadığını çoğul biçimle sorarsınız. Her ikisi de uygun bağlamda doğal olabilir.

Some, olumlu cümlelerde belirsiz miktar veya sayı bildirir: “biraz”, “birkaç”. Any ise bu yapıdaki tarafsız sorularda ve olumsuz cümlelerde yaygındır; Türkçeye bazen “hiç” diye çevrilir, bazen ayrıca çevrilmez. Bu bir başlangıç kuralıdır, değişmez bir yasak değildir. Örneğin Is there some cake left? — Biraz kek kaldı mı? sorusu, kek kaldığını umarken veya beklerken doğaldır.

“Hiç yok” demenin bir başka yolu no kullanmaktır: There is no milk. — Hiç süt yok; There are no seats left. — Hiç boş koltuk kalmadı. Bu biçimde fiile ayrıca not eklemeyin. Başlangıç için isn't/aren't + any ve is/are + no yapılarını ayrı ayrı öğrenin.

6. Kısa cevaplar ve kısaltma

Soruyu yanıtlarken bütün cümleyi tekrar etmek gerekmez:

İngilizce Türkçesi
Is there a bathroom? — Yes, there is. Banyo var mı? — Evet, var.
Is there a bathroom? — No, there isn't. Banyo var mı? — Hayır, yok.
Are there any clean towels? — Yes, there are. Temiz havlu var mı? — Evet, var.
Are there any clean towels? — No, there aren't. Temiz havlu var mı? — Hayır, yok.

There's, there is biçiminin çok yaygın kısaltmasıdır: There's a café downstairs. — Alt katta bir kafe var. Sayılamayan isimlerle de kullanılabilir: There's some tea in the pot. — Demlikte biraz çay var.

Ancak olumlu kısa cevapta Yes, there's denmez; Yes, there is kullanılır. Başlangıç düzeyinde çoğul olumlu cümlelerde there are biçimini açık yazmak en güvenli seçimdir.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örneklerde önce İngilizce cümleyi okuyun, sonra “Var olan şey tekil mi, çoğul mu, sayılamayan mı?” sorusunu yanıtlayın. Türkçe çevirilerde her zaman aynı sözcük dizilişinin kullanılmaması normaldir.

İngilizce Türkçesi Açıklama
There is a book on the table. Masada bir kitap var. Tek bir nesne tanıtılıyor.
There are many people here. Burada çok insan var. İnsanlardan çoğul olarak söz ediliyor.
Is there a bathroom? Banyo var mı? Bir yerin bulunup bulunmadığı soruluyor.
There isn't any milk. Hiç süt yok. Sayılamayan bir maddeyle olumsuz cümle.
There's a pharmacy opposite the hotel. Otelin karşısında bir eczane var. Tekil olumlu biçim kısaltılmış.
There are two spare keys in this drawer. Bu çekmecede iki yedek anahtar var. Sayıdan sonra çoğul isim kullanılıyor.
Is there any hot water? Sıcak su var mı? Suyun miktarı değil, bulunup bulunmadığı soruluyor.
There aren't any clean cups. Hiç temiz fincan yok. Çoğul olumsuz yapı.
There is a problem with the internet connection. İnternet bağlantısında bir sorun var. Soyut bir durum bildiriliyor.
Are there any vegetarian dishes on the menu? Menüde vejetaryen yemek var mı? Menüde sunulan seçenekler soruluyor.
There is a lot of traffic this morning. Bu sabah trafik çok yoğun. İngilizcede trafik sayılamayan isimdir.
There are three messages for you. Size gelen üç mesaj var. Birine yeni bilgi veriliyor.
How many rooms are there in the flat? Dairede kaç oda var? Sayılabilen şeylerin sayısı soruluyor.
How much rice is there in the cupboard? Dolapta ne kadar pirinç var? Sayılamayan bir maddenin miktarı soruluyor.

Son iki örnekte how many “kaç”, how much “ne kadar” anlamındadır. Sayıyı sorarken çoğul isim ve are there, miktarı sorarken sayılamayan isim ve is there kullanılır. Türkçede ikisinde de “var” dememiz, İngilizcedeki bu ayrımı görünmez kılabilir.

Sık yapılan hatalar

1. Türkçedeki “var” gibi tek bir biçim kullanmak

  • Yanlış: There is two chairs in the room.
  • Doğru: There are two chairs in the room. — Odada iki sandalye var.
  • Neden? İki sandalyeden söz ediliyor; çoğul isimle temel kural are kullanmaktır. Konuşmada duyabileceğiniz farklılıklar bu yazılı temel kuralı değiştirmez.

2. Sayıdan sonra ismi çoğul yapmamak

  • Yanlış: There are three book on the desk.
  • Doğru: There are three books on the desk. — Çalışma masasında üç kitap var.
  • Neden? Türkçedeki “üç kitap” yapısının aksine, İngilizcede three sözcüğünden sonra burada books gerekir. Yalnızca are seçmek yeterli değildir.

3. Sayılamayan ismi çoğul sanmak

  • Yanlış: There are a lot of money in the bag.
  • Doğru: There is a lot of money in the bag. — Çantada çok para var.
  • Neden? A lot of, miktarın büyük olduğunu söyler; money sözcüğünü sayılabilen çoğul bir isim yapmaz. Aynı uyarı su, süt ve bilgi için de geçerlidir.

4. Soruda “do” eklemek

  • Yanlış: Do there is a bus stop nearby?
  • Doğru: Is there a bus stop nearby? — Yakında otobüs durağı var mı?
  • Neden? Bu yapıda soruyu doğrudan is/are ile kurarız. Türkçedeki “mı” için ayrı bir İngilizce sözcük aramayın; sözcüklerin sırası değişir.

5. Olumsuzluğu iki kez belirtmek

  • Yanlış: There aren't no buses today.
  • Doğru: There aren't any buses today. — Bugün hiç otobüs yok.
  • Diğer doğru seçenek: There are no buses today. — Bugün hiç otobüs yok.
  • Neden? Standart İngilizcede bu anlam için aren't any veya are no seçilir. Bazı ağızlarda başka biçimler duyulsa da öğrenirken ve yazarken bu iki yapıyı kullanın.

6. Birinin sahip olduğu şeyi varlık yapısıyla anlatmak

  • Yanlış: There is a car in me.
  • Doğru: I have a car. — Bir arabam var.
  • Yer bildiriyorsanız: There is a car outside. — Dışarıda bir araba var.
  • Neden? Türkçedeki “Arabam var” sahiplik bildirir. İngilizcede kişisel sahiplik için genellikle have, yani “sahip olmak” fiili kullanılır. There is, bir şeyin bulunmasını bildirir; “benim var” ifadesinin otomatik karşılığı değildir.

Kullanım notları

“Var” demek ile yeri bilinen bir şeyi anlatmak farklıdır

There is / there are, çoğunlukla konuşmaya yeni bir şey getirir. Zaten hangi şeyden söz ettiğimiz biliniyorsa cümleyi doğrudan onunla başlatmak daha doğaldır:

  • There is a book on the table. — Masada bir kitap var.
  • The book is on the table. — Kitap masada.

İlk cümlede masada bir kitap bulunduğunu haber verirsiniz. İkinci cümlede ise bilinen kitabın nerede olduğunu söylersiniz. The, burada hangi kitaptan söz edildiğinin belli olduğunu gösterir. Türkçede “Masada kitap var” ile “Kitap masada” arasındaki fark bu ayrımı anlamaya yardımcı olur.

Benzer şekilde There is a bathroom upstairs. — Üst katta bir banyo var, imkânı tanıtır; The bathroom is upstairs. — Banyo üst katta, bilinen banyoya yönlendirir. Her “bir yerde olmak” cümlesini varlık yapısına dönüştürmeyin.

Buradaki “there” mutlaka “orada” demek değildir

There is a café here. — Burada bir kafe var, tamamen doğal bir cümledir. İlk there, varlık yapısını kurar; here, gerçek yeri bildirir. There is a café there. — Orada bir kafe var, cümlesinde ise ikinci there yer anlamındadır.

Bu nedenle ilk sözcüğü görünce otomatik olarak “orada” diye çevirmeyin. Cümlenin bütününe bakın. Türkçeye çoğu zaman yalnızca “var” ile aktarılır.

Gündelik konuşma ve özenli yazı

There's, günlük konuşmada ve samimi yazışmalarda çok yaygındır. Açık there is biçimi de doğrudur; özellikle vurgu veya daha özenli bir anlatım gerektiğinde kullanılabilir. Olumsuzlarda isn't/aren't gündelik kullanımda yaygınken is not/are not daha açık bir ifade ya da güçlü vurgu sağlayabilir.

Çoğul bir isimden önce There's two people outside. — Dışarıda iki kişi var, gibi cümleler de duyabilirsiniz. Bu kullanım gündelik konuşmada yaygındır; sınavlarda, resmî yazıda ve temel öğrenme alıştırmalarında There are two people outside biçimini tercih edin. Duyduğunuzu anlayabilmek ile her duyduğunuzu kendi yazınıza taşımak aynı şey değildir.

Temelin ötesinde: ileri kullanımlar

Bu bölümdeki ayrıntıları A1 düzeyinde hemen üretmeniz gerekmez. Temel kuralı oturttuktan sonra, ileride karşılaşacağınız biçimleri tanımak için okuyabilirsiniz.

Birden fazla şeyi peş peşe saymak

Bir listeyi tekil bir isimle başlatırken There is a sofa and two chairs in the room. — Odada bir kanepe ve iki sandalye var, cümlesine sık rastlanır. Burada ilk söylenen şey tekildir; konuşmacı listeyi onunla başlatır. Liste çoğul bir isimle başlarsa There are two chairs and a sofa in the room. — Odada iki sandalye ve bir kanepe var, doğal olur.

Bu tür bağlı listelerde kullanım, tek bir çoğul isimle kurulan basit cümle kadar mekanik değildir. Özellikle özenli yazıda tereddüt yaşarsanız listeyi bölün veya çoğul bir üst başlık kullanın: There are three pieces of furniture in the room: a sofa and two chairs. — Odada üç parça mobilya var: bir kanepe ve iki sandalye. Liste örneğini, There is two chairs biçimini her durumda doğru saymak için gerekçe olarak kullanmayın.

Belirli bir şey de bazen bu yapıyla sunulabilir

Başlangıçta a/an, some ve sayılarla çalışmak en kolay yoldur. Ancak there yapısından sonra the veya bir kişi adı gelmesi bütünüyle yasak değildir. Özellikle bir seçeneği hatırlatırken şu cümle doğaldır: There's the café near the station. — İstasyonun yakınındaki kafe de var ya.

Burada konuşmacı, bilinen kafeyi seçenek olarak yeniden gündeme getirir. Bu özel bağlam, The café is near the station. — Kafe istasyonun yakınında, cümlesinden farklıdır; ikincisi yalnızca yer bildirir. Temel öğrenme aşamasında “yeni bir şeyi tanıtmak” kuralını esas alın, fakat ileride gördüğünüz belirli isimleri otomatik olarak hata saymayın.

Başka zamanlarda da aynı varlık fikri korunur

Zaman, bir durumun şimdi, geçmişte veya gelecekte olduğunu gösteren dilbilgisel biçimdir. Varlık bildiren there yapısı başka zamanlarda da kullanılır; değişen bölüm be fiilinin biçimidir:

Kullanım İngilizce Türkçesi
Geçmiş, tekil There was a power cut last night. Dün gece elektrik kesintisi oldu.
Geçmiş, çoğul There were several delays yesterday. Dün birkaç gecikme yaşandı.
Gelecek There will be a meeting tomorrow. Yarın bir toplantı olacak.
Şimdiye uzanan durum There have been several complaints this week. Bu hafta birkaç şikâyet geldi.
Olasılık There might be a mistake. Bir hata olabilir.
Gereklilik There must be a better way. Daha iyi bir yol olmalı.

Will, might ve must gibi sözcüklerden sonra be değişmeden kalır. Bu yüzden “iki şey” olsa bile There will be two meetings tomorrow. — Yarın iki toplantı olacak, denir. Şimdiki zamandaki is/are seçimini bu biçimlere doğrudan taşımayın; ilgili zaman veya yardımcı fiil yapısını ayrıca öğrenin.

Daha gelişmiş değerlendirme kalıpları

There seems to be a problem. — Bir sorun var gibi görünüyor, kesin bir yargıyı yumuşatır. Çoğulda There seem to be several problems. — Birkaç sorun var gibi görünüyor, biçimi kullanılır. Buradaki to be, fiilin çekimlenmemiş temel biçimidir; yani kendi başına kişi veya zaman bildirmeyen biçim.

There is no need to worry. — Endişelenmeye gerek yok, ve There is no point in arguing. — Tartışmanın bir anlamı yok, gibi kalıplar da günlük hayatta yararlıdır. Bunları yalnızca “bir yerde nesne bulunması” olarak düşünmeyin: İlki bir gerekliliğin, ikincisi bir yararın olmadığını bildirir. Türkçedeki “gerek yok”, “anlamı yok” ifadeleri çoğu zaman kelime kelime çeviriden daha doğaldır.

Sonda onay istemek

Onay sorusu, bir cümlenin sonuna eklenen kısa “değil mi?” sorusudur. Bu yapıdaki onay sorusunda there korunur:

  • There's a lift, isn't there? — Asansör var, değil mi?
  • There aren't any stairs, are there? — Hiç merdiven yok, değil mi?

Olumlu cümlenin sonuna genellikle olumsuz, olumsuz cümlenin sonuna olumlu kısa soru gelir. Bu, A1 düzeyindeki doğrudan sorulardan sonraki bir adımdır; önce Is there…? ve Are there…? biçimlerini öğrenin.

Çalışma önerileri

  1. Bulunduğunuz yeri üç gözle tarif edin. Bir tekil nesne, bir çoğul nesne grubu ve sayılamayan bir madde seçin. Örneğin There's a lamp. — Bir lamba var; There are two windows. — İki pencere var; There's some water. — Biraz su var. Her cümlede neden o biçimi seçtiğinizi söyleyin. Böylece yalnızca kalıbı değil, isim türünü de çalışırsınız.
  2. Aynı bilgiyi üç biçime dönüştürün. There are some clean towels. — Birkaç temiz havlu var, cümlesini There aren't any clean towels. — Hiç temiz havlu yok, ardından Are there any clean towels? — Temiz havlu var mı? biçimlerine çevirin. Soruyu Yes, there are — Evet, var, veya No, there aren't — Hayır, yok, ile yanıtlayın. Aynı döngüyü tekil bir isim ve süt gibi sayılamayan bir maddeyle de yapın.
  3. Türkçedeki her “var” için aynı karşılığı seçmeyin. “Bir bisikletim var”, “Kapıda bir bisiklet var” ve “Bisiklet kapıda” cümlelerini ayırın. Sırasıyla I have a bike, There is a bike at the door ve The bike is at the door kullanılır. Sahiplik, yeni bilgi ve bilinen şeyin yeri arasındaki farkı fark etmek, pek çok hatayı daha cümleyi kurmadan önler.

İlgili konular

Ön koşul

İngilizcede To Be - PresentA1

Diğer A1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır