İngilizcede Dilek Kipi
Subjunctive
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki İngilizce dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
İngilizcede subjunctive (bir olguyu bildirmek yerine istek, gereklilik veya gerçek dışı bir durum anlatan kip), öneri ve taleplerden sonra fiilin yalın biçimiyle kullanılır: I suggest that he be careful. — “Dikkatli olmasını öneriyorum.” Bu yapıda he goes yerine he go, she is yerine she be gelir. Gerçek dışı varsayımlarda ise bütün kişilerle were kullanılabilir: If I were you… — “Senin yerinde olsam…”
Genel Bakış
Türkçede “Gelsin”, “Gelmesini öneriyorum” ve “Burada olsa” ifadeleri birbirinden farklı eklerle kurulur. İngilizcede de bunların karşılığı tek bir kalıp değildir; ancak bazı yapılar subjunctive adı altında birlikte ele alınır. Burada kip, konuşanın bir durumu gerçek, istenen veya varsayılan olarak nasıl sunduğunu anlatır. Türkçedeki dilek-şart ya da istek kipleriyle bire bir eşleşme aramak yerine, cümlenin ne işe yaradığını belirlemek daha yararlıdır.
Bu konunun C1 düzeyindeki temel kullanım alanı resmî öneriler, talepler ve gereklilik bildiren cümlelerdir. İş yazışmalarında “Raporun cuma gününe kadar teslim edilmesini istiyoruz” veya bir yönetmelikte “Başvuru sahibinin hazır bulunması zorunludur” gibi ifadelerde bu yapıyla karşılaşabilirsiniz. Daha önce öğrendiğiniz If I were you… kalıbı da aynı konunun gerçek dışı varsayımlarla ilgili bölümüne girer.
İngilizcede dilek kipi her fiilden sonra görünür bir değişiklik yaratmaz. I work ile that I work içindeki fiil aynı görünebilir; fark, cümlenin işlevindedir. Buna karşılık he work ve she be gibi biçimler hemen dikkat çeker. Bu nedenle yalnızca fiilin görünüşüne değil, onu hazırlayan öneri, talep veya varsayım anlamına da bakmak gerekir.
Yapı Nasıl Kurulur?
1. Öneri, talep ve gereklilikten sonra yalın fiil
En kullanışlı kalıp şöyledir:
Öneri veya talep bildiren ifade + that + özne + yalın fiil
Özne, cümlede kimden veya neden söz edildiğini gösteren bölümdür; örneğin he, the manager veya all applicants. Yalın fiil, sözlükte gördüğünüz, başında to ve sonunda kişi eki bulunmayan biçimdir: go, attend, be, have.
I suggest that he be careful. cümlesinde that he be careful, önerinin içeriğini veren yan cümledir; yani ana cümleye bağlı, kendi öznesi ve fiili olan bölümdür. Türkçede bunu “onun dikkatli olması” diye kurarız. İngilizcede ise özneyi yazıp ardından yalın fiili getiririz.
Bu yapıdaki fiil, özneye göre değişmez. Özellikle he, she, it ile normalde beklenen -s eki gelmez. Be fiili de am, is, are biçimlerine dönüşmez.
| İngilizce yapı | Türkçesi | Biçim bilgisi |
|---|---|---|
| that I attend | benim katılmam | Fiil yalın biçimde. |
| that you attend | senin katılman / sizin katılmanız | Tekil ve çoğul hitapta aynı biçim. |
| that he attend | onun katılması | Üçüncü tekil kişide ek yok. |
| that she attend | onun katılması | Üçüncü tekil kişide ek yok. |
| that it remain open | onun açık kalması | Cansız bir varlık için de aynı kural. |
| that we attend | bizim katılmamız | Fiil yalın biçimde. |
| that they attend | onların katılması | Fiil yalın biçimde. |
| that everyone be ready | herkesin hazır olması | Be değişmeden kalır. |
| that she have access | onun erişiminin olması | Has değil, have. |
Buradaki Türkçe karşılıklar tam cümle değildir. “Katılmam” ifadesi, “benim katılmam” anlamındaki bir adlaştırmadır; “ben katılmam” biçimindeki olumsuz cümleyle karıştırılmamalıdır.
2. Bu yapıyı hazırlayan ifadeler
Önemli olan yalnızca belirli bir sözcüğün bulunması değil, o sözcüğün bir şeyin yapılmasını isteme anlamında kullanılmasıdır.
| İngilizce ifade | Türkçe karşılığı | Kullanım alanı |
|---|---|---|
| suggest that… | … yapılmasını önermek | Bir çözüm veya seçenek sunma. |
| recommend that… | … yapılmasını tavsiye etmek | Uygun görülen davranışı belirtme. |
| demand that… | … yapılmasını talep etmek | Güçlü bir talep iletme. |
| insist that… | … yapılmasında ısrar etmek | Bir davranışın gerçekleşmesini isteme. |
| request that… | … yapılmasını rica etmek / istemek | Özellikle resmî talepler. |
| propose that… | … yapılmasını teklif etmek | Toplantı veya karar önerileri. |
| require that… | … yapılmasını şart koşmak | Kurallar ve zorunluluklar. |
| it is essential that… | … yapılması çok önemlidir / gereklidir | Zorunlu veya kritik bir koşul. |
| it is vital that… | … yapılması hayati önem taşır | Güçlü gereklilik. |
| it is necessary that… | … yapılması gereklidir | İhtiyaç veya zorunluluk. |
Bir isim, kişi, nesne veya düşüncenin adıdır. Öneri bildiren fiillerin isim biçimleriyle de aynı yapı kurulabilir: her recommendation that the meeting be postponed — “toplantının ertelenmesi yönündeki tavsiyesi”. Bu nedenle dilek kipi yalnızca I suggest… gibi cümle başlangıçlarıyla sınırlı değildir.
3. Olumsuzluk: fiilden önce not
Önerilen veya istenen şeyin yapılmaması gerekiyorsa, yan cümlede fiilin önüne not getirilir. Do not veya does not kullanılmaz.
- I recommend that he not drive tonight. — “Bu gece araba kullanmamasını tavsiye ediyorum.”
- It is essential that the door not be locked. — “Kapının kilitlenmemesi çok önemli.”
Olumsuzluğun yerini değiştirmek anlamı da değiştirir:
- I do not recommend that he drive. — “Araba kullanmasını tavsiye etmiyorum.”
- I recommend that he not drive. — “Araba kullanmamasını tavsiye ediyorum.”
İlk cümle bir tavsiyeyi vermediğinizi, ikincisi ise açıkça ters yönde tavsiye verdiğinizi söyler. Türkçede de “Tavsiye etmiyorum” ile “Yapmamasını tavsiye ediyorum” aynı vurguya sahip değildir.
4. Edilgen yapı: be + fiilin üçüncü biçimi
Edilgen yapı, işi kimin yaptığından çok, yapılan işin veya ondan etkilenen kişinin öne çıkarılmasıdır: “Sekreter raporu teslim etsin” yerine “Rapor teslim edilsin.” Dilek kipinde bu yapı, yalın be ile fiilin üçüncü biçimini birleştirir. Fiilin üçüncü biçimi, written, sent, approved gibi, özellikle tamamlanmışlık ve edilgenlik yapılarında kullanılan biçimdir.
They requested that the documents be sent today. — “Belgelerin bugün gönderilmesini istediler.”
Burada documents çoğul olmasına rağmen are sent kullanılmaz. Öneri veya talebin içeriğini veren fiil yine yalın be olur. Aynı şekilde The committee recommended that the plan be revised — “Komite planın gözden geçirilmesini tavsiye etti” cümlesinde, planı kimin değiştireceği belirtilmez.
5. Ana cümle geçmişte olsa da yalın biçim korunur
Present subjunctive adıyla karşılaşabilirsiniz; bu ad, eylemin mutlaka şu anda gerçekleştiği anlamına gelmez. Ana cümlede geçmiş zaman kullanılması da dilek kipindeki fiili kendiliğinden geçmişe dönüştürmez.
- She recommends that he attend. — “Onun katılmasını tavsiye ediyor.”
- She recommended that he attend. — “Onun katılmasını tavsiye etti.”
- She will recommend that he attend. — “Onun katılmasını tavsiye edecek.”
Üçünde de attend değişmez. Önerinin hedeflediği zaman, bağlamdan veya tomorrow gibi zaman ifadelerinden anlaşılır. “Geçmişte tavsiye etti, o hâlde attended yazmalıyım” diye düşünmeyin; bu yapıda bir olayın gerçekleştiği değil, gerçekleşmesinin istendiği anlatılır.
6. Gerçek dışı varsayımlarda were
İkinci temel kullanımda, mevcut gerçeklikten farklı bir durum düşünülür. Özellikle be fiilinde bütün kişiler için were kullanılabilir. Bu biçime past subjunctive veya irrealis were denildiğini görebilirsiniz; burada amaç geçmiş zamanı değil, gerçek dışı varsayımı göstermektir.
| İngilizce yapı | Türkçesi | Kişi |
|---|---|---|
| if I were ready | hazır olsaydım | Ben. |
| if you were ready | hazır olsaydın / olsaydınız | Sen veya siz. |
| if he were ready | hazır olsaydı | O. |
| if she were ready | hazır olsaydı | O. |
| if it were ready | hazır olsaydı | Bir nesne veya durum. |
| if we were ready | hazır olsaydık | Biz. |
| if they were ready | hazır olsalardı | Onlar. |
If I were you, I would ask for more time. — “Senin yerinde olsam, daha fazla süre isterdim.” Burada gerçekten o kişi olduğunuzu iddia etmezsiniz; onun durumunu zihninizde canlandırırsınız.
Ancak her if cümlesi gerçek dışı değildir:
- If he was at the office yesterday, he probably saw the message. — “Dün ofisteydiyse muhtemelen mesajı görmüştür.” Geçmişteki gerçek bir olasılık araştırılır.
- If he were at the office now, we could ask him. — “Şimdi ofiste olsaydı ona sorabilirdik.” Mevcut durumdan farklı bir durum düşünülür.
Türkçedeki “ofisteyse” ve “ofiste olsaydı” ayrımı, bu iki kullanımın farkını anlamayı kolaylaştırır. İkinci cümledeki were geçmişte bir yerde bulunmayı bildirmez.
Bağlam İçinde Örnekler
Aşağıdaki cümleler resmî talepleri, varsayımları ve kalıplaşmış dilek ifadelerini bir arada gösterir. Türkçe çevirilerde sözcük sırasını değil, cümlenin amacını izleyin.
| İngilizce | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| I suggest that he be careful. | Dikkatli olmasını öneriyorum. | Öneriden sonra yalın be. |
| It's essential that she attend. | Onun katılması çok önemli. | Gereklilik bildiren ifadeden sonra ek almayan fiil. |
| The doctor recommended that my father rest for a few days. | Doktor babamın birkaç gün dinlenmesini tavsiye etti. | Geçmişte verilen tavsiyede de yalın fiil. |
| We request that each applicant bring photo identification. | Her başvuru sahibinin fotoğraflı kimlik getirmesini rica ediyoruz. | Resmî başvuru talebi. |
| The residents demanded that the council repair the road. | Mahalle sakinleri belediye meclisinden yolun onarılmasını talep etti. | Talep edilen davranış. |
| I recommend that she not sign the contract yet. | Sözleşmeyi henüz imzalamamasını tavsiye ediyorum. | Olumsuzluk fiilden önce. |
| It is vital that the results be checked independently. | Sonuçların bağımsız olarak kontrol edilmesi hayati önem taşıyor. | Edilgen yapı. |
| If I were you, I would keep a copy. | Senin yerinde olsam bir kopyasını saklardım. | Tavsiye vermek için varsayım. |
| If the rent were lower, we could stay here. | Kira daha düşük olsa burada kalabilirdik. | Mevcut durumdan farklı bir koşul. |
| I wish she were here. | Keşke burada olsa. | Şimdiki duruma ilişkin dilek. |
| He talks as if he were the owner. | Sanki sahibiymiş gibi konuşuyor. | Gerçeklikten uzak bir izlenim. |
| We can arrange another meeting if need be. | Gerekirse başka bir toplantı ayarlayabiliriz. | Kalıplaşmış if need be. |
| Come what may, we will finish the project. | Ne olursa olsun projeyi bitireceğiz. | Kararlılık bildiren kalıp. |
| Long live the King! | Kral çok yaşasın! | Törensel dilek ifadesi. |
Sık Yapılan Hatalar
1. Üçüncü tekil kişi ekini korumak
- Yanlış: I recommend that she attends the meeting.
- Doğru: I recommend that she attend the meeting.
- Neden? Yalın fiille kurulan dilek kipinde -s eki kullanılmaz. Burada toplantıya katıldığı bildirilmiyor; katılması tavsiye ediliyor. Bazı İngiliz İngilizcesi kullanımlarında çekimli fiille de öneri anlatılabilir; ancak hedeflediğiniz resmî dilek kipi yapısı attend biçimidir.
2. Türkçedeki “olması” ifadesini to be ile karşılamak
- Yanlış: It's essential that she to be present.
- Doğru: It's essential that she be present.
- Neden? That ile başlayan bu yan cümlede to kullanılmaz. Başka bir yapı seçerseniz It's essential for her to be present — “Onun hazır bulunması çok önemli” de doğrudur. Ancak iki yapının parçalarını birbirine karıştırmayın: that she be veya for her to be.
3. Olumsuzlukta does kullanmak
- Yanlış: I request that he does not share the file.
- Doğru: I request that he not share the file.
- Neden? Resmî dilek kipinin yalın fiilli biçiminde olumsuzluk doğrudan not ile kurulur. “Dosyayı paylaşmamasını rica ediyorum” anlamını taşıyan yan cümleye does eklemeyin. Should kullanılan bir alternatifte ise that he should not share biçimi mümkündür.
4. Geçmişteki öneri yüzünden fiili geçmişe çevirmek
- Yanlış: Yesterday, the manager demanded that everyone was on time for today's meeting.
- Doğru: Yesterday, the manager demanded that everyone be on time for today's meeting.
- Neden? Müdürün talebi dün iletilmiş olsa da bugünkü toplantı için istenen davranış değişmez. “Herkesin zamanında gelmesini talep etti” anlamında yalın be gerekir; geçmişte herkesin zamanında geldiği anlatılmıyor.
5. Her if cümlesinde were kullanmak
- Yanlış: If I were rude yesterday, I apologise. — gerçekten dün kaba davranmış olabileceğinizi kabul ederken.
- Doğru: If I was rude yesterday, I apologise.
- Neden? Burada hayalî bir durum değil, geçmişte yaşanmış olabilecek bir davranış söz konusu: “Dün kaba davrandıysam özür dilerim.” Were seçimini yalnızca if sözcüğüne bakarak yapmayın; varsayımın gerçeklikle ilişkisini kontrol edin.
Kullanım Notları
Amerikan ve İngiliz İngilizcesi
Öneri ve gereklilikten sonra yalın fiilli yapı, özellikle Amerikan İngilizcesinde yerleşik bir tercihtir. İngiliz İngilizcesinde de kullanılır; ayrıca should ile kurulan biçim çok yaygındır:
- They suggested that we leave early. — “Erken ayrılmamızı önerdiler.”
- They suggested that we should leave early. — “Erken ayrılmamızı önerdiler.”
İkinci örnekteki should, bu bağlamda ayrı bir “yapmalıyız” hükmü eklemek zorunda değildir; önerinin içeriğini kurmaya yardım eder. Bu seçenek yalnızca İngiliz İngilizcesine özgü değildir, yalın fiil de yalnızca Amerikan İngilizcesine ait değildir. Ayrım kesin bir sınır değil, kullanım eğilimidir.
Bazı bağlamlarda çekimli fiillerle de öneri anlatılır. Bu yüzden karşılaştığınız her that she attends ifadesini otomatik olarak bozuk İngilizce saymayın. Kendi resmî yazınızda ise yalın fiil veya should + yalın fiil seçmek, istek anlamını açıkça göstermenin güvenilir bir yoludur.
Konuşma dilinde daha sade seçenekler
Günlük konuşmada aynı amaç daha kısa yapılarla da anlatılabilir:
- I suggest leaving early. — “Erken ayrılmayı öneriyorum.”
- You should leave early. — “Erken ayrılsan iyi olur.”
- Please be on time. — “Lütfen zamanında gel.”
Bu ifadeler her bağlamda birbirinin yerine geçmez. İlkinde kimin ayrılacağı bağlamdan anlaşılır, ikincisinde doğrudan tavsiye verilir, üçüncüsünde kişiye doğrudan seslenilir. I suggest that the whole team leave early — “Bütün ekibin erken ayrılmasını öneriyorum” yapısı ise önerinin kimi kapsadığını açıkça belirtir.
Varsayımlarda was duyduğunuzda
Günlük konuşmada If I was… veya I wish she was… biçimleri gerçek dışı durumlar için de yaygındır. Were daha özenli ve resmî anlatımda güvenli seçimdir; özellikle If I were you… kalıbını bu biçimde öğrenmek yararlıdır. Konuşma dilindeki was kullanımını her durumda yanlış saymak doğru olmaz. Buna karşılık dil sınavlarında veya resmî bir metinde gerçek dışı varsayımı açıkça göstermek istiyorsanız were tercih edin.
İleri Kullanımlar ve Anlam İncelikleri
Aynı fiil, iki farklı anlam
Suggest her zaman “önermek” değildir; “işaret etmek, düşündürmek” anlamında da kullanılabilir. Insist de hem bir davranışta ısrar etmeyi hem bir iddianın doğru olduğunu ısrarla söylemeyi anlatır. Dilek kipi seçimi bu ayrımı yansıtabilir.
| İngilizce | Türkçe | Anlam farkı |
|---|---|---|
| I suggest that she be more careful. | Daha dikkatli olmasını öneriyorum. | Bir davranışın yapılması isteniyor. |
| The evidence suggests that she is innocent. | Kanıtlar onun suçsuz olduğunu düşündürüyor. | Bir durum hakkında çıkarım yapılıyor. |
| He insisted that she be present. | Onun hazır bulunmasında ısrar etti. | Bir talep bildiriliyor. |
| He insisted that she was present. | Onun orada olduğunu ısrarla söyledi. | Geçmişteki bir durumun doğru olduğu savunuluyor. |
Türkçede “olmasını” ile “olduğunu” ayrımı burada iyi bir kontrol yöntemidir. “Gelmesini önerdi” bir davranışı hedefler; “Geldiğini ileri sürdü” ise bir iddiayı aktarır. İngilizcede de yalnızca sözlükteki fiil adına bakmak bu farkı yakalamaya yetmez.
Wish ve as if ile gerçek dışılık
I wish I were taller — “Keşke daha uzun boylu olsam” cümlesi, şimdi geçerli olmayan bir dileği anlatır. Geçmişte yaşanan bir şeyden pişmanlık duyuyorsanız farklı bir yapı gerekir: I wish I had been more careful — “Keşke daha dikkatli olsaydım.” Buradaki had been, geçmişte gerçekleşmemiş bir duruma bakar; şimdiki zamana ilişkin were ile aynı işi yapmaz.
As if ve as though, “sanki … gibi” anlamı verir. Gerçek dışı veya mesafeli bir varsayımda were uygundur: She acts as though she were in charge — “Sanki yetkili kendisiymiş gibi davranıyor.” Ancak bu ifadeler her zaman gerçek dışı bir durum anlatmaz: It looks as if he is tired — “Yorgun gibi görünüyor.” Yorgun olması gerçekten mümkün olduğundan is doğaldır.
If olmadan koşul kurmak
Resmî veya edebî anlatımda were, öznenin önüne alınarak if sözcüğü olmadan koşul kurulabilir. Buna devrik koşul yapısı, yani koşulu fiili öne taşıyarak kurma denir:
- Were I in your position, I would refuse. — “Senin yerinde olsam reddederdim.”
- Were the price lower, more people would buy it. — “Fiyat daha düşük olsa daha çok kişi satın alırdı.”
Bunlar anlam olarak If I were… ve If the price were… biçimlerine karşılık gelir. Görünüşleri soruya benzese de soru değildir. Günlük konuşmada üretmek zorunda değilsiniz; resmî metinlerde tanımak yeterince yararlıdır.
Geleceğe ilişkin daha uzak bir olasılık için were to + yalın fiil de kullanılabilir: If the system were to fail, we would use the backup — “Sistem arızalanacak olursa yedeği kullanırdık.” Bu yapı, olayı varsayımsal bir senaryo olarak sunar; olayın kesinlikle imkânsız olduğu anlamına gelmez.
Kalıplaşmış dilek ve kabul ifadeleri
Bu kalıpları tek tek öğrenmek, hepsini genel bir çekim kuralından türetmeye çalışmaktan daha verimlidir.
| İngilizce kalıp | Türkçe karşılığı | Kullanım |
|---|---|---|
| if need be | gerekirse | Ek bir adımın gerekli olması durumunda. |
| come what may | ne olursa olsun | Güçlü kararlılık; biraz edebî bir ton. |
| long live… | … çok yaşasın | Törensel veya coşkulu bir dilek. |
| so be it | öyle olsun | Bir sonucu kabullenme; bazen gönülsüz kabul. |
| be that as it may | öyle olsa bile / yine de | Önceki noktayı kabul edip asıl savı sürdürme. |
| God save the King. | Tanrı Kral'ı korusun. | Geleneksel, törensel dilek. |
Long live the King! bir bildirim cümlesi değildir: “Kral uzun yaşıyor” değil, “Kral çok yaşasın!” anlamındadır. Bu yüzden lives olmaz. If need be ifadesini de “ihtiyaç var ise” diye sözcük sözcük çözmek yerine “gerekirse” karşılığıyla öğrenin.
Be that as it may, we still need a decision — “Öyle olsa bile yine de bir karar vermemiz gerekiyor” örneğinde konuşan, önceki bilgiyi tümüyle reddetmez; o bilginin kendi sonucunu değiştirmediğini söyler. Bu tür kalıplar yazılı tartışmalarda yararlıdır, ancak gündelik bir mesajda gereğinden fazla resmî durabilir.
Çalışma Önerileri
- “Olmasını” ve “olduğunu” çiftleri kurun. Önce Türkçe iki cümle yazın: “Onun hazır olmasını istediler” ve “Onun hazır olduğunu söylediler.” Sonra They requested that she be ready ve They said that she was ready biçimleriyle karşılaştırın. Fiili seçmeden önce talep mi, bilgi mi aktardığınızı belirlemeye alışın.
- Tek bir öneriyi dört biçimde değiştirin. I recommend that she attend — “Katılmasını tavsiye ediyorum” cümlesini geçmişte verilen tavsiye, olumsuz tavsiye ve edilgen talep olarak yeniden kurun. Kontrol listeniz şu olsun: Fiil yalın mı? Not doğru yerde mi? Edilgende be korunuyor mu? Ana cümlenin zamanı yan cümleyi gereksiz yere değiştirmiş mi?
- Varsayım ile geçmişteki belirsizliği ayırın. Bir sütuna “Şimdi burada olsa…”, diğerine “Dün buradaysa…” gibi Türkçe başlangıçlar yazın. İngilizce karşılıklarında neden were veya was seçtiğinizi tek cümleyle açıklayın. Kalıplaşmış ifadeler için de gerçek bir kullanım durumu not edin; örneğin if need be ifadesini bir toplantı planıyla ilişkilendirin.
İlgili Konular
- Önce hatırlayın: İkinci tip koşul cümleleri — Gerçek dışı varsayımlarda if, geçmiş biçimler ve would ilişkisini kurar; were kullanımının temelini açıklar.
- Bir sonraki adım: Eski ve hukuki dil kullanımları — Geleneksel dilek ifadelerini, resmî kalıpları ve günümüzün gündelik dilinden ayrılan yapıları daha geniş bağlamda ele alır.