Dancada Kişi Zamirleri
Personlige Pronominer
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Danca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Dancada özne zamirleri (cümlede kimden ya da neyden söz edildiğini gösteren sözcükler) jeg, du, han, hun, den, det, vi, I, de biçimleridir. Türkçedeki “Geliyorum” gibi cümlelerin aksine, Dancada özne genellikle açıkça söylenir: Jeg kommer. Fiil kişiye göre değişmez; “ben” için de “biz” için de kommer kullanılır.
Genel bakış
Kişi zamiri, bir kişinin adını sürekli tekrarlamadan ondan söz etmemizi sağlar. Türkçedeki “ben, sen, o, biz, siz, onlar” gibi, Dancada da konuşanı, dinleyeni ve başkalarını gösteren sözcükler vardır. Bu yazının odağı, zamirin özne olarak kullanılmasıdır: Özne, yapılan işi gerçekleştiren ya da hakkında bir durum bildirilen kişi veya şeydir. “Ayşe çalışıyor” cümlesinde Ayşe, “O yorgun” cümlesinde ise “o” öznedir.
Bu konu A1 düzeyinde öğrenilir; çünkü kendini tanıtma, nerede yaşadığını anlatma ve basit sorular sorma gibi birçok günlük işlevin temelidir. Dancada fiil (bir işi, oluşu veya durumu anlatan sözcük) Türkçedeki gibi kişi eki almaz. Türkçede “çalışıyorum” ve “çalışıyoruz” biçimleri kimin çalıştığını gösterir. Dancada ise jeg arbejder “çalışıyorum”, vi arbejder “çalışıyoruz” demektir. Aradaki farkı fiil değil, zamir gösterir.
Türkçe bilen birinin özellikle iki alışkanlığını yeniden düşünmesi gerekir: özneyi söylemeden cümle kurmak ve herkesten ya da her şeyden aynı “o” sözcüğüyle söz etmek. Danca, insanlardan söz ederken çoğunlukla han veya hun, cansız varlıklara gönderme yaparken de ismin dilbilgisel cinsiyetine göre den veya det kullanır. Önce temel tabloyu öğrenmek, daha sonra bu ayrımı günlük örneklerle pekiştirmek yeterlidir.
Zamirler nasıl kullanılır?
Temel özne zamirleri
Tablodaki “tekil” bir kişiyi veya varlığı, “çoğul” birden fazlasını gösterir. “Birinci kişi” konuşan, “ikinci kişi” dinleyen, “üçüncü kişi” ise konuşmada kendisinden söz edilen kişidir.
| Kişi | Danca | Türkçe karşılığı | Kullanım |
|---|---|---|---|
| Birinci tekil | jeg | ben | Konuşan kişi |
| İkinci tekil | du | sen | Tek bir kişiye hitap |
| Üçüncü tekil | han | o | Genellikle bir erkekten söz ederken |
| Üçüncü tekil | hun | o | Genellikle bir kadından söz ederken |
| Üçüncü tekil | den | o | Genellikle ortak cinsiyetteki bir isme gönderme |
| Üçüncü tekil | det | o | Nötr cinsiyetteki bir isme gönderme; başka kullanımları da vardır |
| Birinci çoğul | vi | biz | Konuşanın içinde bulunduğu grup |
| İkinci çoğul | I | siz | Birden fazla kişiye hitap |
| Üçüncü çoğul | de | onlar | İnsanlara veya başka varlıklara gönderme |
I zamiri cümlenin ortasında da büyük yazılır. Türkçedeki noktalı büyük “İ” değil, noktasız büyük I kullanılır. Diğer temel zamirler cümle başında olmadıkları sürece küçük harfle yazılır.
Fiil kişiye göre değişmez
Dancada “olmak” anlamındaki være fiilinin şimdiki zaman biçimi er olur. Türkçede “öğrenciyim, öğrencisin, öğrenciyiz” diye farklı ekler getirirken Dancada kişi değişse de er aynı kalır.
| Danca | Türkçe |
|---|---|
| Jeg er her. | Buradayım. |
| Du er her. | Buradasın. |
| Han er her. | O burada. |
| Hun er her. | O burada. |
| Vi er her. | Buradayız. |
| I er her. | Buradasınız. |
| De er her. | Onlar burada. |
Aynı durum taler “konuşuyor/konuşur”, bor “yaşıyor/oturuyor”, arbejder “çalışıyor/çalışır” gibi fiiller için de geçerlidir. Du taler dansk. “Danca konuşuyorsun”; I taler dansk. “Danca konuşuyorsunuz” demektir. Bu yüzden zamirler, fiil çekimi için ezberlenecek ayrı sonlar değil, fiilin kime ait olduğunu anlamanın anahtarıdır.
Özne genellikle atılmaz
Türkçede “Kopenhag'da yaşıyorum” derken “ben” demeye gerek yoktur. Dancada normal, tam bir cümlede Jeg bor i København. denir. Başına zamir eklemek özel bir vurgu yaratmak zorunda değildir; çoğu zaman yalnızca cümlenin olağan yapısını tamamlar.
Ancak öznenin mutlaka zamir olması da gerekmez. Mette bor i København. “Mette Kopenhag'da yaşıyor” cümlesinde özne zaten Mette'dir. Aynı görev için bir de hun eklemeyin. İsmi kullanabilir veya sonraki cümlede onun yerine zamir koyabilirsiniz: Mette er lærer. Hun bor i København. “Mette öğretmen. Kopenhag'da yaşıyor.”
Türkçedeki “o” için hangi zamir seçilir?
İnsanlar için başlangıçta han ve hun ayrımını öğrenin: Han er læge. “O doktor” cümlesinde bir erkekten; Hun er læge. cümlesinde bir kadından söz edilir. Türkçe çeviride iki cümle de aynı görünür. Dancada kişinin kendisi için kullandığı zamiri dikkate almak da önemlidir; gündelik başlangıç kuralı bütün kişisel tercihleri açıklamaz.
Cansız varlıklar için seçim, isimle (bir kişiyi, nesneyi veya kavramı adlandıran sözcükle) bağlantılıdır. Dancada isimler iki dilbilgisel cinsiyete ayrılır. Buradaki “cinsiyet” biyolojik bir özellik değil, sözcüğün ait olduğu dilbilgisi grubudur. Sözlükte en ile öğrenilenler ortak cinsiyette, et ile öğrenilenler nötr cinsiyettedir.
- en stol “bir sandalye” → Den er ny. “O yeni.”
- et bord “bir masa” → Det er nyt. “O yeni.”
Burada den sandalye, det masa yerine kullanılmıştır. ny/nyt farkı da sıfatın (bir varlığın özelliğini anlatan sözcüğün) bu gruplara uyumuyla ilgilidir. Başlangıçta bu ayrıntıyı ayrı bir yük gibi görmek yerine, ismi en veya et ile birlikte öğrenin.
Çoğulda bu ayrım kalkar: Stolene er nye. De er dyre. “Sandalyeler yeni. Onlar pahalı.” Bordene er nye. De er dyre. “Masalar yeni. Onlar pahalı.” de, yalnızca insanlar için kullanılan “onlar” değildir.
Zamirin cümledeki yeri
Düz bir bildirme cümlesinde en kolay kalıp özne + fiil + diğer bilgiler şeklindedir: Vi arbejder her. “Burada çalışıyoruz.” Dancada Türkçedeki gibi fiili alışkanlıkla sona yerleştirmek doğru sonuç vermez.
Evet veya hayırla yanıtlanan sorularda fiil öznenin önüne geçer: Arbejder I her? “Burada mı çalışıyorsunuz?” Zamir ortadan kaybolmaz; sadece yeri değişir. Bor hun i København? “O Kopenhag'da mı yaşıyor?” cümlesinde de hun fiilden sonradır.
Düz bir ana cümleye zaman veya yer ifadesiyle başlanırsa yine özne fiilden sonra gelir: I dag arbejder vi hjemme. “Bugün evde çalışıyoruz.” Bu, fiilin ikinci sırada bulunması kuralıyla ilgilidir; “ikinci sıra”, ikinci sözcük değil, ikinci cümle öğesidir. I dag “bugün” ifadesi birlikte ilk öğeyi oluşturur. Başlangıç için iki kalıbı yan yana çalışın: Vi arbejder hjemme. / I dag arbejder vi hjemme.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki cümlelerde Türkçe çeviriler doğal bırakılmıştır. Bu nedenle Dancada açıkça yazılan her zamir, Türkçe karşılıkta ayrıca “ben” veya “biz” olarak görünmeyebilir.
| Danca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Jeg er dansk. | Danimarkalıyım. | Konuşan kendini tanıtıyor. |
| Du taler engelsk. | İngilizce konuşuyorsun. | Tek bir kişiye hitap ediliyor. |
| Hun bor i København. | O Kopenhag'da yaşıyor. | Bir kadından söz ediliyor. |
| Vi arbejder her. | Burada çalışıyoruz. | Konuşan gruba dâhil. |
| Han kommer fra Tyrkiet. | O Türkiye'den geliyor. | Bir erkeğin nereli olduğu anlatılıyor. |
| Har I tid i morgen? | Yarın vaktiniz var mı? | Birden fazla kişiye soru soruluyor. |
| De tager bussen til arbejde. | Onlar işe otobüsle gidiyor. | Üçüncü çoğul kişi. |
| Hvor bor du? | Nerede yaşıyorsun? | Soru sözcüğünden sonra fiil, ardından özne geliyor. |
| Bilen er gammel, men den kører godt. | Araba eski ama iyi çalışıyor. | Den, en bil sözcüğüne gönderme yapıyor. |
| Huset er lille, men det er hyggeligt. | Ev küçük ama sıcak ve hoş bir havası var. | Det, et hus sözcüğünün yerini alıyor. |
| Børnene er hjemme. De leger. | Çocuklar evde. Oynuyorlar. | De, çocuklardan yeniden söz etmeyi sağlıyor. |
| I dag spiser vi sammen. | Bugün birlikte yemek yiyoruz. | Zaman ifadesi başa geldiğinde vi fiilden sonra yer alıyor. |
| Det regner. | Yağmur yağıyor. | Det, belirli bir nesneyi göstermiyor. |
| Jeg laver kaffe, og du laver te. | Ben kahve hazırlıyorum, sen de çay hazırlıyorsun. | İki kişinin yaptığı işler karşılaştırılıyor. |
Sık yapılan hatalar
1. Türkçedeki gibi özneyi atmak
- Yanlış: Bor i København. — “Kopenhag'da yaşıyorum” anlamında tam bir bildirme cümlesi olarak.
- Doğru: Jeg bor i København. — “Kopenhag'da yaşıyorum.”
- Neden? bor biçimi tek başına “ben” bilgisini vermez. Kısa mesajlarda görülen eksiltili ifadeleri başlangıçtaki tam cümleler için örnek almayın.
2. Bir gruba hitap ederken du kullanmak
- Yanlış: Du er velkommen. — Birkaç kişiyi birlikte karşılarken.
- Doğru: I er velkomne. — “Hoş geldiniz.”
- Neden? du tek kişiyi, I birden fazla kişiyi gösterir. Bu örnekte “hoş karşılanan” anlamındaki velkommen sözcüğü de çoğulda velkomne olur. Fiil er ise değişmez.
3. I zamirini küçük harfle yazmak
- Yanlış: Hvor bor i?
- Doğru: Hvor bor I? — “Nerede yaşıyorsunuz?”
- Neden? “Siz” anlamındaki I her zaman büyük yazılır. Küçük i ise “içinde, -de/-da” gibi anlamlarda kullanılan ayrı bir sözcüktür: i København “Kopenhag'da”.
4. Her cansız varlık için det kullanmak
- Yanlış: Bilen er ny. Det er dyrt. — İkinci cümlede özellikle arabanın pahalı olduğunu söylemek isterken.
- Doğru: Bilen er ny. Den er dyr. — “Araba yeni. Pahalı.”
- Neden? en bil ortak cinsiyettedir; bu isme doğrudan gönderme yaparken den kullanılır. Ayrıca dyr sıfatı da bu seçime uyar. det bazen bütün bir duruma gönderme yapabilir; bu başka bir anlamdır, den yerine rastgele kullanılabileceği anlamına gelmez.
5. Zaman ifadesinden sonra Türkçe sıralamayı sürdürmek
- Yanlış: I dag vi arbejder hjemme.
- Doğru: I dag arbejder vi hjemme. — “Bugün evde çalışıyoruz.”
- Neden? Bu ana cümlede ilk öğe I dag olduğunda fiil arbejder ikinci sıraya, özne vi ise onun arkasına gelir. Zamir değişmez, yeri değişir.
6. Özne yerine nesne biçimi kullanmak
- Yanlış: Mig taler dansk.
- Doğru: Jeg taler dansk. — “Danca konuşuyorum.”
- Neden? mig, “beni/bana” gibi anlamlarda kullanılan bir nesne zamiridir. Nesne, fiilin yöneldiği veya etkilediği kişiyi ya da şeyi gösterir. Bu cümlede konuşan işi yapan özne olduğu için jeg gerekir. “Ben” anlamı taşıyan her durumda aynı biçimin kullanılması gerekmez; ileride farklı yapılarla karşılaşacaksınız.
Kullanıma ilişkin notlar
Türkçedeki kibar “siz” ile Danca I aynı değildir
Türkçede bir kişiye saygı göstermek için “siz” diyebiliriz. Dancada günlük hitapta du çok yaygındır; yeni tanışılan bir kişiye du demek tek başına kabalık sayılmaz. I ise saygı göstermek için tek kişiye kullanılan olağan biçim değil, çoğul hitaptır.
Dancada tek kişiye resmî hitap için De de vardır. Günümüzde gündelik konuşmada seyrektir; bazı çok resmî ortamlarda veya eski metinlerde görülebilir. De “siz” ile de “onlar” yazımını ayırın. Har De tid? resmî olarak “Vaktiniz var mı?”; Har de tid? ise “Onların vakti var mı?” demektir. Cümle başında büyük harf bu ayrımı göstermeyebilir; bağlamı okumak gerekir.
Vurgu, zamiri kullanmaktan çok söyleyişle ilgilidir
Dancada jeg zaten olağan cümlenin parçası olduğu için, yalnızca onu söylemek Türkçedeki vurgulu “ben” ile eşdeğer değildir. Jeg betaler. bağlama göre nötr biçimde “Ödemeyi ben yapacağım” demek olabilir. Zamiri sesle öne çıkarıp Jeg betaler, ikke du. “Ben ödeyeceğim, sen değil” dediğinizde karşıtlık açıklaşır.
Dinlerken zamirlerin her zaman yazıldıkları gibi tane tane duyulmasını beklemeyin. Özellikle vurgusuz sözcükler konuşmada kısalabilir. Yazımı Türkçe harflerle yaklaşık bir okunuşa çevirmek yerine, aynı kısa cümleyi ses kaydından dinleyip tekrar etmek daha güvenilir bir yöntemdir.
Temelin ötesinde: Sonradan karşılaşacağınız ayrıntılar
Bu bölümü başlangıçta tanımak yeterlidir; bütün yapıları hemen kullanmanız gerekmez. Temel kural hâlâ şudur: Normal bir cümlede özneyi belirtin, doğru zamiri seçin ve fiili kişiye göre değiştirmeyin.
Det her zaman “o şey” anlamına gelmez
Det regner. “Yağmur yağıyor” cümlesindeki det, daha önce adı geçen bir nesnenin yerine kullanılmaz. Det er koldt. “Hava soğuk” gibi ifadelerde de cümlenin özne yerini doldurur. Türkçe böyle bir sözcüğe ihtiyaç duymadığı için doğrudan çevirisi yoktur.
Det ayrıca bütün bir duruma gönderme yapabilir: Vi skal flytte. Det bliver dyrt. “Taşınacağız. Bu pahalıya mal olacak.” Burada det, bir et ismine değil, taşınma işine gönderme yapar. Dolayısıyla “Her det için önce nötr bir isim aramalıyım” diye düşünmeyin.
Tanıtma cümlelerinde de det sık görülür: Det er min søster. “Bu benim kız kardeşim.” Sonra aynı kişiden Hun bor i Aarhus. “O Aarhus'ta yaşıyor” diye söz edebilirsiniz. Tanıtma yapısındaki det, kız kardeşinizin nötr cinsiyette olduğu anlamına gelmez.
Jeg ile mig arasındaki ayrım yalnızca Türkçe çeviriden anlaşılmaz
Özne ve nesne biçimlerini zamanla birlikte öğrenirsiniz: jeg/mig, du/dig, han/ham, hun/hende, vi/os, I/jer, de/dem. den ve det bu iki görevde aynı biçimde kalır.
Ancak Det er mig. “Benim” veya “O benim” gibi kimlik belirten cevaplarda mig kullanılır. Hvem er det? — Det er mig. “Kim o? — Benim.” Bu yapı, Jeg er her. “Buradayım” cümlesiyle aynı değildir. Tek başına kısa cevaplarda da Hvem vil med? — Mig! “Kim gelmek istiyor? — Ben!” duyabilirsiniz. Başlangıçtaki “özne için jeg” kuralını bu kalıplara zorla uygulamayın.
Zamir bazen söylenmez ama bu genel serbestlik değildir
Kom her! “Buraya gel!” gibi emir cümlelerinde dinleyenin kim olduğu belli olduğu için genellikle du kullanılmaz. Bu, Türkçedeki özne atma alışkanlığını bütün Danca cümlelere taşıyabileceğiniz anlamına gelmez.
Aynı özneyle iki iş anlatıldığında da zamirin tekrarına gerek olmayabilir: Jeg laver kaffe og læser avisen. “Kahve hazırlıyorum ve gazete okuyorum.” jeg her iki fiilin de öznesidir. İkinci işin öznesi değişiyorsa açıkça belirtin: Jeg laver kaffe, og hun læser avisen. “Ben kahve hazırlıyorum, o da gazete okuyor.”
İnsan, hayvan ve belirsiz kişilerden söz etme
Hayvanlardan söz ederken ismin dilbilgisel grubuna göre den/det kullanılabilir; cinsiyeti bilinen, özellikle kişisel olarak tanınan bir hayvan için han/hun da kullanılır. Seçim, konuşanın hayvanı nasıl tanıttığıyla bağlantılıdır. Bir evcil hayvan hakkındaki hun kullanımını görüp bunun yalnızca insanlar için mümkün olduğunu düşünmeyin.
Genel olarak insanlardan söz ederken man zamirini de göreceksiniz: Man kan betale med kort. “Kartla ödeme yapılabilir.” Buradaki man, belirli bir “o” değildir; “insan, herkes, genel olarak biri” gibi bir anlam taşır. Türkçede genel bir kural anlatmak için “Burada kartla ödeyebilirsin” desek bile, Dancada belirli dinleyeni hedeflemeyen anlatımda man yararlı olabilir. Bu biçim temel kişi tablosunun yerine geçmez; daha sonra öğrenilecek ayrı bir kullanımdır.
Çalışma önerileri
- Aynı fiille kişileri değiştirin. Jeg bor her. “Burada yaşıyorum” cümlesini du, hun, vi, I, de ile yeniden kurun ve her birini Türkçeye çevirin. Dancada bor sabit kalırken Türkçe eklerin değiştiğine dikkat edin. Sonra bu cümleleri soruya çevirin: Bor I her? “Burada mı yaşıyorsunuz?”
- Nesneleri isimleriyle birlikte öğrenin. Evinizde beş eşya seçip Danca adlarını en/et ile yazın. Ardından her biri için den veya det ile kısa bir cümle kurun. Böylece zamir seçimini yalnızca “o” çevirisine değil, öğrendiğiniz isme bağlarsınız.
- Kısa bir tanışma konuşmasını sesli kurun. Önce kendinizi jeg, karşınızdaki bir kişiyi du, iki kişiyi I ile anlatın. Sonra bir arkadaşınızdan han/hun, bir gruptan de ile söz edin. Kontrol ederken üç soruya bakın: Özne var mı? Doğru zamir mi? Fiil doğru yerde mi?
İlgili konular
- Være: olmak fiili — Zamirlerle birlikte er kullanarak kimlik, yer ve durum bildirme.
- Have: sahip olmak fiili — Jeg har ve vi har gibi temel yapılarla sahip olunan şeyleri anlatma.
- Şimdiki zaman — Zamirler değişirken fiil biçiminin neden aynı kaldığını pekiştirme.
- Nesne zamirleri — jeg/mig, du/dig ve diğer özne–nesne ayrımları.
- Den, det ve de ile gönderme — Zamirin bir isme mi, yoksa bütün bir duruma mı gönderme yaptığını daha ayrıntılı öğrenme.
- Gündelik konuşma Dancası — Konuşmada kısalan biçimleri ve yazı dilinden ayrılan kullanımları tanıma.