Svahilicede u-, ma- ve ki- ile ad türetme
Uundaji wa Majina ya Hali
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Svahili dili dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Svahilicede u- çoğu zaman bir niteliği veya durumu adlandırır: -zuri “güzel” → uzuri “güzellik”. Ma- ile başlayan birçok türemiş ad eylemin sonucunu, yaşananları ya da bir bütünü anlatır: maamuzi “kararlar”, maisha “hayat”. Ki- ise tek bir işlev taşımaz: adlarda bulunabildiği gibi kitoto “çocukça” türü yapılış biçimi bildiren sözcüklerde de görülür; kizuri tek başına genel bir “güzelce” karşılığı değildir.
Genel bakış
Türkçede “güzel → güzellik”, “karar vermek → karar”, “çocuk → çocukça” derken farklı türde sözcükler kurarız. Svahilicede de aynı ayrımı yapmak gerekir. Ad bir varlığı, düşünceyi veya durumu adlandıran sözcüktür; “güzellik” gibi elle tutulamayan bir kavramı adlandırıyorsa soyut ad denir. “Çocukça” ise çoğu cümlede bir şeyin adını söylemez, davranışın nasıl gerçekleştiğini anlatır.
Bu ayrım C1 düzeyinde özellikle önem kazanır. Haberlerde, tartışmalarda ve açıklayıcı yazılarda tek tek eylemler yerine ukweli “gerçek”, maendeleo “gelişme” ve maamuzi “kararlar” gibi adlarla düşünceler birbirine bağlanır. Yalnızca sözcüğü tanımak yetmez; çevresindeki sözcüklerin onunla nasıl biçim değiştirdiğini de görmek gerekir.
Türkçedeki “güzellik arttı” ve “kararlar değişti” örneklerinde fiil, adın türüne göre ayrı bir sınıf işareti almaz. Svahilicede ise ad sınıfı, yani adların dilbilgisel grubu, fiildeki ve başka sözcüklerdeki biçimi etkiler. Bu nedenle yeni bir sözcüğü yalnızca Türkçe karşılığıyla değil, uzuri huu “bu güzellik” veya maamuzi haya “bu kararlar” gibi küçük bir bütün içinde öğrenmek daha güvenlidir.
Nasıl kurulur ve nasıl işler?
1. U- ile nitelik ve durum adları
Önek, sözcüğün başına gelen parçadır. U- öneki, birçok sıfat kökünden yani bir özellik bildiren sözcüğün temel parçasından soyut ad oluşturur. Sözlüklerdeki -zuri gibi başında kısa çizgi bulunan gösterimler, kökün tek başına değil, uygun bir önekle kullanıldığını belirtir.
| Temel biçim | Anlamı | Türemiş ad | Anlamı |
|---|---|---|---|
| -zuri | güzel, iyi | uzuri | güzellik; iyi yön |
| -jinga | cahil, bilgisiz; aptal | ujinga | cehalet; aptallık |
| -refu | uzun | urefu | uzunluk; boy |
| -kubwa | büyük | ukubwa | büyüklük; boyut |
| -safi | temiz | usafi | temizlik |
| -tulivu | sakin | utulivu | sakinlik; huzur |
| kweli | gerçek, doğru | ukweli | gerçek; doğruluk |
| kusoma | okumak; öğrenim görmek | usomaji | okuma işi veya biçimi |
İlk altı satırdaki ilişki oldukça açıktır: özellik, konuşulabilen bir kavram hâline gelir. Ancak bunu “her sözcüğün başına u- getir” kuralına dönüştürmeyin. Usomaji örneğinde yalnızca başa bir parça gelmez; fiilin sonu da değişir. Türetme, bir sözcükten yeni anlamlı bir sözcük kurma işlemidir ve bazen birden fazla değişiklik gerektirir.
Bu adlar çoğunlukla sayılabilir tek tek nesneler anlatmaz. Uzuri genel olarak “güzellik” demektir; sırf “birkaç güzel yön” demek istediğiniz için düzenli biçimde ma- alacağı varsayılmamalıdır. Türkçedeki “güzellikler” gibi çoğul kullanımların Svahilicede hangi sözcükle karşılandığı ayrıca öğrenilmelidir.
2. Ma- ile sonuç, yaşantı ve bütünlük
Ma- birçok adda 6. sınıfın işaretidir. Çoğul, birden fazla varlık anlatan biçimdir; ancak bu sınıftaki her sözcük Türkçeye çoğul çevrilmez. Maisha Türkçede çoğunlukla “hayat”, maendeleo ise bağlama göre “gelişme” veya “ilerleme” olur. Svahilice cümlede yine kendi sınıflarına uygun biçimleri gerektirirler.
| İlgili fiil | Türkçesi | Yerleşik ad | Türkçesi |
|---|---|---|---|
| kuishi | yaşamak | maisha | hayat, yaşam |
| kuamua | karar vermek | maamuzi | kararlar |
| kueleza | açıklamak, anlatmak | maelezo | açıklama, açıklamalar |
| kuendelea | devam etmek, ilerlemek | maendeleo | gelişme, ilerleme |
| kufanikiwa | başarılı olmak | mafanikio | başarı, başarılar |
| kupenda | sevmek | mapenzi | sevgi; aşk |
Burada da yalnızca fiilin başına ma- eklenmez. Kuamua → maamuzi ve kufanikiwa → mafanikio çiftlerinde sözcüğün başka bölümleri de değişir. Bu tablo bir sözcük ailesini tanımaya yarar; bilinmeyen her fiilden aynı yöntemle yeni bir ad üretme izni vermez.
Bazı adların tekil karşılığı vardır: uamuzi “karar” → maamuzi “kararlar”, elezo “açıklama” → maelezo “açıklamalar”. Buna karşılık gündelik “hayat” anlamındaki maisha için baştaki parçayı silerek bir tekil biçim üretmeyin. Ayrıca maelezo bir metnin “açıklaması” diye tekil çevrilse bile Svahilice uyumu çoğul sınıfa göre kalır.
3. Ki- ile ad, sıfat ve yapılış biçimini ayırmak
Ki- gördüğünüzde ilk soru “Bu hangi soyut anlamı katıyor?” değil, “Bu sözcük cümlede ne yapıyor?” olmalıdır.
- Kikundi “grup”, bir addır. Kikundi hiki “bu grup”, çoğulu vikundi hivi “bu gruplar” olur.
- Kitu kizuri “güzel bir şey” sözünde kizuri, kitu adını niteleyen sıfattır. Buradaki ki-, sıfatın adla uyumlu olmasını sağlar.
- Alijibu kitoto “Çocukça cevap verdi” cümlesinde kitoto cevap vermenin biçimini anlatır.
- Kwa uzuri “güzelce, iyi bir biçimde” sözünde ise bir soyut ad, kwa ile birlikte kullanılır.
Bir eylemin nasıl yapıldığını anlatan sözcüğe zarf denir. Kitoto “çocukça”, kizamani “eski usulle” ve kisayansi “bilimsel olarak” böyle kullanılabilir. Türkçedeki “-ca/-ce” ve “olarak” ifadeleri anlamı yakalamaya yardımcı olur; yine de her Türkçe sıfatın karşılığına ki- ekleyerek zarf kurulamaz.
Özellikle “güzel = -zuri, öyleyse güzelce = kizuri” çıkarımından kaçının. Genel bir yapılış biçimi anlatırken vizuri “iyi, güzelce” çok yaygındır: Ameeleza vizuri “İyi açıkladı”. Kizuri ise kitu kizuri gibi bir yapıda “güzel” anlamındadır. Aynı kök, farklı görevlerde farklı biçimler alır.
4. Türemiş adın çevresindeki uyum
Uyum, bağlı sözcüklerin adın sınıfına göre uygun biçim almasıdır. Aşağıdaki üç örüntüyü karşılaştırın:
| Ad | Anlamı | “Bu” ile | “Onun” ile | Şimdiki zamanda örnek |
|---|---|---|---|---|
| uzuri | güzellik | uzuri huu | uzuri wake | Uzuri unaonekana. |
| maamuzi | kararlar | maamuzi haya | maamuzi yake | Maamuzi yanabadilika. |
| kikundi | grup | kikundi hiki | kikundi chake | Kikundi kinakutana. |
Son sütundaki cümleler sırasıyla “Güzellik görülüyor”, “Kararlar değişiyor” ve “Grup bir araya geliyor” anlamındadır. Fiillerdeki u-, ya- ve ki- parçaları, özneyi, yani cümlenin hakkında bir şey söylediği varlığı, ad sınıfı bakımından gösterir. Hepsinde şimdiki zaman parçası -na- aynıdır.
“Bir şeyin ...si” bağlantısını kuran sözcük de değişir: uzuri wa nchi “ülkenin güzelliği”, maamuzi ya serikali “hükûmetin kararları”, kikundi cha wanafunzi “öğrenci grubu”. Türkçedeki ilgi ve iyelik eklerinin yaptığı bağlantının bir bölümünü burada wa, ya, cha karşılar. Hangi biçimin geleceğini genellikle bağlantının başındaki ad belirler.
Bağlam içinde örnekler
İlk dört cümle, konunun temel anlamlarını gösterir. Diğerleri aynı ilkelerin açıklama, iş ve gündelik davranış anlatırken nasıl kullanıldığını genişletir.
| Svahilice | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Uzuri wa nchi hii ni ajabu. | Bu ülkenin güzelliği hayranlık uyandırıyor. | Ülkenin bir niteliği adlandırılıyor. |
| Ujinga wake ulimletea hasara. | Aptallığı ona zarar verdi. | Kişinin davranışı olumsuz değerlendiriliyor. |
| Maisha yake ni magumu. | Onun hayatı zor. | Türkçede tekil anlam; Svahilicede 6. sınıf uyumu. |
| Ukweli ni muhimu. | Gerçek önemlidir. | Soyut ad, cümlenin konusu oluyor. |
| Usafi wa maji ni muhimu kwa afya. | Suyun temizliği sağlık için önemlidir. | Nitelik adı başka bir ada bağlanıyor. |
| Urefu wa meza hii ni mita mbili. | Bu masanın uzunluğu iki metredir. | Nitelik adı ölçü bildirmek için kullanılıyor. |
| Maamuzi haya yamebadilika. | Bu kararlar değişti. | Hem “bu” hem fiil, adın sınıfını izliyor. |
| Maelezo haya yanasaidia kuelewa tatizo. | Bu açıklamalar sorunu anlamaya yardımcı oluyor. | Eylemin sonucunu bildiren türemiş ad. |
| Maendeleo ya kijiji yanategemea ushirikiano. | Köyün gelişmesi iş birliğine bağlıdır. | Bir süreç, ad olarak ele alınıyor. |
| Walifanya kazi kwa uangalifu. | Dikkatli çalıştılar. | Soyut ad, işin nasıl yapıldığını anlatıyor. |
| Alijibu kitoto badala ya kueleza tatizo. | Sorunu açıklamak yerine çocukça cevap verdi. | Yaş değil, davranış biçimi değerlendiriliyor. |
| Tutachunguza suala hili kisayansi. | Bu meseleyi bilimsel olarak inceleyeceğiz. | İncelemenin yöntemi belirtiliyor. |
| Amenipa kitu kizuri. | Bana güzel bir şey verdi. | Kizuri, adı niteleyen bir sıfat. |
| Kikundi hiki kina uzoefu mkubwa. | Bu grubun çok deneyimi var. | Ki- ile başlayan bir ad ve onun uyumu. |
Maisha yake veya ujinga wake ifadelerindeki “onun”, kadın ya da erkek olmayı belirtmez. Yake ile wake arasındaki fark, sahibin cinsiyetinden değil, sahip olunan adın sınıfından kaynaklanır. Türkçedeki “onun” da cinsiyet bildirmediği için bu açıdan tanıdıktır; yeni olan, sahip olunan sözcüğün biçimi belirlemesidir.
Sık yapılan hatalar
1. Her u- adını ma- ile çoğaltmak
- Yanlış: Mauzuri wa nchi hii ni ajabu. — genel olarak ülkenin güzelliğini anlatmak için.
- Doğru: Uzuri wa nchi hii ni ajabu.
- Neden? Uzuri bu anlamda sayılamayan bir niteliği adlandırır. Adın ilk parçasını değiştirerek otomatik çoğul kurmayın. Türkçede “güzellikleri” denebilen her bağlamın aynı biçimle karşılanacağını varsaymayın.
2. Türkçe anlam tekil diye tekil uyum kullanmak
- Yanlış: Maisha yake ni mgumu.
- Doğru: Maisha yake ni magumu.
- Neden? “Hayat” Türkçede tekil görünür; ancak Svahilicede maisha 6. sınıf uyumu alır. -gumu “zor” sıfatı burada magumu olur.
3. Kizuri sözcüğünü her yerde “güzelce” sanmak
- Yanlış: Ameeleza kizuri. — “İyi açıkladı” demek için.
- Doğru: Ameeleza vizuri.
- Neden? Burada açıklama eyleminin nasıl yapıldığı anlatılıyor. Kizuri, örneğin kitu kizuri “güzel bir şey” yapısında uygundur; genel zarf karşılığı olarak seçilmez.
4. Bütün ad bağlantılarında wa kullanmak
- Yanlış: Maamuzi wa serikali yamebadilika.
- Doğru: Maamuzi ya serikali yamebadilika.
- Neden? “Hükûmetin kararları değişti” cümlesinde bağlantı maamuzi adını izler. Wa, her ad için kullanılabilen değişmez bir “-ın/-in” karşılığı değildir.
5. Yeni adı yalnızca önek değiştirerek üretmek
- Yanlış: Maamua haya ni muhimu.
- Doğru: Maamuzi haya ni muhimu.
- Neden? “Bu kararlar önemlidir” demek için yerleşik sözcük maamuzi kullanılır. Kuamua fiilinden ada geçerken sözcüğün sonu da değişir. Türetme örüntüsü, her durumda mekanik bir parça değiştirme işlemi değildir.
Kullanım notları
Soyut sözcük her zaman resmî değildir. Maisha, ukweli, usafi ve uzuri gündelik dilde de sık kullanılır. Resmîlik çoğu zaman tek bir sözcükten değil, çok sayıda soyut adın art arda getirilmesinden doğar. Konuşmada kısa bir fiil cümlesi daha açık olabilir; raporda ise ad kullanımı aynı konuyu sonraki cümlelerde sürdürmeyi kolaylaştırır.
Sözlük karşılıkları bağlama göre daralır. Uzuri yalnızca dış görünüşteki güzellik değildir; bir şeyin iyi veya olumlu yönü de olabilir. Ukweli hem bir ifadenin doğruluğu hem gerçeğin kendisiyle ilgilidir. Mapenzi kimi bağlamlarda sevgi, kimilerinde romantik aşk anlatır. Bu yüzden sözcük ailesini öğrenmek, tek bir Türkçe karşılığı her cümleye yerleştirmekten daha yararlıdır.
Davranış bildiren ki- biçimleri değerlendirme içerebilir. Bir yetişkine kitoto demek, yalnızca davranışını sınıflandırmak değildir; çoğunlukla olgun davranmadığını söylemektir. Benzer şekilde ujinga “cehalet” anlamına gelebilse de bir kişiye yöneltildiğinde serttir. Bir sorunu tarafsız anlatmak istiyorsanız kişinin karakteri yerine eksik bilgiyi veya somut davranışı belirtmek daha uygun olabilir.
İleri kullanım ve ince ayrımlar
Eylem, süreç ve sonuç aynı şey değildir
Svahilicede ku- ile başlayan mastar, yani eylemi kişi ve zamana bağlamadan adlandıran biçim de ad gibi kullanılabilir. Türkçedeki “-mak/-mek” ve bazı “-ma/-me” kullanımları bunu anlamayı kolaylaştırır. Fakat mastar ile türemiş ad her zaman birbirinin yerine geçmez.
| Svahilice | Türkçe | Odak |
|---|---|---|
| Kuamua ni vigumu. | Karar vermek zordur. | Bir eylemi gerçekleştirmek. |
| Uamuzi huu ni mgumu. | Bu karar zor. | Tek bir karar. |
| Maamuzi haya ni magumu. | Bu kararlar zor. | Birden fazla karar. |
| Kuishi hapa ni ghali. | Burada yaşamak pahalıdır. | Belirli bir yerde yaşama eylemi veya durumu. |
| Maisha hapa ni ghali. | Burada hayat pahalıdır. | Buradaki yaşam koşulları. |
Türkçede “karar vermek”, “karar verme” ve “karar” arasında seçim yaparken nasıl farklı bir odağa geçtiğinizi düşünün. Svahilicede de yalnızca biçimi kısaltmış olmazsınız; konuşmanın merkezine eylemi, tek sonucu veya sonuçlar bütününü koyarsınız.
Aynı u- görünümü, aynı ad türü demek değildir
Soyut u- adları birçok dil bilgisinde 14. sınıf adı altında ele alınır. Başında u- bulunan başka adlar ise 11. sınıfta gösterilebilir ve somut varlıkları adlandırabilir: uzi “iplik” → nyuzi “iplikler” gibi. Sayıların kendisinden çok şu ayrım önemlidir: başlangıçtaki benzerlik, aynı anlamı ve aynı çoğul düzenini garanti etmez.
Bu nedenle daha önce öğrenilen 11/10 sınıfı çiftlerini her soyut ada uygulamayın. Uzuri “güzellik” ile uzi “iplik” aynı şekilde sayılmaz. Sözlükte yeni bir u- sözcüğü gördüğünüzde anlamını, varsa çoğulunu ve bir uyum örneğini birlikte kontrol edin.
Kwa ile biçim anlatmak
Kwa ile bir soyut ad kullanmak, eylemin yapılış biçimini belirtmenin önemli yollarından biridir: kwa uangalifu “dikkatle”, kwa utulivu “sakince”, kwa usahihi “doğru biçimde”. Bu yapılar, tek sözcüklü bir zarfın bulunmadığı veya özellikle bir niteliğin vurgulandığı yerlerde yararlıdır.
Yine de “Türkçede -ca varsa Svahilicede mutlaka kwa vardır” denemez. Kisayansi “bilimsel olarak” ile kwa njia ya kisayansi “bilimsel bir yöntemle” yakın anlamlı olabilir; ikinci ifade yöntemi daha açık biçimde adlandırır. Hangi seçeneğin doğal olduğu, kullanılan ad ve fiille birlikte öğrenilmelidir.
Söylenmeyen ad ile yeni soyut adı karıştırmamak
Kizuri bazen yanında açıkça bir ad bulunmadan görülebilir. Bu, onun mutlaka “güzellik” anlamında yeni bir ad olduğu anlamına gelmez; bağlamdan anlaşılan bir “güzel şey” kastedilebilir. Genel nitelik olarak güzellikten söz etmek için temel sözcük uzuridir.
Benzer biçimde Ni kweli “Doğru” ile Ukweli ni muhimu “Gerçek önemlidir” aynı işi yapmaz. Birincisinde bir ifadenin doğru olduğu onaylanır; ikincisinde “gerçek” bir kavram olarak ele alınır. Türkçede her ikisi de “doğru” çevresinde açıklanabilse bile Svahilicede sözcüğün cümledeki görevini izlemek gerekir.
Çalışma önerileri
- Sözcükleri uyumlarıyla kaydedin. Defterinize yalnızca “maamuzi: kararlar” yazmayın. Yanına maamuzi haya, maamuzi ya serikali ve maamuzi yamebadilika ekleyin. Aynısını uzuri ve kikundi için yaparak üç farklı sınıfı karşılaştırın.
- Aynı durumu üç açıdan anlatın. Önce eylemi söyleyin: Kuamua ni vigumu “Karar vermek zordur”. Sonra tek sonucu adlandırın: Uamuzi huu ni mgumu “Bu karar zor”. Son olarak çoğula geçin: Maamuzi haya ni magumu “Bu kararlar zor”. Değişen parçaları işaretleyin; özellikle Türkçede görünmeyen sınıf uyumunu arayın.
- Okurken ki- sözcüklerini görevlerine ayırın. Her örneğin yanına “ad”, “adı niteleyen sıfat” veya “yapılış biçimi” diye bir not ekleyin. Kikundi, kitu kizuri ve alijibu kitoto iyi bir başlangıçtır. Tanımadığınız bir biçimi yalnızca önekinden hareketle üretmek yerine, sözlükte bir cümle örneğiyle doğrulayın.
İlgili konular
- Ön bilgi: Diğer ad sınıfları: 5/6, 11/10, 15 ve 16–18 — özellikle ma- adlarının uyumunu, u- adlarının farklı çoğul ilişkilerini ve mastarların ad gibi kullanımını anlamak için.