C1

Lehçede Çok Katmanlı Birleşik Cümleler

Zdania Wielokrotnie Złożone

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Lehçe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Lehçede çok katmanlı birleşik cümleler, üç veya daha fazla cümle parçasını tek bir anlam bütünü içinde birleştirir. Chociaż ve mimo że “olmasına rağmen”, jeśli ve gdyby farklı türde koşullar, im… tym… ise “ne kadar… o kadar…” ilişkisi kurar. Uzun bir cümleyi anlamanın anahtarı, her parçanın hangi bilgiyi açıkladığını bulmak ve iç içe giren yan cümlelerin sınırlarını virgüllerle göstermektir.

Genel bakış

“Yağmur yağıyordu ama gittik” demek ile “Yağmur yağmasına rağmen, arkadaşımızın önerdiği yere gittik; çünkü rezervasyonumuzu iptal edemiyorduk” demek arasında yalnızca uzunluk farkı yoktur. İkinci cümlede kararın nedeni, gidilen yerin kim tarafından önerildiği ve karara engel olması beklenen durum birlikte anlatılır. Lehçede bu tür yapılar zdania wielokrotnie złożone adıyla anılır. C1 düzeyinde amaç, cümleyi uzatmak değil, birden çok bilgiyi doğru ilişkilerle düzenlemektir.

Bu konuda iki terim işinizi kolaylaştırır: ana cümle, temel yargıyı veren parça; yan cümle, başka bir parçayı açıklayan ve ona bağlı olan küçük cümledir. Birleşik yapıda eş düzeyde, yani birbirine bağlı olmadan yan yana duran cümleler de bulunabilir. Her yeni fiil her zaman ayrı bir yan cümle anlamına gelmez; önemli olan ayrı bir yargı bulunup bulunmadığıdır.

Türkçede “yarın teslim edersek kullanılabilecek rapor” gibi anlatımlarda bilgi çoğunlukla isimden önce birikir. Lehçede ise açıklanan isimden sonra który gibi bir ilgi zamiri (bir isme dönüp onun hakkında bilgi veren sözcük) ve çekimli fiil (kişi ve zaman gibi bilgileri gösteren fiil biçimi) gelir. Bu yüzden Türkçedeki sözcük sırasını korumak yerine önce ana mesajı, ardından ona bağlanacak açıklamaları seçmek daha güvenlidir.

Yapı nasıl kurulur?

1. Önce cümlenin omurgasını bulun

Şu cümleye bakalım:

Przeczytam raport, który przesłałaś, jeśli znajdę czas.
Vakit bulursam gönderdiğin raporu okuyacağım.

Burada temel mesaj Przeczytam raport: “Raporu okuyacağım.” Który przesłałaś, hangi rapordan söz edildiğini açıklar; jeśli znajdę czas, okumanın koşulunu belirtir. Przesłałaś biçimi, raporu gönderen kişinin kadın olduğunu gösterir; Türkçe çeviride bu bilgi ayrıca görünmez.

Bir yapının türünü yalnızca kullanılan bağlaçtan değil, hangi parçaya bağlandığından da anlarsınız. Bağlaç, cümle parçaları arasındaki ilişkiyi gösteren sözcüktür. Okurken kendinize “Bu bilgi neyi açıklıyor?” diye sorun.

Lehçe yapı Türkçe karşılığı Kurduğu ilişki
Gdy wrócę, zadzwonię. Dönünce arayacağım. Aramanın zamanı
Zadzwonię, jeśli będę mieć czas. Vaktim olursa arayacağım. Aramanın koşulu
Zadzwonię, chociaż jestem zajęty. Meşgul olmama rağmen arayacağım. Beklentinin tersine gerçekleşen sonuç
Znam osobę, która może pomóc. Yardım edebilecek birini tanıyorum. Bir kişiyi açıklayan yan cümle
Im dłużej czekamy, tym mniej mamy czasu. Ne kadar uzun beklersek o kadar az vaktimiz kalıyor. Birlikte değişen iki durum

2. Bir ilgi cümlesinin içine koşul yerleştirin

İlgi cümlesi, bir kişi veya şeyi tanıtan ya da onun hakkında ek bilgi veren yan cümledir. Türkçede çoğu zaman “gelen kişi”, “hazırladığımız belge” gibi ifadelerle karşılanır.

Znam tłumacza, który, jeśli otrzyma tekst dzisiaj, przygotuje przekład do piątku.
Metni bugün alırsa çeviriyi cumaya kadar hazırlayacak bir çevirmen tanıyorum.

Bu cümlede katmanlar şöyledir:

  • Znam tłumacza: Bir çevirmen tanıyorum.
  • Który przygotuje przekład do piątku: Bu çevirmen, çeviriyi cumaya kadar hazırlayacak.
  • Jeśli otrzyma tekst dzisiaj: Bunu yapabilmesi için metni bugün alması gerekiyor.

Koşul doğrudan “tanıyorum” yargısına değil, çevirmenin işi hazırlamasına bağlanır. İçteki koşulu çıkarınca dıştaki ilgi cümlesi hâlâ tamamlanabilir olmalıdır. Bu çıkarma denemesi, hem anlamı hem virgülleri kontrol etmenin pratik bir yoludur.

Aynı bilgiyi daha kolay okunacak biçimde de verebilirsiniz:

Znam tłumacza, który przygotuje przekład do piątku, jeśli otrzyma tekst dzisiaj.
Metni bugün alırsa çeviriyi cumaya kadar hazırlayacak bir çevirmen tanıyorum.

Koşulun yeri değişmiştir; bu örnekte anlam korunur. Ancak her uzun cümlede yer değiştirme bu kadar güvenli değildir. Birden çok olası bağlantı varsa hangi eyleme koşul getirdiğinizi açıkça belirtin.

3. Beklenen sonucun gerçekleşmemesini anlatın

Ödünleme, bir durumun varlığını kabul ederken beklenen sonucun ortaya çıkmadığını anlatır: “Yorgun olmasına rağmen çalıştı.” Lehçede temel seçenekler chociaż, choć, mimo że ve pomimo że biçimleridir.

Chociaż padało, poszliśmy.
Yağmur yağmasına rağmen gittik.

Mimo że jest biedny, jest szczęśliwy.
Yoksul olmasına rağmen mutlu.

Bu yapılar kendi başlarına varsayım bildirmez. Örneğin ikinci cümlede kişinin yoksul olduğu kabul edilir. Fiilin zamanı anlatılan duruma göre seçilir; bağlaç yüzünden zorunlu olarak başka bir kip kullanılmaz. Kip, eylemin gerçek, olası veya varsayımsal olarak sunulmasını sağlayan fiil biçimidir.

Mimo ve pomimo tek başına kullanıldığında ise arkasından tam bir cümle değil, isim veya isim grubu gelir. İsim, kişi, yer, nesne ya da durumun adıdır. Bu sözcükler dopełniacz, yani Lehçenin tamlayan hâlini ister; hâl, ismin cümledeki görevine göre aldığı biçimdir.

Lehçe Türkçe Yapı
Mimo że padało, wyszliśmy. Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık. Bağlaçtan sonra tam cümle
Pomimo że padało, wyszliśmy. Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık. Aynı ilişkiyi kuran diğer bağlaç
Mimo deszczu wyszliśmy. Yağmura rağmen dışarı çıktık. İsim tamlayan hâlinde
Pomimo deszczu wyszliśmy. Yağmura rağmen dışarı çıktık. İsim tamlayan hâlinde

Türkçede “yağmura rağmen” ifadesindeki yönelme ekini Lehçeye taşımayın. Deszcz sözcüğünün burada gerekli biçimi deszczu olur. Ayrıca mimo deszczu tek başına bir yan cümle değildir; bu ayrım, cümlenin kaç katmandan oluştuğunu belirlerken önemlidir.

4. Gerçek koşul ile varsayımı ayırın

Jeśli / jeżeli “eğer” anlamında, gerçekleşmesi açık olan bir koşul kurabilir:

Jeśli przyjdzie, porozmawiamy.
Gelirse konuşacağız.

Gdyby ise varsayımsal bir koşul kurar. Tipik yapıda sonuç da by içeren koşul kipiyle verilir:

Gdyby przyszedł, porozmawialibyśmy.
Gelseydi konuşurduk.

Buradaki przyszedł biçimini yalnızca geçmiş zamana işaret ediyor diye yorumlamayın. Gdyby ile gelecek hakkında da varsayım kurulabilir: Gdyby przyszedł jutro, porozmawialibyśmy — “Yarın gelseydi konuşurduk.” Zamanı bağlam ve jutro gibi sözcükler netleştirir.

Nawet jeśli ve nawet gdyby, “olsa bile” anlamıyla koşulu ödünlemeye yaklaştırır:

  • Nawet jeśli przyjdzie, nie pomoże. — Gelse bile yardımcı olmayacak. Gelme ihtimali açık bırakılır.
  • Nawet gdyby przyszedł, nie pomógłby. — Gelseydi bile yardımcı olmazdı. Durum varsayımsal olarak ele alınır.

Nawet gdyby przyszedł, nie pomoże. biçimi de kullanılabilir: “Gelse bile yardımcı olmayacak.” Burada varsayımsal koşul, kesin bir gelecek sonucu ile birleştirilir. Bunu genel bir çekim modeli gibi ezberlemeyin. Tam bir varsayım anlatmak istiyorsanız nie pomógłby, gelecek hakkında kesin bir iddia kuruyorsanız nie pomoże arasındaki anlam farkını koruyun.

5. “Ne kadar… o kadar…” için im… tym… kullanın

Bu yapı, iki durumun birlikte değiştiğini anlatır. Buna karşılıklı bağıntı denir: ilk bölümdeki artış veya azalış, ikinci bölümde başka bir değişimle ilişkilendirilir.

Im więcej uczę się, tym więcej rozumiem.
Ne kadar çok öğrenirsem o kadar çok anlıyorum.

Daha nötr bir sözcük sırasıyla Im więcej się uczę, tym więcej rozumiem de denir. Buradaki się, uczyć się fiilinin parçasıdır; her kullanımında Türkçeye ayrı bir sözcük olarak çevrilmez.

İki tarafta aynı sözcüğü tekrarlamak zorunda değilsiniz. Karşılaştırma biçimi, bir özelliğin daha fazla veya daha az olduğunu gösterir; örneğin szybciej “daha hızlı”, lepszy “daha iyi” demektir.

Lehçe Türkçe Değişimin yönü
Im więcej czytam, tym lepiej piszę. Ne kadar çok okursam o kadar iyi yazıyorum. Miktar artarken beceri gelişiyor.
Im mniej śpię, tym trudniej mi się skupić. Ne kadar az uyursam odaklanmam o kadar zorlaşıyor. Bir miktar azalırken zorluk artıyor.
Im wcześniej wyjdziemy, tym szybciej dotrzemy. Ne kadar erken çıkarsak o kadar çabuk varacağız. İki zaman ölçüsü ilişkilendiriliyor.
Im lepszy plan mamy, tym mniej czasu tracimy. Planımız ne kadar iyi olursa o kadar az zaman kaybediyoruz. Nitelik artarken kayıp azalıyor.

Türkçedeki “ne kadar” sizi bir soru sözcüğü aramaya yöneltmesin. Bu cümlelerde soru sorulmaz; Lehçede kalıp im… tym… olarak kurulur. İki bölümü ayıran virgül de yapının parçasıdır.

6. Virgülleri nefese göre değil, sınırlara göre koyun

Lehçede yan cümleler genel olarak virgülle ayrılır. Araya giren bir yan cümle sona erdiğinde, dıştaki cümle devam ediyorsa kapanış virgülü gerekir:

Raport, który wczoraj otrzymaliśmy, zawiera błędy.
Dün aldığımız rapor hatalar içeriyor.

Türkçede “Dün aldığımız rapor” ifadesinin içine virgül koymuyoruz. Lehçede ise który wczoraj otrzymaliśmy bir yan cümle olduğundan iki taraftan ayrılır. Yalnızca ek bilgi değil, hangi rapor olduğunu belirten bilgi de bu şekilde virgülle gösterilir.

Mimo że gibi tek bir bağlaç oluşturan sözcükleri normal kullanımda bölmeyin: Wyszliśmy, mimo że padało — “Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık.” Virgül mimo sözcüğünden önce gelir, mimo ile że arasına değil.

Bununla birlikte yan yana gelen her bağlaç arasına virgül konmaz:

Wiem, że jeśli zadzwonisz, Anna odbierze.
Ararsan Anna'nın telefonu açacağını biliyorum.

Burada że jeśli arasında virgül yoktur. Buna karşılık önceki który, jeśli… örneğinde koşul, başlamış ilgi cümlesinin içine girer ve iki virgülle ayrılır. Karar verirken sözcük listesini değil, cümlenin katmanlarını izleyin.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örneklerde alışveriş, iş ve gündelik kararlar gibi durumlar üzerinden farklı bağlantıları karşılaştırabilirsiniz. Özellikle koşulun hangi eyleme bağlı olduğuna dikkat edin.

Lehçe Türkçe Açıklama
Chociaż padało, poszliśmy. Yağmur yağmasına rağmen gittik. Beklenen engel kararı değiştirmiyor.
Mimo że jest biedny, jest szczęśliwy. Yoksul olmasına rağmen mutlu. Kabul edilen durum ile sonuç karşılaştırılıyor.
Im więcej uczę się, tym więcej rozumiem. Ne kadar çok öğrenirsem o kadar çok anlıyorum. İki değişim birlikte ilerliyor.
Nawet gdyby przyszedł, nie pomoże. Gelse bile yardımcı olmayacak. Varsayımsal koşula kesin gelecek sonucu bağlanıyor.
Chociaż padało, poszliśmy do kawiarni, którą poleciła nam sąsiadka. Yağmur yağmasına rağmen komşumuzun önerdiği kafeye gittik. Kafe ayrıca bir ilgi cümlesiyle açıklanıyor.
Mimo że wiedziałem, że sklep jest zamknięty, pojechałem tam. Dükkânın kapalı olduğunu bilmeme rağmen oraya gittim. Bilme eyleminin içinde bir bilgi cümlesi var.
Pomimo że pociąg się spóźnił, zdążyliśmy na spotkanie, które zaczęło się o dziesiątej. Tren gecikmesine rağmen saat onda başlayan toplantıya yetiştik. Gecikme ile toplantının başlangıcı ayrı katmanlarda.
Szukam mieszkania, które, jeśli właściciel się zgodzi, będę mógł wynająć od maja. Ev sahibi kabul ederse mayıstan itibaren kiralayabileceğim bir ev arıyorum. Koşul kiralama eylemine bağlı.
Jeśli znajdziesz dokument, o którym rozmawialiśmy, prześlij mi go. Konuştuğumuz belgeyi bulursan bana gönder. Koşulun içindeki belge ayrıca tanımlanıyor.
Im dłużej rozmawialiśmy, tym lepiej rozumiałem, dlaczego odmówiła. Konuştukça neden reddettiğini giderek daha iyi anlıyordum. Anlama eyleminin içeriği bir yan cümleyle veriliyor.
Im mniej czasu mamy, tym ważniejsze jest, żebyśmy ustalili priorytety. Vaktimiz ne kadar azsa öncelikleri belirlememiz o kadar önemli. İkinci bölümde önemli olan eylem açıklanıyor.
Powiedziała, że przyjdzie, jeśli skończy pracę wcześniej. İşini erken bitirirse geleceğini söyledi. Bildirilen sözün içine koşul yerleştiriliyor.
Kupiłbym ten rower, który mi pokazałeś, gdyby był tańszy. Bana gösterdiğin bisiklet daha ucuz olsaydı onu alırdım. Tanımlanan nesne hakkında varsayım kuruluyor.
Nawet jeśli autobus się spóźni, dotrzemy na czas, ponieważ wyszliśmy wcześniej. Otobüs gecikse bile zamanında varacağız, çünkü erken çıktık. Koşula ek olarak sonucun gerekçesi veriliyor.

Sık yapılan hatalar

1. Mimo ile tam cümleyi doğrudan birleştirmek

  • Yanlış: Mimo padało, wyszliśmy.
  • Doğru: Mimo że padało, wyszliśmy. — Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık.
  • Diğer doğru seçenek: Mimo deszczu wyszliśmy. — Yağmura rağmen dışarı çıktık.

Fiilli bir cümle kullanıyorsanız że gerekir. İsme geçiyorsanız bağlaç değil, mimo ile kurulan isim grubu kullanılır.

2. İçteki yan cümlenin kapanış virgülünü unutmak

  • Yanlış: Znam tłumacza, który, jeśli otrzyma tekst dzisiaj przygotuje przekład do piątku.
  • Doğru: Znam tłumacza, który, jeśli otrzyma tekst dzisiaj, przygotuje przekład do piątku. — Metni bugün alırsa çeviriyi cumaya kadar hazırlayacak bir çevirmen tanıyorum.

Jeśli ile başlayan koşul, dzisiaj sözcüğünde biter. Sonraki fiil dıştaki ilgi cümlesine ait olduğundan sınırı virgülle gösterin.

3. İlgi zamirinin biçimini yalnızca önceki isme göre seçmek

  • Yanlış: To jest kolega, którego pomoże nam jutro.
  • Doğru: To jest kolega, który pomoże nam jutro. — Bu, yarın bize yardım edecek arkadaş.

İlgi zamiri, açıkladığı isimle cinsiyet ve sayı bakımından uyumludur; fakat hâlini kendi yan cümlesindeki görevi belirler. Burada arkadaş yardım eden kişi, yani öznedir (eylemi yapan kişi veya şey); bu yüzden który gerekir. Kolega, którego znam — “tanıdığım arkadaş” — yapısında ise arkadaş, tanıma eyleminin nesnesidir (eylemden etkilenen veya eylemin yöneldiği kişi ya da şey), dolayısıyla którego kullanılır.

4. Im… tym… yapısında ikinci sözcüğü başka bir bağlaçla değiştirmek

  • Yanlış: Im więcej czytam, więc lepiej piszę.
  • Doğru: Im więcej czytam, tym lepiej piszę. — Ne kadar çok okursam o kadar iyi yazıyorum.

Więc “bu yüzden” anlamında sonuç bağlar; burada gereken karşılıklı değişim kalıbının ikinci parçası tymdir.

5. Tam varsayım anlatırken sonuç fiilini yanlış kurmak

  • Yanlış: Gdyby miał więcej czasu, pomógł nam.
  • Doğru: Gdyby miał więcej czasu, pomógłby nam. — Daha fazla vakti olsaydı bize yardım ederdi.

Koşul da sonuç da varsayımsal olduğunda sonuçta by gerekir. Bu, her gdyby cümlesinin mutlaka aynı kipte sonuç alacağı anlamına gelmez; ancak burada amaç geçmişte gerçekleşmiş bir yardımı bildirmek değil, gerçekleşmeyen veya tasarlanan bir sonucu anlatmaktır.

Kullanım notları

Choć kısa ve yaygın bir seçenektir; chociaż da hem konuşmada hem yazıda doğaldır. Mimo że ve pomimo że, engel gibi görünen durumu açıkça öne çıkarır. Bunları yalnızca resmî metinlere özgü saymayın. Aynı cümlede birkaç kez tekrarlanıyorlarsa anlatımı daha akıcı kılmak için yapı değiştirilebilir.

Ödünleme cümlesinin yeri vurguya etki eder. Chociaż byłem zmęczony, skończyłem raport — “Yorgun olmama rağmen raporu bitirdim” — önce engeli sunar. Skończyłem raport, chociaż byłem zmęczony — “Raporu bitirdim; oysa yorgundum” — önce başarıyı, sonra ona ters düşen koşulu belirtir. Temel olay aynı olsa da bilginin sunuluş sırası değişir.

Türkçedeki “rağmen… ama…” alışkanlığını her zaman Lehçeye taşımayın. Chociaż byłem zmęczony, skończyłem raport zaten karşıtlığı kurar; ayrıca ale eklemek çoğunlukla gereksizdir. Vurgulu bir eşleşme istendiğinde chociaż… to… kullanılabilir: Chociaż byłem zmęczony, to skończyłem raport — “Yorgun olmama rağmen yine de raporu bitirdim.” To zorunlu değildir.

C1 düzeyinde iyi anlatım, en fazla yan cümleyi tek cümleye sığdırmak demek değildir. Haberlerde, raporlarda ve tartışmalarda çok katmanlı cümleler yararlıdır; hızlı konuşmada ise iki kısa cümle daha anlaşılır olabilir. Özellikle birden çok kişinin bulunduğu örneklerde zamirleri art arda kullanmak yerine kişinin adını tekrar etmek belirsizliği azaltır.

İleri kullanım ve anlam incelikleri

Koşulun kapsamı anlamı değiştirir

Şu iki cümle farklı sorulara yanıt verir:

Jeśli będziesz potrzebować pomocy, polecę ci tłumacza, który zna tę branżę.
Yardıma ihtiyacın olursa sana bu sektörü bilen bir çevirmen önereceğim.

Polecę ci tłumacza, który, jeśli otrzyma szczegółowe instrukcje, przygotuje dobry przekład.
Sana, ayrıntılı talimat alırsa iyi bir çeviri hazırlayacak bir çevirmen önereceğim.

İlkinde koşul, önerme eylemine bağlıdır: yardıma ihtiyaç yoksa öneri de yapılmayabilir. İkincisinde öneri yapılacaktır; koşul, çevirmenin iyi bir sonuç elde etmesine bağlıdır. Uzun bir cümleyi düzeltirken yalnızca virgülleri değiştirmek yetmez; koşulun kapsamını, yani hangi yargıyı sınırladığını da koruyun.

Chociaż ile nawet jeśli aynı bilgiyi vermez

Chociaż jest drogi, kupię go.
Pahalı olmasına rağmen onu alacağım.

Nawet jeśli jest drogi, kupię go.
Pahalı olsa bile onu alacağım.

İlk cümle pahalı oluşunu kabul ederek ilerler. İkincisinde pahalı olması karar için belirleyici değildir; konuşan fiyatı henüz bilmiyor da olabilir. Türkçedeki “olsa da” bazı bağlamlarda iki anlamı da taşıyabildiğinden Lehçe bağlacı seçerken “Bu bilgi kesin mi, yoksa ihtimal mi?” diye sorun.

İm… tym… yapısı kısaltılabilir

Im szybciej, tym lepiej.
Ne kadar çabuk olursa o kadar iyi.

Burada fiiller söylenmez, çünkü bağlamdan anlaşılır. Bu tür kısa ifadeler konuşmada ve başlıklarda yaygındır. Ancak neyin hızlandığı belirsizse tam cümle daha yararlıdır: Im szybciej wyślesz dokumenty, tym lepiej — “Belgeleri ne kadar çabuk gönderirsen o kadar iyi.”

Bu yapı tek başına kesin bir neden-sonuç yasası ileri sürmez. İki şey arasında düzenli bir ilişki olduğunu anlatır. Bir rapor yazarken ilişkinin gerçekten neden mi, yalnızca birlikte değişim mi olduğunu ek açıklamayla netleştirebilirsiniz.

Ortak ana cümleye farklı yan cümleler bağlanabilir

Chociaż mieliśmy mało czasu, sprawdziliśmy dokumenty, które przesłał klient, i poprawiliśmy błędy, zanim wysłaliśmy odpowiedź.
Vaktimiz az olmasına rağmen müşterinin gönderdiği belgeleri kontrol ettik ve yanıtı göndermeden önce hataları düzelttik.

Burada iki temel eylem sprawdziliśmy ve poprawiliśmy, “kontrol ettik” ve “düzelttik”tir. I bu eylemleri eş düzeyde bağlar. Które przesłał klient belgeleri tanımlar; zanim wysłaliśmy odpowiedź ise son eylemin zamanını açıklar. I öncesindeki virgül, sırf “ve” bağlacı bulunduğu için değil, araya giren ilgi cümlesini kapatmak için vardır.

Bu örneği okurken fiilleri işaretleyip eylemleri yapan kişileri bulun. Ardından her bağlacın görevini belirleyin. Anlamı bir bütün olarak tahmin etmeye çalışmak yerine parçaları ilişkilendirmek, bilinmeyen birkaç sözcük olsa bile cümleyi çözmenizi sağlar.

Çalışma önerileri

  1. Üç aşamalı bir cümle kurun. Önce Przeczytam raport — “Raporu okuyacağım” — yazın. Sonra hangi rapor olduğunu, en son hangi koşulda okuyacağınızı ekleyin. Her eklemede yeni parçanın hangi sözcüğe veya eyleme bağlandığını söyleyin. Cümleyi bitirdikten sonra yan cümleleri çıkararak ana yapının ayakta kaldığını kontrol edin.
  2. Aynı durumu üç farklı ilişkiyle anlatın. Örneğin yorgunluk ve çalışma hakkında “yorgun olmama rağmen”, “vaktim olursa” ve “ne kadar çok çalışırsam” yapıları kurun. Bağlacı değiştirdiğinizde yalnızca sözcük değil, mantık da değişmelidir. Yazdığınız Lehçe cümleyi Türkçeye geri çevirerek bu farkı kontrol edin.
  3. Virgül denetimini ayrı yapın. Kısa bir Lehçe haber paragrafında ana cümleleri, ilgi cümlelerini ve koşulları farklı işaretlerle belirleyin. Sonra bir uzun cümleyi iki kısa cümleye bölün. Hangi bilginin vurgusunun değiştiğini fark etmek, yalnızca doğru değil, okunabilir cümleler kurmayı da öğretir.

İlgili konular

Ön koşul

Lehçede Birleşik CümlelerB1

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer C1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır