Norveççede ileri düzey bağlaçlar
Avanserte Konjunksjoner
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Norveççe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Selv om “-mesine rağmen”, med mindre “-medikçe”, enten…eller “ya…ya da”, verken…eller ise “ne…ne de” anlamını verir. İlk ikisi yan cümle kurar; son ikisi seçenekleri veya reddedilen öğeleri birbirine bağlar. Anlam kadar sözcük sırası da önemlidir: Selv om jeg ikke er frisk, går jeg på jobb. — “İyi olmamama rağmen işe gidiyorum.”
Genel bakış
“Yağmur yağıyor ama dışarı çıkacağız” demekle “Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıkacağız” demek aynı durumu farklı biçimde sunar. İkinci cümlede beklenen sonucun gerçekleşmediğini özellikle belirtirsiniz. Benzer şekilde “ödeme yaparsan” bir koşul söylerken “ödeme yapmadıkça” gerçekleşmesi gereken şartı ters yönden anlatır. Bu bağlaçlar, gündelik konuşmada kararları, engelleri ve istisnaları daha açık ifade etmenizi sağlar.
B1 düzeyinde öğrenilen bu konu, yan cümle bilgisi üzerine kurulur. Yan cümle, tek başına asıl mesajı vermek yerine başka bir cümleye koşul, zaman veya benzeri bir bilgi ekleyen bölümdür. Ana cümle ise kendi başına bir bildirim olabilen asıl bölümdür. Selv om det regnet, gikk vi ut. cümlesinde “yağmur yağmasına rağmen” yan cümle, “dışarı çıktık” ana cümledir.
Türkçede bu ilişkileri çoğu zaman fiile ek getirerek kurarız: “gelmesine rağmen”, “gelmedikçe”. Norveççede ise cümlenin başına ayrı bir bağlayıcı gelir; fiil Türkçedeki gibi en sona taşınmaz. Aşağıdaki açıklamalar Norveççenin Bokmål yazı dilini esas alır. Önce dört yapının anlamını, sonra hangi yapının hangi sözcük sırasını gerektirdiğini ayrı ayrı öğrenmek en sağlam yoldur.
Yapılar nasıl çalışır?
Önce bağladığınız şeyin türünü belirleyin
Bağlaç, sözcükleri veya cümleleri birbirine bağlayan sözdür. Ancak burada ele alınan dört yapı aynı işi yapmaz. Selv om ve med mindre, Norveççe dilbilgisi kaynaklarında daha özel olarak subjunksjoner adıyla anılan yan cümle başlatıcılarıdır. Enten…eller ve verken…eller ise eş görevli öğeleri bağlayan ikili yapılardır. Dolayısıyla hepsine tek bir sözcük sırası kuralı uygulamak yanlış olur.
| Norveççe yapı | Türkçedeki temel karşılığı | Görevi |
|---|---|---|
| selv om | -mesine rağmen, olsa da | Beklentiye aykırı durum bildiren yan cümle kurar. |
| med mindre | -medikçe, ancak … olursa | Bir kuralın veya sonucun istisnasını belirtir. |
| enten…eller | ya…ya da | İki seçenek sunar. |
| verken…eller | ne…ne de | İki öğeyi de reddeder. |
Selv om: beklenen sonuca rağmen
Selv om, bir durumun normalde başka bir sonuç doğurması beklenirken bunun gerçekleşmediğini anlatır:
- Selv om det regnet, gikk vi ut. — Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık.
- Vi gikk ut selv om det regnet. — Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık.
İlk örnekte yağmur bilgisi başlangıçta, ikincide asıl eylemden sonra gelir. Temel anlam aynıdır; değişen, dinleyicinin önce hangi bilgiyle karşılaştığıdır.
Buradaki selv sözcüğünü tek başına “kendi” diye çevirmeyin. Öğrenilmesi gereken birim selv om bütünüdür. Türkçede bağlama göre “rağmen”, “-se de” veya “her ne kadar” ile karşılanabilir:
- Selv om leiligheten er liten, liker vi den. — Daire küçük olsa da onu seviyoruz.
Bu cümlede dairenin küçüklüğü gerçek bir bilgidir. Türkçedeki “olsa da” biçimi sizi mutlaka varsayımsal bir anlam aramaya yöneltmemelidir.
Yan cümlede ikke nerede durur?
Özne, hakkında bir şey söylenen kişi veya şeydir; fiil, eylemi ya da durumu bildirir. Çekimli fiil, cümlede zaman bildiren fiil biçimidir: er “-dır”, kommer “gelir/geliyor”, kom “geldi” gibi. Norveççede ikke “değil” veya “-me/-ma” anlamıyla olumsuzluk yapar.
Bu konudaki temel yan cümle sırası şöyledir:
Yan cümle başlatıcısı + özne + ikke + çekimli fiil + kalan bölüm
- selv om jeg ikke er frisk — iyi olmamama rağmen
- med mindre du ikke kan komme — gelemiyorsan durum başka / gelememen dışında
Olumlu yan cümlede ikke bulunmadığı için özne doğrudan fiilden önce gelir. Birden fazla fiil varsa da ikke, ilk çekimli fiilden önce durur:
- Selv om hun ikke har sovet godt, går hun på jobb. — İyi uyumamış olmasına rağmen işe gidiyor.
Burada har çekimli fiildir. Ikke, har sözcüğünün önündedir; bütün fiillerin cümlenin sonuna yığılması gerekmez. Türkçedeki sözcük dizilişini Norveççeye doğrudan aktarmayın.
Yan cümle başta olduğunda ana cümle
Norveççe bildirme ana cümlelerinde çekimli fiil ikinci öğede bulunur. Öğe, cümlede birlikte bir görev üstlenen sözcük veya sözcük grubudur. “İkinci öğe”, “ikinci sözcük” demek değildir: baştaki yan cümlenin tamamı tek öğe sayılır.
- Selv om jeg er trøtt, lager jeg middag. — Yorgun olmama rağmen akşam yemeği hazırlıyorum.
- Jeg lager middag selv om jeg er trøtt. — Yorgun olmama rağmen akşam yemeği hazırlıyorum.
Birinci cümlede yan cümleden sonra lager jeg gelir; jeg lager değil. İkinci cümlede ana cümle zaten jeg ile başladığı için jeg lager doğrudur. Bu yer değişimini, fiil ile öznenin sırasının değişmesi olarak düşünebilirsiniz.
Ana cümlede de olumsuzluk varsa iki sıra aynı cümlede yan yana görülebilir:
- Selv om jeg ikke er sulten, vil jeg ikke hoppe over middagen. — Aç olmamama rağmen akşam yemeğini atlamak istemiyorum.
Yan cümlede jeg ikke er, ana cümlede vil jeg ikke sırasını karşılaştırın. Sözcük sırasını yalnızca ikke gördüğünüz için değil, bulunduğunuz bölümün türüne göre seçersiniz.
Med mindre: sonuç geçerli, bir istisna var
Med mindre, söylenen sonucun belirli bir koşul dışında geçerli olduğunu anlatır:
- Vi går en tur med mindre det regner. — Yağmur yağmadıkça yürüyüşe çıkacağız.
Yürüyüş varsayılan plandır. Yağmur, bu planı değiştirebilecek istisnadır. Norveççe yan cümlede det regner olumlu görünür; Türkçe karşılığında ise “yağmur yağmadıkça” deriz. Türkçede olumsuz ek gördüğünüz için Norveççeye otomatik olarak ikke eklemeyin.
- Med mindre du betaler, kan du ikke gå. — Ödeme yapmadıkça gidemezsin.
Ödeme yapmak, “gidemezsin” sonucunu kaldıran koşuldur. Baştaki yan cümleden sonra kan du sırası kullanılır. Ana cümledeki ikke, “gidemezsin” anlamı için gereklidir; yan cümleye ikinci bir ikke eklenmez.
Bu yapı yalnızca olumsuz ana cümlelerle kullanılmaz:
- Jeg tar bussen med mindre du kan hente meg. — Beni almaya gelemezsen otobüse bineceğim.
Başka bir deyişle otobüse binmek ana plandır; karşı tarafın sizi alabilmesi istisnadır. Türkçede her zaman “-medikçe” diye çevirmek yerine, böyle bir koşul cümlesi kurmak daha doğal olabilir.
Enten…eller: iki seçenek
Bu yapı sözcükleri, sözcük gruplarını veya tam cümleleri bağlayabilir:
- Vi kan møtes enten mandag eller tirsdag. — Ya pazartesi ya da salı buluşabiliriz.
- Du kan enten ringe eller sende en melding. — Ya arayabilir ya da mesaj gönderebilirsin.
- Enten kommer du, eller du blir hjemme. — Ya gelirsin ya da evde kalırsın.
İlk iki örnekte iki seçenek ortak bir cümle yapısı içindedir. Son örnekte iki ayrı ana cümle bağlanmıştır. İlk ana cümle enten ile başladığından kommer du sırası vardır. İkinci bölümde eller bağlaçtır; ardından normal du blir sırası gelebilir.
Seçenekleri mümkün olduğunca aynı türde kurun: iki gün, iki eylem, iki tam cümle. Bu, paralel yapı demektir; birbirine bağlanan parçaların aynı görevi üstlenmesi cümleyi daha anlaşılır kılar. Enten sözcüğünü, hangi iki parçayı seçenek olarak sunduğunuzu gösterecek yere yerleştirin.
Verken…eller: ikisi de değil
Norveççede “ne…ne de” için ikinci parça yine eller olur:
- Jeg drikker verken kaffe eller te. — Ne kahve ne de çay içiyorum.
- Verken han eller hun var der. — Ne o erkek ne de o kadın oradaydı.
Türkçede konuşma dilinde “ne kahve ne çay içmiyorum” gibi ek bir olumsuzluk duyulabilir. Norveççede bu temel yapıda verken…eller zaten olumsuz anlamı taşır; ayrıca ikke kullanılmaz.
İkinci örnekte verken han eller hun bütünü öznedir ve ardından var gelir. Başta verken görünce mutlaka fiili hemen sonrasına getirmeyin. Önce tüm grubun cümledeki görevini belirleyin. Norveççe fiiller kişi veya öznenin tekil-çoğul oluşuna göre değişmediğinden bu örnekte ayrıca bir fiil uyumu seçmeniz gerekmez.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki örneklerde yalnızca Türkçe karşılığa değil, olumsuzluğun bulunduğu yere ve bağlanan parçaların türüne de dikkat edin.
| Norveççe | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Selv om det regnet, gikk vi ut. | Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık. | Baştaki yan cümleden sonra fiil gelir. |
| Jeg sykler til jobben selv om det er kaldt. | Hava soğuk olsa da işe bisikletle gidiyorum. | Gerçek bir duruma rağmen yapılan eylem. |
| Selv om hun ikke har tid, hjelper hun oss. | Zamanı olmamasına rağmen bize yardım ediyor. | Yan cümlede olumsuzluk fiilden önce. |
| Selv om billetten er dyr, vil jeg kjøpe den. | Bilet pahalı olsa da onu almak istiyorum. | Fiyat beklenen engel, satın alma ise asıl karar. |
| Med mindre du betaler, kan du ikke gå. | Ödeme yapmadıkça gidemezsin. | Olumlu yan cümle, olumsuz ana cümle. |
| Vi spiser ute med mindre restauranten er full. | Restoran dolu değilse dışarıda yemek yiyeceğiz. | Restoranın dolu olması planın istisnası. |
| Med mindre du har andre planer, kan vi møtes i kveld. | Başka planın yoksa bu akşam buluşabiliriz. | Bir öneriye koşul ekler. |
| Jeg tar bussen med mindre du kan hente meg. | Beni almaya gelemezsen otobüse bineceğim. | Türkçede koşulla çevirmek daha doğal. |
| Enten kommer du, eller du blir hjemme. | Ya gelirsin ya da evde kalırsın. | İki tam ana cümle bağlanıyor. |
| Vi kan reise enten fredag eller lørdag. | Ya cuma ya da cumartesi yola çıkabiliriz. | İki gün arasında seçim. |
| Du må enten bestille på nettet eller ringe resepsjonen. | Ya internetten rezervasyon yapmalısın ya da resepsiyonu aramalısın. | İki eylem aynı yapı içinde bağlanıyor. |
| Verken han eller hun var der. | Ne o erkek ne de o kadın oradaydı. | Bağlanan iki kişi birlikte özne görevinde. |
| Jeg har verken bil eller sykkel. | Ne arabam ne de bisikletim var. | Ayrıca olumsuzluk sözcüğü gerekmez. |
| Rommet er verken stort eller lyst. | Oda ne büyük ne de aydınlık. | İki özellik reddediliyor. |
| Hun kan verken komme i dag eller møte oss i morgen. | Ne bugün gelebiliyor ne de yarın bizimle buluşabiliyor. | İki eylem olumsuz anlamla bağlanıyor. |
Sık yapılan hatalar
1. Yan cümlede ana cümle sırasını kullanmak
- Yanlış: Selv om jeg er ikke trøtt, legger jeg meg tidlig.
- Doğru: Selv om jeg ikke er trøtt, legger jeg meg tidlig.
- Anlamı: Yorgun olmamama rağmen erken yatıyorum.
Selv om ile başlayan yan cümlede ikke, çekimli fiilden önce gelir. “Ben yorgun değilim” gibi bağımsız bir cümlede görülen sıra burada kullanılmaz.
2. Baştaki yan cümleden sonra özneyi fiilin önüne koymak
- Yanlış: Med mindre det regner, vi går en tur.
- Doğru: Med mindre det regner, går vi en tur.
- Anlamı: Yağmur yağmadıkça yürüyüşe çıkacağız.
Ana cümlenin ilk yerini bütün yan cümle doldurur. Bu nedenle ardından går gelir. Virgül, cümlenin sözcük sırası hesabını sıfırlamaz.
3. Türkçedeki olumsuz eki med mindre içine taşımak
- Amaçlanan anlama göre yanlış: Vi går ut med mindre det ikke regner.
- Doğru: Vi går ut med mindre det regner.
- Amaçlanan anlam: Yağmur yağmadıkça dışarı çıkacağız.
İlk cümle dilbilgisel olarak kurulabilir, fakat istisnayı “yağmur yağmaması” yapar ve başka bir anlam verir. Med mindre içindeki koşul, Türkçedeki “-medikçe” ifadesinin olumsuz ekini bire bir kopyalamaz.
4. Verken…eller yapısına gereksiz ikke eklemek
- Yanlış: Jeg liker ikke verken kaffe eller te.
- Doğru: Jeg liker verken kaffe eller te.
- Anlamı: Ne kahveyi ne de çayı seviyorum.
Öğrendiğiniz standart yapıda verken olumsuzluğu zaten sağlar. Alternatif olarak Jeg liker ikke kaffe eller te. — “Kahve veya çay sevmiyorum” denebilir; ancak iki kalıbı birbirine karıştırmayın.
5. Enten ile başlayan ana cümlede fiili geciktirmek
- Yanlış: Enten du kommer, eller du blir hjemme.
- Doğru: Enten kommer du, eller du blir hjemme.
- Anlamı: Ya gelirsin ya da evde kalırsın.
Burada amaç iki bağımsız seçenek sunmaktır. İlk bölümde enten başlangıç öğesi olduğundan fiil ikinci yerde durur. Enten du kommer… başka, yan cümleli yapılarda görülebilir; bu durum, yukarıdaki bağımsız seçenek cümlesini doğru yapmaz.
6. Verken ile ikinci parçada og kullanmak
- Yanlış: Jeg har verken bil og sykkel.
- Doğru: Jeg har verken bil eller sykkel.
- Anlamı: Ne arabam ne de bisikletim var.
Og “ve” anlamındadır. Bu ikili kalıpta Türkçedeki “ne de” bölümünün karşılığı eller olmalıdır.
Kullanım notları
Günlük konuşma ve yazıda doğal kullanım
Bu dört yapı yalnızca resmî metinlere özgü değildir. Selv om bir zorluğa rağmen alınan kararı anlatırken, enten…eller plan yaparken, verken…eller tercihleri belirtirken günlük dilde rahatlıkla kullanılır. Med mindre de doğaldır; özellikle “plan bu, şu durum olursa değişir” türündeki konuşmalarda işe yarar.
Türkçede uzun bir “-medikçe” cümlesi ağır geliyorsa çeviriyi zorlamayın. Med mindre du er opptatt, kan vi ta en kaffe. — “Meşgul değilsen bir kahve içebiliriz.” Burada nazik bir öneri vardır. Öte yandan Med mindre du betaler, kan du ikke gå. sert bir koşul veya kural koyabilir. Tonu yalnızca bağlaç değil, ana cümlede söylenen şey de belirler.
Virgül kullanımı
Başa gelen yan cümleden sonra virgül koyun: Selv om det er sent, ringer jeg. — “Geç olmasına rağmen arıyorum.” Yan cümle ana cümleden sonra geliyorsa bu temel yapıda önüne virgül konmaz: Jeg ringer selv om det er sent. — “Geç olmasına rağmen arıyorum.”
Enten…eller ve verken…eller yalnızca sözcük veya kısa grupları bağlıyorsa araya virgül koymayın: Vi møtes enten mandag eller tirsdag. — “Ya pazartesi ya da salı buluşacağız.” İki tam ana cümle bağlandığında ise virgül kullanılır: Enten kommer du, eller du blir hjemme. — “Ya gelirsin ya da evde kalırsın.”
Türkçedeki kişi belirsizliği
Türkçe “o” hem han hem hun için kullanılabilir. Verken han eller hun var der örneğinin çevirisindeki “o erkek” ve “o kadın”, iki farklı kişinin söz konusu olduğunu göstermek içindir; günlük Türkçede isimler biliniyorsa “Ne Ali ne de Elif oradaydı” gibi bir ifade daha doğal olur. Norveççe cümlede de konuşulan kişilerin kim olduğu bağlamdan anlaşılır.
Temel kuralların ötesi
Gerçek durum ile varsayımı ayırmak
Selv om yalnızca kesinlikle gerçekleşmiş olaylarla kullanılmaz. Türkçedeki “rağmen” ile “olsa bile” ayrımı bağlamı okumayı gerektirir:
- Selv om det regnet i går, gikk vi ut. — Dün yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık.
- Selv om det regner i morgen, går vi ut. — Yarın yağmur yağsa bile dışarı çıkacağız.
Birinci örnekte geçmiş bir olgu, ikincide geleceğe ilişkin olası bir engel vardır. İkinci cümle, yağmurun yarın mutlaka yağacağını söylemez. Norveççede “yarın” bilgisiyle şimdiki zaman biçimi geleceği anlatabildiği için her gelecek anlamında ayrıca bir gelecek yardımcı fiili aramayın.
Selv om ile tek başına om da aynı değildir:
- Selv om det regner, går vi ut. — Yağmur yağsa bile dışarı çıkacağız.
- Om det regner, blir vi hjemme. — Yağmur yağarsa evde kalacağız.
İlkinde engel planı değiştirmez; ikincide koşul sonucu belirler.
Med mindre ile hvis ikke karşılaştırması
Hvis “eğer” anlamıyla koşul başlatır. Pek çok temel örnekte med mindre yapısını hvis…ikke ile yeniden anlatabilirsiniz:
- Vi går ut med mindre det regner. — Yağmur yağmadıkça dışarı çıkacağız.
- Vi går ut hvis det ikke regner. — Yağmur yağmazsa dışarı çıkacağız.
Bu iki örnek aynı gündelik planı anlatır. Yine de vurgu farklıdır: med mindre önce planı kurar ve bir istisna ekler; hvis doğrudan gerçekleşme koşulunu öne çıkarır. Bu dönüşüm, karmaşık cümlelerde her anlam ayrıntısını otomatik olarak koruyan bir formül değildir.
Med mindre içinde ikke bulunması kendi başına yanlış değildir:
- Jeg bestiller bord til oss med mindre du ikke kan komme. — Gelemeyeceksen bizim için masa ayırtmayacağım; aksi hâlde ayırtacağım.
Burada istisna özellikle “senin gelememen”dir. Ikke, yanlışlıkla eklenmiş bir olumsuzluk değil, kastedilen koşulun parçasıdır. Böyle olumsuz koşulların anlaşılması daha zor olabilir. Kendi cümlelerinizi kurarken daha doğrudan bir koşul seçmek çoğu zaman daha iyidir: Jeg bestiller bord til oss hvis du kan komme. — “Gelebilirsen bizim için masa ayırtacağım.” Bu son cümle bir koşulu öne çıkarır; bir öncekinin bütün bağlamlarda bire bir eşdeğeri olmak zorunda değildir.
Enten…eller her zaman seçim yaptırmaz
İleri düzey metinlerde enten…eller, “ister…ister” anlamıyla seçeneklerin sonucu değiştirmediğini de gösterebilir:
- Enten du kommer i dag eller i morgen, er du velkommen. — İster bugün gel ister yarın, her durumda hoş geldin.
Burada baştaki bölüm, iki bağımsız ana cümle sunmaz; ana cümleye bağlı bir bölüm oluşturur. Bu yüzden enten du kommer sırası doğrudur. Ardından ana cümle er du ile başlar. Temel “ya gelirsin ya evde kalırsın” örneğindeki enten kommer du ile aynı kalıp gibi ezberlemeyin. Önce anlamı sorun: Bir seçim mi sunuluyor, yoksa iki olasılıkta da aynı sonucun geçerli olduğu mu söyleniyor?
Bağlaçların hangi parçaya ait olduğunu görmek
Kapsam, bir sözcüğün anlam bakımından etkilediği bölümdür. İkili bağlaçlarda kapsamı, ilk parçayı nereye koyduğunuz belirler:
- Hun vil enten kjøpe bilen eller leie den. — Ya arabayı satın almak ya da kiralamak istiyor.
- Hun vil kjøpe enten bilen eller sykkelen. — Ya arabayı ya da bisikleti satın almak istiyor.
Birinci örnekte seçenekler iki eylemdir; ikincide satın alınacak iki şeydir. Türkçe çeviri yapmadan da enten sonrasında gelen iki parçayı işaretleyerek farkı görebilirsiniz. Aynı yöntem verken…eller için de işe yarar: reddedilen şeylerin kişiler mi, özellikler mi, eylemler mi olduğunu bulun.
Çalışma önerileri
Aynı mesajı iki sırayla yazın. Jeg går på jobb selv om jeg er trøtt. — “Yorgun olmama rağmen işe gidiyorum” cümlesini Selv om jeg er trøtt, går jeg på jobb. biçimine dönüştürün. Sonra yan cümleye ikke ekleyip Selv om jeg ikke er trøtt, går jeg på jobb. — “Yorgun olmamama rağmen işe gidiyorum” yazın. Sözcük sırasının yanında anlamın da değiştiğini kontrol edin.
Plan ve istisnayı ayrı ayrı belirleyin. Bir plan yazın: “Otobüse bineceğim.” Sonra onu değiştirecek durum ekleyin: “Beni almaya gelebilirsen.” Bunları Jeg tar bussen med mindre du kan hente meg. — “Beni almaya gelemezsen otobüse bineceğim” biçiminde birleştirin. Her med mindre cümlesinde “Bu koşul gerçekleşirse ana sonuç hâlâ geçerli mi?” diye sorun. Böylece gereksiz ikke ekleme alışkanlığını engellersiniz.
İkili kalıpları aynı iki öğeyle karşılaştırın. Jeg drikker enten kaffe eller te. — “Ya kahve ya da çay içiyorum” ve Jeg drikker verken kaffe eller te. — “Ne kahve ne de çay içiyorum” cümlelerini sesli okuyun. Sonra günler, ulaşım araçları ve günlük eylemlerle yeni çiftler kurun; her defasında bağlanan iki bölümün aynı görevi üstlendiğini kontrol edin.
İlgili konular
- Ön bilgi: Yan cümleler — Yan cümlede olumsuzluğun yerini ve yan cümle başa geldiğinde ana cümlenin sözcük sırasını öğrenmek, bu dört yapıyı doğru kullanmanın temelidir.