Türkçede İsim Cümleleri: -DIK ve -mA ile Yan Cümle
İsim Cümleleri
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Türkçe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Türkçede bir olayı başka bir cümlenin içine yerleştirmek için fiili isimleştirebiliriz: Geldiğini biliyorum, Gitmemi istiyor. -DIK + iyelik eki çoğunlukla bilinen, düşünülen ya da fark edilen bir durumu; -mA + iyelik eki ise istenen, gereken veya değerlendirilen bir eylemi anlatır. İyelik eki, burada eylemi kimin yaptığını gösterir; yapının sonuna gelen hâl eki de ana fiile göre seçilir.
Genel bakış
Birine yalnızca Ece geldi demekle yetinmeyebiliriz. Bu bilgiyi bildiğimizi, duyduğumuzu veya buna sevindiğimizi de söylemek isteriz: Ece'nin geldiğini biliyorum. Burada Ece'nin geldiği, daha büyük bir cümlenin parçasıdır. Yan cümle denen bu parça, kendi içinde bir olay anlatır ama ana cümlenin içinde tek bir isim gibi görev yapar. Haberi biliyorum cümlesindeki haberi yerine Ece'nin geldiğini koyabiliriz.
Başlıkla ilgili önemli bir ayrım var: Türkçe dil bilgisi kaynaklarında isim cümlesi, genellikle yüklemi, yani cümlenin ana yargısı, isim veya sıfat olan cümle demektir: Hava güzel. Bu yazının konusu o yapı değildir. Burada B1 düzeyinde öğrenilen isim görevindeki yan cümleleri, özellikle geldiğim, geldiğini, gitmem, gitmesini gibi fiilden kurulmuş yapıları ele alıyoruz. Bu ayrım, başka kaynaklarda aynı adı gördüğünüzde karışıklığı önler.
Bu yapılar gündelik konuşmada çok yaygındır: birinin ne bildiğini, ne istediğini, hangi davranışa üzüldüğünü veya hangi işin gerekli olduğunu anlatırız. Bütün ekleri bir defada ezberlemek yerine üç soruyla ilerlemek daha yararlıdır: Bir bilgiden mi, bir eylemden mi söz ediyorum? Eylemi kim yapıyor? Ana fiil hangi eki istiyor?
Yapı nasıl kurulur?
1. İki temel yol
İsimleştirme, bir fiili isim gibi kullanılabilecek biçime getirmektir. Aşağıdaki iki yapı bunun en sık kullanılan yollarındandır. Büyük harfli -DIK ve -mA, ekin tek bir yazılışını değil, bütün ses uyumlu biçimlerini gösterir.
| Yapı | Temel kullanım |
|---|---|
| fiil + -DIK + iyelik eki + gerekiyorsa hâl eki | Bir durumu bilgi, düşünce veya algı konusu yapmak: geldiğini biliyorum. |
| fiil + -mA + iyelik eki + gerekiyorsa hâl eki | Bir eylemi istek, gereklilik veya değerlendirme konusu yapmak: gitmesini istiyorum. |
Bu ayrım güçlü bir başlangıç kuralıdır; ancak -DIK kesin gerçek, -mA gerçekleşmemiş olay diye ezberlenmemelidir. Onun haklı olduğunu sanıyordum cümlesinde düşüncem yanlış olabilir. Onun gelmesine sevindim cümlesinde ise gelme olayı gerçekleşmiştir. Seçimde hem anlatmak istediğimiz anlam hem de ana fiilin alışılmış kullanımı rol oynar.
2. -DIK biçimleri ve ses değişmeleri
Ünlü uyumu, ekin ünlüsünün kelimenin son ünlüsüne göre değişmesidir. -DIK bu yüzden -dık, -dik, -duk, -dük biçimlerini alır. Fiil sert bir ünsüzle bitiyorsa baştaki d, t olur: yap-tık, git-tik, konuş-tuk, düş-tük.
Bu yapılarda ekin sonundaki k, ardından ünlüyle başlayan iyelik eki geldiğinde genellikle ğ olur:
- gel-dik-im → geldiğim
- bak-tık-ım → baktığım
- oku-duk-um → okuduğum
- gör-dük-üm → gördüğüm
Bu çizgili gösterimler ekleri ayırmak içindir; normal yazıda kelime bitişik yazılır. Üçüncü çoğul kişide ek ünsüzle başladığından geldikleri biçiminde k kalır.
3. İyelik eki burada neyi gösterir?
İyelik eki, normalde evim, evin, evi gibi kelimelerde aitliği gösteren ektir. İsimleştirilmiş fiillerde ise yan cümlenin öznesini, yani eylemi yapanı veya durumun ilgili olduğu kişiyi belirtir. Benim geldiğim derken gelen kişi benim; senin gelmen derken gelme eylemini yapan sensin.
| Eylemi yapan | -DIK ile | -mA ile |
|---|---|---|
| ben | benim geldiğim | benim gelmem |
| sen | senin geldiğin | senin gelmen |
| o | onun geldiği | onun gelmesi |
| biz | bizim geldiğimiz | bizim gelmemiz |
| siz | sizin geldiğiniz | sizin gelmeniz |
| onlar | onların geldikleri | onların gelmeleri |
Benim, senin, Ece'nin gibi biçimlerdeki ek, ilgi eki olarak adlandırılır; burada yan cümlenin öznesini isimleştirilmiş fiile bağlar. Özneyi açıkça söylüyorsanız bu temel yapılarda ilgi ekini kullanın: Senin gelmeni istiyorum, Ece'nin geldiğini biliyorum.
Üçüncü çoğul kişide Onların geldiğini biliyorum ve Onların gelmesini istiyorum biçimleri de yaygındır. Öznenin çoğulluğu zaten onların ile anlaşılır; her örnekte ayrıca -ler aramayın. Başlangıçta tablodaki açık kişi eşleştirmelerini öğrenmek, ardından metinlerde bu çeşitliliği fark etmek yeterlidir.
4. Hâl eki ana fiile bağlıdır
Hâl eki, bir ismin cümlede başka kelimelerle nasıl ilişki kurduğunu gösteren ektir. İsimleştirilmiş yan cümleler de bu ekleri alır. Bir yapıyı öğrenirken sonundaki eki atlamayın: bildiğim, bildiğimi, bildiğime aynı görevde değildir.
| Ana yapının istediği biçim | Örnek | Açıklama |
|---|---|---|
| Belirtme hâli: -ı, -i, -u, -ü | Ece'nin geldiğini biliyorum. | Biliyorum: neyi? |
| Yönelme hâli: -a, -e | Ece'nin gelmesine sevindim. | Sevindim: neye? |
| Ayrılma hâli: -dan, -den, -tan, -ten | Ece'nin gelmemesinden korkuyorum. | Korkuyorum: neden? |
| Ek almayan biçim | Ece'nin gelmesi gerekli. | Gerekli olan şey, Ece'nin gelmesi. |
Belirtme hâli burada fiilin doğrudan konusu olan belirli şeyi işaretler; yönelme hâli ilgili hedefi, ayrılma hâli ise bu örnekte duygunun kaynağını gösterir. Bunları yalnızca fiziksel yön veya ayrılma olarak düşünmeyin: sevinmek ve korkmak gibi fiiller de belli hâl ekleriyle kullanılır.
Ek sırasını iki örnekte izleyelim:
- gel-diğ-im-i biliyor: gelme olayını yapan benim; bilinen şey benim geldiğim.
- git-me-m-i istiyor: gitmesi istenen kişi benim; istenen şey benim gitmem.
Üçüncü kişi iyelik ekinden sonra hâl eki gelirse araya n girer: gelmesi → gelmesini, gelmesine, gelmesinden; geldiği → geldiğini, geldiğine, geldiğinden. Bu n, yeni bir kişi anlamı katmaz; eklerin birleşmesinin bir parçasıdır.
5. Olumsuzluk ve zaman
Olumsuzluk eki, eylemin yapılmadığını veya yapılmamasını anlatır. İsimleştirme ekinden önce gelir:
- Gelmediğini biliyorum. Gelmediği bilgisine sahibim.
- Gelmemesini istiyorum. Gelmesini değil, gelmemesini istiyorum.
Gelmemesi biçiminde iki ayrı -me bulunur: gel-me-me-si. İlki olumsuzluk, ikincisi isimleştirme ekidir. Buna karşılık benim gelmem olumsuz değildir; gel-me-m biçiminde son -m, kişiyi gösterir. Tek başına Gelmem! ise başka bir bağlamda “gelmeyeceğim” anlamında bağımsız bir cümle olabilir. Biçimi mutlaka cümlenin bütünüyle değerlendirin.
-DIK tek başına yalnızca geçmiş zaman demek değildir:
- Dün geldiğini biliyorum. Geçmişteki olay.
- Şu an evde olduğunu biliyorum. Şimdiki durum.
- Her sabah yürüdüğünü biliyorum. Alışkanlık.
Gelecekteki olayları bilgi veya beklenti olarak aktarırken çoğunlukla -AcAK + iyelik eki kullanılır: Yarın geleceğini biliyorum, Erken çıkacağımı söyledim. -mA ise tek başına belirli bir zaman bildirmez: Dün gelmesine sevindim geçmişi, yarın gelmesini istiyorum geleceğe yönelik isteği anlatır.
Bağlam içinde örnekler
Örnekler ve açıklamalar aynı dilde olduğu için ikinci sütunda cümlenin daha açık bir anlatımı yer alıyor. Özellikle eylemi yapanla ana cümlede konuşan kişinin aynı olup olmadığına dikkat edin.
| Cümle | Daha açık anlatımı | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Geldiğini biliyorum. | Senin ya da onun gelmiş olduğunu biliyorum. | Kişi, bağlamdan anlaşılır. |
| Gitmemi istiyor. | Benim gitmemi istiyor. | Gitmesi istenen kişi benim. |
| Senin bu mahallede oturduğunu bilmiyordum. | Bu mahallede yaşadığından haberim yoktu. | -DIK, süren bir durumu da anlatır. |
| Anahtarın masada olduğunu fark ettim. | Anahtarı masada gördüm ve yerini anladım. | İsimle anlatılan durum, olmak ile yapıya girer. |
| Yarın erken çıkacağımı söyledim. | Yarın erken çıkma planımı bildirdim. | Gelecek anlamı -AcAK ile kurulur. |
| Toplantıya katılmanızı rica ediyoruz. | Lütfen toplantıya katılın. | -mA, kibar bir isteğin içinde kullanılır. |
| Çocukların bahçede oynaması beni rahatsız etmiyor. | Çocuklar bahçede oynuyor; bundan rahatsız değilim. | -mA, gerçekleşen bir eylemi de adlandırır. |
| Bu kadar beklememize gerek yok. | Daha fazla beklemek zorunda değiliz. | Gerek yok yapısı yönelme ekiyle kullanılır. |
| Ece'nin gelmesine sevindim. | Ece geldi ve bu beni mutlu etti. | Sevinmek fiiliyle yönelme hâli kullanılır. |
| Otobüsü kaçırmaktan korkuyorum. | Otobüse yetişememekten endişe ediyorum. | Kişi eki olmayan -mAk da hâl eki alabilir. |
| Kapıyı kilitlemediğini fark ettim. | Kapıyı kilitlemeyi atladığını anladım. | Olumsuzluk, -DIK ekinden önce gelir. |
| Okuduğum şey beni düşündürdü. | Bir şey okudum; o şey beni düşündürdü. | Burada yapı, şey ismini niteler. |
Son örnek önemli bir sınırı gösterir: okuduğum şey içinde okuduğum, ardından gelen şey kelimesini açıklar. Bu, sıfat-fiil, yani bir ismi niteleyen fiil biçimi kullanımıdır. Okuduğumu hatırlıyorum cümlesinde ise bütün yapı isim görevindedir. Ek benzer olsa da cümledeki görev farklıdır.
Sık yapılan hatalar
1. Yan cümlenin öznesini yalın bırakmak
- Yanlış: Ben geldiğimi biliyor.
- Doğru: Benim geldiğimi biliyor.
- Neden? Gelme olayını yapan ben ise özne, bu yapıda benim biçimini alır. Ancak Ben onun geldiğini biliyorum cümlesindeki ilk ben, ana cümlenin öznesidir ve ilgi eki almaz.
2. İyelik ekini eylemi yapan kişiyle eşleştirmemek
- Yanlış: Senin gelmemi istiyorum.
- Doğru: Senin gelmeni istiyorum.
- Neden? Gelmesi istenen kişi sensin; bu yüzden gelmen gerekir. Benim gelmemi istiyor cümlesindeki -m ise beni gösterir.
3. Ana fiilin istediği hâl ekini unutmak
- Yanlış: Senin geldiğin biliyorum.
- Doğru: Senin geldiğini biliyorum.
- Neden? Bilmek fiili bu yapıda belirtme hâli ister. Geldiğin üzerine -i eklenir. Senin gelmene sevindim örneğinde ise sevinmek fiili nedeniyle yönelme eki vardır.
4. İstenen eylem için -DIK kullanmak
- Yanlış: Yarın geldiğini istiyorum.
- Doğru: Yarın gelmeni istiyorum.
- Neden? Burada bir bilgi değil, yapılması istenen bir eylem anlatılıyor. Yarın geleceğini biliyorum ise bir beklentiyi veya bilgiyi aktarır; aynı anlamı taşımaz.
5. Ses değişmesini yazıya yansıtmamak
- Yanlış: Onun geldikini biliyorum.
- Doğru: Onun geldiğini biliyorum.
- Neden? Gel-dik-i birleşmesinde k → ğ olur; ardından belirtme eki, araya n girerek eklenir: geldiği-ni.
6. Olumsuzlukla isimleştirmeyi karıştırmak
- Yanlış: Gelmemesini istiyorum. (“Gelsin” demek isterken.)
- Doğru: Gelmesini istiyorum.
- Neden? Gelmemesi, gelmeme eylemidir. İsteğin olumsuzluğu ile eylemin olumsuzluğu da farklıdır: Gelmesini istemiyorum, onun gelmesini arzulamadığımı söyler; Gelmemesini istiyorum, gelmemesini istediğimi açıkça belirtir.
Kullanım notları
Kişi her zaman biçimden tek başına anlaşılmaz
Geldiğini biliyorum hem senin geldiğini hem onun geldiğini anlatabilir. İkinci kişide geldiğin + i, üçüncü kişide geldiği + n + i aynı görünür. Bu, yanlış kurulmuş bir cümle değildir. Konuşmada bağlam çoğunlukla yeterlidir; belirsizlik varsa senin veya onun eklenir.
Gelmesini istiyorum cümlesinde de kimin gelmesinin istendiği önceki konuşmadan anlaşılabilir. Açıklık gerektiğinde Ece'nin gelmesini istiyorum deyin. İlk aşamada her biçimi öznesi ve ana fiiliyle birlikte okumak, ekleri tek başlarına ezberlemekten daha güvenlidir.
Günlük konuşma ve yazı dili
Geldiğini biliyorum hem konuşmada hem yazıda doğaldır; yalnızca resmî bir kullanım değildir. Konuşmada bazen iki bağımsız cümle tercih edilir: Biliyorum, Ece geldi. Bu söyleyişte ikinci bilgi ayrıca vurgulanabilir. Yazıda isimleştirme, ilişkileri daha sıkı bağlar: Ece'nin geldiğini biliyorum.
Katılmanızı rica ederim, belgelerinizi getirmenizi istiyoruz gibi yapılar iş yazışmalarında sık görülür. İyelik eki burada kibar hitabı da korur: gelmenizi, çoğul kişiye ya da tek kişiye saygılı hitaba karşılık gelebilir. Bu yapıların her biri tek başına resmiyet yaratmaz; ana fiil ve durum da önemlidir.
Aynı kişi varsa -mAk seçeneği
-mAk, eylemin adını veren mastar ekidir: gitmek, okumak. Özellikle istemek ile, isteyen ve eylemi yapacak kişi aynıysa bu biçim yaygındır:
- Gitmek istiyorum. Gitmek isteyen de gidecek olan da benim.
- Gitmeni istiyorum. İsteyen benim, gidecek olan sensin.
Bu eğilimi bütün fiillere yayılan bir yasak gibi düşünmeyin. Benim de gelmemi istiyorum bağlama göre mümkündür; özellikle kendi katılımını ayrıca öne çıkarır. Düzenli yürümem gerekiyor cümlesinde ise -mA + iyelik son derece doğaldır. Hangi yapının seçileceği ana ifadeye bağlıdır.
Daha ileri kullanım
İsim ve sıfatları yan cümleye dönüştürmek
Hasta, hazır, evde gibi ifadeler fiil değildir. Bunları bu yapılara sokmak için çoğunlukla olmak kullanılır:
| Başlangıç cümlesi | Yan cümleli biçim | Anlam ilişkisi |
|---|---|---|
| Ece hasta. | Ece'nin hasta olduğunu biliyorum. | Hastalık durumu biliniyor. |
| Rapor hazır. | Raporun hazır olmasını istiyorum. | Raporun hazır duruma gelmesi isteniyor. |
| Yarın evdeyim. | Yarın evde olacağımı söyledim. | Gelecekteki durum aktarılıyor. |
Olduğunu her zaman “bir şeye dönüştüğünü” diye okumayın. Hasta olduğunu biliyorum, çoğunlukla yalnızca hasta olma durumunu anlatır. Dönüşüm anlamı gerekiyorsa bağlam bunu açıklaştırır: Dün akşam hasta olduğunu öğrendim cümlesi öğrenme zamanını söyler; hastalığın tam o anda başladığını zorunlu olarak söylemez.
Dolaylı sorular
Dolaylı soru, soruyu doğrudan sormak yerine onu bilme, merak etme veya öğrenme konusu yapmaktır:
- Nerede oturuyor? → Nerede oturduğunu bilmiyorum.
- Ne zaman gelecek? → Ne zaman geleceğini sordum.
- Gelecek mi? → Gelip gelmeyeceğini merak ediyorum.
İlk iki örnekte soru kelimesi kalır; fiil isimleştirilir. Son örnekte evet-hayır sorusu için gelip gelmeyeceği yapısı kullanılır. Ne zaman geleceğini bilmiyorum bir bildirme cümlesidir; yalnızca içinde bir soru kelimesi bulunduğu için sonuna soru işareti konmaz.
-DIK ve -mA arasında bakış farkı
Bazı ana ifadeler iki yapıyla da kullanılabilir; odak değişir:
- Ece'nin geldiği belli. Eldeki belirtiler onun geldiğini gösteriyor.
- Ece'nin gelmesi önemli. Önem verilen şey Ece'nin gelme eylemi veya katılımı.
- Ece'nin geldiğine sevindim. Sevinç, onun geldiği bilgisine yöneliyor.
- Ece'nin gelmesine sevindim. Sevinç, gelme olayına yöneliyor.
Son iki cümle günlük kullanımda birbirine çok yakın olabilir. Her ek değişikliğinin mutlaka büyük bir anlam farkı yarattığını düşünmeyin. Buna karşılık her ana fiil iki yapıyı serbestçe kabul etmez: gelmesini istiyorum kalıbını geldiğini istiyorum biçimine çeviremeyiz.
Sıfat-fiille bağlantı ve uzun yapıları çözme
Okuduğum kitap ifadesinde hangi kitap? sorusunun cevabı okuduğum olur. Kitabı okuduğumu söyledim cümlesinde ise neyi söyledim? sorusunun cevabı kitabı okuduğumu bütünüdür. Aynı ek ailesini tanımak yararlıdır; fakat yapının görevini ardından bir isim gelip gelmediğine ve ana fiille ilişkisine bakarak belirleyin.
Uzun cümleleri içeriden dışarıya çözebilirsiniz: Ece'nin yarın toplantıya katılamayacağını öğrendim. Önce katılmak eylemini bulun. Katılamamak, katılma imkânının bulunmadığını anlatır; katılamayacağı, bunu gelecekteki bir durum olarak isimleştirir; son -nı ise öğrenilen bilgiyi işaretler. Cümleyi parçalara ayırmak, bütün kelimeyi tek bir uzun ek dizisi olarak ezberlemekten daha etkilidir.
Çalışma önerileri
- Aynı olayla üç ayrı ilişki kurun. “Ece geldi” cümlesini Ece'nin geldiğini biliyorum, Ece'nin gelmesine sevindim, Ece'nin gelmesi iyi oldu biçimlerine dönüştürün. Her seferinde ana fiili ve son eki işaretleyin. Ardından aramak, dönmek, bitirmek fiilleriyle tekrarlayın.
- Kişi değiştirme alıştırması yapın. Benim gelmemi istiyor cümlesini senin, onun, bizim, sizin ile yeniden kurun. Sonra aynı kişileri geldiğimi biliyor yapısına uygulayın. Özellikle geldiğini biçiminin iki farklı kişiyi gösterebildiğini kontrol edin.
- Bilgiyle isteği karşılaştırın. Her gün bir bilgi, bir istek ve bir duygu cümlesi yazın: Yarın yağmur yağacağını duydum. Erken çıkmamı istediler. İşin bitmesine sevindim. Cümleleri olumsuz yapıp anlamın nasıl değiştiğini açıklayın; yalnızca ek eklemekle yetinmeyin.
İlgili konular
- Önce gözden geçirin: Temel Sıfat-Fiiller — okuduğum kitap gibi yapılarda fiilin bir ismi nasıl nitelediğini gösterir.
- Birlikte çalışın: Dolaylı Anlatım — söylenenleri, soruları ve istekleri başka bir cümlenin içinde aktarmayı geliştirir.
- Daha sonra derinleşin: İleri Düzey Adlaştırma — daha uzun isimleştirilmiş yapıları ve bunların anlam ilişkilerini ele alır.