C2

İsveççede Edebî ve Eski Biçimler

Litterära och Arkaiska Former

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki İsveççe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

İsveççede I, eder, äro, intet gibi biçimler eski metinlerde, ilahilerde, atasözlerinde ve tarihî bir hava yaratmak isteyen edebiyatta görülür. Bunların çoğu günlük konuşmada kullanılmaz: I ären alla välkomna günümüz dilinde Ni är alla välkomna, yani “Hepiniz hoş geldiniz” olur. Amaç, bu biçimlerle konuşmaktan önce onları tanımak ve metinde oluşturdukları mesafeyi, ciddiyeti ya da alayı anlayabilmektir.

Genel bakış

Bir İsveç romanının eski baskısını açtığınızda bildiğiniz sözcüklerin beklenmedik biçimleriyle karşılaşabilirsiniz. Vi äro ifadesindeki äro, yeni bir fiil değildir; bugün vi är dediğimiz yapının eski çoğul biçimidir. Benzer şekilde eder kimi yerde “sizi”, kimi yerde “sizin” anlamına gelir. C2 düzeyinde önemli olan, bu değişimleri yalnızca çözmek değil, yazarın neden bunları seçtiğini de fark etmektir.

Türkçede “değildir” ile “değil”, “siz” ile “zatıâliniz” aynı anlatım etkisini yaratmaz. İsveççede de gündelik, resmî, törensel ve eski dil birbirinden ayrılır. Ancak Türkçedeki bir saygı sözünü İsveççedeki her eski biçimin karşılığı sayamayız. Özellikle I, öncelikle tarihî bir çoğul hitap zamiridir; her durumda tek kişiye söylenen kibar “siz” değildir.

Bu konu tek bir dönemin değişmez dil bilgisini anlatmaz. Çok eski bir dinî metin, yirminci yüzyılın başındaki bir gazete ve günümüzde yazılmış tarihî bir roman farklı özellikler taşıyabilir. Aşağıdaki eşleştirmeler okuma için bir rehberdir; bütün eski metinlerin aynı kurala uyacağı düşünülmemelidir.

Biçimler nasıl işler?

1. Eski hitap biçimleri: I, eder, edert, edra

Zamir, kişi ya da varlık adının yerine kullanılan sözcüktür. Eski İsveççedeki I, günümüzdeki çoğul ni zamirinin karşılığıdır. Genellikle büyük harfle yazılır. Buna karşılık küçük harfli i, “içinde, -de/-da” gibi yer ilişkileri kuran bir sözcüktür. Cümle başındaki büyük harf tek başına yeterli ipucu değildir; devamındaki yapıya da bakmak gerekir.

Eski biçim Türkçe işlevi Günümüzdeki karşılığı ve açıklama
I siz Çoğul hitapta ni; cümlede işi yapan kişileri gösterir.
eder sizi, size Günümüzde er; eylemin yöneldiği kişileri gösterir.
eder bok sizin kitabınız Günümüzde er bok; en türündeki tekil adla kullanılır.
edert hus sizin eviniz Günümüzde ert hus; ett türündeki tekil adla kullanılır.
edra böcker sizin kitaplarınız Günümüzde era böcker; çoğul adla kullanılır.

Tablodaki eder, edert, edra birer iyelik biçimidir; yani bir şeyin kime ait olduğunu belirtir. Ad, kişi, yer ya da nesneye verilen isimdir. İsveççede adların en ve ett gruplarına ayrılması burada da önemlidir. Eski biçimleri tek bir değişmez “sizin” sözcüğü gibi kullanmamak gerekir.

Jag tackar eder “Size teşekkür ederim” demektir; burada eder herhangi bir adın önünde değildir. Eder bok ligger här ise “Kitabınız burada” anlamındadır. Bu kez sözcük bok adının kime ait olduğunu belirtir. Türkçede çeviri değiştiği için iki farklı İsveççe sözcük varmış gibi düşünmek kolaydır; oysa aynı eski biçimin iki görevi söz konusudur.

Eders Majestät “Majesteleri” gibi kalıplaşmış unvanlarda ayrıca eders biçimiyle karşılaşılabilir. Bunu bütün adların önüne getirilen sıradan bir iyelik biçimi olarak genelleştirmeyin. Hitap sistemi döneme ve toplumsal ilişkiye bağlıdır; bir metindeki saygı derecesini yalnızca zamirden çıkarmak güvenli değildir.

2. Fiillerin eski çoğul biçimleri

Fiil, bir eylemi ya da durumu bildiren sözcüktür. Günümüz İsveççesinde jag är, vi är, ni är, de är biçimlerinin hepsinde fiil aynıdır. Eski yazı dilinde ise öznenin sayısına göre farklılık bulunabilir. Özne, cümlenin kimin ya da neyin durumunu anlattığını gösteren bölümdür.

Aşağıdaki tablo, eski yazılı metinlerde karşılaşılabilen vara “olmak” çekimini gösterir. Çok daha eski dönemlerde ek farklılıklar bulunabileceğinden bunu bütün İsveççe tarihine ait tek tablo gibi okumayın.

Eski çekim Türkçe karşılığı Günümüz İsveççesi
jag är ben …-im jag är
du är sen …-sin du är
han/hon är o … han/hon är
vi äro biz …-iz vi är
I ären siz …-siniz ni är
de äro onlar … de är
jag var ben … idim jag var
du var sen … idin du var
han/hon var o … idi han/hon var
vi voro biz … idik vi var
I voren siz … idiniz ni var
de voro onlar … idi de var

De äro trötta “Onlar yorgun”, de voro trötta ise “Onlar yorgundu” demektir. Burada äro ile voro arasındaki fark yalnızca eski biçim farkı değil, zaman farkıdır da. Günümüz diline aktarırken hem kişi hem zaman korunmalıdır.

Çoğul ayrımı yalnızca vara fiilinde görülmez. Eski metinlerde vi hava “bizim … var” ve de komma “onlar geliyor” gibi kullanımlar da bulunur. De gingo hem ise “Eve gittiler” anlamındadır; modern karşılığı de gick hem olur. Bu çoğul fiiller eski yazı dilinde yirminci yüzyıla kadar yaşamıştır; hepsini yalnızca çok uzak geçmişe ait sanmak yanıltıcıdır.

Özellikle komma gibi bir biçimi gördüğünüzde hemen mastar sanmayın. Mastar, fiilin “gelmek” gibi kişi ve zaman belirtmeyen sözlük biçimidir. Eski de komma yapısında ise aynı görünüşlü sözcük cümlenin çekimli fiilidir ve “geliyorlar” anlamını taşır.

3. Olumsuzluk ve eski sözcük seçimi

Inte bugünkü genel olumsuzluk sözcüğüdür. Ej ve icke de olumsuzluk bildirir; ancak bunların günümüzdeki durumu aynı değildir. Ej kısa duyurularda ve resmî yazıda hâlâ görülebilir. Icke ise çoğu bağımsız kullanımında daha ağır ya da eski tınlar; ayrıca icke-rökare “sigara içmeyen kişi” gibi birleşik sözcüklerde yaşar.

Intet ise otomatik olarak inte ile değiştirilmemelidir. “Hiçbir şey” anlamında kullanılabilir; ayrıca ingen sözcüğünün ett türündeki adlarla kullanılan biçimidir. Eski veya yüksek anlatımda olumsuzluk görevi de görülebilir. Hangi karşılığın gerektiğini cümlenin tamamı belirler.

Den som intet vågar, intet vinner atasözü “Hiçbir şeyi göze almayan hiçbir şey kazanamaz” demektir. Daha doğal kısa Türkçe karşılığı “Risk almayan kazanamaz”dır. Buradaki intet, yalnızca süslü bir inte değildir; göze alınan ve kazanılan şeyin yokluğunu da ifade eder. Günümüz dilinde anlamı Den som inte vågar något, vinner inget biçiminde açabilirsiniz.

Det höves ej ise “Bu yakışık almaz” anlamındadır. Eskilik etkisi yalnızca ej sözcüğünden gelmez; höves fiili de eski ve yüksek bir anlatımı çağrıştırır. Günümüzde Det passar sig inte denebilir. Sözcükleri tek tek güncellemek yerine bütün ifadenin ne yaptığını düşünmek daha doğru sonuç verir.

4. Kalıplaşmış dilekler ve selamlamalar

Var hälsad! tarihî veya törensel bir “Selam olsun!” ifadesidir. Buradaki var, geçmiş zaman “idi” değil, vara fiilinin emir biçimidir. Emir kipi, birine bir şey yapmasını söyleyen fiil biçimidir; burada doğrudan buyruktan çok törensel bir selamlama oluşturur. Çoğul hitapta Var hälsade! görülebilir. Günlük bir buluşmada doğal seçim çoğunlukla Hej! olur.

Leve friheten! “Yaşasın özgürlük!” ve Gud vare med dig! “Tanrı seninle olsun!” ifadelerinde dilek anlatan eski biçimler yaşar. Bunlar konjunktiv denen kipin örnekleridir; bu kip, burada bir olguyu bildirmekten çok gerçekleşmesi istenen bir durumu dile getirir. Her dilek cümlesinde kullanılabilen yeni bir çekim kuralı gibi öğrenmek yerine önce kalıp olarak tanımak daha yararlıdır.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki cümleler aynı döneme ait bir metin oluşturmaz. Her biri farklı bir eski ya da edebî özelliği görünür kılmak için seçilmiştir. Türkçe karşılıklar, bütün cümleleri yapay biçimde eskileştirmek yerine anlamı doğal olarak verir.

İsveççe Türkçe Açıklama
Den som intet vågar, intet vinner. Risk almayan kazanamaz. Kalıplaşmış atasözünde intet.
Var hälsad! Selam olsun! Tek kişiye yönelik eski, törensel selamlama.
Det höves ej. Bu yakışık almaz. Eski fiil ve olumsuzluk birlikte kullanılıyor.
I ären alla välkomna. Hepiniz hoş geldiniz. Eski çoğul hitap ve ona uygun fiil.
Jag tackar eder för hjälpen. Yardımınız için size teşekkür ederim. Eder, teşekkürün yöneldiği kişileri gösteriyor.
Edert brev har kommit fram. Mektubunuz ulaştı. Brev, ett türünde olduğu için edert.
Edra barn äro trygga här. Çocuklarınız burada güvende. Çoğul iyelik ve çoğul fiil.
Vi hava väntat länge. Uzun zamandır bekliyoruz. Hava, modern har biçiminin eski çoğul karşılığı.
De gingo hem i tystnad. Sessizce eve gittiler. Gingo, geçmiş zaman çoğul biçimi.
Vi voro unga då. O zamanlar gençtik. Voro, günümüzde var olur.
Leve friheten! Yaşasın özgürlük! Slogan veya törensel dilek.
Gud vare med dig! Tanrı seninle olsun! Dinî dilek kalıbı.
Han teg, ty han fruktade svaret. Sustu, çünkü cevaptan korkuyordu. Ty, gerekçe bildiren edebî bir bağlayıcı.
Hon stannade, ehuru hon var trött. Yorgun olmasına rağmen kaldı. Ehuru, günümüzde çoğunlukla trots att ile karşılanır.

Sık yapılan hatalar

1. I biçimini her zaman kibar tekil “siz” saymak

  • Yanlış yorum: I ären alla välkomna = “Siz, tek bir kişi olarak, hoş geldiniz.”
  • Doğru yorum: “Hepiniz hoş geldiniz”; modern biçimi Ni är alla välkomna.
  • Neden: Bu örnekte I çoğuldur; alla da topluluğa seslenildiğini açıkça gösterir. Türkçedeki “siz”in tekil saygı işlevi otomatik olarak aktarılmaz.

2. Eski iyelik biçimini ada göre değiştirmemek

  • Yanlış: eder hus
  • Doğru: edert hus; günümüzde ert hus — “eviniz”.
  • Neden: Öğrenilen bu sistemde hus, ett türündedir. Eder bok “kitabınız” ile edert hus “eviniz” arasındaki ayrımı koruyun.

3. Eski çoğul çekimi modern metne rastgele eklemek

  • Yanlış: Jag äro trött.
  • Doğru: Jag är trött. — “Yorgunum.” Eski çoğul örneği ise Vi äro trötta — “Yorgunuz.”
  • Neden: Äro, bütün kişilere uygulanabilen süslü bir är değildir. Tarihî sistemde çoğul özneyle bağlantılıdır.

4. Var hälsad ifadesindeki var sözcüğünü geçmiş zaman sanmak

  • Yanlış yorum: “Selamlanmıştı.”
  • Doğru yorum: “Selam olsun!”
  • Neden: Burada var emir biçimidir. Cümlenin bir selamlama olması ve ünlemle kullanılması işlevi belirler.

5. Intet biçimini her yerde inte ile değiştirmek

  • Yanlış: Jag såg inte. ifadesini, Jag såg intet cümlesinin her durumda tam karşılığı saymak.
  • Doğru: “Hiçbir şey görmedim” anlamı için günümüz dilinde Jag såg ingenting.
  • Neden: Intet burada görülen şeyin yokluğunu belirtir. Jag såg inte ise bağlama göre “Görmedim” der; aynı bilgiyi tek başına açıkça vermez.

Kullanım notları

Eski dil, resmî dil demek değildir

İş başvurusunu daha saygılı göstermek için eder veya ären kullanmak uygun bir yöntem değildir. Günümüz resmî İsveççesi, anlaşılır modern dil bilgisi kullanır. Böyle bir başvuruda eski biçimler ciddiyetten çok taklit, şaka veya gereksiz gösteriş izlenimi yaratabilir.

Buna karşılık ej sözcüğünü bir levhada görmek olağandır: Ej i trafik “Hizmet dışı” anlamındadır. Bu ifade tarihî bir anlatıcı sesi oluşturmaz. Dolayısıyla bir sözcüğün nerede yaşadığını öğrenmek, onu yalnızca “eski” diye etiketlemekten daha kullanışlıdır.

Eski metin ile eski havası verilen metni ayırın

Tarihî bir romanda birkaç eski sözcük, büyük ölçüde modern cümlelerin içine yerleştirilebilir. Bu bilinçli bir anlatım seçimi olabilir. Buna bakarak tarihî İsveççenin bütün kurallarını çıkarmayın. Gerçek bir eski baskıda ise zamirler, fiiller ve yazım özellikleri birlikte sistemli biçimde farklılaşabilir.

Eski yazımlarda hvad yerine bugün vad “ne”, hvar yerine var “nerede” ve af yerine av “-den/-dan” gibi karşılıklarla karşılaşırsınız. Bunlar her zaman yeni bir dil bilgisi yapısı değildir; kimi zaman yalnızca yazım değişmiştir. Ayrıca güncel baskılar eski bir eserin yazımını sadeleştirmiş olabilir. Eserin yazıldığı tarih ile elinizdeki baskının dil özellikleri bire bir örtüşmeyebilir.

Çeviride eskiliğin dozunu ayarlayın

Jag tackar eder cümlesini her durumda “Zatıâlinize şükranlarımı arz ederim” diye çevirmek aşırı olabilir. Önce konuşanın kime seslendiğini ve metnin tonunu belirleyin. “Size teşekkür ederim” anlamı korur; daha eski bir Türkçe söyleyiş ancak bütün metnin anlatımına hizmet ediyorsa seçilmelidir. Dil öğrenirken her eski biçim için aşırı süslü bir Türkçe karşılık ezberlemek, İsveççedeki farkları olduğundan büyük gösterir.

İleri ayrıntılar

Vore ile voro aynı değildir

Voro, eski çoğul geçmiş zaman biçimidir: De voro hemma “Evdeydiler.” Vore ise günümüzde de varsayım veya dilek anlatımında kullanılabilir: Om jag vore där, skulle jag hjälpa dig “Orada olsaydım sana yardım ederdim.” Bu yüzden vore gördüğünüz her cümleyi eski dil saymayın.

Burada kip ile zaman ayrımı önemlidir. Zaman, olayın ne zaman gerçekleştiğini; kip ise konuşanın onu gerçek, olası, istenen veya varsayılan bir durum olarak sunmasını gösterir. Voro cümlesi geçmişteki bir durumu bildirirken vore örneği gerçekleşmiş olduğu söylenmeyen bir durumu kurar.

Edebî bağlayıcılar ve cümle düzeni

Bağlaç, sözcükleri veya cümleleri birbirine bağlayan öğedir. Ty “çünkü”, ehuru “-mesine rağmen” ve emedan “-dığı için” eski veya edebî anlatımda görülebilir. Hepsini aynı tür bir bağlayıcı gibi ele almamak gerekir.

Ty, ardından gelen açıklamayı ana cümle düzeniyle bağlar: Han gick, ty han kunde inte stanna — “Gitti, çünkü kalamazdı.” Emedan ise yan cümle, yani başka bir cümleye bağlı açıklama bölümü kurar: Han gick, emedan han inte kunde stanna — “Kalamadığı için gitti.” Örneklerde inte sözcüğünün kunde fiiline göre yerini karşılaştırın. Sözcüğü modernleştirirken cümle yapısını da denetlemek gerekir; ty yerine eftersom koymak yalnızca sözcük değiştirmek değildir.

Eski görünen her son ek aynı işi yapmaz

Det höves ej cümlesindeki -s, birinin bir şey tarafından yapıldığını anlatan sıradan edilgen yapı gibi okunmamalıdır. Edilgen, eylemi yapanı geri plana alıp etkileneni öne çıkaran yapıdır. İsveççede -s ile biten bütün fiiller bu anlamı taşımaz; hövas bu örnekte “uygun düşmek, yakışmak” anlamıyla öğrenilmelidir. Tanımadığınız eski bir fiili yalnızca son harfinden hareketle çözmeye çalışmak yerine sözlük biçimini kontrol edin.

Çalışma önerileri

  1. İki sütunlu bir okuma defteri tutun. Sol tarafa vi voro unga gibi eski ifadeyi, sağ tarafa vi var unga ve “gençtik” karşılığını yazın. Değişenin yazım mı, zamir mi, zaman mı yoksa anlatım tonu mu olduğunu ayrıca not edin. Böylece farklı türden değişiklikleri birbirine karıştırmazsınız.
  2. Kısa bir parçayı modernleştirin. Önce özneyi ve fiili bulun, ardından olumsuzluğu ve iyelikleri çözün. Örneğin Edra barn äro trygga här cümlesini Era barn är trygga här yapın. Sonra özgün biçime dönüp anlamın değil, sesin ve döneme ait izlerin değiştiğini değerlendirin.
  3. Üretim ile tanımayı ayrı çalışın. Bir tarihî anlatıdan beş eski biçim seçip modern karşılıklarını söyleyin; günlük bir e-postayı ise tamamen modern İsveççeyle yazın. Amaç, eski biçimleri her yerde kullanmak değil, hangi metinde neden bulunduklarını anlayabilmektir.

İlgili konular

Diğer C2 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır