Lehçede kişi zamirleri
Zaimki Osobowe
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Lehçe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Lehçede özne olarak kullanılan kişi zamirleri ja, ty, on, ona, ono, my, wy, oni, one biçimleridir; Türkçedeki “ben, sen, o, biz, siz, onlar”ın karşılığıdır. Fiil kimin ne yaptığını gösteriyorsa zamir çoğu zaman söylenmez: Pracuję tutaj. “Burada çalışıyorum.” demektir. Türkçeden farklı olarak “o” için üç biçim vardır; “onlar” içinse erkek kişilerden oluşan veya erkek kişi içeren gruplarda genellikle oni, kadın grupları, çocuklar, hayvanlar ve nesneler için one kullanılır.
Genel bakış
Kişi zamiri, birinin adını tekrar etmek yerine kullandığımız “ben, sen, o” gibi bir sözcüktür. Bu yazıda özellikle özne zamirlerini, yani cümlede işi yapanı veya hakkında bir şey söyleneni gösteren biçimleri öğreneceğiz. Ona mieszka w Warszawie. “O, Varşova’da yaşıyor.” cümlesinde ona, hakkında konuşulan kadını gösterir. My pracujemy tutaj. “Biz burada çalışıyoruz.” cümlesindeyse my, konuşan kişiyi de içeren gruptur.
Bu konu A1 düzeyinin temel taşlarından biridir. Kendinizi tanıtırken, arkadaşınızdan söz ederken veya bir grubun nerede yaşadığını anlatırken bu biçimlerle karşılaşırsınız. Ancak zamirleri yalnızca liste olarak ezberlemek yeterli değildir: Yanlarına gelecek fiil biçimini de bilmek gerekir. Ja pracuję “ben çalışıyorum”, ty pracujesz “sen çalışıyorsun” demektir. Fiil, yapılan işi veya içinde bulunulan durumu anlatan sözcüktür; burada “çalışmak”tır.
Türkçe konuşanların bir avantajı var: “Geliyorum” derken “ben”i söylemek zorunda olmadığımız gibi Lehçede de özne zamirini sık sık söylemeyiz. Yeni olan nokta, dilbilgisel cinsiyettir; yani sözcüklerin eril, dişil veya nötr sınıflara ayrılmasıdır. Bu ayrım her zaman canlıların cinsiyetiyle ilgili değildir. Bir masa veya pencere için kullanılacak zamiri de Lehçe sözcüğün cinsiyeti belirler. Başlangıçta zamirleri ve fiil uyumunu öğrenmek, ardından bu cinsiyet ayrımını örneklerle pekiştirmek en rahat yoldur.
Nasıl kullanılır?
Temel zamirler
Tekil, bir kişiyi veya varlığı; çoğul, birden fazlasını anlatır. Birinci kişi konuşanı, ikinci kişi konuşulan kişiyi, üçüncü kişi ise hakkında konuşulan kişiyi veya varlığı gösterir.
| Kişi ve sayı | Lehçe | Türkçe karşılığı | Kullanım |
|---|---|---|---|
| Birinci kişi, tekil | ja | ben | Konuşan kişi |
| İkinci kişi, tekil | ty | sen | Samimi hitap edilen kişi |
| Üçüncü kişi, tekil | on | o | Erkek kişi veya eril bir sözcükle anılan varlık |
| Üçüncü kişi, tekil | ona | o | Kadın kişi veya dişil bir sözcükle anılan varlık |
| Üçüncü kişi, tekil | ono | o | Nötr bir sözcükle anılan varlık |
| Birinci kişi, çoğul | my | biz | Konuşan ve onunla birlikte düşünülen kişiler |
| İkinci kişi, çoğul | wy | siz | Samimi hitap edilen birden fazla kişi |
| Üçüncü kişi, çoğul | oni | onlar | Erkek kişiler veya genellikle erkek kişi içeren karma grup |
| Üçüncü kişi, çoğul | one | onlar | Kadınlar, çocuklar, hayvanlar ve nesneler gibi diğer gruplar |
Ja, ty, my, wy konuşanın veya dinleyenin cinsiyetine göre değişmez. Kadın da erkek de kendisi için ja der. Oni ve one ayrımı ise yalnızca “birden fazla” demekle yetinmez; grubun nasıl adlandırıldığını da gösterir.
Türkçedeki “o” neden üç ayrı biçime karşılık gelir?
Bir erkekten söz ederken on, bir kadından söz ederken ona kullanılır. Nesnelerde ise Türkçe anlamına değil, Lehçe ismin cinsiyetine bakılır. İsim, kişi veya varlığın adıdır; “masa”, “kitap” ve “çocuk” da isimdir.
| Lehçe | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| To jest mój brat. On mieszka w Krakowie. | Bu benim erkek kardeşim. O, Kraków’da yaşıyor. | Erkek kişi için eril zamir kullanılır. |
| To jest moja siostra. Ona mieszka w Gdańsku. | Bu benim kız kardeşim. O, Gdańsk’ta yaşıyor. | Kadın kişi için dişil zamir kullanılır. |
| To jest stół. On jest duży. | Bu bir masa. O büyük. | Masa anlamındaki sözcük erildir. |
| To jest książka. Ona jest ciekawa. | Bu bir kitap. O ilginç. | Kitap anlamındaki sözcük dişildir. |
| To jest okno. Ono jest otwarte. | Bu bir pencere. O açık. | Pencere anlamındaki sözcük nötrdür. |
Bu cümlelerdeki zamirler ayrımı göstermek için açıkça yazıldı. Gerçek bir konuşmada, hangi nesneden söz edildiği belliyse ikinci cümlede zamir söylenmeyebilir. Kitap hakkında konuşurken yalnızca Jest ciekawa. “İlginç.” denmesi de mümkündür.
Ono yalnızca cansız nesneler için değildir. Dziecko “çocuk” sözcüğü dilbilgisel olarak nötrdür; bu sözcüğü izleyen bir cümlede ono kullanılabilir. Çocuğun adını vererek bir kızdan veya erkekten söz ettiğinizde ise ona ya da on kullanmanız doğaldır. Burada insanın kim olduğu ile onu hangi sözcükle andığımızı birlikte düşünmek gerekir.
“Oni” ve “one” ayrımı
Başlangıç için şu karşılaştırmalar yeterlidir:
- Piotr i Marek → oni: İki erkek kişi.
- Anna i Piotr → oni: Kadın ve erkekten oluşan karma grup.
- Anna i Ewa → one: İki kadın.
- Dzieci → one: “Çocuklar” sözcüğüyle anılan grup.
- Psy → one: Köpekler.
- Książki → one: Kitaplar.
Oni, “erkek olan her şey” anlamına gelmez. Köpeklerden söz ederken, köpekler erkek olsa bile normal kullanımda one seçilir. Benzer şekilde dzieci, içinde erkek çocuklar bulunsa da one ile kullanılır. Buna karşılık chłopcy “erkek çocuklar” sözcüğü erkek kişi grubunu gösterir ve oni ile eşleşir. Demek ki yalnızca gruptaki bireylere bakmak yetmez; onları adlandıran Lehçe sözcük de önemlidir.
Bu ayrım şimdiki zamanda fiili değiştirmeyebilir: Oni pracują. ve One pracują. cümlelerinin ikisi de “Onlar çalışıyor.” demektir. Ancak daha sonra öğreneceğiniz sıfat ve geçmiş zaman biçimlerinde fark görünür hâle gelir. Sıfat, “yorgun” veya “hazır” gibi bir niteliği anlatan sözcüktür.
Zamir ve fiil birlikte değişir
Çekim, bir sözcüğün cümledeki kişiye veya göreve göre biçim değiştirmesidir. Özne zamirleriyle birlikte fiilin kişi çekimini öğrenmek gerekir. Być “olmak” fiilinin şimdiki zaman biçimleri iyi bir başlangıçtır. “Şimdiki zaman” burada hem o anda olanı hem de genel bir durumu anlatabilir; Türkçeye her zaman “-yor” ile çevrilmez.
| Zamir | Fiille birlikte | Türkçe örnek karşılığı |
|---|---|---|
| ja | ja jestem | ben …-im |
| ty | ty jesteś | sen …-sin |
| on / ona / ono | on / ona / ono jest | o … |
| my | my jesteśmy | biz …-iz |
| wy | wy jesteście | siz …-siniz |
| oni / one | oni / one są | onlar … |
Örneğin Jestem tutaj. “Buradayım.”, Jesteśmy tutaj. “Buradayız.” demektir. Türkçede kişi bilgisi yüklemin sonundaki ekle verilir; Lehçede ise jestem veya jesteśmy biçimi bu bilgiyi taşır. Bu yüzden ja jest değil, ja jestem denir.
Türkçedeki “Polonyalıyım” karşılığı olan Ja jestem Polakiem. cümlesinde konuşan erkektir. Kadın konuşan Jestem Polką. der. Ja değişmez; kişiyi tanımlayan sözcük değişir. Polakiem ve Polką biçimlerinin ayrıntısı ayrı bir isim çekimi konusudur; burada önemli olan zamirin herkes için aynı kalmasıdır.
Zamir ne zaman söylenmez, ne zaman söylenir?
Konuşanın kim olduğu belliyse zamirsiz cümle çoğu zaman en doğal seçenektir:
- Mówię po polsku. — Lehçe konuşuyorum.
- Mieszkamy w Warszawie. — Varşova’da yaşıyoruz.
- Pracujesz tutaj? — Burada mı çalışıyorsun?
Bunların başına sırasıyla ja, my ve ty eklemek dilbilgisel olarak yanlış değildir. Ancak zamirin belirgin bir amacı olabilir: Birini öne çıkarmak, iki kişiyi karşılaştırmak veya kimden söz edildiğini açıklamak.
Ja pracuję, a ty odpoczywasz. — Ben çalışıyorum, sen ise dinleniyorsun.
Buradaki “ben” ve “sen”, Türkçede olduğu gibi karşıtlığı güçlendirir. Her cümleye otomatik olarak zamir eklemek konuşmayı gereksiz vurgulu yapabilir; her zamiri kaldırmak ise üçüncü kişilerden söz ederken belirsizlik yaratabilir. Mieszka w Warszawie. yalnızca “Varşova’da yaşıyor.” der; kim olduğunu önceki konuşmadan anlamamız gerekir.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki cümlelerde hem açık zamirler hem de zamirin söylenmediği doğal kullanımlar bulunuyor. Çevirilerde Türkçenin doğal anlatımı korundu; Lehçede yazılmış her zamiri Türkçede ayrıca söylemek şart değildir.
| Lehçe | Türkçe | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Ja jestem Polakiem. | Ben Polonyalıyım. | Erkek konuşan kendini tanıtıyor. |
| Ty mówisz po angielsku. | Sen İngilizce konuşuyorsun. | Zamir, hitap edilen kişiyi açıkça gösteriyor. |
| Ona mieszka w Warszawie. | O, Varşova’da yaşıyor. | Bir kadından söz ediliyor. |
| My pracujemy tutaj. | Biz burada çalışıyoruz. | Konuşan da gruba dâhil. |
| Jestem z Turcji. | Türkiyeliyim. | Kişi bilgisi fiilden anlaşılıyor. |
| Masz chwilę? | Bir dakikan var mı? | Tek kişiye samimi soru; zamir yok. |
| On ma dzisiaj wolne. | Onun bugün izin günü. | Erkek kişiden söz ediliyor. |
| To dziecko jest małe. Ono jeszcze nie mówi. | Bu çocuk küçük. Henüz konuşmuyor. | Çocuk anlamındaki sözcük nötr olduğu için nötr zamir kullanılıyor. |
| Wy mieszkacie blisko dworca? | Siz istasyonun yakınında mı yaşıyorsunuz? | Birden fazla kişiye samimi hitap. |
| Anna i Piotr są tutaj. Oni czekają na autobus. | Anna ve Piotr burada. Otobüs bekliyorlar. | Karma grup için erkek kişi çoğulu. |
| Moje siostry są w domu. One gotują obiad. | Kız kardeşlerim evde. Yemek pişiriyorlar. | Kadın grubu için diğer çoğul biçim. |
| Te psy są spokojne. One nie szczekają. | Bu köpekler sakin. Havlamıyorlar. | Hayvanlar için diğer çoğul biçim. |
| Ja piję herbatę, a ona kawę. | Ben çay içiyorum, o ise kahve içiyor. | İki kişinin tercihi karşılaştırılıyor. |
| Czy pani mówi po turecku? | Türkçe konuşuyor musunuz? | Bir kadına resmî hitap; fiil üçüncü kişi tekil. |
| Czy państwo mają rezerwację? | Rezervasyonunuz var mı? | Bir gruba resmî hitap; fiil üçüncü kişi çoğul. |
Sık yapılan hatalar
1. Zamiri değiştirip fiili aynı bırakmak
- Yanlış: My pracuję tutaj.
- Doğru: My pracujemy tutaj. — Biz burada çalışıyoruz.
- Neden? Pracuję, “ben çalışıyorum” biçimidir. “Biz” için pracujemy gerekir. Zamiri tek başına değiştirmek kişi bilgisini doğru kurmaya yetmez.
2. Her “onlar” için “oni” kullanmak
- Yanlış: Anna i Ewa są tutaj. Oni czekają.
- Doğru: Anna i Ewa są tutaj. One czekają. — Anna ve Ewa burada. Bekliyorlar.
- Neden? Bu örnekte iki kadından söz ediliyor. Türkçede yalnızca “onlar” olduğu için fark görünmez; Lehçede kadın grubu için one gerekir.
3. Hayvanın erkek olmasını “oni” seçmek için yeterli sanmak
- Yanlış: Te psy są małe. Oni dużo śpią.
- Doğru: Te psy są małe. One dużo śpią. — Bu köpekler küçük. Çok uyuyorlar.
- Neden? Oni normal kullanımda erkek kişilerle ilgilidir. Köpek grubu için one kullanılır; hayvanların biyolojik cinsiyeti bu temel kuralı değiştirmez.
4. Türkçedeki kibar “siz”i tek kişiye “wy” diye çevirmek
- Uygunsuz: Czy wy macie chwilę? — Bir görevliye tek kişi olarak kibarca hitap etmek isterken.
- Uygun: Czy pan ma chwilę? veya Czy pani ma chwilę? — Bir dakikanız var mı?
- Neden? Wy, standart güncel Lehçede samimi çoğul hitaptır. Tek kişiye resmî hitapta erkek için pan, kadın için pani kullanılır. İlk cümle bir gruba samimi biçimde sorulursa doğrudur.
5. Nesneler için daima “ono” kullanmak
- Yanlış: Ta książka jest nowa. Ono jest ciekawe.
- Doğru: Ta książka jest nowa. Ona jest ciekawa. — Bu kitap yeni. İlginç.
- Neden? Książka dişil bir isimdir. Yalnız zamir değil, kitabın niteliğini anlatan ciekawa biçimi de bu cinsiyetle uyumlu olmalıdır. Cansız olmak, nötr olmak demek değildir.
6. Türkçede “olmak” ayrı söylenmiyor diye Lehçede fiili kaldırmak
- Yanlış: Ja z Turcji.
- Doğru: Jestem z Turcji. — Türkiyeliyim.
- Neden? Türkçede “Türkiyeliyim” tek sözcük olabilir. Lehçede bu tür normal bir bildirme cümlesinde jestem gerekir. Kaldırılabilen öğe özne zamiridir; kişi bilgisini taşıyan fiil değil.
Kullanım notları
Samimi ve resmî hitap
Türkçede “siz”, hem bir grubu hem de saygıyla hitap edilen tek kişiyi anlatabilir. Lehçede bu iki işlevi ayırmak gerekir. Arkadaşa ty, arkadaş grubuna wy denir. Tanımadığınız bir yetişkine, müşteriye veya resmî bir ortamda konuştuğunuz kişiye çoğunlukla pan ya da pani ile hitap edilir.
Bunlar temel zamir listesindeki sıradan ikinci kişi zamirleri değildir; hitapta kullanılan unvan sözcükleridir. Anlam bakımından “siz” diye çevrilmelerine rağmen fiil üçüncü kişi biçimindedir:
- Czy pan jest gotowy? — Hazır mısınız? Erkek kişiye resmî hitap.
- Czy pani jest gotowa? — Hazır mısınız? Kadın kişiye resmî hitap.
- Czy państwo są gotowi? — Hazır mısınız? Bir gruba resmî hitap.
Resmî çoğul hitapta erkeklerden oluşan gruba panowie, kadınlardan oluşan gruba panie, karma gruba veya topluluğa państwo denebilir. Bu biçimler üçüncü kişi çoğul fiille kullanılır. Państwo sözcüğünü özellikle otel, restoran ve duyuru gibi ortamlarda duyarsınız.
Samimi hitaba geçmek, yalnızca dilbilgisi seçimi değil, ilişkideki yakınlıkla ilgili bir karardır. Karşı tarafın kullandığı hitabı izlemek iyi bir başlangıçtır. Tarihsel veya bölgesel bazı kullanımlarda wy tek kişiye de yöneltilebilir; fakat bunu güncel standart Lehçede genel bir kibarlık kuralı olarak öğrenmeyin.
Büyük harf ve konuşma tonu
Zamirler normal cümle içinde küçük harfle yazılır. Mektup ve kişisel yazışmalarda muhataba saygı göstermek için Ty, Ci, Pan, Pani gibi biçimleri büyük harfle görebilirsiniz. Bu yazım, fiilin kişi çekimini değiştirmez; büyük harfle yazılan Ty de dilbilgisel olarak tekil samimi hitaptır.
Yanınızda bulunan bir kişiden sürekli on veya ona diye söz etmek bazı durumlarda mesafeli ya da kaba duyulabilir. Bu zamirler yasak değildir; ancak doğrudan o kişiye seslenmek veya adını kullanmak daha uygun olabilir. Aynı hassasiyet Türkçede de vardır: Yanımızdaki kişiyi durmadan “o” diye anmak her ortamda hoş karşılanmaz.
Temelin ötesi: daha sonra karşılaşacağınız ayrıntılar
Bu bölümdeki biçimleri başlangıçta bütünüyle ezberlemek zorunda değilsiniz. Amaç, ileride karşılaşacağınız cümlelerin temel zamir listesinden neden farklı göründüğünü anlamaktır.
Zamir, cümledeki görevine göre biçim değiştirir
Burada öğrendiğimiz ja, ty, on gibi biçimler yalın hâldir; yani zamirin özne olarak kullanılan temel biçimleridir. Hâl, sözcüğün cümledeki görevini gösteren biçim değişikliğidir. Türkçede “ben, beni, bana, benimle” ayrımı buna iyi bir başlangıç örneğidir. Lehçede de “ben” biçimini her yerde aynen kullanamayız.
- Ja znam Annę. — Ben Anna’yı tanıyorum.
- Anna zna mnie. — Anna beni tanıyor.
- Anna daje mi książkę. — Anna bana bir kitap veriyor.
- Anna idzie ze mną. — Anna benimle gidiyor.
İlk cümlede ja işi yapan kişidir. İkincide mnie, tanınan kişiyi; üçüncüde mi, kitabın verildiği kişiyi gösterir. Sonuncuda ze mną “benimle” demektir. Zna mnie ifadesindeki zamir nesnedir; yani eylemin etkilediği kişiyi gösterir. Bu, özne zamirlerinden sonra öğrenilecek ayrı bir konudur.
Daha sonra mi / mnie veya ci / tobie gibi kısa ve uzun biçimlerle de karşılaşırsınız. Kısa biçimler çoğunlukla vurgusuzdur; uzun biçimler özellikle karşılaştırmada ve bazı yapılarda kullanılır. Örneğin Daj mi książkę. “Bana kitabı ver.”, Daj książkę mnie, nie jemu. ise “Kitabı bana ver, ona değil.” demektir. Bu biçimler her bağlamda birbirinin yerine geçmez; edatlardan sonra ve vurgu gerektiren yerlerde ayrıca kurallar vardır. Edat, ze mną örneğindeki z gibi, sözcükler arasında ilişki kuran küçük sözcüktür.
Geçmiş zamanda cinsiyet daha görünür olur
Özne zamiri değişmese bile geçmiş zaman fiili konuşanın cinsiyetini gösterebilir. Türkçedeki “çalıştım” böyle bir ayrım yapmaz.
| Lehçe | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Ja pracowałem wczoraj. | Dün çalıştım. | Erkek konuşan. |
| Ja pracowałam wczoraj. | Dün çalıştım. | Kadın konuşan. |
| Oni pracowali wczoraj. | Onlar dün çalıştı. | Erkek kişi çoğulu. |
| One pracowały wczoraj. | Onlar dün çalıştı. | Diğer çoğul gruplar. |
Aynı ayrım my ve wy ile de ortaya çıkar: My pracowaliśmy. erkek kişilerden oluşan veya erkek kişi içeren karma grup için; My pracowałyśmy. kadın grubu için “Çalıştık.” demektir. Dolayısıyla yalnızca oni / one değil, “biz” ve “siz” ile kullanılan fiiller de ileride grup ayrımını gösterecektir.
“To” ile “ono” aynı şey değildir
Başlangıç derslerinde To jest dziecko. “Bu bir çocuk.” cümlesiyle karşılaşırsınız. Buradaki to, ono zamirinin yerine geçen nötr kişi zamiri değildir; tanıtma ve gösterme işlevi vardır. To jest mój brat. “Bu benim erkek kardeşim.” veya To jest moja siostra. “Bu benim kız kardeşim.” de denebilir.
Önceden tanıtılmış çocuk hakkında konuşmayı sürdürürken Ono śpi. “O uyuyor.” diyebilirsiniz. Önceden tanıtılmış erkek kardeş içinse On śpi. gerekir. Türkçede “bu” ve “o” arasındaki farkı düşünmek yardımcı olur; fakat Lehçedeki her to kullanımını Türkçedeki “bu”ya bire bir bağlamamak gerekir.
Vurgu ve sözcük sırası
Lehçede sözcük sırası Türkçeye göre daha farklı biçimlerde düzenlenebilir. Ja to zrobię. ve Zrobię to ja. cümleleri “Bunu ben yapacağım.” anlamına gelebilir. İkinci cümlede sona gelen ja, özellikle işi yapacak kişinin kim olduğunu öne çıkarabilir; kesin vurgu konuşmadaki bağlama ve ses tonuna bağlıdır.
Zamir kullanmak her zaman güçlü bir karşıtlık yaratmaz. Konu değiştiğinde de zamir söylenebilir: Anna jest w domu. On jest w pracy. “Anna evde. O ise işte.” Ancak ikinci cümledeki erkeğin kim olduğu bağlamdan bilinmelidir. Zamir bir ismin tekrarını azaltır; henüz tanıtılmamış bir kişiyi kendiliğinden tanımlamaz.
Çalışma önerileri
- Zamiri fiille birlikte çalışın. Önce “olmak” fiilinin altı kişi biçimini, sonra “çalışmak” fiilini deneyin: pracuję, pracujesz, pracuje, pracujemy, pracujecie, pracują. Her biçimle bir kısa cümle kurun. Ardından özne zamirini kaldırın ve anlamın nasıl korunduğunu kontrol edin.
- “Onlar”ı gruplarla eşleştirin. Bir kâğıda iki erkek arkadaş, iki kadın arkadaş, karma bir arkadaş grubu, çocuklar ve köpekler yazın. Her grubun yanına oni veya one koyun. Sonra “çocuklar”ı dzieci, “erkek çocuklar”ı chłopcy diye ayrı ayrı düşünün. Cevaplar sırasıyla oni, one, oni, one, one; son karşılaştırmada ise one / oni olmalıdır.
- Aynı durumu iki hitapla söyleyin. Arkadaşınıza “Bir dakikan var mı?” demek için Masz chwilę?, bir görevliye “Bir dakikanız var mı?” demek için Czy pan ma chwilę? veya Czy pani ma chwilę? kullanın. Hem hitabın hem de fiilin değiştiğine dikkat edin. Dinlediğiniz konuşmalarda da “zamir nerede yok, nerede özellikle söylenmiş?” sorusuna odaklanın.
İlgili konular
- Olmak fiili: być — Zamirlerle birlikte en sık kullanılan kişi çekimleri.
- Sahip olmak fiili: mieć — “Var” ve “sahip olmak” anlamlarında kişi uyumu.
- İkinci fiil çekim grubu: -ę, -isz/-ysz — “Konuşuyorum” ve “konuşuyorsun” gibi biçimler arasındaki ilişki.
- Üçüncü fiil çekim grubu: -ę, -jesz — Kişi zamirlerine uygun başka fiil biçimleri.
- Dördüncü fiil çekim grubu: -am, -asz — Günlük fiillerde “ben” ve “sen” çekimleri.
- Yaygın düzensiz fiiller — Genel çekim kalıplarına bütünüyle uymayan sık kullanılan fiiller.
- Nesne zamirleri — “Ben”den “beni” ve “bana”ya geçiş; zamirin cümledeki görevine göre değişmesi.
- Gündelik konuşma Lehçesi — Daha ileri düzeyde samimi hitap, vurgu ve konuşma alışkanlıkları.