A1

Lehçede var ve yok: jest, są, nie ma

Konstrukcje Egzystencjalne

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Lehçe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Lehçede bir şeyin bulunduğunu söylerken tekil için jest, çoğul için są kullanılır: Na stole jest książka. — “Masada bir kitap var.” Bir şeyin bulunmadığını söylemek için sayıdan bağımsız olarak nie ma kullanılır ve ardından gelen isim tamlayan hâline girer: Na stole nie ma książki. — “Masada kitap yok.” Türkçedeki “var/yok” karşıtlığı iyi bir başlangıçtır; ancak Lehçede olumlu cümlede tekil–çoğul ayrımını, olumsuz cümlede de kelimenin değişen biçimini izlemek gerekir.

Genel bakış

Bir kafede boş masa ararken, evde süt kalıp kalmadığını söylerken veya bir şehirde hangi müzelerin bulunduğunu anlatırken bu yapılara ihtiyaç duyarsınız. Buradaki konu yalnızca soyut anlamda “mevcut olmak” değildir. Jest, są ve nie ma, bir yerde birinin ya da bir şeyin bulunmasını, kullanılabilir olmasını veya eksik olmasını da anlatır. Bu nedenle A1 düzeyinde öğrenilen en işlevsel cümle kalıpları arasındadır.

Türkçe konuşan biri için anlam genellikle tanıdıktır: “Odada bir pencere var”, “Odada iki pencere var”, “Odada pencere yok.” Türkçede “var” değişmez; Lehçede ise tek bir nesne ile birden fazla nesne için farklı biçimler gerekir. “Yok” cümlesinde de Türkçedeki gibi aynı isim biçimini koruyamazsınız: książka “kitap”, książki ise bu bağlamda “kitap yok” yapısının gerektirdiği biçimdir.

Aşağıda önce günlük konuşma için yeterli olan temel kalıpları bulacaksınız. Geçmiş ve gelecek zaman, sayı bildiren ifadeler ve olumsuzluğun farklı türleri daha sonraki bölümde ele alınıyor. İlk çalışmada bütün ayrıntıları ezberlemek yerine, olumlu ve olumsuz cümleleri çiftler hâlinde öğrenmek daha verimlidir.

Yapı nasıl kurulur?

1. Tek bir şey varsa jest, birden fazlaysa są

Jest ve są, być fiilinin, yani “olmak” anlamındaki eylem kelimesinin biçimleridir. Bir şeyin varlığını bildirirken cümlenin öznesi (hakkında bir şey söylenen kişi veya nesne) hangi biçimin kullanılacağını belirler.

Olumlu cümlede bu isim yalın hâldedir: Lehçe adıyla mianownik, yani ismin sözlükte gördüğünüz temel biçimi. İsim (kişi, nesne veya kavramın adı) tekilse jest, sıradan bir çoğul isimse są kullanılır.

Lehçe Türkçe Açıklama
Jest problem. Bir sorun var. Tekil isimle varlık bildirimi.
Są problemy. Sorunlar var. Çoğul isimle varlık bildirimi.
W pokoju jest okno. Odada bir pencere var. Yer bilgisi cümlenin başında.
W pokoju są okna. Odada pencereler var. Birden fazla pencere.

Lehçede Türkçedeki “bir” sözcüğünü her seferinde ayrıca karşılayan bir kelime kullanmak gerekmez. Jest restauracja bağlama göre “Bir restoran var” anlamına gelebilir. Jedna restauracja ise “bir tane restoran” diyerek sayıyı özellikle belirtir. Bu yüzden jest gördüğünüz her cümleye jeden veya jedna eklemeyin.

2. Yok demek için nie ma + tamlayan hâli

Tamlayan hâli, Lehçe adıyla dopełniacz, ismin aitlik, miktar ve bazı olumsuzluk yapılarında kullanılan biçimidir. Türkçedeki “kitabın” gibi biçimlerle ilişkilendirilebilir; fakat kullanım alanları aynı değildir. Nie ma książki cümlesini Türkçeye “kitabın yok” diye değil, “kitap yok” diye çeviririz. Buradaki hâl değişimini nie ma kalıbı gerektirir.

Nie ma hem tekil hem çoğul isimle aynı kalır. Buna karşılık isim, kendi tekil veya çoğul tamlayan biçimine geçer.

Olumlu ve olumsuz Lehçe cümleler Türkçe Biçim değişikliği
Jest książka. → Nie ma książki. Kitap var. → Kitap yok. Tekil isim değişiyor.
Są książki. → Nie ma książek. Kitaplar var. → Kitap yok. Çoğul isim, çoğul tamlayan biçimine geçiyor.
Jest mleko. → Nie ma mleka. Süt var. → Süt yok. Madde bildiren isim de değişiyor.
Jest czas. → Nie ma czasu. Zaman var. → Zaman yok. Soyut isimde de aynı yapı kullanılıyor.
Są ludzie. → Nie ma ludzi. İnsanlar var. → Kimse yok. Çoğul isim için de nie ma kullanılıyor.

Önemli bir ayrıntı: książki biçimi iki farklı iş yapabilir. Są książki cümlesinde çoğul yalın biçimdir; Nie ma książki cümlesinde ise tekil tamlayan biçimidir. Bir kelimenin hâlini yalnızca sonuna bakarak değil, cümledeki görevine bakarak belirlemek gerekir.

Dopełniacz için tek bir evrensel son ek yoktur. Książka → książki, mleko → mleka, czas → czasu, książki → książek çiftlerini ayrı ayrı öğrenin. Olumsuz biçimi sözlükten kontrol etmek, Türkçedeki ek düzenini Lehçeye uygulamaya çalışmaktan daha güvenlidir.

3. Yer bilgisi: nerede var, nerede yok?

Yer bildiren bölüm genellikle cümlenin başına gelir: W kuchni jest stół. — “Mutfakta bir masa var.” Ancak bu tek mümkün sıra değildir; Jest stół w kuchni de bağlama göre kullanılabilir.

Lehçede yer bildirmek için çoğu zaman bir edat (başka bir kelimeyle yer, yön veya ilişki kuran sözcük) gerekir. Türkçede “masa-da” ve “oda-da” gibi ekler kullanırken, Lehçede na stole ve w pokoju gibi sözcük grupları kullanırsınız.

Yer ifadesi Türkçe Kullanım
w pokoju odada Bir iç mekânda bulunma.
w Warszawie Varşova'da Şehirde bulunma.
na stole masanın üstünde Bir yüzey üzerinde bulunma.
na przystanku durakta Bu yer adıyla na kullanılır.
pod stołem masanın altında Bir şeyin altında bulunma.
obok domu evin yanında Bir şeyin yanında bulunma.

Hâl (kelimenin cümledeki ilişkisini gösteren biçim) yalnızca nie ma sonrasında değişmez; edatlar da belli hâlleri gerektirir. Burada sabit konum bildiren w ve na, bulunma hâli denilen miejscownik biçimini alır. Pod stołem ifadesindeki stołem ise araç hâli, yani narzędnik biçimidir; adı “araç” olsa da bu hâl yer bildiren bazı edatlarla da kullanılır. Obok domu ifadesinde domu tamlayan hâldedir.

Başlangıçta bu adların hepsini ezberlemekten çok, w pokoju, na stole gibi ifadeleri bütün olarak öğrenin. Cümlenin olumsuz olması yer ifadesini kendiliğinden değiştirmez:

  • Na stole jest książka. — Masada bir kitap var.
  • Na stole nie ma książki. — Masada kitap yok.

Burada książka değişir; na stole aynı kalır. Yer grubundaki hâli edat, yokluğu bildirilen ismin hâlini ise nie ma belirler.

4. Sorular ve kısa cevaplar

Evet–hayır sorusu kurmak için cümlenin başına czy ekleyebilirsiniz. Bu sözcük Türkçedeki “mı/mi” gibi soru işlevi görür, fakat cümlenin başında bulunur:

  • Czy jest tu restauracja? — Burada restoran var mı?
  • Czy są wolne miejsca? — Boş yer var mı?
  • Czy w domu jest kawa? — Evde kahve var mı?

Tu “burada”, tam “orada” demektir. Konuşmada soru bazen yalnızca ses tonuyla anlaşılır: Jest tu restauracja? — “Burada restoran var mı?” Czy kullanmak yine de başlangıç için açık ve güvenli bir seçimdir.

Kısa cevapta bilinen ismi tekrar etmek gerekmez: Tak, jest. — “Evet, var”; Tak, są. — “Evet, var”; Nie, nie ma. — “Hayır, yok.” İlk iki cevapta tekil–çoğul ayrımı korunur.

Co jest w torbie? “Çantada ne var?” diye sorar. Kto jest w domu? ise “Evde kim var?” demektir. Gdzie jest książka? “Kitap nerede?” sorusudur: Bu son soruda kitabın varlığını araştırmaktan çok, bilinen bir kitabın yerini sorarsınız.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki cümleler ev, şehir ve günlük ihtiyaçlar etrafında kurulmuştur. Çevirilerde Lehçedeki kelime sırasını değil, doğal Türkçe ifadeyi esas alın.

Lehçe Türkçe Açıklama
Na stole jest książka. Masada bir kitap var. Tekil varlık bildirimi.
W Warszawie są muzea. Varşova'da müzeler var. Çoğul varlık bildirimi.
Nie ma nikogo. Kimse yok. Bulunulan yer bağlamdan anlaşılır.
Czy jest tu restauracja? Burada restoran var mı? Tekil bir şeyin bulunup bulunmadığını sorar.
W lodówce jest mleko. Buzdolabında süt var. Madde adıyla jest kullanılıyor.
W lodówce nie ma mleka. Buzdolabında süt yok. Mleko, mleka biçimine geçiyor.
W autobusie są wolne miejsca. Otobüste boş yerler var. Çoğul isimle sıfat da çoğul biçimde.
W autobusie nie ma wolnych miejsc. Otobüste boş yer yok. Sıfat ve isim birlikte değişiyor.
Na przystanku są ludzie. Durakta insanlar var. Durak için na kullanılıyor.
W torbie nie ma kluczy. Çantada anahtar yok. Çoğul tamlayan biçimi.
Obok domu jest apteka. Evin yanında bir eczane var. Yer grubunda da tamlayan hâli bulunuyor.
Czy jest jeszcze kawa? Hâlâ kahve var mı? Bir şeyin kalıp kalmadığını sorar.
Nie ma już chleba. Artık ekmek yok. Bir şeyin tükendiğini anlatabilir.
Jest jakiś problem? Bir sorun mu var? Konuşma dilinde ses tonuyla soru.

Sık yapılan hatalar

1. Çoğul isimle jest kullanmak

  • Yanlış: W pokoju jest krzesła.
  • Doğru: W pokoju są krzesła. — Odada sandalyeler var.
  • Neden? Türkçede “var” sayıya göre değişmez. Lehçede burada çoğul krzesła ismi są gerektirir. Sayı sözcüklerinin yarattığı farklı yapı aşağıdaki ileri bölümde açıklanıyor.

2. Nie ma sonrasında yalın biçimi bırakmak

  • Yanlış: Nie ma książka.
  • Doğru: Nie ma książki. — Kitap yok.
  • Neden? Nie ma yapısı tamlayan hâli ister. “Kitap” sözcüğünü olumlu cümledeki biçimiyle koruyamazsınız.

3. Çoğul olumsuzluk için nie mają demek

  • Yanlış: W sklepie nie mają jajek. ifadesini doğrudan “Dükkânda yumurta yok” kalıbının çoğulu sanmak.
  • Doğru: W sklepie nie ma jajek. — Dükkânda yumurta yok.
  • Neden? Nie ma çoğulla değişmez. Nie mają jajek ise kendi başına doğru bir cümledir ve “Onların yumurtası yok” anlamına gelir; dükkân çalışanları gibi bir grubu kastedebilir. Hata kelimede değil, onu varlık bildiren yapının çoğul biçimi saymaktır.

4. Yer ifadesini Türkçedeki ek gibi kurmak

  • Yanlış: W stół jest książka.
  • Doğru: Na stole jest książka. — Masada bir kitap var.
  • Neden? Masanın yüzeyi için na kullanılır ve bu konum ifadesinde isim stole olur. Türkçedeki “-da” her yerde aynı Lehçe edata karşılık gelmez.

5. Olumsuz anlamlı kelime varsa nie kullanmamak

  • Yanlış: Ma nikogo. ifadesiyle “Kimse yok” demeye çalışmak.
  • Doğru: Nie ma nikogo. — Kimse yok.
  • Neden? Lehçede “kimse” veya “hiçbir şey” anlamındaki kelimeler olumsuz fiil biçimiyle birlikte kullanılır: Nie ma nic. — “Hiçbir şey yok.” Türkçedeki “Kimse gelmedi” cümlesi bu açıdan yararlı bir karşılaştırmadır; olumsuz anlamlı kelime fiildeki olumsuzluğu ortadan kaldırmaz.

Kullanım notları

Var olmak, bulunmak ve bir şeye sahip olmak

Jest ve są günlük konuşmada doğal ve tarafsızdır. W mieście jest szpital “Şehirde bir hastane var” der. Daha ayrıntılı veya açıklayıcı metinlerde znajduje się “bulunuyor” ifadesini görebilirsiniz: Szpital znajduje się obok parku. — “Hastane parkın yanında bulunuyor.” Istnieje ise daha çok “mevcuttur, vardır” anlamında kullanılır: Istnieje rozwiązanie. — “Bir çözüm var.” Bu seçenekler temel kalıbın zorunlu parçaları değildir.

Türkçede “var” sahiplik de bildirir: “Bir arabam var.” Lehçede bunun doğal karşılığı genellikle Mam samochód olur; anlamı “Bir arabam var”dır. W garażu jest samochód ise “Garajda bir araba var” demektir ve arabanın kime ait olduğunu söylemez. Dolayısıyla Türkçedeki bütün “var” cümlelerini jest ile kurmayın.

Nie mam czasu “Zamanım yok”, Nie ma czasu ise bağlama göre “Zaman yok” anlamına gelir. İlki konuşanın sahipliğini belirtir; ikincisi durumu daha genel olarak sunar. Nie ma biçimi mieć “sahip olmak” fiiliyle ilişkili olsa da burada sabit bir yokluk bildirme yapısı olarak çalışır.

Bilinen nesnenin yeri ile yeni bilgi sunmak

Na stole jest książka cümlesi masada ne olduğunu anlatmak için uygundur. Książka jest na stole ise çoğu zaman konuşulan kitabın nerede olduğunu söyler. Türkçedeki “Masada bir kitap var” ile “Kitap masada” farkı iyi bir rehberdir.

Bu, değiştirilemez bir kelime sırası kuralı değildir. Vurgu, yani konuşurken hangi bilgiyi öne çıkardığınız, ve önceki konuşma da yorumu etkiler. Yine de başlangıçta “yer + var olan şey” düzeniyle çevrenizi anlatmak, “bilinen şey + yer” düzeniyle de nesnelerin yerini belirtmek işinizi kolaylaştırır.

Temelin ötesinde: daha sonra karşılaşacağınız ayrıntılar

Bu bölümdeki kuralları ilk derste kullanmak zorunda değilsiniz. Temel jest/są/nie ma karşıtlığı yerleştikten sonra özellikle geçmiş anlatılarında, sayılarla ve karşılaştırmalı cümlelerde işe yararlar.

1. Her olumsuz jest cümlesi nie ma olmaz

Nie ma bir şeyin bulunmadığını söyler. Buna karşılık nie jest bir niteliği, kimliği veya belirli bir yer bilgisini reddedebilir. Şu farkı izleyin:

  • Anna nie jest lekarką. — Anna doktor değil.
  • Anny nie ma w domu. — Anna evde yok.
  • Anna nie jest w domu, tylko w pracy. — Anna evde değil, işte.

İlk cümle mesleği reddeder; burada nie ma kullanılamaz. İkinci cümle Anna'nın evde bulunmadığını bildirir ve isim Anny biçimine geçer. Üçüncü cümle ise yanlış yer bilgisini düzeltir, Anna'nın bulunduğu başka yeri açıkça verir; Anna yalın biçimde kalır.

Çoğulda da aynı ayrım vardır: Te książki nie są nowe “Bu kitaplar yeni değil” demektir; Nie ma tych książek ise “Bu kitaplar yok” demektir. Kısacası önce neyi olumsuzladığınızı belirleyin: varlığı mı, özelliği mi, yoksa belirli bir yer iddiasını mı?

2. Geçmiş ve gelecek zamanda varlık–yokluk

Olumlu geçmiş cümlelerinde być fiili, isimle sayı ve dilbilgisel cinsiyet bakımından uyum gösterir. Dilbilgisel cinsiyet, ismin eril, dişil veya yansız bir sınıfa ait olmasıdır; her zaman gerçek cinsiyetle ilgili değildir. Örneğin książka dişil, sklep eril, okno yansızdır.

Yokluk yapısında geçmiş için nie było, gelecek için nie będzie kullanılır. Bu yapılarda isim yine tamlayan hâlindedir ve yokluğu bildirilen nesne tekil de olsa çoğul da olsa fiil biçimi aynıdır.

Lehçe Türkçe Açıklama
W pokoju była książka. Odada bir kitap vardı. Olumlu geçmişte dişil tekil uyumu.
W pokoju było okno. Odada bir pencere vardı. Olumlu geçmişte yansız tekil uyumu.
W pokoju były książki. Odada kitaplar vardı. Bu çoğul isimle były kullanılır.
W pokoju nie było książki. Odada kitap yoktu. Olumsuz yapıda nie było sabit kalır.
W pokoju nie było książek. Odada kitap yoktu. Çoğul tamlayan biçimiyle aynı yapı.
Jutro będzie spotkanie. Yarın bir toplantı olacak. Olumlu gelecek, tekil.
Jutro będą spotkania. Yarın toplantılar olacak. Olumlu gelecek, çoğul.
Jutro nie będzie spotkań. Yarın toplantı olmayacak. Olumsuz gelecek ve çoğul tamlayan.

Olumlu geçmişte erkek kişilerden oluşan veya erkek kişi içeren bazı çoğul gruplarla byli kullanılır: W domu byli goście. — “Evde misafirler vardı.” Bu, çoğul uyum sisteminin ayrı bir ayrıntısıdır; nie było gości “Misafir yoktu” yapısında ise böyle bir uyum ayrımı yapılmaz.

3. Sayılarla jest görmek hata olmayabilir

Başlangıçtaki “çoğul isimle są” kuralı, ismin önünde sayı bulunmadığı sıradan cümleler için iyi bir rehberdir. Sayı sözcükleri geldiğinde yapının bütünü değişebilir:

  • Na stole są dwie książki. — Masada iki kitap var.
  • Na stole są trzy książki. — Masada üç kitap var.
  • Na stole jest pięć książek. — Masada beş kitap var.

Bu örneklerde iki ve üç ile çoğul yalın biçim, beş ile çoğul tamlayan biçimi kullanılıyor. Beşli grupta fiil de tekil jest oluyor. Dolayısıyla jest pięć książek doğru bir cümledir; onu otomatik olarak są ile düzeltmeyin. Birleşik sayılar ve erkek kişi bildiren isimler ek kurallar getirir; burada bütün sayı sistemini öğrenmeniz gerekmiyor.

Olumsuz bir sayı örneği: Nie ma dwóch krzeseł. — “İki sandalye yok.” Bu ifade bağlama göre söz konusu iki sandalyenin eksik olduğunu veya iki sandalyenin bulunmadığını anlatır. Günlük konuşmada yalnızca boş sandalye bulunmadığını söylemek istiyorsanız Nie ma wolnych krzeseł — “Boş sandalye yok” daha açık olabilir.

4. Zamirler ve sıfatlar da biçim değiştirir

Zamir, bir kişinin veya şeyin adını söylemek yerine kullanılan kelimedir: “biri”, “bir şey”, “o” gibi. Olumlu ktoś “biri” ve coś “bir şey” ifadeleri, yokluk cümlelerinde anlamlarına uygun olumsuz kelimelerle değişir:

  • Ktoś jest w domu. — Evde biri var.
  • Nie ma nikogo w domu. — Evde kimse yok.
  • Coś jest w torbie. — Çantada bir şey var.
  • Nie ma nic w torbie. — Çantada hiçbir şey yok.

Nie ma czegoś de dilbilgisel olarak mümkündür; fakat “Hiçbir şey yok” demek değildir. Belirli olmayan bir şeyin bulunmadığını anlatır. Benzer şekilde Nie ma go “O burada yok” anlamına gelebilir; go, konuşmada bilinen bir erkek kişiyi veya uygun bir ismi karşılayan biçimdir.

Sıfat, ismin özelliğini söyleyen kelimedir; “boş”, “iyi”, “yeni” gibi. İsimle birlikte onun da biçimi değişir: Jest wolny stolik — “Boş bir masa var”; Nie ma wolnego stolika — “Boş masa yok.” Yalnızca ismin sonunu değiştirip sıfatı olduğu gibi bırakmak yeterli değildir.

5. Kısa kalıplarda isim görünmeyebilir

Nie ma za co — “Bir şey değil, rica ederim” — bir teşekkür cevabıdır; tek tek kelimelerden hareketle doğal Türkçe anlamına ulaşmak zordur. Nie ma sprawy — “Sorun değil” — de sık duyulur. Bunları temel yapıya dayanan, ama bütün olarak öğrenilmesi yararlı ifadeler olarak düşünün.

Nie ma gdzie usiąść — “Oturacak yer yok” — cümlesinde nie ma sonrasında doğrudan bir isim yerine daha geniş bir ifade gelir. Usiąść, “oturmak” anlamındaki mastardır; mastar fiilin kişi ve zaman belirtmeyen sözlük biçimidir. Bu tür cümleler temel yokluk anlamını korur, fakat başlangıçtaki “nie ma + isim” kalıbından daha kapsamlıdır.

Çalışma önerileri

  1. Bir odayı iki kez anlatın. Önce gerçekten gördüğünüz üç şeyi yazın: W pokoju jest stół — “Odada bir masa var.” Ardından bulunmayan üç şeyi yazın: W pokoju nie ma telewizora — “Odada televizyon yok.” Yer grubunun aynı kalmasına, yokluğu bildirilen ismin değişmesine dikkat edin.
  2. Kelimeleri çiftler hâlinde kaydedin. Yalnızca kawa “kahve” yerine jest kawa / nie ma kawy — “kahve var / kahve yok” biçiminde not alın. Aynı çalışmayı są miejsca / nie ma miejsc — “yerler var / yer yok” gibi çoğul çiftlerle yapın. Sonra sıfat ekleyin: są wolne miejsca / nie ma wolnych miejsc — “boş yerler var / boş yer yok.”
  3. Küçük bir soru–cevap turu yapın. Bir harita veya mutfak resmi üzerinden Czy jest…? ve Czy są…? soruları sorun; Tak, jest, Tak, są ya da Nie, nie ma ile cevaplayın. Tam cevap yazarken tamlayan biçimini kontrol edin. Hedef, uzun cümle kurmak değil, varlık–yokluk karşıtlığını doğru ve rahat kullanmaktır.

İlgili konular

  • Önce öğrenilmesi yararlı: Być fiili: olmak — jest ve są biçimlerini, ayrıca bir şeyin özelliğini söylemekle varlığını bildirmek arasındaki farkı anlamanın temelidir.

Ön koşul

Lehçe Dilinde Być (to be) (Czasownik Być)A1

Diğer A1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır